m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Cenazeler

 

Kabirlere Selam Vemek

 

Kabirlerin Yanından Geçerken Ölülere Selam Vermek ve Bu Hususta Ruhsat Verenler

 

11904. Zadan diyor ki: Hz. Ali kabristana girdiğinde şöyle derdi: "Bu diyarın Mümin ve Müslümanlarına selam olsun. Sizler bizim için öncülersiniz, biz sizin peşinden geliyoruz. Biz de size katılacağız. Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz."

 

11905. Cundub el-Ezdı anlatıyor: Selman ile beraber Hıre'ye gittik. Selman mezarlara varınca sağına dönerek şöyle dedi: "es-Selamu aleykum ey Mümin ve Müslüman diyarın ahalisi! Sizler bizim için öncülersiniz. Biz de size katılacağız. Şüphesiz biz, sizin izlerinizden geleceğiz."

 

11906. Abdü'I-A'la bildiriyor: Hayseme, Müseyyeb, Leys ve Mücahid kabirlere selam verirlerdi.

 

11907. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Kişinin kabre gelip de onlara selam vermesinde bir sakınca olduğunu bilmem."

 

11908. Züheyr bildiriyor: Musa b. Ukbe, Salim b. Abdillah'la beraber sefere çıktığında onun gece olsun gündüz olsun, bir mezarın yanından geçerken mutlaka kabre: "es-Selamu aleykum" diyerek selam verdiğini görmüş. Ona bunun sebebini sorduğumda bana babasının (yani İbn Ömer'in) de böyle yaptığını söyledi.

 

11909. Büreyde bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) insanlara kabristana girdiklerinde şöyle demelerini öğretiyordu: "es-Selamu aleykum, ey Mümin ve Müslüman olan diyarın ahalisi! Biz de inşallah size katdacağız. Sizler bizim için öncülersiniz. Bizler sizin peşinizden geliyoruz. Bizim ve sizin için Allah'tan afiyet diliyorum.''

 

Tahric: Ahmed (5/353, 359), Müslim (2/671:104), Ebu Davud (3230), İbn Mace (1547) ve İbn Hibban (3173).

 

 

 

11910. Amir b. Sa'd (b. Ebi Vakkas)'ın bildirdiğine göre babası, tarlasından döndükten sonra şehit kabirlerinin yanından geçerken şöyle derdi: "es-Selamu aleykum, biz de size katılacağız." Daha sonra arkadaşlarına dönerek: "Şehitlere selam verseniz ya, onlar da size selam verirler!" derdi.

 

11911. Abdullah b. Said el-Cari anlatıyor: Ebu Hureyre bana dedi ki: "Ey Abdullah! Tanıdığın kabirlerin yanından geçtiğinde onlara şöyle de: ''es-Selamu aleykum ey kabir halkı.'' Tanımadığın kabirlerin yanından geçtiğinde ise: ''Müslümanlara selam olsun!'' de."

 

11912. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlısı Ebu Müveyhibe diyor ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) BakI' mezarlığına çıkıp onlara dua etmek ya da selam vermekle emredildi."

 

Tahric: Ahmed (3/488, 489), Darimi (78), Taberani, M, el-Kebir (22/872), Bezzar (863), İbn Ebi Asım (467), DUlabi (1/57, 58), Hakim (3/55, 56) ve Hatib, Tarih (8/222),

 

 

 

Kabirlere Selam Vermeyi Hoş Karşılamayanlar

 

11913. Muğire'den rivayet edilir: Hammad'a kabirlere selam vermenin hükmü sorulunca: "Onların (Ashab ve Tabiunun) yaptığı işlerden değildi."

 

11914. Halid b. el-Haris bildiriyor: Hişam'a: "Urve, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabrine gidip selam verir miydi?" diye sorulunca: "Hayır" dedi.

 

 

 

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kabrine Gelerek Selam Verenler

 

11915. Nati'den şöyle rivayet edilmiştir: (Medine'de yaşayan) Abdullah b. Ömer, Mescid'e girmek istediğinde namaz kılar, sonra Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabrine giderek şöyle derdi: ''es-Selamu aleyke ya Resulallah, es-Selamu aleyke ya Eba Bekr, es-Selamu aleyke ey babacığım.'' Daha sonra dilediği yere giderdi. Yolculuktan geldiğinde Mescid'e gider, evine girmeden önce bunu yapardı.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kabrin Yer Seviyesinde Yapılması Hakkında