m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

ihramlının Hacamat Olmasına Ruhsat Verenler

 

14808. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ihramlı olduğu halde hacamat olmuştur.

 

Tahric: Buhari (1835, 5695), Müslim (2/862:87), Ebu Davud (1831), Tirmizi (839) ve Nesai (3829, 3830).

 

 

 

14809. Cibir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ihramlı olduğu halde bir organında bulunan bir acıdan dolayı hacamat olmuştur.

 

Tahric: Tayalisi (1747), Ahmed (3/305, 357, 382), Ebu Davud (3859), Nesai (3831, 7597), İbn Mace (3082) ve İbn Huzeyme (2660, 2661).

 

 

 

14810. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ihramlı olduğu halde hacamat olmuştur.

 

Tahric: Ahmed (1/215, 222, 248, 286), Tirmizi (777), EbU Davud (2365), Nesai (3225) ve İbn Mace (1682,3081).

 

 

 

14811. Ala b. el-Müseyyeb anlatıyor: Ata'ya: "ihramlı hacamat olur mu?" diye sorulunca şöyle dedi: "Evet, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu yapmıştır. Ancak bir kıl dahi tıraş etmemiştir."

 

14812. Ömer b. el-Hattab der ki: "ihramlı kıllarını tıraş etmeden hacamat olur.''

 

14813. Hanzale anlatıyor: Tavus'a: "ihramlı hacamat olur mu?" diye sorulunca: "Evet, ağrısı olduğunda" dedi.

 

14814. Mesruk der ki: "ihramlı hacamat olur, oruçlu ise hacamat olamaz."

 

14815. Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ihramlı olduğu halde hacamat olmuştur.

 

Tahric: Ahmed (3/164, 267), Ebu Davud (1833), Nesai (3832)ve İbn Huzeyme (2658).

 

 

 

14816. İbn Buhayne'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihramlı olduğu halde hacamat olmuştur.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe, Müsned (842) ve Müslim (2/862; 88).

 

 

 

14817. Süleyman b. Yesar'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Lahyey el-Cemel denilen yerde tepesinden kan aldırdı.

 

Tahric: Malik, Muvatta (1/349; 74), Buhari (1836) ve Müslim (2/862:88).

 

 

 

ihramlının Hacamat Yapmasını Mekruh Görenler

 

14818. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) ve Muhammed (b. Sirin), ihramlının hacamat yapmasını mekruh görürlerdi.

 

 

 

Güzel Koku Koklayan ihramlı Hakkında

 

14819. İbn Abbas der ki: "ihramlının güzel koku koklamasında bir sakınca yoktur.''

 

14820. ikrime'nin bildirdiğine göre İbn Abbas bunda bir sakınca görmezdi.

 

14821. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlının güzel koku koklamasında bir sakınca yoktur."

 

14822. Yusuf b. Mahek'in bildirdiğine göre Abdullah b. Amir'i gören biri onu hacda iken ihramlı olduğu halde Arafat'ta yanında güzel koku bulunduğunu görmüştür.

 

14823. Mücahid der ki: "ihramlının güzel koku koklamasında bir sakınca yoktur."

 

14824. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlının izhir koklamasında bir sakınca yoktur."

 

14825. Esved der ki: "ihramlının yeryüzünde biten güzel kokulu şeyleri ve ceylan miskini koklamasında bir sakınca yoktur."

 

14826. Ebu Cafer ile Ata (b. Ebi Rabah): "ihramlının yeryüzünde biten güzel kokulu bitkileri koklamasında bir sakınca yoktur" dediler.

 

 

 

İhramlının Güzel Kokulu Şeyleri Koklamasını Mekruh Görenler

 

14827. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, ihramlının güzel koku koklamasını kerih görürdü.

 

14828. Ebu'z-Zübeyr anlatıyor: Cabir'e: "ihramlı güzel koku koklayabilir mi?" diye sordum. "Hayır" dedi.

 

14829. Hakem der ki: "ihramlı (güzel kokulu iki bitki olan) pelin ve yavşanotu koklayamaz."

 

 

 

Ihramlının Güzel Koku Koklaması(nda Gereken Ceza) Hakkında

 

14830. Cabir der ki: "ihramlı güzel koku kokladığında ya da güzel kokulu bir esansa dokunduğunda bundan dolayı kurban gerekir."

 

14831. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Güzel kokuda fidye, avlanmada kurban gerekir."

 

14832. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlı güzel kokulu bir şey kokladığında bundan dolayı kefaret öder."

 

14833. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlı bir uzvu üzerine içinde güzel koku bulunan bir yağ koyduğunda kefaret öder."

