m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Nikah

 

Kadınla, Peşin ve Müeccel (Vadeli) Mehir Karşılığı Evlenen Hakkında

 

16439. Misver'in bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız şöyle yazmıştır: "Kişi, kadınla ilişkiye girdiğinde -kadının mehrin müeccel olarak ileride ödenmesini şart koşması müstesna- peşin ve müeccel (vadeli) mehir gerekli olur."

 

16440. Mansur'un bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), mehrin elinin genişlemesi zamanında verilmesi şartıyla kadınla evlenen adam hakkında: "Bu süre ölünceye kadar ya da ayrılıncaya kadar devam eder" dedi.

 

16441. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), müeccel olan mehir hakkında der ki: "Mehir için malum bir müddet belirlemesi dışında mehir peşin ödenir."

 

16442. İbn Sirin anlatıyor: Bir adam, bir kadınla (yarısı) peşin ve (kalanı) müeccel (vadeli) olan mehrin elinin genişlemesi vaktinde verilmesi üzerine evlendi. Bunun üzerine kadın bu meseleyi (Kadı) Şureyh'e götürdü. Şureyh kadına: "Bize sence genişlik vakti neyse onu göster de senin adına onu alalım" dedi.

 

16443. iyas b. Muaviye der ki: "Adam, kadınla ilişkiye girdiğinde kadının müeccel (vadeli) mehir konusunda bir iddiası kalmaz."

 

16444. Şa’bi der ki: "Peşin olan mehir(in ödemesi), ölüm ya da ayrılma vaktine kadar devam eder."

 

16445. Hammad b. Seleme bildiriyor: Hammad (b. Ebi SüleymanYın şöyle dediğini işittim: "Mehir peşindir, kadın dilediğinde onu alır."

 

16446. Bürd'ün bildirdiğine göre MekhOI ile Zühri evlendiği kadınla ilişkiye girdikten sonra onda delilik, cüzzam, alaca hastalığı ya da (ilişkiye girmesine engel olan) bir şişlik olduğunu gören adam hakkında şöyle demişlerdir: "Bu. sebeple kadın reddedilebilir. Kadının namusunu sayesinde helal kıldığı peşin ve müeccel olan mehri kadına ödemesi gerekir. Mehir, (evlendiği kadının kusurunu söylemeyerek) adamı aldatan kişinin üzerine yıkılır."

 

 

 

Benu Tağleb'in Hıristiyan Kadınlarıyla Evlenmek

 

16447. İbrahim(-i Nehal)'nin bildirdiğine göre Hz. Ali, BenO Tağleb'in Hıristiyanlarının kestikleri(nin yenmesi)ni ve kadınları(nın nikahlanması)nı hoş karşılamazve: "Onlar, Araplardandır" derdi.

 

16448. Katade'nin bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) bunda bir sakınca görmez ve şöyle derdi: "Onlar bir din benimsediler. işte bu, onların dinidir."

 

16449. Amr b. Herim anlatıyor: Cabir b. Zeyd'e Hıristiyan Arapları ile evlenmenin müslümanlar için helal olup olmadığı soruldu. "Onlar, Ehl-i Kitab'dan değillerdir. Onların kadınları ile evlenmek ve yiyeceklerini yemek müslümanlara helal değildir" dedi.

 

16450. imran b. Hudeyr'in bildirdiğine göre ikrime, "Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır" mealindeki ayet (Maide Sur, 51) hakkında: "(Burada) kestikleri (hayvanların etleri) ve kadınları hususunda Hıristiyan Arapları (kastedilmiştir)" dedi.

 

16451. İbn Abbas der ki: "Benu Tağleb'in kestiklerini yiyin, kadınlarıyla evlenin.

Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar."[Maide, 51]

 

16452. İbrahim(-i Nehai)'nin bildirdiğine göre Hz. Ali, Benu Tağleb'in Hıristiyanlarının kestikleri(nin yenmesi)ni ve kadınları(nın nikahlanması)nı hoş karşılamazdı.

 

16453. Ebu Ma'şer'in bildirdiğine göre İbrahim de bunu hoş karşılamazdı.

 

16454. Hasan(-ı Basri) der ki: "Bunda bir sakınca yoktur."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Vasinin Evlendirmesi Caiz midir?