m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

Namazın Akabinde ihrama Girmeyi Müstehap Görenler

 

12892. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazın akabinde ihrama girmiştir.

 

Tahric: Tirmizi (819) ve Nesai (3735).

 

 

 

12893. Hasan(-ı Basri)'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğle namazının akabinde ihrama girdi. Hasan, öğle namazının akabinde ihrama girmeyi, bunu yapma imkanına sahip olamazsa akşam namazının akabinde ihrama girmeyi severdi.

 

 

12894. İbn Sabıt der ki: "Senin selefin (Sahabe ve Tabiun) dört yerde telbiyeyi severdi: Namazın akabinde, bir vadiye inerken ya da çıkarken, bir de insan topluluklarıyla karşılaştıklarında."

 

12895. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Telbiye getirmek şu yerlerde müstehabdır:

Farz namazın akabinde, yüksek bir yere çıkarken, bir vadiye indiğinde, deven seninle beraber her ayağa kalktığında ve her toplulukla karşılaştığında."

 

12896. Abdurrahman b. el-Esved'in bildirdiğine göre (babası) Esved (b. Yezid), farz namazın akabinde ihrama girerdi.

 

12897. Hayseme der ki: "Onlar (Saha be ve Tabiun) altı yerde telbiye getirmeyi severlerdi: Namazın akabinde, deve sahibini yüklendiğinde, yüksek bir yere çıktığında, bir vadiye indiğinde ve insanlar birbirleriyle karşılaştığında."

 

12898. Abdülmelik anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a ihrama girmek isteyen adamın telbiye getirmesini sordum. Şu karşılığı verdi: "Dilersen namazın akabinde, dilersen deven seni yüklenmek için harekete geçip ona binerken: "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi" (Zuhruf, 13) dediğinde."

 

12899. Cabir b. Zeyd der ki: "insanlardan bir kısmı binekli olarak, bir kısmı da yemek yiyerek ihrama girerdi."

 

12900. Eflah diyor ki: "Kasım (b. Muhammed), nafile olsun, farz olsun her namazın ardından telbiye getirirdi."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

İhramlının Tırnak Kesmesi, Misvak Kullanması, Dişini Çekmesi