m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

ihramlının Beline Bağladığı Kese

 

15686. Kasım'ın bildirdiğine göre Hz. Aişe'ye ihramlının kese bağlaması sorulunca: "Nafakanı sağlamca beline bağla" dedi.

 

15687. Haccac anlatıyor: Ebu Cafer (el-Bakır) ile Ata (b. Ebi Rabah)'a ihramlı için kese taşımanın hükmünü sordum. "Bunda bir sakınca yok" dediler.

 

15688. Tavus der ki: "ihramlının kemer takmasında bir sakınca yoktur."

 

15689. Ömer b. Muhammed anlatıyor: Salim b. Abdillah'a ihramlı için kemerin durumunu sordum. "Bunda bir sakınca yok" dedi. Salim'in üzerinde kırmızı bir kıyafet gördüm.

 

15690. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Enli bile olsa kemerde bir sakınca yoktur."

 

15691. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, bunu kerih görürdü .

 

15692. Kasım (b. Muhammed) der ki: "Bunda bir sakınca yoktur."

 

15693. Salih b. Cübeyr'in bildirdiğine göre Said b. Cübeyr'e: "Beraberinde para bulunan adam onları beline bağlayabilir mi?" diye sorulunca: "Evet, ama izarın düğümü üzerine bağlayamaz" dedi.

 

15694. Eyyub'un bildirdiğine göre Nafi, ihramlı için kesevi mekruh görürdü.

 

15695. Said b. Cübeyr der ki: "ihramlı için kesede bir sakınca yoktur."

 

15696. İbn Abbas der ki: "Kesede bir sakınca yoktur."

 

15697. Mücahid der ki: "ihramlı (beline) kese takabilir."

 

15698. Mücahid'in bildirdiğine göre ibnü'z-Zübeyr, haccetmek üzere geldi. Tavafın ilk üç şavtında remel yaptı. O kadar ki beline bağladığı kemerinin koptuğunu gördüm.

 

15699. Hişam b. Urve'nin bildirdiğine göre babası; ihramlının, parasını içinde koruyacaksa beline kese bağlamasında bir sakınca görmezdi.

 

15700. Musa b. Ubeyde anlatıyor: Muhammed b. Ka'b'a bu meseleyi sordum.

Şöyle dedi: "Bu hususta fakihler ihtilaf etti. işi sıkı tutarsan güzelolur. Kolaylık tanısan da güzelolur."

 

15701. Said b. el-Müseyyeb der ki: "ihramlı için kesede sakınca yoktur. Ancak kese üzerine sırım (ince uzun deri parçası) bağlayamaz. Sadece (ucunu düğüm yapmadan sıkıca) sarabilir."

 

 

 

"Hiç Kimse Mikat Yerini ihramsız Olarak Geçemez" Diyenler

 

15702. Said b. Cübeyr'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hiç kimse mikat yerini ihramsız olarak geçmesin."

 

Tahric: Taberani, M. el-Kebir (11/12236).

 

 

 

15703. İbn Abbas der ki: "Hiç kimse mikat yerini ihramsız olarak geçmesin."

 

15704. İbn Fudayl bildiriyor: Mücahid, Davud'a der ki: "Başka bir beldeden geldiğinde ihrama girmedikçe sınırı geçme.''

 

15705. Hişam'ın bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirin) şöyle derdi: "Hiç kimse mikat yerini ihrama girmedikçe geçmesin."

 

 

 

Harem Bölgesinden Misvak ve Benzeri Şeyler Almaya Ruhsat Verenler ile Bunu Mekruh Görenler

 

15706. Mücahid der ki: "Ata (b. Ebi Rabah), Harem bölgesinden kamış, misvak ve sinameki (satın) alınmasına ruhsat verirdi."

 

15707. Leys'in bildirdiğine göre Mücahid, bunu mekruh görürdü.

 

 

 

ihramlının Harem Bölgesinden Çıkmasını Kerih Gören

 

15708. Mücahid der ki: "ihramlı, Harem'den dışarı çıkmasın."

 

 

 

Oruç Günleri Geçinceye Kadar Ne Oruç Tutan, Ne De Kurban Kesen Temettü Hacısı Hakkında

 

15709. İbn Abbas'ın bir azatlısı anlatıyor: Temettü haccı yapıyordum. Kurban kesmeyi unuttum. Kurbanımı o kadar geciktirdim ki oruç günleri de geçti. Durumumu İbn Abbas'a sordum. "Hedy kurbanın için bir kurban, bir de tehir ettiğin için ayrı bir kurban kes" dedi.

