m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Cenazeler

 

Ölü İçin Ağlamak

 

Ölü için Ağıt Yakmak

 

12223. Hz. Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ölü kendisi üzerine bağırıp çağırarak ağlanması sebebiyle kabrinde azap görür.''

 

Tahric: Ahmed (1/26, 36, 50), Buhari (1292), Müslim (2/639:17), Nesai (1980) ve İbn Mace (1593).

 

 

 

12224. Ali b. Rabia el-Valibi anlatıyor: Üzerine ağıt yakılarak ağlanılan ilk kimse, Kufe'de bulunan Karaza b. Ka'b el-Ensari'dir. Muğire b. Şu'be kalkarak şöyle dedi: "Ben, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Kendisi üzerine bağırıp çağırarak ağlanılan kişi, ağıt sebebiyle kabrinde azap olunur.''

 

Tahric: Ahmed (4/252, 255), Buhari (1291), Müslim (2/643:28,29) ve Tirmizi (1000).

 

 

 

12225. Abdullah b. Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kendisi üzerine bağırıp çağırarak ağlanılan kişi, ağıt sebebiyle kıyamet gününde azap olunur.''

 

Tahric: Ahmed (2/61).

 

 

 

12226. Ümmü Atıyye anlatıyor: "Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Mümtehine Sur. 12) mealindeki ayet nazil oldu. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kadınlardan aldığı biattan biri de bağırıp çağırarak ölü üzerine ağlamamaktı. Bunun üzerine ben: "Ya Resulallah! Falanca aile bundan müstesna olsun. Çünkü onların Cahiliye döneminde bana (benim cenazemde ağıtıma katılmakla) yardımları oldu" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Peki, falanca aile müstesna olsun" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (5/85, 86), Buhari (4892), Müslim (2/646:32, 33), Ebu Davud (3119) ve Hakim (1/383).

 

 

 

12227. Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) " ... hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman ... " (Mümtehine Sur. 12) ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "(Bu, ölü üzerine) bağırıp çağırarak ağlamadır.''

 

Tahric: Ahmed (6/320), Tirmizi (3307), İbn Mace (1579), Taberi (28/80) ve Taberani, M. el-Kebir (24/458).

 

 

 

12228. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ölü üzerine bağırıp çağırarak ağlamak ve neseblere dil uzatmak, insanlarda küfür olarak bulunan şeylerdendir.''

 

Tahric: Ahmed (2/262, 377, 441, 496), Müslim (1/82:121), Tirmizi (1001), Ebu Avane (64) ve Beyhaki (4/63).

 

 

 

12229. Ebu Malik el-Eş'ari'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimde dört özellik, Cahiliye adetlerinden olup onları pek bırakmak istemezler: Soy sopla iftihar etmek, insanların şeref ve neseplerine dil uzatmak, yıldızlardan yağmur talep etmek ve ölenin arkasından bağırıp çağırarak ağlamak. Ölü üzerine bağırıp çağırarak ağlayan kadın, ölmeden önce tövbe etmezse kıyamet gününde üzerinde katrandan bir gömlek ve uyuzdan bir zırh olduğu halde ayakta bekletilir."

 

Tahric: Ahmed (5/342, 344), Müslim (2/644:29), İbn Hibban (3143) ve Beyhaki (4/63).

 

 

 

12230. Hz. Ali diyor ki: "Ölenin arkasından bağırıp çağırarak ağlamak yasaklanmıştır.''

 

Tahric: Abdürrezzak (10791), Said b. Mansur (2008), Ahmed (1/87, 107, 121, ISO, 158-159), Ebu Davud (2069), Nesai (9390) ve Bezzar (822-827).

 

 

 

12231. Hz. Ali'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ölünün arkasından bağırıp çağırarak ağlamayı yasaklamıştır.