 

 

 

Kına Süren ya da Kına ile Tedavi Olan ihramlı Hakkında

 

14834. Mücahid ve Ata: "ihramlının kına ile tedavi olmasında bir sakınca yoktur" dediler. Bu ikisi, ihramlının kına sürmesini mekruh görmüşlerdir.

 

14835. Said b. Cübeyr der ki: "ihramlının kı na ile tedavi olmasında bir sakınca yoktur."

 

14836. Hammad: "ihramlı kına süremez, desbesan ile abdest alamaz" dedi.

 

 

 

Hac Ayları Dışında ihrama Girmeyi Mekruh Görenler

 

14837. İbn Abbas der ki: "Sadece hac aylarında ihrama girmek sünnettendir."

 

Tahric: İbn Huzeyme (2596), Darakutni (2/234; 77) ve Hakim (1/448).

 

 

 

14838. Cabir der ki: "Sadece hac aylarında ihrama girilir."

 

14839. Ata, Tavus ve Mücahid: "Sadece hac aylarında ihrama girilir" dediler .

 

14840. Husayf anlatıyor: Horasan halkından olan bir adam hac ayları dışında gelerek ihrama girdi. Bunun üzerine Ata ona şöyle dedi: ''Bunu umreye çevir. Zira senin haccın olmaz. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Hac ayları bilinen aylardır. Her kim bu aylarda hacca başlarsa ... " (Bakara, 197).

 

14841. İbn Ebi Revvad anlatıyor: Bir adam hac ayları dışında gelerek hac ihramına girdi. Ata (b. Ebi Rabah) adama haccını umreye çevirmesini emretti.

 

14842. Muğire'nin bildirdiğine göre İbrahim, hac ayları dışında hac ihramına giren adam hakkında: "Şerik, devam etmesi gerektiğini, Huşeym ise haccın kendisine gerekli olduğunu söylerdi" dedi.

 

14843. Şa’bi der ki: "ihramdan çıkar ya da umre ihramına gireL"

 

14844. Ebu ishak anlatıyor: İbn Ebi Nu'm hac ayları dışında hac ihramına girdiğinde Amr b. Meymun der ki: "Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı bu durumu bilselerdi onu taşa tutarlardı!"

 

14845. Eyyub anlatıyor: Ebu'l-Hakem el-Beceli, hac ayları dışında ihrama girmişti. ikrime kendisiyle karşılaştığında ona: "Sen kötü bir adamsın" dedi.

 

 

 

Tavaf Esnasında Su içmek

 

14846. Ebu'l-Ahvas bildiriyor: Leys, Ata, Tavus ve Mücahid, Beytullah tavaf edilirken su içilmesinde bir sakınca görmezlerdi .

 

14847. ikrime b. Halid'in bildirdiğine göre Veda' ahalisinden olan bir adam şöyle anlatmıştır: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Beytullah'ı tavaf ederken su istedi. Bir adam: "Kendi yaptığımız içecekten sana verelim mi?" dedi. Derken içinde kuru üzüm şerbeti bulunan bir kap getirdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Üzerine bir kabı ters çevirip yerleştirseydiniz, ya da üzerine bir odun parçası koysaydınız ya!" Daha sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içecekten içti. içince yüzünü ekşitti. Sonrasında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir miktar su istedi ve içeceğin içine döktü (sulandırdı). Akabinde Allah'ın Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bundan içti ve ashabına da içirdi.

 

Tahric: Taberani, M. el-Kebir (20/690).

 

 

 

14848. İbn Abbas der ki: "Tavaf esnasında su içmekte bir sakınca yoktur."

 

14849. Ebu Mes’ud bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Beytullah'ı tavaf ederken içecek istedi. Kendisine içinde Sikaye'den getirilen kuru üzüm hoşafı bulunan bir kova getirilince bu içecekten içti.

 

 

 

ihramlı Olmayana Av Hayvanının Yerini Gösteren ihramlı Hakkında

 

14850. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlı biri, ihramlı olmayan birine av hayvanının yerini gösterir de ihramlı olmayan kişi bunu yakalamazsa gösteren ihramlı Allah'tan mağfiret dilesin."

 

14851. Amir(-i Şa'bi) der ki: "Kendisine (ceza olarak) bir şey gerekmez."

 

 

 

"5on Vazifen Beytullah'ı Tavaf Etmek Olsun" Diyenler

 

14852. Hz. Ömer der ki: "Son vazifeniz Beytullah'ı tavaf olsun. Beytullah'taki son vazifeniz Hacer-i Esved olsun."

 

14853. Hakem anlatıyor: İbrahim'e: "Beytullah'taki son vazifem ne ile tamamlanır?" diye sordum. "Hacer-i Esved ile" dedi.