 

15710. Salt b. Raşid anlatıyor: Tavus'a temettü haccı yapıp da ne kurban kesen, ne de oruç tutan, böylelikle oruç günlerini geçiren adamın durumunu sordum. "Kurban keser" dedi. Ben: "Kurban bulamıyor" dedim. "Elbisesini satar" dedi. "Onu da bulamıyor" dedim. "Arkadaşlarından borç alır" dedi. "Vermiyorlar" dedim. "Yalan söylüyorsun!" dedi.

 

15711. Abdülkerim'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah) ile Said b. Cübeyr, temettü haccı yaptığında ne kurban kesen, ne de oruç tutan adam hakkında: "Kurban kesmesi gerekir" dediler.

 

 

 

Kişi Hac Ayları Dışında Umre Yaptığında Ne Gerekir?

 

15712. Habıb anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a hac ayları dışında umre yapma durumunda vacip olan kurban olup olmadığı soruldu. Cevaben şöyle dedi: "Umrede vacip olan bir kurban yoktur. Onlar (Sahabe ve Tabiun), hedy kurbanı

sevk ederlerdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) müşrikler kendisini engellediğinde hedy kurbanı sevk etti. Umre ihramına girmiş miydi?" Ata devamla şöyle dedi: "Evet, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) müşriklerle gelecek sene gelmek üzere anlaşma yaptı. Muaviye'nin hac ayları dışında umre yaptığında deve kestiğini gördüm."

 

 

 

Tıraş Olmadan Önce Hedy Kurbanını Kesen Muhsar

 

15713. Mücahid'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), hac yapmaktan alıkonunca hedy kurbanı kesti. Akabinde tıraş oldu.

 

Tahric: Buhari (1881, 1812).

 

 

 

ihramlının Kurt Öldürmesi Hakkında

 

15714. Said b. el-Müseyyeb'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''İhramlı, kurdu öldürür'' buyurdu.

 

Tahric: Abdürrezzak (8384), Ebu Davud, Merasıl (137) ve Beyhaki (5/210). İbn Ömer hadisinden: Ahmed (2/22, 30), İbn Huzeyme (2666), Tahavi (2/163) ve Darakumi (2/232:66, 67). 15048'e bakın. Said b. el-Müseyyeb 'in sözü 15050'de geçti. 15719'da gelecek.

 

 

 

15715. Said b. el-Müseyyeb'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İhramlı, kurdu öldürür" buyurdu.

 

15716. İbn Ömer der ki: "ihramlı, kurdu öldürür."

 

15717. İbn Ömer der ki: "ihramlı, kurdu öldürür."

 

15718. Said b. Cübeyr der ki: "İhramlı olduğun halde eşyalarından kurdu kov."

 

15719. Said b. el-Müseyyeb der ki: "ihramlı, kurdu öldürür."

 

15720. Kabısa b. Züeyb der ki: "Harem'de kurt öldürülür."

 

15721. İsmail'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) ile Ata, kurt ve aslan öldüren ihramlı hakkında: "Onu öldür. Çünkü o düşmandır" dediler.

 

15722. İbn Ömer der ki: ''ihramlı, kurt ve yılanı öldürebilir."

 

15723. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Kurt ve Kur'an'da zikredilmeyen her düşmanı öldür."

 

 

 

Hiçbir Şeyin ismini Vermeden (Niyetsiz) Hacceden Arap Olmayan Kimse Hakkında

 

15724. İbrahim b. Nafi' anlatıyor: Arap olmayan bir kadın Mekke'ye geldi. Hac ibadetlerinin tümünü yerine getirdi; ancak hiçbir şeye niyet etmedi (niyetini belirterek telbiye getirmedi). Bunun üzerine Ata: "Haccı geçerli olmaz" dedi. Tavus şöyle dedi: "Geçerli olur. Çünkü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın."

