|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Oruç |
Nafile Oruç Tutan'ın
Niyet Ve Bozma'da Muhayyerliği
Nafile Oruç Tutan
Muhayyerdir Diyenler
9173. İbn Abbas der ki:
"Oruç tutan kişi, günün yarısına kadar (oruç tutup tutmamakta)
muhayyerdir."
9174. İbn Ömer der ki:
"Oruç tutan kişi, günün yarısına kadar (oruç tutup tutmamakta)
muhayyerdir."
9175. Enes der ki:
"Her kim oruç tutmaya niyet ederse, günün uzamasına kadar konuşmadığı
sürece (oruç tutup tutmamakta) muhayyerdir."
9176. Hz. Ali der ki:
"Oruç tutmayı murat ettiğin halde sabahladığın zaman sen (oruç tutup
tutmamakta) muhayyersin. Kendi kendine orucu akşama değin farz kılman müstesna,
dilersen oruç tutarsın, dilersen tutmazsın."
9177. Abdullah (b,
Mes'ud): "Sizden biriniz yiyip içmediği sürece, iki seçenekten birini
(oruç tutmak veya tutmamayı) seçme özgürlüğüne sahipsiniz" dedi.
9178. Muği're der ki:
ibrahi'm(-i Nehai'Yye: "Kişi nafile oruçta günün yarısına kadar (oruç
tutup tutmamakta) muhayyer midir?" diye sordum. "Evet" cevabını
verdi.
9179. Mücahid der ki:
"Oruç tutan kişi, günün yarısına kadar (oruç tutup tutmamakta)
muhayyerdir. Günün yarısını aştığı zaman, geriye kalan miktarı onun içindir
(lehine de, aleyhine de kullanabilir)."
9180. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) oruç hakkında: "Oruçlu (niyetli) olarak
sabahlamadığı taktirde muhayyerdir. Oruçlu (niyetli) olarak sabahladığı zaman,
oruç tutar" dedi.
9181. İbn Ömer der ki:
"Kişi, günün yarısına kadar yemediği sürece muhayyerdir. Oruç tutmamaya
karar verdiği zaman yemek yer (oruç tutmaz). Oruç tutmaya niyet ettiği (veya
bir sebeple karar verdiği) zaman ise oruç tutar."
9182. Şeybani"nin
bildirdiğine göre Şa'bi', oruç tutmayı murat eden kişi hakkında: "O günün
yarısına kadar (oruç tutup tutmamakta) muhayyerdir" dedi.
9183. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kişi sahur yaptığı zaman, oruç onun üzerine vacip olur. Eğer bu
durumda orucunu bozarsa onu kaza etmesi gerekir. Eğer sadece oruç tutmayı
düşünmüşse muhayyerdir. Dilerse oruç tutar, dilerse tutmaz. Eğer bir insan ona
''Sen oruçlu musun?'' diye sorarsa, o da: ''inşallah'' demesi müstesna,
"Evet" cevabını verirse, ona oruç vacip olur. Eğer muhayyer olduğunu
belirtirse, dilerse oruç tutar, dilerse bozar."
9184. Ebu Abdurrahman'ın
bildirdiğine göre Huzeyfe, Güneş tepe noktasından kaymaya başladığı vakitte
oruç tutmaya niyet etti ve de o günü oruç tuttu.
Nafile Oruç Tutup Sonra
Bozan Hakkında
9185. Said b. Cübeyr'in
bildirdiğine göre Aişe ve Hafsa oruçlu olarak sabahladıktan sonra orucu
bozdular. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) her ikisine de
nafile orucu kaza etmelerini emretti.
Tahric: İshak b.
Raheveyh (2/162:660), Ebu Davud (2449), Nesai (3290, 3299), İbn Hibban (3517),
Tahavi Şerh Meanil Asar (2/108) ve Beyhaki (4/280, 281).
9186. Osman el-Betti'den
rivayet edildiği ne göre Enes b. Sirin, Arefe günü oruç tuttu. Sonra çok susadı
ve orucunu bozdu. Bunun üzerine Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ashabından birçok kişiye bu durumu sordu. Onlar da yerine bir gün kaza etmesini
emrettiler.
9187. İbn Abbas der ki:
"Yerine bir gün kaza eder."
9188. Abdurrahman b.
Yezid b. Cabir der ki: Mekhul'e oruçlu olarak sabahlayıp sonra annesinin
zoruyla orucunu bozan kişi hakkında sordum. (MekhOI) sanki (o kişininin) bu
davranışından hoşlanmamış gibiydi ve "Yerine bir gün kaza etsin"
cevabını verdi.
9189. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Adam sahur yaptığı zaman (o gün) orucu tutması üzerine vacip
olur. Eğer orucu bozarsa kaza yapması gerekir."
9190. Abdullah b. Müslim
der ki: Ata ile Mücahid, oruçlu iken bir adamı ziyaret edip, yemeğe (sofraya)
davet edildikleri zaman, eğer adam onlardan orucu bozmalarını isterse orucu
bozarlardı. Bu durumda: "Yerine bir gün kaza ederiz" derlerdi.
Nafile Orucu Bozmaktan
Dolayı Kaza Gerekmez Diyenler
9191. Ümmü Hanı
anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında oturuyardum. Bir
içecek getirildi ve ondan içti. Sonra bana verdi ve ben de içtim.
