|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Hac Menasiki |
Telbiyenin Nasıl
Olduğu Hakkında
13634. İbn Ömer
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken şöyle
derdi: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne'l-hamde
ve'n-ni'mete ve 'I-mülk, Lı şerike lek." ("Tekrar tekrar icabet sana
Allahım! Emrine amadeyim, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana, senin
emrindeyim ... Senin ortağın yoktur. Tekrar icabet sana ... Hiç şüphe yok ki
hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk senindir. Senin ortağın yoktur.'')
Tahric: Buhari (1549,
5915), Müslim (2/841:19, 20, 21), Ebu Davud (1808), Tirmizi (825, 826), Nesai
(3729, 3730, 3728, 3731) ve İbn Mace (2918).
13635. Başka bir kanalla
İbn Ömer, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önceki hadisin aynısını
nakletmiştir.
Tahric: Bu isnadla İbn
Ebi Şeybe hadisi 13647'de tekrar edecek. Müslim (2/842:20'den sonra).
13636. Cıbir'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiye getirerek
sesini yükseltti (telbiyede şu ibareleri söylüyordu): "Lebbeyk Allahümme
lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne'l-hamde ve'nni 'mete ve'l-mülk,
La şerike lek." ("Tekrar tekrar icabet sana Allahım! Emrine amadeyim,
tekrar icabet sana, tekrar icabet sana, senin emrindeyim ... Senin ortağın
yoktur. Tekrar icabet sana ... Hiç şüphe yok ki hamd ve nimet sana mahsustur.
Mülk senindir. Senin ortağın Yoktur.'')
13637. Hz. Aişe
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiyesini onun okuduğu
gibi ezberledim: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke
lebbeyk, inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve I-mülk, la şerike lek."
("Tekrar tekrar icabet sana Allahım! Emrine amadeyim, tekrar icabet sana,
tekrar icabet sana, senin emrindeyim ... Senin ortağın yoktur. Tekrar icabet
sana ... Hiç şüphe yok ki hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk senindir. Senin
ortağın yoktur.")
Tahric: Buhari (1550),
Ahmed (6/32, 181,229,230) ve Ebu Ya'la (4652=4671)
13638. Dahhak, İbn
Abbas'ın telbiyesinin Cabir'in Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
rivayet ettiği gibi olduğunu bildirilmiştir. İbn Abbas şunu ekledi: "Bunu
bırakma, çünkü bu, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiyesidir.''
Tahric: Ahmed (1/267,
302).
13639. Abdurrahman b.
Yezid anlatıyor: İbn Mes’ud telbiyesini: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk,
lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk, la
şerike lek" diye getirir ve şöyle derdi: "Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) telbiyesi böyleydi.''
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (396), Ahmed (1/410), Müslim (2/932:269, 270, 271), Nesai (3732, 4053)
ve Bezzar (1901).
13640. Abdullah b. Ebi
Seleme anlatıyor: Sa'd b. Ebi Vakkas bir adamın "Lebbeyk ya
Ze'I-Mearic" ("icabet sana ey miraçların sahibi!") dediğini
işitince şöyle dedi: "Lebbeyk ya Ze'l-Mearic mi?! Allah zaten miraçların
sahibidir. Ama biz bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında
söylemezdik.''
Tahric: Ahmed (1/172),
Ebu Ya'la (720=724) ve Bezzar (1244).
13641. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiyesinde şöyle
buyurmuştur: "Lebbeyke ilahe'l-hakkı lebbeyk." ("icabet sana ey
hakkın ilahı icabet sana!")
Tahric: Tayalisı (2377),
Ahmed (2/476, 341), Nesai (3733), İbn Mace (2920), İbn Huzeyme (2624) ve Hakim
(1/449-450).
13642. Abdurrahman b.
Yezid anlatıyor: İbn Mes'ud bize şu telbiyeyi öğretirdi:
"Lebbeyk Allahümme
lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne'l-hamde ve'nni'mete lek.''
13643. Hayseme
bildiriyor: Onlar şu üç cümleyi söylerlerdi. Esved de böyle söylerdi. Yezid
şöyle derdi: "Ve'l-mülke la şerike lek."
13644. Esved anlatıyor:
Hz. Ömer, Arefe gününün akşamı kırmızı bir deve üzerinde Arafat'tan indi.
Devenin boynu o kadar kısaydı ki neredeyse palanının ortasına çarpacaktı. Hz.
Ömer şu üç cümleyi telbiye olarak getiriyordu: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk,
lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne'l-hamde ve'n-ni'mete lek." Ömer
devesini hızlı bir şekilde sürüyordu. Uzun kum yığınlarına ulaştığında ellerini
kaldırıp tekbir getirdi.
13645. Misver b. Mahreme
anlatıyor: Hz. Ömer'in telbiyesi şöyle idi: ''Lebbeyk Allahümme lebbeyk,
lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk, la
şerike leke lebbeyke, merğuben ve merhuben ileyke, lebbeyke ze'n-na'mai
ve'l-fadli'l-hasen. ("Tekrar tekrar icabet sana, Allahım! Emrine amadeyim,
tekrar icabet sana, tekrar icabet sana, senin emrindeyim ... Senin ortağın
yoktur. Tekrar icabet sana ... Hiç şüphe yok ki hamd ve nimet sana mahsustur,
(rahmetini) umarak ve (azabından) korkarak tekrar icabet sana ... tekrar icabet
sana ey nimetler sahibi, ey ihsan ve güzellik sahibi")
(Ravi) Abde ekledi:
Hişam: "Misver bununla telbiyeye başlar ve tekrar ederdi" dedi.
(Ravi) Ebu Halid
el-Ahmer: "Urve de böyle telbiye getirirdi" ibaresini ekledi, ancak
"Bununla telbiyeye başlar ve tekrar ederdi" demedi.
13646. Yahya b. Said der
ki: İbn Ömer kendi görüşünce telbiyeye: "Lebbeyke ve'r-rağbau ileyke
ve'l-amelü lebbeyk (Yalvarıp yakarma ve ameller sanadır, icabet sana aittir)"
sözünü eklerdi.
13647. İbn Ömer
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ağzından telbiyeyi şu
şekilde aldım: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke
lebbeyk, inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve 'I-mülk, la şerike lek."
"ibn Ömer telbiyeye: "Lebbeyke ve'r-rağbau ileyke ve'l-amelü lebbeyk
ve sa'deyke (Yalvarıp yakarma ve ameller sanadır, icabet sana, saadetler
sana)" sözünü eklerdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |