|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
Kadınla Evlenirken
Mehrini Aşikare iken Bir Miktar, Gizlide ise Daha Azıyla Belirten Erkek
Hakkında
16357. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), gizli olan mehir hakkında der ki: "Adam
daha çok olanı ilan ettiğinde gizli olan esas alınır, aşikar olan
iptalolur."
16358. (Kadı) Şureyh der
ki: "Gizli olan alınır, aşikar olan iptalolur."
16359. Zühri der ki:
"iş, gizli olan mehir üzerinedir."
16360. Mansur anlatıyor:
Hakem b. Uteybe'ye (mehrini) gizli olarak bin dirhem, aşikar olarak da iki bin
dirhem ilan eden adam hakkında soru sordum. "Gizli olan esas alınır. Çünkü
hak olan budur. Aşikar olan geçersiz sayılır" dedi.
16361. (Kadı) Şureyh der
ki: "iki mehirden birincisi alınır."
"Aşikar Söylenen Mehir
Esas Alınır" Diyenler
16362. Şa’bi der ki:
"Aşikar olan esas alınır."
16363. Şa’bi der ki:
"Aşikar olan esas alınır."
16364. Mansur b.
Abdirrahman anlatıyor: Şa’bi ile karşılaştım. Ona bu meseleyi sordum. Şöyle
dedi: "Şureyh ''Aleniyet gizli olanı yıktı'' dedi."
16365. Ebu Kılabe der
ki: "Aşikar olan esas alınır."
Cariye ile Evlendikten
Sonra Onu Satın Alan Kişi
16366. İbrahim(-i Nehai)
ve Şa’bi, cariyenin hür adamın nikahı altında olup da onun tarafından satın
alınması hakkında derler ki: "Nikah yıkılmıştır. Kendisinin cariyesi olur.
Dilediği zaman onunla ilişkiye girebilir."
16367. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), nikahı altında cariye olup da daha sonra onu
satın alan adam hakkında der ki: "Kölelik, cariye ile olan nikah akdini
silmiştir."
16368. Mekhul, bir
kimsenin cariye ile evlenmesinden sonra onu satın alması hakkında der ki:
"Ona malik olduğu için onunla ilişkiye girer (karısı olduğu için
değil)."
16369. Tavus der ki:
"Kölelik, cariye ile olan nikah akdini gidermiştir."
16370. İbn Ebi Zi'b
anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a nikahı altında cariye bulunup da daha sonra onu
satın alan adamın durumunu sordum. Şöyle dedi: "Artık onun cariyesidir.
Ona dilediğini yapar." Zühri'ye sordum. Ata'nın dediğinin benzerini
söyledi.
16371. Cafer b. Burkan
anlatıyor: Zühri'ye nikahı altında cariye bulunup da daha sonra onu satın alan
adamın durumunu sordum. "Satın alınması nikahı yıkmıştır" dedi. Cafer
ekledi: "Bu meseleyi Meymun b. Mihran'a sordum. Şöyle dedi: "Cariye,
kendisine iki taraftan helal olur. Karılık yönünden ve satın alınması
açısından."
16372. Amr anlatıyor:
Cabir b. Zeyd'e nikahı altında cariye bulunup da daha sonra tek talakla onu
boşayan, ardından erkek kölesini azat eden bir adamın karısını (azat olmuş) bu
şahıs satın alırsa o kadının durumu soruldu. Şöyle dedi: "Onu satın
aldığında artık kendi cariye konumundadır." (Tek talağın bir hükmü yoktur)
ikrime ile Hasan b. Ebi'I-Hasan da böyle fetva verirdi.
Nikahı Altında Cariye
Bulunan, Daha Sonra Onu iki Talakla Boşayan, Ardından Onu Satın Alan Adam
Hakkında
16373. Osman b. Affan
ile Zeyd b. Sabit derler ki: "Cariye, başka bir adamla evlenmedikçe
kendisine helalolmaz."
16374. Muhammed b. ishak
anlatıyor: Ömer b. Abdilaziz'in mektubunu okudum. Şöyle diyordu: "Bu
cariye, başka bir adamla evlenmedikçe ilk kocasına helalolmaz."
16375. Alkame der ki:
"Cariye, başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helal olmaz."
16376. Mesruk der ki:
"Cariye, başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helal olmaz."
16377. Ebu Salih
el-Hanefı'nin bildirdiğine göre Hz. Ali der ki: "Onunla ilişkiye girmesi
helalolmaz."
16378. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Cariye, başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helalolmaz."
16379. Ebu'd-Duha ve
Şa’bi derler ki: "Cariye, başka bir adamla evlenip adam da onunla ilişkiye
girmedikçe artık bu cariye ilk kocasına helal olmaz."
16380. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bu cariye, sadece kendisine haram kılınan cihetle (yani
başkasıyla evlenip ayrıldıktan sonra) kendisine helal olur."
16381. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bu cariye, başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helal
olmaz."
16382. Zühri der ki:
"Cariye, başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helal olmaz."
16383. Zühri bildiriyor:
Abdurrahman, Zeyd b. Sabit'e nikahı altında olan cariyeye (iki) talak verdikten
sonra ondan kesin surette ayrılan, daha sonra onu satın alan adamın durumunu
sordu. Zeyd b. Sabit cevaben: "Cariye, sadece kendisine haram kılınan
cihetle kendisine helal olur" dedi.
16384. Şa’bi der ki:
"Bu cariye sadece kendisine haram kılınan cihetle kendisine helal
olur."
16385. Cabir b. Zeyd der
ki: "Cariye, başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helal olmaz."
16386. İbrahim
anlatıyor: Bu meseleyi Abıde'ye sordum. Bu hususta beni men etti.
Kişi, (iki Talak
Verdiği) Cariyesiyle Malik Olması Sebebiyle ilişkiye Girebilir mi?
16387. Tavus der ki:
"Bu cariye, kendisinin milk-i yeminidir (ilişki kurabilir)."
16388. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Cariye ile milk-i yemin (cariye olması hasebiyle ona malik olduğu
için) ilişkiye girer."
16389. Humeyd b.
Abdirrahman der ki: "Bir ayet bunu helal kılarken, diğer bir ayet haram
kılmıştır. Ne emrederim, ne de yasaklarım."
16390. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Onunla milk-i yemin ile (köle konumunda) ilişkiye
giremez. Dilerse onu azat eder ve onunla evlenir. Kadın adamın yanında tek
talak üzere kalır." Katade de bu görüşü benimsemiştir .
16391. Cabir ve Ebu
Seleme'den bunun benzeri rivayet edilmiştir.
Nikahı Altında Bulunan
Cariyeyi iki Talakla Boşayan Köle Hakkında
16392. İbrahim(-i
Nehai)'nin bildirdiğine göre İbn Mes’ud, cariye olan hanımını iki talakla
boşayan kölenin, hanımıyla beraber azat edilmesi hakkında der ki:
"Boşadığı hanımı başka bir adamla evlenmedikçe onunla tekrar
evlenemez."
16393. İbrahim(-i
Nehai), bir cariyenin kölenin nikahı altında olup da kölenin kendisine iki
talak vermesi, daha sonra beraberce azat edilmeleri hakkında: "Cariye,
başka bir adamla evlenmedikçe kendisine helalolmaz" dedi.
16394. Davud'un
bildirdiğine göre Amir(-i Şa’bi), cariyeye iki talak verdikten sonra karısıyla
beraberce azat edilen köle hakkında: "Cariye, başka bir adamla
evlenmedikçe kendisine helalolmaz" dedi.
16395. Beni Nevfel'in
azatlısı olan Ebu'I-Hasan anlatıyor: Ben ve karım köle idik.
Karımı iki talakla
boşadım. Bundan sonra azat edildik. Ona tekrar geri dönmek istedim. İbn Abbas'a
sordum. "Eğer ona geri dönersen o, senin yanında tek talak
üzere kalır. iki talak
hakkın artık geçmiştir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de bu şekilde
hüküm vermiştir" dedi.
16396. İbn Abbas'ın
bildirdiğine göre Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıdaki
hadisin benzeri rivayet edilmiştir.
Tahric: Abdürrezzak
(12989), Ahmed (1/229, 334), Ebu Davud (2181, 2182), Nesai (5620, 5621), İbn
Mace (2082), Taberani (10/19813) ve Beyhaki (71370-371).
16397. Ebu Seleme ile
Cabir b. Abdillah derler ki: "Cariye, iddeti içerisinde azat edilirse
kocası dilerse onunla tekrar evlenir. Böylelikle kocasının yanında tek talak
hakkıyla kalmış olur."
Nikahı Altında Cariye
Bulunan, Daha Sonra Onun Bir Kısmını Satın Alan Adam Onunla ilişkiye Girebilir
mi?
16398. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), iki adam arasında ortak olan cariye ile
evlenen, daha sonra ikisinden birinin payını satın alan adam hakkında:
"Diğerinin payını satın almadıkça ondan uzak durur" dedi.
16399. İbrahim(-i
Nehai)'den bunun benzeri nakledilmiştir.
16400. Katade der ki:
"Ona (cariyeye) malik olması sadece yakınlığını arttırır."
16401. Ma'mer'in
bildirdiğine göre Zühri şöyle derdi: "Adam, hanımının bir payını satın
aldığında tamamen elde etmedikçe ona yaklaşamaz."
