m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Hakimin Hüküm Vermeye Başlarken ilk Yapması Gereken Şey

 

23442. Muaz bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Muaz'ı, (Yemen'e) gönderdiğinde ona "Nasıl hüküm vereceksin?" diye sordu. Muaz: Allah'ın Kitab'ındakine göre hüküm veririm" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Allah'ın Kitab'ında olmayan bir mesele geldiğinde ne yaparsın?" diye sordu. Muaz "Hz. Peygamber'in sünnetine göre hüküm veririm" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Eğer Allah Resulünün sünnetinde de yoksa" diye sordu. Muaz: "Kendi görüşümle ictihat ederek hüküm veririm" karşılığını verince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Allah, Resulünün elçisini muvaffak kılan Allah'a hamdolsun" dedi.

 

Tahric: Tayalisi (559), Darimi (168), Ahmed (5/236, 230, 242), Tirmizi (1327, 1328 müellifin isnadıyla) ve Ebu Davud (3587).

 

 

 

23443. Muhammed b. Ubeydillah es-Sekafı bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muaz'ı Yemen'e gönderdiğinde: "Ey Muciz! Nasıl hüküm vereceksin?" diye sordu. Muaz: "Allah'ın Kitab'ındakine göre hüküm veririm" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Allah'ın Kitab'ında olmayan bir mesele geldiğinde ne yaparsın?" diye sordu. Muaz: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) verdiği hükümle hüküm veririm" deyince, "Eğer hüküm vereceğin şey, Allah'ın Kitab'ında yoksa, Onun peygamberi ve salihler de böyle bir konuda hüküm vermemişlerse ne yaparsın?" diye sordu. Muaz: "Kendi çabamla (içtihadımla) hakkı bulmaya çalışırım" karşılığını verince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah, Resulünün elçisini, Resulünün arzusuna uygun hareket etmeye muvaffak kılan Allah'a hamdolsun" dedi.

 

23444. (Kadı) Şureyh, Ömer b. el-Hattab'ın kendisine şöyle yazdığını nakleder: ilSana Allah'ın Kitab'ında olan bir mesele gelirse, onunla hükmet ve hiç kimse sana başka şekilde hüküm verdirmesin. Allah'ın Kitab'ında olmayan bir mesele geldiğinde, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünnetine bak ve onunla hükmet. Allah'ın Kitab'ında ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünnetinde olmayan bir mesele geldiğinde ise insanların icma ettiği şeye bak ve bu şekilde hüküm ver. Eğer, Allah'ın Kitab'ında ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünnetinde olmayan ve senden önce kimsenin hakkında görüş bildirmediği bir konu gelirse, iki şeyden birini seç. Eğer kendi görüşünle hüküm verip öne geçmek istersen öyle yap. Eğer öyle yapmak istemeyip geri durmak istersen de geri dur ve kendi görüşün le hüküm verme. Ben, kendi görüşünle hüküm vermemeni senin için daha hayırlı görüyorum.''

 

Tahric: Nesai S. es-Suğra (5399) ve S. el-Kübra (5944).

 

 

 

23445-6. Abdurrahman b. Yezid bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a (kadı olması için) ısrar edilince şöyle dedi: "Ey insanlar! Kadılık görevinde bulunmadığımız zamanlar da oldu ki bunun derdinde de değiliz. Sonra Allah takdir etti ve gördüğünüz bu duruma geldik. Bu günden sonra kime kadılık teklif edilirse Allah'ın Kitab'ında olanla hükmetsin. Eğer önüne Allah'ın Kitab'ında olmayan bir mesele gelirse, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) verdiği hükümle hükmetsin. Eğer önüne Allah'ın Kitab'ında olmayan ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünnetinde de bulunmayan bir mesele gelirse, salihlerin verdiği hükümle hükmetsin. Eğer önüne Allah'ın Kitab'ında olmayan ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünnetinde de bulunmayan ve salihlerin de hakkında hüküm vermediği bir mesele gelirse, kendi görüşüyle ictihad etsin ve: "Ben (kendi görüşümle) hüküm vermekten korkarım" demesin. Muhakkak ki helal de, haram da bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli şeyler vardır. Seni şüpheye düşüren şeyi bırak, şüphe etmediğin şeye bak."

 

Tahric: Beyhaki (10/115),

 

 

 

23447. Kasım, babası kanalıyla Abdullah (b. Mes’ud)'dan buna benzer bir rivayette bulundu ve: "Eğer önüne bilmediği bir mesele gelirse, bilmediğini söylesin ve bundan utanmasın" cümlesini ekledi.

 

23448. Abdullah b. Ebi Yezid bildiriyor: İbn Abbas'a, bir mesele sorulunca, eğer sorulan şey Kur'an'da varsa onu söylerdi. Eğer Kur'an'da yoksa ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünnetinde varsa, sünnetteki hükmü söylerdi. Eğer bu ikisinde de yoksa, Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer'in konu hakkındaki görüşlerini söylerdi. Eğer onlar da bu konuda görüş bildirmemişse, kendi görüşünü söylerdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Bir Şahit ve Davacının Yemini ile Hüküm Verme