|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
Nikahın Hutbeleri
(Konuşmaları) Hakkında
17798. İbn Mes'ud
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize namazın hutbesini ve
(evlilik öncesi) hacet hutbesini öğretti. Namazın hutbesi teşehhüd duasıdır.
Hacet hutbesi ise (şu duadır):
"Allah'a hamd
ederiz, O'ndan yardım isteriz, ondan mağfiret dileriz; nefislerimizin
şerlerinden Allah'a sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu hiç kimse
saptıramaz, kimi de saptırırsa hiç kimse ona hidayet edemez. Allah'tan başka
ilah olmadığına şehadet ederim, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna
şehadet ederim." Daha sonra Allah'ın Kitab'ından üç ayet okur: "Ey
iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece
sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün. Kendisi adına birbirinizden
dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan
sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. Ey iman edenler!
Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin
işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat
ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır."[Al-i İmran, 102; Nisa, 1;
Ahzab, 70-71] Daha sonra hacetini dile getirirsin.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (340), Ahmed (1/432), Ebu Davud (2111), Tirmizi (1105), Nesai
(5527,10322,10326, ), İbnü'l-Carud (679) ve Ebu Ya'la (7186=7221).
17799. Ebu Cafer'in
bildirdiğine göre Hz. Hüseyn b. Ali, Hasan'ın kızlarından birini dişleriyle
kemik üzerindeki eti sıyırırken evlendirirdi.
17800. Nasr'ın
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), Besmele çekmiş, daha sonra nikah
kıymıştır.
17801. İsmail'in
bildirdiğine göre Mesruk, (kadı) Şureyh'i herhangi bir hutbe okumadan
evlendirdi, daha sonra dedi ki: "Bu ihtiyaç görülmüş oldu."
17802. Ebu Bekr b. Hafs
bildiriyor: Urve b. ez-Zübeyr'in şöyle anlattığını işittim: İbn Ömer'in kızına
(evlenmek için) talip oldum. Şöyle dedi: "Ebu Abdillah'ın oğlu
evlendirilmeye ehildir. Allah'a hamdederiz, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) salat ve selam ederiz; Allah'ın emrettiği üzere seni evlendirdik:
"Artık ya iyilik ile tutmaktır veya güzellikle salıvermektir.''(Bakara,
229)
*
Kadının Sırtüstü
Yatmasını Mekruh Görenler
17803. Ömer b.
Abdilazız'in azatlı cariyesi olan Humeyde bildiriyor: Ömer şöyle derdi:
"Kızlarımı sırtlarının üstüne yatar bir halde bırakma. Çünkü şeytan bu
şekilde olan kadınları tamah ederek bekler."
17804. Hişam diyor ki:
"ibn Sirin, kadının sırtüstü olmasını kerih görürdü."
*
Hıristiyan Bir Kadın, Hıristiyan
ya da Yahudi Bir Erkeğin Nikahı Altında Olup da Kocası Kendisiyle Gerdeğe
Girmeden Önce Müslüman Olursa Kadına Mehir Gerekir mi?
17805. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kadın; Yahudi, Hıristiyan ya da Mecusi bir kocası olduğu halde
müslüman olur da kocası müslüman olmazsa kocası kendisiyle gerdeğe girmediği
sürece kadına bir şey verilmez .
17806. İbrahim(-i Nehai)
dedi ki: "Kadına bir şey verilmez."
17807. Hasan(-ı Basri):
"Araları ayrılır, kadına mehrin yarısı verilir" dedi.
17808. Hammad (b. Ebi
Süleyman) der ki: "Kadına mehrin yarısı verilir."
17809. Amr b. Herim
anlatıyor: Bir kadının Hıristiyan bir erkeğin nikahı altında bulunurken
müslüman olması, kocasının ise bunu kabul etmemesi Cabir b. Zeyd'e soruldu.