 

12232. Salim '' ... Hiçbir iyi işte karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman ... " (Mümtehine Sur. 12) ayeti hakkında şöyle dedi: "Bu, ölünün arkasından bağırıp çağırarak ağlamaktır,''

 

12233. Ebu'l-Bahterl der ki: ilÖlünün arkasından bağırıp çağırarak ağlamak, Cahiliye işlerindendir.''

 

12234. İsmail b. Abdirrahman b. el-Atiyye el-Ensari anlatıyor: Anneme: "(Mümtehine 12'de bahsi geçen ve kendisine isyan etmeniz) size yasaklanan iyi iş nedir?" diye sorunca: "Ölünün arkasından bağırıp çağırarak ağlamak" karşılığını verdi.

 

Tahric: Ahmed (5/85; 6/408-409), Ebu Davud (1132), Ebu Ya'la (221=226), İbn Huzeyme (1722, 1723), İbn Cerir (28/80) ve İbn Hibban (3041).

 

 

 

12235. Zeyd b. Eslem "Hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman ... " (Mümtehine Sur. 12) ayeti hakkında şöyle dedi: "Yaka paça yırtmayacaklar, yüzlerini tırmalamayacaklar, saçlarını dağıtmayacaklar, ''Yandım mahvoldum'' diye bağırıp çağırmayacaklar."

 

12236. Ebu'l-Aliye "Hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman ... " (Mümtehine Sur. 12) ayeti hakkında şöyle dedi: "Allah'ın rızasına muvafık olan her şeyde itaat vardır. Yüce Allah, bir peygambere isyan noktasında kendisine itaat edilmesine razı olmamıştır."

 

12237. Şa’bi der ki: "Ölünün arkasından bağırıp çağırarak ağlayan ile bu ağıdı dinleyen kadına lanet edilmiştir."

 

12238. Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ben sadece ölünün arkasından bağırıp çağırarak ağlamayı

yasakladım. "

 

Tahric: Tirmizi (1005).

 

 

 

Ağıdı Dinlemeye Ruhsat Verenler

 

12239. Ata b. es-Saib der ki: "Ebu'I-Bahterl yufka yürekli bir adamdı. Ölünün arkasından yapılan ağıdı dinlerdi."

 

12240. Said b. Salih der ki: "Ebu Vail, ağıtları dinler ve ağlardı."

 

 

 

Arkasından Ağlama Sebebiyle Ölenin Azabının Arttırılması

 

12241. Ebu Musa anlatıyor: Hz. Ömer vurulunca Suheyb: "Vah kardeşim vah!" diyerek söylenmeye başladı. Bunun üzerine Hz. Ömer ona şöyle dedi: "Ey Suheyb! Sen Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işitmedin mi?: "Dirinin ağlaması sebebiyle ölüye azap edilir.''

 

Tahric: Buhari (1290) ve Müslim (2/639:19, 20).

 

 

 

12242. Abdullah (b. Ömer) anlatıyor: Hafsa, (suikasde maruz kalmış yaralı babası) Hz. Ömer için ağlamaya başlayınca Ömer şöyle dedi: "Bunu bırak ey kızım! Sen, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ailesinin arkasından ağlaması sebebiyle ölüye azap edilir" buyurduğunu bilmiyor musun?''

 

Tahric: Ahmed (1/36, 39), Müslim (2/638:16) ve Tirmizi (1002).

 

 

 

12243. Muhammed b. Sirin anlatıyor: imran b. Husayn'ın yanında: "Ölü dirinin ağlaması sebebiyle azap görür. Nasılolur da dirinin ağlamasıyla azap edilir ki?" şeklinde konuştular. imran onlara: "Bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu" dedi.

 

 

Tahric: Tayalisi (855), Nesai (1975), Taberani (18/440) ve İbn Hibban (3134).

 

 

 

12244. İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Dirinin ağlaması sebebiyle ölüye azap edilir.''

 

Tahric: Ahmed (2/31, 60-61, 134), Taberani (12/13299), Buhari (1286), Müslim (2/639:182; 642:24), Ebu Davud (3121), Tirmizi (1004), Nesai (1982) ve İbn Hibban (3135, 3136).

 

 

 

12245. Ümmü Seleme anlatıyor: (Kocam) Ebu Seleme ölünce "Garip kaldım, gurbet yurdundayım. Dillere destan olacak derecede ona ağlayacağım" dedim. Tam ağlamaya kendimi hazırlamıştım ki ağıtta bana yardım etmek üzere Avali'den bir kadının geldiğini gördüm. Bu sırada Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o kadının karşısına çıkarak: "Sen şeytanı, Allah'ın çıkardığı bir eve tekrar sokmak mı istiyorsun?" diyerek azarladı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sözü iki kez tekrarladı. Bunun üzerine ağlamayı kestim ve bir daha ağlamadım.

 

Tahric: Ahmed (6/689), Humeydı (291), Müslim (2/635:10), Taberani (23/601), Ebu Ya'la (6912=6948), İbn Hibban (3144) ve Beyhaki (4/63).

 

 

 

12246. Hz. Aişe anlatıyor: Cafer'in vefat haberi gelince Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzünden hüznü okuyabiliyorduk, Yanına bir adam girerek: "Ya Resulallah! Kadınlar ağlıyor" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:"Yanlarına gidip onları sustur. Susmak istemezlerse yüzlerine toprak saç!" Aişe ekledi: (O adamı kasdederek) kendi kendime dedim ki: "Vallahi sen ne Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendi haline bıraktın, ne de sana verdiği o emre itaat ettin."

 

Tahric: Buhari (1299, 1305,4263), Müslim (2/644:30), Ebu Davud (3113) ve Nesai (1974).

 

 

 

12247. Urve bildiriyor: Hz. Aişe'ye İbn Ömer'in bildirdiği "Dirinin ağlaması sebebiyle ölene azap edilir" hadisi aktarılınca Aişe dedi ki: "Ebu Abdirrahman yanılgıya düştü, Çünkü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ev halkı ölene ağlar, ölü ise günahı sebebiyle azap görür.''

 

Tahric: Ahmed (6/57), Buhari (3978), Müslim (2/642:25,26), Ebu Davud (3121) ve Nesai (1982).

 

 

 

12248. Hecerı anlatıyor: İbn Ebi Evfa, ölenin iyiliklerini anarak ağlayan kadınları görünce şöyle dedi: "Ölenin iyiliklerini anarak ağlamayın, Çünkü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bize ölenin iyiliklerini anarak ağlamayı yasaklamıştır.''

 

Tahric: Tayalisi (825), Abdürrezzak (6404), Ahmed (4/383), Humeydi (818), İbn Mace (1592) ve Hakim (1/383).

 

 

 

12249. Cebr b. Atık'in amcası anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Ensar'dan bir adamın yanına girdik, Ailesi ağlıyordu. Ben: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) burada iken onun üzerine ağlıyor musunuz?'' deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "O (hasta olup da ölmesi beklenen kişi) yanlarında olduğu müddetçe onları bırak (ağlasınlar). Öldüğünde ağlamazlar."

 

Tahric: Malik (1/233; 36), İbn Ebi Şeybe, Müsned'inde (649), Ahmed (5/446), Ebu Davud (3102), Nesai (1973, 7497, 7529), Tahavi (4/291), İbn Hibban (3189, 3190), İbn Abdilberr (8/312) ve Hakim (1/351-351).

 

 

 

Ölene Ağlamaya Ruhsat Verenler

 

12250. Usame b. Zeyd anlatıyor: Zeyneb'in ölmek üzere olan kızı getirildiğinde Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözü yaşardı. Kızın canı tulumdaymış gibi sarsılıyordu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ağlamaya başladı. Bir adam ona:

 

"Ağlamayı yasakladığın halde sen mi ağlıyorsun?!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bu (gözyaşı), sadece Allah'ın kullarının gönüllerine koyduğu bir merhamettir. Allah, kulları içerisinde sadece merhametli olanlara merhamet eder.''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe, Müsned (156), Ahmed (5/204, 207), Buhari (1284), Müslim (2/636:11, 12), Ebu Davud (3117), Nesai (1995), İbn Mace (1588) ve İbn Hibban (461, 3158).