 

Tahric: Ahmed (1/239, 283, 365), Buhari (69,6125), Müslim (3/1359:6, 7, 8) ve Ebu Davud (4802).

 

 

 

15725. Bekr'in bildirdiğine göre Arap olmayan bir adam haccetti; ama ne haccı, ne de umreyi belirtmeyerek: "Ben insanlarla beraberim" demekle yetindi. Bekr bu konuda: "Ben, bunun insanların yaptığı amellerin en güzeli kapsamına girdiğini ümit ediyorum" diye ekledi.

 

 

 

Sığıra (Kurbanlık Olduğu Bilinsin Diye Deri ve Benzeri Şeylerden) Alamet Takılıp Takılmayacağı Hakkında

 

15726. Nafi'nin bildirdiğine göre Ka'b, kendisine alamet takılmış bir sığırı kurbanlık olarak sevk etmiştir.

 

15727. Said b. Cübeyr der ki: "Sığıra alamet takılır; ama sırtı (kanatılmak suretiyle) işaretlenmez."

 

15728. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, sığıra alamet takar, hörgücünden işaretlerdi. Hörgücü olmazsa hörgücün bulunduğu yerden işaretlerdi.

 

 

 

"Ailenin Yaşadığı Yerden Başlamadıkça Umre Olmaz" Diyen

 

15729. Husayf'ın bildirdiğine göre Ata, Tavus ve Mücahid şöyle demişlerdir:

"Ailenin bulunduğu yerden başlamadıkça umre olmaz, hacdan döndükten (hemen) sonra umre olmaz.'' Said b. Cübeyr der ki: "Bulunduğu yerdeki mikat yerine geri döner ve umre yaparsa bunun umre olmasını ümit ederim."ı

 

 

 

Kurban Etleri ve Bunları Azık Edinenler

 

15730. Cabir b. Abdillah der ki: "Medine'ye kurban etleriyle ulaşırdık."ı

 

15731. Cabir anlatıyor: Kurbanlık deve etlerinden sadece Mina günlerinde yerdik. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize bu konuda izin vermek üzere şöyle buyurdu: "Yiyin ve (dönüş yolu için) azık edinin." Bunun üzerine biz de yedik ve (fazlasını) azık edindik. İbn Cüreyc ekledi: "Ata'ya ''Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu sadece temettü kurbanına ait kıldığını mı düşünüyorsun?" dedik. "Hayır, bütün hedy kurbanlarında geçerli olduğunu düşünüyorum" dedi.

 

Tahric: Ahmed (3/368), Darimi (1961), Buhari (2980, 5424, 5567), Müslim (3/1562:29, 30, 31) ve Nesai (4515).

 

 

 

15732. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, üç günden sonra kurban etinden yemezdi.

 

15733. Ebu Abdirrahman'ın bildirdiğine göre Hz. Ali der ki: "Sizden kimse üç günden sonra kurban etinden yemesin."

 

15734. İbn Ma'kil'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Size kurban etlerinden yemenizi yasaklamıştım. Yiyin ve yolculuklarınızda azık edinin.''

 

Tahric: Ahmed (2/1696).

 

 

 

15735. Cabir der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında kurban etlerini Medine'ye kadar yol için azık edinirdik."

 

Tahric: Buhari (2980, 5424, 5567) ve Müslim (3/1562:32). 15730 numaralı hadise bakın.

 

 

 

15736. İbn Abbas der ki: "Kurban etleriyle beraber (yaşadığımız) şehirlere inerdik."

 

15737. Enes der ki: ''Kurbanlarımızdan Allah'ın dilediği kadar keser ve geri kalanı Basra'da yerdik.''

 

 

 

Hiç Haccetmeyen Kişinin Yerine Hacceden Kişi

 

15738. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), hiç haccetmeyen adamın yerine hacceden kimse hakkında: ''Haccı geçerli olur'' dedi.

 

15739. Said b. el-Müseyyeb der ki: ''Hiç şüphesiz Allah her ikisine de bol bol verir.''

 

15740. Hişam'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), başka birinin yerine hacceden adam hakkında: ''Onun için sevabının aynısı ümit edilir'' dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Konaklama Yerleri Neresi idi?