 

14854. Mücahid der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun) Beytullah'a veda ettiklerinde son vazifelerinin Hacer-i Esved olmasını müstehap görürlerdi."

 

 

 

Mestleri Giymek Zorunda Kalan ihramlı Hakkında

 

14855. Urve der ki: "ihramlı mest giymek zorunda kaldığında dışını yırtar, ayaklarını tutacak kadar bir şey bırakır."

 

14856. İbrahim-(i Nehai) der ki: "ihramlı mest giymek zorunda kaldığında mestlerini yırtar ve mestlerinde bağcık kadar bir şey bırakır. Mestlerini topuk tarafından keser."

 

14857. Nafi' der ki: "Mestlerini alt taraftan yırtar."

 

14858. Osman b. Gıyas anlatıyor: ikrime: "Ayakkabı bulamadığında mest giyer" deyince ben: "Mestlerini yarar mı?" diye sordum. "Hayır, Allah eşyayı telef etmeyi sevmez" dedi.

 

14859. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), ihramlının kesik olmayan mest giymesine ruhsat verirdi.

 

14860. İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ayakkabı bulamazsa iki topuktan aşağısı kesilmiş olan mestler giyebilir." 

 

Tahric: Malik (1/324: 8; 1/325: 9), Ahmed (2/4), Buhari (1542, 5803, 5794, 1842, 5806, 5852), Müslim (2/834:1, 2, 3), Ebu Davud (1819, 1820, 1821), Nesai 3656, 3646, 3647, 3649, 3654, 2650, 3653, 3655-3657, 3660, 3661), İbn Mace (2929) ve İbn Huzeyme (2682).

 

 

 

iddet Süresinde Hacceden Kadın Hakkında

 

14861. Ata'nın bildirdiğine göre İbn Abbas, üç talakla boşanan ve kocası ölmüş bulunan kadınların iddet süresinde haccetmelerinde bir sakınca görmezdi.

 

14862. Kasım ile Ata'nın bildirdiğine göre Hz. Aişe, Ümmü Gülsüm'ü iddet süresinde iken haccettirmiştir.

 

14863. Hasan(-ı Basri) der ki: "iddet bekleyen kadının iddet süresinde haccetmesinde bir sakınca yoktur."

 

14864. Habıb el-Muallim anlatıyor: Ata'ya: "Üç talakla boşanmış kadın ve kocası ölmüş olan kadın, iddet süresinde haccedebilirler mi?'' diye sordum. "Evet'' dedi. Habıb ise: "Hasan da bu görüşteydi'' dedi.

 

 

 

iddet Bekleyen Kadının iddet Süresinde Haccetmesini Mekruh Görenler

 

14865. Said b. el-Müseyyeb'in bildirdiğine göre Hz. Ömer, iddet sürelerinde hacceden ya da umre yapan kadınları geri çevirmiştir.

 

14866. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Üç talakla boşanmış kadın ve kocası ölmüş olan kadın (iddet süresinde) haccedemez ve umre yapamaz. Kendisine safran içirilmiş olan bir elbise giyemez.''

 

14867. Mücahid'in bildirdiğine göre Hz. Ömer ile Osman, evlerinde iddetlerini bitirinceye kadar umre ve hac yapan kadınları geri çevirmişlerdir.

 

 

 

Mekke Güvercinlerinden Biriyle Oynayan Çocuk

 

14868. Ata'nın bildirdiğine göre İbn Abbas, Harem güvercinlerinden birini vuran çocuk hakkında: "Oğlun adına bir koyun kes" dedi.

 

14869. Ubeydullah b. Ömer'in bildirdiğine göre babası şöyle anlatmıştır: Çocukken Hafs b. Asım'la beraber Mekke'ye geldik. Mekke'de konakladığımız yerde yavru bir kuş yakaladık. Onunla bir süre oynadıktan sonra kuşu öldürdük. Hafs'ın hanımı olan Muti' b. el-Esved'in kızı Aişe kendisine durumu haber verince Hafs, koç kurban edilmesini emretti. Koç kesilince fakirlere tasadduk etti.

 

14870. Hişam b. Urve anlatıyor: Urve'nin çocuklarından biri Mekke güvercinlerinden olan yavru bir güvercinle oynadı. Bunun üzerine babam koyun kesilmesini emretti. Koyun kesildikten sonra onu sadaka olarak dağıttı.

 

14871. Hasan(-ı Basri) der ki: "Çocuk av hayvanını vurursa cezası onu haccettiren kişi üzerinedir."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Bedenelerin (Kurbanlık Büyük Başların) Sadece Develerden Olacağını Söyleyenler