 

 

 

12251. Cabir anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Abdurrahman b. Avf'ın elinden tuttu ve onu hurma ağaçlarının olduğu yere çıkardı. O esnada (oğlu) İbrahim ölmek üzere iken getirildi ve kucağına verildi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evladım! Senin için Allah'tan (gelecek olan şeyden) yana hiçbir şeye malik değilim" buyurarak ağlamaya başladı. Bunun üzerine Abdurrahman ona:

"Ya Resulallah! Ağlıyorsun. Halbuki sen bize ağlamayı yasaklamadın mı?" diye sorunca şöyle buyurdu: "Ben sadece bağırıp çağırarak ağlamayı yasakladım. İki günahkar ahmak sesini yasakladım: Oyun ve eğlence esnasında ve şeytanların kavalları çalarken çıkan ses; bir de musibet esnasındaki ses; yüzleri tırmalama, ya ka paça yırtma ve şeytanın gürültüsü (şeklinde ağıt). Bu (gözyaşı) ise sadece merhamettir. Merhamet edilmeyene merhamet edilmez. Ey İbrahim! Bu hak bir emir, doğru bir vaad, kendisine gidilen bir yol olmasaydı, bizden sonra gelenler evvvelkilerimize kavuşacak olmasaydı, senin için üzülmemiz bundan çok daha fazla olurdu. Biz senin sebebinle mahzunuz. Göz ağlar, kalp hüzünlenir. Fakat yine de Rabbimizi öfkelendirecek sözler söylemeyiz."

 

12252. Urve anlatıyor: Hz. Aişe'ye İbn Ömer'in "Dirinin ağlaması sebebiyle ölüye azap edilir" hadisi hatırlatılınca şöyle dedi: "Ebu Abdirrahman Bedir kuyusu gününde yanıldığı gibi yanilmiştir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sadece şöyle buyurmuştur: "Ölüye azap ediliyor. Ailesi ise ona ağlıyor."

 

Tahric: Ahmed (6/209) ve Müslim (2/643:26'dan sonra),

 

 

 

12253. Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Benim bu gece bir oğlum oldu. Ona atam İbrahim'in ismini verdim." Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra çocuğu, (emzirmesi için) Medine'de bir demirci olan Ebu Seyf isimli bir adamın karısı Ümmü Seyf'e verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gitti, ben de onunla beraber gittim. Ebu Seyf'le karşılaştık. Körüğüne üflüyordu. Evin içi dumanla dolmuştu. Hızla Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önünden yürüyerek Ebu Seyf'in yanına vardım. Ona: "Ebu Seyf, dur dur, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi" deyince hemen durdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çocuğa dua edip onu göğsüne bastırdı. Allah'ın dilediği sözleri söyledi. Enes ekledi: "Andolsun ki çocuğun Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önünde can çekişmekte olduğunu gördüm. Birden Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözleri yaşardı. Ardından şöyle buyurdu: "Göz yaşarır, kalp mahzun olur. Sadece Rabbimizin razı olduğunu söyleriz. Ey İbrahim! Biz senin için üzülüyoruz."

 

Tahric: Ahmed (3/194), Müslim (4/1807:62), Ebu Davud (3118) ve İbn Hibban (2902).

 

 

 

12254. İbn Ömer anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Uhud günü döndüğünde Abdi'l-Eşhel Oğullarının kadınları, ölülerine ağlıyarlardı. Resulullah "Lakin Hamza'nın ağlayanları yok" buyurdu. Derken Ensar'ın kadınları geldi. Hamza'ya ağlamaya başladılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir süre uyudu ve uyanarak şöyle buyurdu: "Yazık onlara, o zamandan şu ana kadar ağlıyorlar! Onlara emredin (evlerine) geri dönsünler, bu günden sonra ölenlere ağlamasınlar.''

 

Tahric: Ahmed (2/40, 84, 92), İbn Mace (1591), Hakim (3/194-195) ve Beyhaki (4/70).

