m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Cenazeler

 

Kabir Sorgusu

 

12173. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Kişi kabre konulduğunda saadet ehlinden ise Allah onu sabit söz ile sabit kılar. Ona: "Sen nesin?" diye sorulunca şöyle der: "Ben diri ve ölü olarak Allah'ın kuluyum. Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet ederim; Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim." Bunun üzerine ona: "Zaten böyle idin" denilir. Ardından mezarı, Allah'ın dilediği kadar genişletilir. Kendisine cennetten bir kapı açılır. Cennetin huzuru ve güzel kokuları, diriltileceği güne kadar kabrine sokulur.

Diğeri (kafir olan) ise mezarına getirilir. Ona üç kere: "Sen nesin?" diye sorulur.

O da: "Bilmiyorum" der. Bunun üzerine ona üç kere: "Bilemedin" denilir. Daha sonra kaburga kemikleri birbirine geçinceye ya da birbirine temas edinceye kadar mezarı sıkıştırılır. Kabir kenarından ona yılanlar gönderilir. Yılanlar onu sokup yerler. Korkarak her çığlık attığında demirden ya da ateşten kırbaçlarla dövülür. Nihayet ona cehennemden bir kapı açılır.

 

Tahric: Beyhaki, İsbatu Azabİ'l-Kabr (226).

 

 

 

12174. Bera b. Sabit der ki: "Allah, iman edenleri hem dünya hayatında, hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır" (İbrahim, 27) mealindeki ayette geçen dünya hayatındaki sağlamlaştırma şöyledir: Kabirdeki kişiye iki melek geldiğinde ona "Rabbin kimdir?" diye sorarlar. o: "Rabbim Allah'tır" der. "Dinin nedir?" diye sorarlar. "Dinim islam'dır" der. "Peygamberin kimdir?" diye sorarlar. "Peygamberim Muhammed'dir (Sallallahu aleyhi ve Sellem)" der. işte bu, dünya hayatındaki sağlamlaştırmadır.

 

Tahric: Ahmed (4/291-292), Buhari (1369, 4699), Müslim (4/2201:73), Ebu Davud (4717), Tirmizi (3120), Nesai (11264), İbn Mace (4269), Taberi (13/213) ve İbn Hibban (206).

 

 

 

12175. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ölü, insanlar arkalarını dönüp gittiklerinde onların ayak seslerini işitir.''

 

Tahric: Ahmed, Sünne (1418), Bezzar (873) ve İbn Hibban (3118).

 

 

 

12176. Ebu Said der ki: "Hiçbir cenaze yoktur ki mümin ise, kendisini taşıyanlara Allah kendisinden razı olduğu halde ''Beni çabuk götürün'', kafir ise Allah kendisine kızgın olduğu halde ''Beni geri götürün'' demiş olmasın. insanlar ve cinler hariç her şey onların seslerini duyar. insan bu sesi duysaydı, korkudan aklı başından giderdi.''

 

Tahric: Abdürrezzak (6250), Buhari (1316) ve Nesai (2036).

 

 

 

12177. Gaylan b. Seleme anlatıyor: Bir adam hasta olduğu bir sırada Ebu'dDerda'nın yanına gitti. Ebu'd-Derda'ya: "Ey Ebu'd-Derda! Sen dünyadan ayrılmanın kenarında sabahladın. Bana Allah'ın beni faydalandıracağı, seni hatırlayacağım bir şeyemret" dedi. Ebu'd-Derda ona şöyle dedi: "Sen afiyet ümmetindensin. Namazı kıl, malın varsa zekatını ver, Ramazan orucu nu tut, çirkin işlerden uzak dur. Sonra müjdelen." Bir süre sonra adam yine Ebu'd-Derda'yı ziyaret etti. Ebu'd-Derda ona söylediklerinin benzerini söyledi. Şu'be ekledi: Zannedersem adam Ebu'dDerda'nın ziyaretine üç defa gitti. Ebu'd-Derda da Üç defa geri çevirdi. Adam cübbesini silkeleyerek şu ayeti okudu: "indirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder." (Bakara 159)

Ebu'd-Derda: "Adamı bana getirin" dedi. Adam gelince Ebu'd-Derda: "Sen ne dedin?" diye sordu. Adam şöyle anlattı: "Sen bizim öğretmenimizdin. Bizde olmayan bilgiler sende var. Bana Allah'ın beni faydalandıracağı şeyleri anlatmanı istedim. Beni sadece bir sözünle geri çevirdin." Ebu'd-Derda adama şöyle dedi:

"Otur ve sana dediklerimi düşün. Sadece iki arşın genişliğinde ve dört arşın uzunluğunda bir yere sahip olduğunda nerede olacaksın? Senden ayrılmak istemeyen ailen, arkadaşların ve kardeşlerin seni karşılayacak. Senin üzerine sağlam binalar yapacaklar. Sonra üzerine çokça toprak atacaklar. Sonra seni şu atılıp yıkilacağın yerde bırakacaklar. Sonra sana siyah, mavi buruşuk yüzlü iki melek, Münker ve Nekır gelecek. Seni oturtup soracaklar: Sen kimsin, ne üzere idin, şunun hakkında ne diyorsun? Eğer ''Vallahi bilmiyorum! insanların bir şeyler dediklerini duydum, ben de onu diyorum'' dersen vallahi alçaldın, uçuruma yuvarlandın, zelil oldun ve aşağı düştün demektir. Eğer ''Muhammed, Allah'ın Resulüdür, Allah ona Kitab'ını indirmiştir. Ben de ona ve getirdiklerine iman ettim'' dersen vallahi kurtuldun ve hidayete ulaştırıldın demektir. Buna, göreceğin şiddet ve korku ile beraber sadece Allah'ın sağlamlaştırması ile güç yetirebilirsin."

 

 

 

Müslümanların Çocukları

 

12178. Ebu Hureyre der ki: "Müslümanların (ölen) çocukları, İbrahim ve Sare arasında bir dağda olacaklar. İbrahim ve Sare, onlara kefil olacaklar."

 

Tahric: Ahmed (2/326), İbn Hibban (7446), Hakim (1/384, 2/370) ve Beyhaki (210).

 

 

 

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Oğlu ibrahim'in Vefatı

 

12179. Bera bildiriyor: İbrahim vefat ettiğinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hiç şüphesiz onun cennette bir sütannesi var.''

 

Tahric: Tayalisi (729), Ahmed (4/300, 284, 302), İbn Sa'd (1/139), Buhari (1382), İbn Hibban (6949) ve Hakim (4/38).

 

 

 

12180. Şa'bi'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hiç şüphesiz onun cennette bir sütannesi vardır. Onun geri kalan emmelerini tamamlıyor.''

 

Tahric: Abdürrezzak (14013), Ahmed (4/297, 289), İbn Sa'd (1/140), İbn Ebi Asım (3135) ve Ebu Ya'la (1691=1696).

 

 

 

12181. Amir(-i Şa'biYnin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (oğlu) İbrahim'in cenaze namazını 16 aylıkken kılmıştır.

 

Tahric: İbn Sa'd (1/140) ve Beyhaki (4/9).

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kabir Üzerine Su Serpmek