Sonra ben Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Allah'ın Resulü! Ben günah işledim. Benim
için istiğfar et" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Hangi şeyden
dolayı?" buyurdu. "Oruçluydum. Orucumu bozdum" cevabını verdi.
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Tutmuş olduğun (oruç) kaza orucu mu idi?" diye
sorunca; "Hayır" dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "(Bozduğun nafile ise) sana zararı dokunmaz"
buyurdu.
Tahric: Tayalisi (1616),
Darimi (1735), Ahmed (6/343), İbn Ebi Asım el-Ahad ve'l-Mesdn'i (3153), Tirmizi
(731), Nesai (3304-5), Taberani (24/990-3) ve Tahavi Şerh
Metini'l-tistir(2/107).
9192. ikrime der ki:
"ibn Abbas, nafile orucunu bozardı ve aldırış etmezdi (kaza
etmezdi)."
9193. Yusuf b. Mahek
el-Mekki'nin bildirdiğine göre İbn Abbas oruçlu iken cariyesiyle ilişkiye
girdi. Bunun üzerine ona: "Oruçlu olduğun halde sen nasıl ilişki
kurarsın?" denilince; İbn Abbas: "O benim cariyemdi, çok hoşuma
gitti. Oruç ta zaten nafile oruçtu" cevabını verdi.
9194. Mucalid der ki:
"Şa’bi, kişinin (nafile) oruçlu olarak sabahlayıp sonra da orucu nu
bozmasında bir sakınca görmezdi."
9195. Hz. Aişe der ki:
çoğu kez bize (yiyecek) hediye verilirdi. Bunun üzerine biz de: "Şayet
oruçlu olmasaydın bunu yemen için sana yaklaştırırdık" dedik. Sonra
Resulullah hediye (yiyeceği) isterdi ve onunla orucu bozarak tutmazdık.
Tahric: Müslim
(2/808:169), Ebu Davud (2447), Tirmizi (733) ve Nesai 2631).
9196. Ebu Miskın
anlatıyor: İbrahim ile Said b. Cübeyr bir davetteydi. Said: "Ben oruç
tutmaya karar vermiştim" dedikten sonra yemek yedi. İbrahim ise:
"Yemek hoşuma gitmedi (oruca devam ediyorum)" dedi.
9197. Beyan der ki:
"İbrahim(-i Nehai) oruçlu olarak sabahladığı zaman orucunu bozmazdı."
Kahvaltısını isteyip de
Bulamayan Adama Oruç Farz Olur
9198. Hz. Aişe der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çoğu kez kahvaltısını isterdi ve
bulamazdı. Sonra o günün orucu O'na farz olurdu.''
9199. Ümmü'd-Derda'nın
bildirdiğine göre Ebu'd-Derda, çoğu kere kahvaltısını isterdi ve bulamazdı.
Sonra o günün orucu farz olurdu.
9200. Enes'in
bildirdiğine göre Ebu Talha, ailesine gelerek: "Sizin yanınızda kahvaltı
var mı?" diye sorardı. Eğer: "Hayır" derlerse, "Ben
oruçluyum" derdi.
Sekafi'nin rivayetinde:
"Eğer onların yanında (kahvaltı) varsa orucunu bozardı" ibaresi
geçmektedir.
9201. Ala b. el-Haris'in
bildirdiğine göre Muaz zevalden sonra ailesine gelerek:
"Sizin yanınızda
kahvaltı var mı?" diye sorardı. (Yemek olmadığı için) ona özür beyan
ederlerdi. Sonra Muaz: "O halde günün geri kalanında ben oruçluyum"
derdi. Bunun üzerine ona: "Günün sonuna kadar oruç tutacak mısın?!"
denilince de; Muaz: "Her kim günün sonuna kadar oruç tutmayacaksa, günün
evvelinde de oruç tutmasın" derdi.
9202. Ümmü'd-Derda
bildiriyor: Ebu'd-Derda, bazen kahvaltı yapardı. Gelirdi ve kahvaltı isterdi.
çoğu kez yanımızda ona verecek kahvaltı bulamazdık. Bunun üzerine: "O
zaman ben oruçluyum" derdi.
9203. Ebu'l-Eş'as der
ki: Muaz, kuşluk vaktinden sonra ailesine gelirdi. Sonra onlara:
"Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı?" diye sorardı. "Hayır"
dedikleri zaman o gün oruç tutardı.
''Geceden Oruca Niyet
Etmeyen Kişi için Oruç Yoktur'' Diyenler
9204. Hafsa der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Geceden orucu kendisine farz
kılmayan (niyet etmeyen) için oruç yoktur" buyurdu.
Tahric: Darimi (1698),
Ebu Davud (2446), Tirmizi (730), Nesai (2640, 2641, 2643, 2642, 2644, 2649),
İbn Mace (1700), İbn Huzeyme (1933) ve Darakumi (2/172:2).
9205. Hafsa der ki:
"Tan ağarmadan (imsaktan) önce oruca niyet etmeyen kimse için oruç
yoktur.''
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Ramazan Orucunun
Kazası Aralıksız mı Kaza Edilmeli? Yoksa Parça parça da Olur mu?