 

 

 

12255. Abdullah b. Abbas anlatıyor: Şu söyleyeceğim hadisi iyi muhafaza edin:

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızlarından biri ölüm halindeydi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu kucağına aldıktan sonra elini üzerine koydu. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellemı) kızı ruhunu teslim edinceye kadar can çekişti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu ağlayarak yere koydu. Ümmü Eymen birden bağırdı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Seni Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında ağlarken görmeyeyim" buyurdu. Bunun üzerine Ümmü Eymen:

"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ağlarken ben niçin ağlamayayım?!" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ben ağlamıyorum, fakat o (gözyaşları) bir acıma hissidir.''

 

Tahric: Abd b. Humeyd (593), Ahmed (1/268, 273-274), Nesai (1970), Bezzar (808) ve İbn Hibban (2984).

 

 

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ağlamazdı

 

12256. Müminlerin annesi Hz. Aişe anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Bekr ve Ömer, (ölüm döşeğindeki) Sa'd b. Muaz'ın yanında bulunuyordu. Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin olsun ki ben Ömer'in ağlayışını Ebu Bekr'inkinden ayırt edebilirim. Ben odamdaydım. Onlar Allah'ın buyurduğu gibiydiler: "Onlar kendi aralarında (birbirlerine karşı) merhametlidirler." (Feth Sur. 29). Alkame: "Ey anacığım! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nasıl yapardı?" diye sorunca Aişe şöyle dedi: "Gözü hiç kimse(nin ölümü) üzerine (sesli bir şekilde) yaş akıtmazdı. Lakin üzüldüğünde sadece sakalını tutardı.''

 

Tahric: Ahmed (6/141-142), İbn Sa'd (3/42-423), İshak b. Raheveyh (1126), İbn Hibban (6439, 7028) ve Ebu Nuaym Delail (433).

 

 

 

12257. Ebu Osman anlatıyor: "Hz. Ömer'e, Nu'man b. Mukarrin'in ölüm haberini getirdim. Elini başına koydu ve ağlamaya başladı."

 

12258. İbn Ebi Evfa diyor ki: "Bir kadın ağlasa ya da bir göz yaş akıtsa bunda bir sakınca olmaz. Ancak bize ölünün iyiliklerini anarak ağlamak yasaklandı.''

 

12259. Nafi' anlatıyor: İbn Ömer çarşıdaydı. Hucr'un ölüm haberi kendisine ulaştırılınca belinin kuşağını çözdü ve ayağa kalktı. Kendisini feryadlı bir ağlama tuttu.

 

12260. Ebu Mes’ud, Sabit b. Yezid ve Karaza b. Ka'b diyorlar ki: "Bağırıp çağırarak ağlamaksızın ölene ağlamak konusunda bize ruhsat tanındı.''

 

Tahric: Taberani (17/690).

 

 

 

12261-2. Amir b. Sa'd diyor ki: "Ebu Mes’ud ile Karaza b. Ka'b'ın yanlarına girdim. Şöyle dediler: "Musibet (ölüm) anında ağlama hususunda bize ruhsat tanındı.''

 

Tahric: Taberani (17/691; 19/82) ve Hakim (2/184).

 

 

 

12263. Ebu Hureyre anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanından, üzerine ağlanan bir cenaze geçirildi. Ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Ömer ile beraberdim. Ömer, cenaze ile beraber ağlayan kadınları azarladı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Onları rahat bırak ey Hattab'ın oğlu. Çünkü göz, yaş akıtır, can musibete (ölüme) maruz kalır ve (görüldüğü gibi) ölüm acısı henüz tazedir."

 

Tahric: AbdÜrrezzak (2/408), Humeydı (1024), Nesai (1986), İbn Mace (1587), İbn Hibban (3157) ve Beyhaki (4/70).

 

 

 

12264. Başka bir kanaıla hadisin aynısı nakledilmiştir.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Öldürülen Ya Da Ölen Kişi Bulunduğu Bir Yerden Başka Yere Taşınabilir mi?