Cevaben şöyle dedi: "Birbirlerinden ayrılmalarını uygun görüyorum. Eğer
kocası onunla ilişkiye girmişse ona tam olarak mehir verilmesi gerekir.
ilişkiye girmemişse kadın kocasının kendisine verdiğini ona geri verir."
17810. Katade der ki:
"Kadına mehrin yarısı verilir."
*
Hastalığı Zamanında
Karısma Mehir Verilmesini ikrar Eden Adam Hakkında
17811. Mesruk, hastalığı
zamanında karısına mehir verilmesini ikrar eden adam hakkında: "Bu caiz
olmaz" dedi.
17812. Avvam'ın
bildirdiğine göre Mesruk, bu adamın ikrarını caiz görmüştür.
17813. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Bu adamın ikrarı caizdir. Kadına mehr-i misil verilir."
17814. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) bunu caiz görmüştür.
17815. Huşeym'in
hocalarından birinden bildirdiğine göre Şa’bi, bu adamın ikrarını caiz
görmezdi. Çünkü bu kadın, varistir. Varise vasiyet etmek caiz değildir.
*
Mehir Hususunda
Anlaşmazlığa Düşen Erkek ve Kadın Hakkında
17816. Şeybanı
bildiriyor: Şa’bi der ki: "Söz adamın sözüdür." Hammad ile İbn Zekvan
derler ki: "Söz, kendi dediği ile mehr-i misli arasında olduğu sürece
kadının sözüdür."
17817. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Söz, kendi dediği ile (akranı olan) kadınların mehri arasında
olduğu sürece kadının sözüdür."
17818. Said b. Cübeyr ve
Şa’bi, müeccel ya da peşin mehir üzerine bir kadınla evlenen, daha sonra
ilişkiye giren adam hakkında: "Delil ile beraber erkek mehri kadına
verir" dediler.
*
Kocasının Ölümünden
Sonra Mehir iddiasında Bulunan Kadın Hakkında
17819. Şa'bi, kocasının
vefatından sonra mehir iddiasında bulunan adam hakkında: "(Kocasının
varisleri) kadından delil ister" dedi.
17820. Hakem der ki:
"Kadının delili (geçerli olur)." Hammad ise: "(Akranı olan)
kadınların mehri (verilir)" dedi.
17821. Şa'bi der ki:
"Delil göstermek, mehir ehli olan kadının velileri üzerine; mehir ise
kendisinden çıkarılacak olan erkeğin ailesi üzerine zorunludur."
*
Karısıyla Gerdeğe
Girmeden Önce Ona Zina isnadında Bulunan Erkek ile Bu Kadına Mehir Olarak Ne
Verileceği Hakkında
17822. Fudayl'ın bildirdiğine
göre ibrahim(-i Nehai), karısıyla ilişkiye girmeden önce ona zina isnadında
bulunan adam hakkında der ki: "Adam karısıyla lanetleşir (mülaane yapar).
Kadına mehrin yarısı verilir. Hamile olduğu ortaya çıkarsa kadına tam mehir
verilir."
17823. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Erkek, kendisiyle ilişkiye girmeden önce karısına zina isnadında
bulunduğunda onunla lanetleşir, ona mehrin yarısı verilir."
17824. Hasan(-ı Basri)
ile İbn Ömer şöyle demişlerdir: "Adam, kendisiyle ilişkiye girmeden önce
karısına zina isnadında bulunduğunda onunla lanetleşir, kadına mehrin yarısı
verilir."
17825. Zürara b.
Evfa'dan bunun benzeri rivayet edilmiştir.
17826. İbrahim(-i
Nehai)'den bunun benzeri rivayet edilmiştir.
17827. Şa’bi der ki:
"Adam, kendisiyle ilişkiye girmeden önce karısına zina isnadında
bulunduğunda onunla lanetleşir ve ona mehrin yarısı verilir."
17828. Hakem der ki:
"Kadın hamile olduğunda ona tam olarak mehir verilir."
17829. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Erkek karısıyla lanetleşir, kadına mehrin yarısı
verilir."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |