m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

Haccın Sevabı Hakkında Ne Dediler? Tavafın Sevabı 12806

 

12780. İbn Mes'ud'un bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hac ve umreyi peş peşe yapın. Çünkü bu ikisi; körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları giderir. Makbul bir haccın karşılığı cennetten başkası değildir.''

 

Tahric: Tirmizi (810), Nesai (3610), Taberani (10/10406), Ebu Ya'la (4955=4976), İbn Huzeyme (2512) ve İbn Hibban (3693).

 

 

 

12781. Hz. Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hac ve umreyi peş peşe yapın. Çünkü bu ikisi; körüğün demirin pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları giderir.''

 

Tahric: Humeydi Müsned (17), Ahmed (1/25), İbn Mace (2887), Ebu Ya'la (193=198) ve Beyhaki, Şuabu'l-ıman (4094=3800,4095=3801).

 

 

 

12782. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Umre, diğer umreye kadar arasında işlenen günahlara keffarettir. Makbul bir haccın karşılığı cennetten başkası değildir.''

 

Tahric: Malik (1/346:65), Ahmed (2/246, 462), Buhari (1773), Müslim (2/983:437), Nesai (3608), İbn Mace (2888) ve İbn Huzeyme (1002).

 

 

 

12783. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kim hacceder, (bu süre zarfında) cinsi münasebette bulunmaz ve günaha sapmazsa (hacdan) anasının onu doğurduğu (gündeki) gibi döner.''

 

Tahric: Ahmed (2/484, 248, 410, 494), Buhari (1819, 1820), Müslim (2/983:438), Tirmizi (811), Nesai (3606) ve İbn Mace (2889).

 

 

 

12784. Mansur'un bildirdiğine göre şu mesciddeki yaşlı bir zat Ebu'd-Duha'ya şöyle haber vermiştir: Hz. Ömer, Kabe'nin kapısında insanlara hutbe verirken şöyle diyordu: ''İçinde namaz kılmaktan başka hiçbir şeyin kendisini evinden çıkarmadığı, şu eve (Beytullah'a) gelip de Hacer-i Esved'i istilam eden (ona elle ya da öperek dokunan) hiç kimse yoktur ki, önceki günahları bağışlanmış olmasın.''

 

12785. Ömer b. el-Hattab şöyle demiştir: ''Kim başka bir şey arzulamayarak şu Beyt'i haccederse anasının kendisini doğurduğu günkü gibi günahlarından çıkar."

 

12786. Ebu Salih anlatıyor: Muhacirlerden bir kadın haccediyordu. Döndüğünde Ömer'e uğradı. Hz. Ömer kadına: ''Atının ayakları aşındı mı?'' diye sorunca kadın: ''Evet" dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer: ''(Günahlarından arındığın için) amele baştan başla" dedi.

 

12787. Mücahid anlatıyor: Hz. Ömer, Beytullah'ın kapısında otururken Irak'tan haccetmek üzere adamlar geldi. Beytullah'ı tavaf ettiler. Safa ve Merve arasında sa'y yaptılar. Ömer onları çağırarak: "Beytullah'a gelmeniz için sizi başkası mı tahrik etti?" diye sorunca adamlar: "Hayır" dediler. Ömer: "Develerinizin ayakları aşındı mı?" diye sorunca adamlar: "Evet" dediler. Ömer: "Devenizin sırtı yaralandı mı?" diye sorduğunda adamlar: "Evet" deyince Ömer onlara şöyle dedi: "Madem ki cevabınız hayır, öyleyse (günahlarınızdan arındığınız için) amele baştan başlayın."

 

12788. Habıb'in bildirdiğine göre bir topluluk Rebeze'de Ebu Zer'e uğradı. Ebu Zer onlara: "Sizi buraya diken sadece hac mıdır? Öyleyse amele baştan başlayın" dedi.

 

12789. Abdullah b. Mes’ud: "Bu hüküm bir topluluk için söz konusudur" dedi.

 

12790. Hüseyin anlatıyor: Ka'b(u'I-Ahbar), hacılardan bir topluluk görünce onlar için: "Mağfiretten sonra kendileri için olan şeyi bilselerdi gözleri aydın olurdu" dedi.

 

12791. Habıb b. Zübeyr anlatıyor: Ata'ya: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hac'dan sonra amele yeniden başlayın" buyurduğu sana ulaştı mı?" diye sordum. Şöyle dedi: "Hayır, lakin Osman ve Ebu Zer('in böyle dedikleri bana ulaştı)."

 

12792. Ka'b(u'l-Ahbar) der ki: "Hacı, umreci ve gazi, tekbir getirdiğinde onu takip eden tepelikler, sonra onu takip eden, sonra onu takip eden tepelikler, ufuktakesilinceye kadar tekbir getirirler."

 

12793. Muhammed b. Amr anlatıyor: Mirdas b. Abdirrahman şöyle bildirmiştir:

Abdullah b. Amr'ın yanına gittik. Bize: "Allah'ı yüksek sesle telbiye getiren hiç kimse yoktur ki Allah ona: ''Müjdelen" demiş olmasın" dedi. Mirdas: "Ey Ebu Muhammed! Vallahi Allah sadece cennetle müjdeler" deyince Abdullah b. Amr ona: "Sen kimsin yeğenim?" diye sordu. Mirdas: "Ben, Mirdas'ım" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Amr, Mirdas'a: "Hayırlılarımız bunun üzerine birbirleri ardınca gelmişlerdir" dedi.

 

12794. Hz. Ömer: "Hacıları, umrecileri ve gazileri karşılayın, elbiseleri kirlenmeden önce size dua etsinler" dedi.

 

12795. Ka'b diyor ki: "Hacı, umreci ve Allah yolunda savaşanlar, Allah'ın elçileridir. istediler, kendilerine verildi; dua ettiler, dualarına icabet edildi."

 

12796. Ebu Ya'la'nın bildirdiğine göre Hz. Hasan b. Ali, hacceden bir grupla karşılaştı. Hacılar: "Biz Mekke'ye gitmek istiyoruz" dediler. Hz. Hasan onlara: "Siz Allah'ın elçilerindensiniz. Mekke'ye geldiğinizde hacetlerinizi biriktirip Allah'tan isteyin" dedi.

 

12797. Habıb b. Ebi Sabit diyor ki: "Kadisiyye'de hacıları karşılaşır, (onlar) günaha girmeden önce onlarla musafaha yapardık."

 

Tahric: Ahmed (2/120).

 

 

 

12798. Hz. Aişe anlatıyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Resulallah! Kadınlar üzerinde cihad yükümlülüğü var mı?" diye sordum. Şöyle buyurdu: "Evet, içinde çatışma olmayan bir cihad var: Hac ve umre.''

 

Tahric: Ahmed (6/67, 68, 71, 79, 165, 166), Buhari (1520, 1681, 2875, 2876), İbn Huzeyme (3074), Nesai (3607), İbn Mace (2901) ve Darakutni (2/284:215).

 

 

 

12799. Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hac, her zayıfın cihadıdır.''

 

Tahric: Tayalisi (1599), Ahmed (6/67, 68, 71, 79, 120,165,166), Buhari (1520, 1861, 2784, 2876), İbn Mace (2902), İbn Huzeyme (3074), Ebu Ya'la (6880=6916, 6994=7029) ve Taberani, M. M. el-Kebir (23/647).

 

 

 

12800. Hz. Ömer der ki: "Zilhicce'nin geri kalanında, Muharrem ile Safer aylarında ve Reblülevvel'in ilk on gününde hacı ile hacının bağışlanmasını dilediği kişiler bağışlanır."

 

12801. Mücahid'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Allahım! Hacıyı ve hacının kendileri için bağışlanma dilediklerini mağfiret et."

 

Tahric: İbn Huzeyme (2516), Hakim (1/441) ve Taberaill, M. es-Sağır (1089).

 

 

 

12802. Ebu Kılabe'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hacı, Allah'ın elçisidir; hacı, ailesinin elçisidir.''

 

Tahric: Nesai (3604), İbn Mace (2893) ve İbn Hibban (4613).

 

 

 

12803. Muhammed b. Abbad'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hacda yapılan harcama Allah yolunda yapılan harcama gibidir: Bir dirheme karşılık yedi yüz dirhem (ile mukabele edilir).''

 

Tahric: Ahmed (5/354, 355), Taberaill, M. el-Evsat (5270, 5690).

 

 

 

12804. Amir b. Rebia'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hac ve umreyi peş pe şe yapın. Çünkü bu ikisi; körüğün, demirin pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları giderir.''

 

Tahric: Abdürrezzak (8796) ve Ahmed (3/446; 1/25).

 

 

 

12805. Said b. Cübeyr de ki: "Bu eve (Beytullah'a) din ve dünya ihtiyacını talep etmek üzere gelen herkes ihtiyacını alarak döner."

 

 

 

Tavatın Sevabı Hakkında

 

12806. Abdullah b. Ömer bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Beytullah'ı tavaf eden ayağını her kaldırıp indirdiğinde bu sebeple kendisi için bir hasene yazılır, bir günahı düşürülür, derecesi yükseltilir." Devamla şöyle buyurduğunu işittim: "Kim, yedi defa tavaf ederse bu, bir köleyi azat etmek gibidir.''

 

Tahric: Ahmed (2/3, 95), Tirmizi (959), İbn Mace (2956), İbn Huzeyme (2753), İbn Hibban (3697) ve Hakim (1/489).

 

 

 

12807. Münkedir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kim Beytullah'ı boş konuşmaksızın yedi kez tavaf ederse, bir köleyi azat etmiş gibi olur.''

 

Tahric: Taberani (20/845) ve Hakim (3/457).

 

 

 

12808. İbn Abbas der ki: "Kim Beytullah'ı yedişer kereden elli kere tavaf ederse annesinin kendisini doğurduğu gündeki gibi günahlarından çıkar."

 

12809. İbn Ömer der ki: "Kim Beytullah'ı yedi kere (tur) tavaf eder ve iki rek'at namaz kılarsa annesinin kendisini doğurduğu gündeki gibi olur."

 

12810. Abdullah b. Amr der ki: "Kim, Beytullah'ı tavaf ederse bu, bir köleyi azat etmek gibidir."

 

12811. Ebu Said der ki: "Beytullah'ı bir kere tavaf etmem, bana, (kölem) Tahman'ı azat etmemden daha sevimlidir."

 

12812. Diğer bir kanalla Ebu Said'den, bir önceki sözün benzeri rivayet edilmiştir.

 

12813. Mücahid şöyle dedi: "Bir kere tavaf etmek- ya da genelolarak tavafhacdan sonraki umreden daha faziletlidir."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

ihrama Girmede Acele Etmek ve Uzak Bir Yerden ihrama Girme...