m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Tahare

 

Teyemmüm Nasıl Alınır?

 

1684. Ata anlatıyor: Ebu Zer cünüp olmuştu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç gecelik mesafedeydi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gitti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabah namazından çıkmıştı. Abdest bozmak için uzaklaştı. Ebu Zer de ona doğru yöneldi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (def-i hacetinden sonra su bulamadığı için teyemmüm yapmak üzere) ellerini toprağa sürttü. Yüzüne ve avuçları na mesh etti.

 

Tahric: Abdürrezzak, daha uzun bir metinle (916)

 

 

 

1685. Nafi bildiriyor: İbn Ömer, deve ağılında teyemmüm etti. Şöyle ki elerini yere vurdu, sonra onlarla yüzünü meshetti. Sonra ellerini bir kere daha yere vurdu, sonra onlarla ellerini dirseklerine kadar meshetti.

 

 

1686. Eyyub anatıyor: Salim'e teyemmümün şeklini sordum. Şöyle anlattı: "Kişi, ellerini yere vurur, bunlarla yüzünü mesheder. Sonra ellerini bir kere daha yere vurur. Bunlarla ellerini dirseklerine kadar mesheder."

 

 

1687. Habib b. eş-Şehid, Hasan(-i Basri)'ye teyemmümün nasıl alınacağı sorulduğunda şöyle dediğini işitmiştir: "Teyemmüm alacak olan kişi, ellerini bir kere yere vurur, onlarla yüzünü mesheder. Sonra ellerini bir kere daha yere vurur, onlarla ellerini dirseklerine kadar mesheder."

 

 

1688. Şa'bi dedi ki: "Teyemmüm yüze ve ellerden dirseklere kadar vurmadır." (Ravi) Davud, bunu bize şöyle açıkladı: Teyemmüm alacak olan kişi bir kere ellerini yere vurur. Sonra onları silkeler. Sonra onlarla avuçlarını mesheder. Sonra yüzünü ve kollarını dirseklerine kadar mesheder.

 

 

1689. Şakik anlatıyor: Ebu Musa, Abdullah (b. Mes'ud)'a şöyle dedi: Sen Ammar'ın şu sözünü işitmedin mi?: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni bir ihtiyacı için bir yere gönderdi.

Yoldayken cünüp oldum. (Gusletmek için) su (aradım ama) bulamadım. Hayvanın yuvarlandığı gibi toprakta yuvarlandım. Sonra Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip yaptığımı ona anlattım. Şöyle buyurdu: "Ellerini bu şekilde (toprağa) vurınan sana yeterli olurdu." Sonra ellerini bir kere yere vurdu. Sonra sol eliyle sağ elini, avuçlarının dışını ve yüzünü meshetti. Bunun üzerine Abdullah şöyle dedi: "Hz. Ömer, Ammar'ın sözüne kanaat etmedi mi?!"

 

 

1690. Ebza anlatıyor: Ammar, Hz. Ömer'e şöyle dedi: Hatırlıyor musun, bir gün şu yerde, şu günde beraberdik. Cünüp olup da hani su bulamamıştık. Biz de toprakta yuvarlandık. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gelince bunu ona haber verdiğimizde şöyle buyurmuştu: "Size şu kafi gelirdi!"

-Teyemmümün tarifi için A'meş- ellerini bir kere yere vurduktan sonra ellerine üfledi. Sonra elleriyle yüzünü ve avuçlarını meshetti.

 

 

1691. Mekhul, teyemmüm hakkında şöyle demiştir: "Ellerini yere vurur. Sonra onlarla yüzünü ve avuçlarını mesheder."

 

 

1692. Hammad dedi ki: İbrahim(-i Nehai), teyemmümü dirseklere kadar ulaştırmayı severdi.

 

 

1693. Tavus dedi ki: "Teyemmüm iki vuruştur: "Birinci vuruş yüz(ü meshetmek) için; ikinci vuruş ise dirseklere kadar kollar(ı meshetmek) içindir.

 

 

1694. İbn Sirin ve Salih Ebu'l-Halil dediler ki: "Teyemmüm, yüz ve avuçlar içindir." Said b. el-Müseyyeb ve İbn Ömer şöyle dedi: "Teyemmüm, yüz ve kollar içindir."

 

 

1695. Şa’bi dedi ki: "Yıkanması emredilen yerlerin -yüz ve iki kolunteyemmüm yapılması emredilmişti."

 

 

1696. Zühri dedi ki: ''Teyemmüm iki vuruştur. Bir vuruş yüz için; ikinci vuruş eller içindir."

 

 

1697. Ebu Malik bildiriyor: Ammar teyemmüm eder, toprakla ellerini mesheder sonra silkeler, sonra elleriyle yüzünü ve elini mesheder; fakat kollarını meshetmezdi.

 

 

1698. Ammar'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) teyemmüm hakkında şöyle buyurmuştur: "Yüz ve iki avuç içi (eller) için bir vuruştur.''

 

Tahric: Ahmed (4/263), Darimi (7459), Ebu Davud (331), Tirmizi (144), Nesai (306), İbn Huzeyme (267), İbn Hibban (1303, 1308)

 

 

 

1699. İsmail şöyle demektedir: Şa'bi'nin, ellerini toğrağa vurup onları silkelediğini, sonra onlarla elleriyle yüzünü meshettiğini gördüm.

 

 

1700. Ebu'z-Zübeyr bildiriyor: Cabir, ellerini bir kere yere vurdu. Sonra onlarla yüzünü meshetti. Sonra ellerini ikinci defa toprağa vurdu. Onlarla kollarını dirseklere kadar meshetti.

 

Tahric: Hakim (1/180)

 

 

 

1701. Ebu Hureyre anlatıyor: Teyemmüm ayeti inince teyemmümü nasıl alacağımı bilemedim. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldim. Fakat onu bulamadım. Aramaya koyuldum. Birden onunla karşı karşıya geldim. Beni görünce ona niçin geldiğimi anladı. (Bir yere çekilip) küçük abdestini bozdu. Sonra ellerini yere vurdu, sonra onlarla yüzünü ve avuçlarını mesh etti.

 

 

1702. Tavus teyemmüm hakkında şöyle demiştir: ''iki vuruştan ibarettir. ilk vuruş yüz(ü meshetmek) için; ikinci vuruş ise kollar(ı meshetmek) içindir.''

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Teyemmüm'de Ne Tür Sınırlamalar Var?