Cariyesini Azat Ettikten
Sonra Onu Azat Edişini Mehir Olarak Sayan Kişi; Bunu Caiz Görenler ve Yapanlar
16402. Enes'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Safiyye'yi azat
edişini onun mehri saymıştır.
Tahric: Ahmed (3/99),
Said b. Mansur (907), Buhari (371, 947, 4201), Müslim (2/1045:84), Ebu Davud
(2047, 2991), Tirmizi (1115), Nesai (5499) ve İbn Mace (1957).
16403. Hz. Ali der ki:
"Kişi dilerse ümmü veledini (kişinin, kendisinden çocuk edindiği
cariyesini) azat eder ve azat edişini onun mehri sayar."
16404. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Cariyesini ya da ümmü veledini azat eden kişinin onu
azat edişini mehir olarak saymasını, onun için geçerli görürüm."
16405. Ma'mer'in
bildirdiğine göre Zühri şöyle derdi: "Kişinin cariyesini azat edip onu
azat edişini mehir olarak sayması geçerlidir.
"Azat Ettiği
Cariyesi için Bir Şeyler Verir; Bunu Yapan Kişi, (Kurbanlık) Devesine Binen
Gibidir" Diyenler
16406. İbrahim(-i
Nehal)'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, cariyesini azat ettikten sonra onu azat
edişini mehir olarak sayan kişi hakkında: "Bu kişi (kurbanlık) devesine
binen kişi gibidir" dedi.
16407. İbn Mes’ud der
ki: "Cariyesini azat edip de onunla evlenenen adam (kurbanlık) devesine
binen kişi gibidir."
16408. Yunus şöyle
derdi: "ibn Sirin, cariyesini azat edişini mehir olarak saydığında bununla
beraber ona birşeyler (hediye) verilmesini hoş karşılardı."
16409. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi RabahL cariyesine "Seni azat ettim ve
seninle evlendim" diyen adam hakkında: "G (cariye artık) hürdür;
dilerse adamla evlenir, dilerse evlenmez" dedi.
Cariyesini Allah için Azat
Eden Adam Onunla Evenebilir mi?
16410. Katade
bildiriyor: Enes b. Malik ile Said b. el-Müseyyeb derler ki: "Kişi
cariyesini Allah için azat ettiğinde ona artık geri dönemez." Ayrıca bu
ikisi, kişinin cariyesini evlenmek amacıyla azat etmesinde bir sakınca
görmezlerdi.
16411. Said'in
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), cariyesini Allah için azat eden kişinin
onunla evlenmesini mekruh görürdü.
16412. Mansur'un
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), cariyeyi azat ettikten sonra onunla
evlenmeyi mekruh görürdü.
16413. Katade'nin
bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, cariyeyi Allah ması için azat ettikten
sonra onunla evlenmeyi kerih görürdü.
16414. Katade
bildiriyor: Büşeyr b. Ka'b "Yeryüzünün omuzlarında yürüyün!''[ı Mülk, 15] mealindeki
ayeti okudu. Cariyesine: "Şayet ''Yeryüzünün omuzlarını'' kelimesinin ne
olduğunu bilirsen Allah ması için hürsün" dedi. Cariyesi:
"Yeryüzünün
omuzları, dağlarıdır" cevabını verdi. (Bu doğru cevap karşısında) sanki
suratından vurulmuşa döndü. Cariyesini çok seviyordu. Bu meseleyi soruşturmaya
başladı. insanlardan kimisi ona (cariyesiyle nikahlanmasını) emrediyor, kimisi
yasaklıyordu. En sonunda Ebu'd-Derda ile karşılaştı. Meseleyi ona anlattı.
Ebu'd-Derda ona şöyle dedi: "Seni şüpheye düşüren şeyi boşver, şüpheye
düşürmeyen şeye yöne!. Çünkü hayır, gönlün sükunette olmasındadır; şer ise
şüpheki olan şeydedir." Bunun üzerine Büşeyr bu işin peşini bıraktı.
"Kişi Cariyesini
Allah için Azat Etse Bile Onunla Evlenmesinde Bir Sakınca Yoktur" Diyenler
16415. Katade'nin
bildirdiğine göre Ata ile (Hasan(-ı Basri) kişi cariyesini Allah için azat etse
bile onunla evlenmesinde bir sakınca görmezler ve: "Bunun mükafatı daha
çoktur" derlerdi.
16416. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri)'ye cariyesini azat ettikten sonra onunla
evlenen adamın durumu sorulduğunda bunda bir sakınca görmezdi. Bu azat ediş,
Allah için olsa bile.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Ehl-i Kitab'la
Evlenmeyi Hoş Karşılamayanlar