m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zekat

 

Dilenmeye Dair

 

Varlıklı Kişi ile Gücü Kuvveti Yerinde Olan Kişinin Dilenmesi Hakkında

 

10766. Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Zekat, zengine ve sağlığı yerinde olup da çalışabilecek durumda olanlara helalolmaz. "

 

Tahric: Tayalisı (2271), Abdürrezzak (7155), Ahmed (2/164), Buhari, Tarihu'I-Kebir (3/1114), Ebu Davud (1631), Tirmizi (652), Tahavi (2/14), İbnü'l-Carud (363) ve Hakim (1/407).

 

 

 

10767. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Zekat, zengine ve sağlığı yerinde olup da çalışabilecek durumda olanlara helalolmaz. ''

 

Tahric: Ahmed (2/377, 389), Nesai (2378), İbn Mace (1839), Ebu Ya'la (6171=6199, 6370 = 6401), İbn Huzeyme (2387), Taberani, el-Evsat (7855), İbn Hibban (3290), Darakutni (2/118; 3, 4), Hakim (1/407) ve Beyhaki (7/14).

 

 

 

10768. Hubşi b. Cunade'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Zekat, zengine ve sağlığı yerinde olup da çalışabilecek durumda olanlara helalolmaz. ''

 

Tahric: Tirmizi (653, 654), İbn Ebi Asım (1512) ve Taberani (4/3504, 3505).

 

 

 

10769. Ubeydullah b. Adiy b. el-Hıyar bildiriyor: iki kişinin bana bildirdiklerine göre kendileri Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip sadaka istediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) baştan ayağa onları süzdükten sonra: "Gücünüz kuvvetiniz yerindeli buyurdu ve şöyle devam etti: 'isterseniz zekat mallarından size de veririm. Ama bilmelisiniz ki zenginin ve gücü kuvveti yerinde olup çalışacak durumda olanın zekattan payı olmaz. ''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe, Müsned (959), Ahmed (5/362; 41224), Ebu Davud (1630), Nesai (2379), Tahavi (2/15) ve Beyhaki (7/14).

 

 

 

10770. Abdullah b. Amr der ki: "Zenginin ve sağlığı yerinde olup çalışabilecek durumda olanın zekat alması uygun düşmez."

 

 

 

Dilenmeyi Hoş Görmeyenler, Yasaklayanlar ve Bu Hususta Katı Davrananlar

 

10771. Hamza b. Abdillah, babasından (yani İbn Ömer'den) naklen Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Biriniz dilenciliğe bulaştığı zaman, dilenir durur da Yüce Allah'ın huzuruna çıktığında yüzünde tek bir parça et dahi kalmaz.''

 

Tahric: Ahmed (2/15, 88), Buhari (1474), Müslim (2/720:103, 104), Nesai (2366). Ayrıca 10533'e bakın.

 

 

 

10772. Abdullah b. Abbas der ki: "Kişi, dilenmenin ne olduğunu bilseydi asla birilerine el açmazdı."

 

10773, Mesruk şöyle demiştir: "ihtiyacı olmaksızın insanlardan dilenen kişi, kıyamet       gününde huzura yüzü tırmalanmış (veya parçalanmış) bir şekilde çıkacaktır."

 

10774. Amr b. Meymun der ki: Ümmü'd-Derda, Ebu'd-Derda'ya: "Senden sonra muhtaç duruma düşersem insanlardan sadaka (zekat) alayım mı" diye sorunca Ebu'd-Derda: "Hayır, çalış ve kazandığını ye" karşılığını verdi. Ümmü'd-Derda:

"Çalışamayacak derecede zayıf düşersem?" diye sorunca ise: "Başak toplayıp ye, ama yine de insanların vereceklerinden uzak dur" dedi.

 

10775. İbn Cundub'un bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Devlet yetkilisinden istemesi ve zaruri bir hal karşısında birinden bir şey istemesi dışında dilenmek, kıyamet gününde kişinin yüzünde sıkıntıya sebep olacaktır. ''

 

Tahric: Tayalisi (889), Ahmed (5/10, 19,22), Ebu Davud (1636), Tirmizi (681), Nesai (2380, 2381) ve İbn Hibban (3386, 3397),

 

10776. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim malını çoğaltmak için insanlara el açarsa ateşten bir kor istiyor demektir. Artık dilerse çok, dilerse de az istesin."

 

Tahric: Ahmed (2/231), Müslim (2/720:105), İbn Mace (1838), Ebu Ya'la (6061=6087), İbn Hibban (3393) ve Tahavi (2/20).

 

 

 

10777. Hubşı es-Selulı der ki: Veda haccı sırasında Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Kişi, malını çoğaltmak için insanlardan dileniyorsa, bu dilenmesi kıyamet gününde yüzünde yara ve Cehennemde kızdırılmış taşlar yemesi olarak kendisine dönecektir.''

 

10778. Hz. Ömer şöyle demiştir: "Kişi malını çoğaltmak için insanlardan dileniyorsa, dilendiği şey kıyamet gününde cehennemde kızdırılmış taşlar olarak kendisine dönecektir. Artık dileyen az, dileyen çok istesin."

 

10779. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Birinizin ipini alıp dağa giderek odun toplayıp satması, bundan kazandığından yemesi ve tasadduk etmesi, insanlardan dilenmesinden daha hayırlıdır. ''

 

Tahric: Ahmed (2/2/243, 257, 395, 475, 496), Buhari (1470,1480), Müslim (2/721:106-107), Tirmizi (680) ve Nesai (2370).

 

 

 

10780. Zübeyr'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Birinizin ipini alıp odun toplaması, topladığı odunu sırtında taşıyıp satması, bu şekilde insanlara muhtaç olmaması, versinler veya vermesinler insanlardan bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır."

 

Tahric: Ahmed (1/164, 167), Buhari (1471, 2075, 2373), İbn Mace (1836) ve Ebu Ya 'la (671=675).

 

 

 

10781. İbn Ma'kil der ki: "Malını çoğaltmak için dilenen kişi, kıyamet gününde huzura, yüzü yara bere içinde çıkar."

 

10782. İbn Ebi Leyla der ki: Dilencinin biri Ebu Zer'e gelerek bir şeyler istedi.

Ebu Zer adama bir şeyler verince oradakiler: "Durumu iyi olduğu halde hala ona veriyor musun?" dediler. Ebu Zer de: "Adam dilenci ve dilencinin de malımızda hakkı vardır. Ancak aldığı şeyin kıyamet gününde elinde, ateşte ısıtılmış taş olmasını temenni edecektir" karşılığını verdi.

 

10783. Ata b. Yesar'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kendisinde bir akiyye (kırk dirhem) gümüş veya bunun değerinde malı olduğu halde insanlardan bir şeyler isteyen kişi, hakkı olmayan bir şeyi istemiş olur.''

 

Tahric: Malik (2/999:11), Ebu Davud (1624), Nesai (2377), Ahmed (4/36; 5/430).

 

 

 

Dilenmeye Ruhsat Vermek Hakkında

 

10784. Ebu Said'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Üç durum dışında varlıklı kimsenin sadaka alması helal değildir. Allah yolunda cihada çıkıyorsa veya yolda kalmış sa veya fakir olan komşusu, kendisine verilen sadakadan ona hediye olarak bir şeyler veriyorsa bu durumda sadaka alabilir.''

 

Tahric: Ahmed (3/31, 40, 97), Abd b. Humeyd (895), Ebu Davud (1634), Ebu Ya'la (1197=1202), Tahavi (2/19) ve Beyhaki (7/22, 23).

 

 

 

10785. Ata b. Yesar'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Zekat malı, ancak beş (zengin) kişiye helal olabilir. Biri zekat malını kendi parasıyla satın alan kişidir. Diğeri zekat memuru olan kişidir. Diğeri yolda kalan kişidir. Diğeri Allah yolunda cihada çıkacak olan kimsedir. Bir diğeri de fakir olan komşusu, kendisine verilen zekattan ona hediye olarak bir şeyler veriyorsa bu durumda alması helal olur.''

 

Tahric: Ebi Said'den: Abdürrezzak (7151), Millik (1/268:29), Ahmed (3/56), Ebu Davud (1632, 1633), İbn Mace (1841), İbn Huzeyme (2374), Darakutni (2/121), Hilim (1/407-408) ve Beyhaki (7/15).

 

 

 

10786. Hubşı b. Cunade es-$eluli bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine gelip bir şeyler isteyen bedeviye: ''Dilenmek ancak çok fakir veya ağır bir borcu olanlara helaldir" buyurduğunu işittim.

 

10787. Ebu ishak anlatıyor: Adamın biri Abdullah b. Ömer, Hasan, Hüseyin ve Abdullah b. Ca'fer'den bir şeyler isteyince ona şöyle dediler: "Ancak aşırı bir şekilde fakirsen veya ağır bir borcun (veya kan bedelin) varsa sadaka sana helal olur."

 

10788. Kabısa b. el- Muharik el-Hilali anlatıyor: Birine kefilolmuştum. Zor durumda kalınca Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip yardım istedim. Allah Resulü: ''Ey Kabisa! Zekat malları gelene kadar burada kaL. Geldiğinde kefil olduğun meblağın sana ödenmesini söyleyelim'' dedi ve şöyle devam etti: ''Ey Kabisa! Dilenmek ancak üç kişi için helal olur. Birilerine kefil olup zor durumda kalan kişi kefil olduğu miktarı temin edinceye kadar dilenebilirı sonra bundan el çeker. Aynı şekilde felakete maruz kalıp malı telef olan kişi de geçinimi sağlayacak kadar dilenebilir, sonra bundan el çeker. Yine fakir duruma düşüp kavminden aklı başında üç kişinin: ''Filan kişi gerçekten de yoksul düştü'' dedikleri kişi geçimini sağlayacak kadar dilenebilirı sonra bundan el çeker. Ey Kabisa! İşte bu durumlar dışında dilenmek suretiyle elde edilen kazanç haramdır. Dilenen de haram yemiş olur.''

,

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned (886), Darimi (1678), Müslim (2/722:109), Ebu Davud (1637), Nesai (2361), İbn Huzeyme (2359-2361) ve İbn Hibban (3291).

 

 

 

10789. Cuveybir bildiriyor: Dahhak, zengin olduğu halde yolculuğa çıkan, yolculuğu esnasında malı bitip muhtaç duruma düşen kişi hakkında: "Yolculuğu süresince zekat malından ona verilebilir; zira yolda kalmış kişi (ibnu's-sebil) konumundadır'' demiştir. 

 

 

 

Dilenmekten Kaçınmak ve ''Veren El Alan Elden Hayırlıdır" Diyenler

 

10790. Hakım b. Hizam'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kanaat ederek dilenmekten kaçınan kimseyi Allah zengin eder. Utanarak dilenmekten kaçınan kimseyi Allah iffetli kılar. Veren el de alan elden daha hayırlıdır."

 

Tahric: Ahmed (3/402, 403, 434), Darimi (1653), Buhari (1427), Müslim (2/717:95) ve Nesai (2323).

 

 

 

10791. Hakım b. Hizam'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Veren el alan elden daha hayırlıdır.''

 

Tahric: Ahmed (3/434), Darimi (1650, 2750), Buhari (1472, 2750, 3143, 6441), Müslim (2/717:96), Tirmizi (2463), Nesai (2383, 2384), İbn Ebi Asım (595) ve İbn Hibban (3220, 3402, 3406).

 

 

 

10792. Ebu Hamza, Hilal b. Hısn'dan bildiriyor: Ebu Said'in evinde konaklamıştım. Bir defasında denk gelip aynı mecliste oturduğumuzda şöyle anlattı: Bir gün açlıktan dolayı karnımı bağlamıştım. Bir şeyler istemek üzere Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittim. Vardığımda yanındakilere:

"Haya ederek dilenmekten kaçınan kimseyi Allah iffetli kılar. Kanaat ederek dilenmekten kaçınan kimseyi Allah zengin eder. Bizden bir şey isteyene varsa yardım eder, yoksa da teselli ederiz. Ancak iffetli kalıp bizden bir şey istememesi kendisi için daha hayırlıdır" buyuruyordu. Bunun üzerine bir şey istemeden geri döndüm.

 

Tahric: Tayalisı (2211), Ahmed (3/4, 9, 12, 44), Tahavi (2/16) ve Beyhaki, Şuabu'l-İman (3504=3238).

 

 

 

10793-4. Abdurrahman b. Ebi Leyla'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Misvak kırıntısı bile olsa dahi insanlara el açıp bir şey isteme.''

 

Tahric: Beyhaki, Şuabu'l-İman (3528=3252).

 

 

 

10795. Abdullah b. Ömer der ki: "Aramızda, hayırlı elin iffetli kalıp başkasına açılmayan el olduğunu konuşurduk."

 

10796. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Veren el, alan elden daha hayırlıdır. Sadakanın en hayırlısı, kişiyi başkasına muhtaç bırakmayacak olan sadakadır. Sadaka vermeye de geçiminden sorumlu olduğun kişilerden başla.''

 

Tahric: Ahmed (2/230, 243, 288, 394, 434, 435, 475, 476, 501, 524, 527), Buhari (5355), Ebu Davud (1673) ve Nesai (2313).

 

 

 

10797. Sa'lebe b. Zehdem bildiriyor: Sa'lebe'den bir topluluk Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldiler. Vardıklarında Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hutbe veriyor ve hutbesinde şöyle buyuruyordu: "Veren el, üstün olan eldir. Dilenen et aşağıda olan eldir. Sadaka vermeye de annen, baban, kızkardeşin, erkek kardeşin gibi geçiminden sorumlu olacağın kişilerden başla. Sonrasında yakınlığı en fazla olandan yakınlığı en uzak olana doğru devam et."

 

Tahric: Tayalisi (1257), İbn Ebi Şeybe MÜsned (634), Bezzar (917, 918), Nesai (7037, 7038), Ya'kub b. Süfyan, Tarıh'inde (3/86) ve Beyhaki (8/345).

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Malı Biriktirme (Kenz) ve Verilmesi Gerekeni Vermeme Hakkında