m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Birine Araziyi Rehin Bırakmak

 

21131. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Kişi, rehin aldığı arazide çalışma yapamaz.

Şayet arazide bir şey yaparsa o zaman rehinden arazi sahibi için arazinin ecr-i misli (emsal tarlalar gibi kira ücreti) öder."

 

21132. İbn Tavus'un bildirdiğine göre babası; kişinin, mehir olarak araziyi rehin verdiği karısının, tarlanın gelirinden yemesi durumunda: "Yediği, mehirden düşülmez" demiştir.

 

21133. Zekeriyya'nın bildirdiğine göre Amir(-i Şa’bi), oğlu olan bir cariyeyi rehin alması ve cariyenin de adamın çocuğunu emzirmesi durumunda: "Emzirmesine karşılık emsal ücret verilir" dedi.

 

21134. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Rehinden her hangi bir şekilde menfaat elde ettiği zaman faydalandığı miktarda bedel öder."

 

21135. Muğire'nin bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), bir evi veya bir köleyi rehin alıp aldığı rehinden de gelir elde eden adam hakkında: "Gelir rehindendir (borçtan düşülür)" demiştir.

 

 

 

Varisine veya Varis Olmayan Birine Borcu Olduğunu ikrar Etmek

 

21136. Tavus der ki: "Kişi varisine borçlu olduğunu ikrar edecek olursa bu ikrar geçerlidir."

 

21137. Amir el-Ahvel der ki: Aynı mesele Hasan(-ı Basri)'ye sorulunca: "Ben sorumluluğu ona (ikrar edene) yüklerim. Kendim (bunu inkar ederek veya kabul ederek) sorumluluk almam" demiştir.

 

21138. Hakem (b. Uteybe), Şureyh ve İbrahim dediler ki: "Kişi ölüm hastalığında iken varisine borçlu olduğunu ikrar etse, delil getirmeden bu ikran geçerli olmaz. Varisin haricindeki bir kişiye borçlu olduğunu söylerse, bu ikrarı ederse geçerlidir."

 

21139. Katade'nin bildirdiğine göre İbn Uzeyne, varisine borçlu olduğunu ikrar eden kişi için: "ikran geçerli değildir" demiştir.

 

21140. Ata (b. Ebi Rabah): "Hastanın ikran geçerli değildir" demiştir.

 

21141. Kays b. Sa'd'ın bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), varise borçlu olduğunu ikrar eden kişi hakkında: "ikran geçerlidir" demiştir.

 

21142. Şa'bi'nin bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, ölmek üzere olan kişinin varis olmayan birine borçlu olduğunu ikrar etmesini geçerli sayardı. Varisler için olan ikrarı ise delilsiz geçerli saymazdı."

 

21143. Meymun der ki: "Ölüm hastalığındayken borçlu olduğunu ikrar eden kişinin bu ikrarı bence geçerlidir. Çünkü sıhhatliyken bu ikran yapmış olsaydı geçerli olurdu. Kişinin en doğru (sözlü) olduğu zaman ise öleceği zamandır."

 

 

 

Belli Bir Vadeye Kadar Yiyecek (Tahıl) Satın Almak

 

21144, Tavus der ki: "Belli bir vadeye kadar tahıl sattığın zaman, vade gelince (para yerine) tahıl alma." Cabir b. Zeyd Ebu'ş-Şa'sa ise: "Paranı aldığın zaman, dilediğini al" demiştir,

 

21145. Muhammed b. Abdillah b. Ebi Meryem der ki: Said b. el-Müseyyeb'e:

"Birine, hurma sattım, sattığım hurmanın parası karşılığında hurma alabilir miyim?" diye sorduğumda: "Sen ölçülen ve tartılan tahıl satın alma" cevabını verdi.

 

21146. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Belli bir zamana kadar tahıl satıp, paranın da vadesi geldiği zaman o parayla (borçludan) dilediğin malı alabilirsin. Tahıl alacaksan, ancak verdiğin tahılın kendisini alabilirsin."

 

21147. Yahya b. Ebi Kesır'in bildirdiğine göre Ebu Seleme, birinden belli bir vadeye kadar koyun satıp vade geldiği zaman alacaklı olduğu kişiden koyun almak istemesini mekruh görmüştür,

 

21148, Muğire'nin bildirdiğine göre Haris (el-U kıl) ile Hammad (b. Ebi Süleyman), kişinin bir kürr (ölçek) buğdayı vadeli olarak kırka satıp, sonra onun gibi olan buğdayı sattığı kişiden kırktan daha ucuza satın almayı mekruh görürlerdi.

 

21149. Tavus, İbn Abbas'ın: "Ölçülen ve tartılan bir şeyi vadeli olarak satarsan, vade geldiği zaman ölçülüp tartılmayan şeyleri alabilirsin" dediğini nakletmiştir.

 

21150. Said b. el-Müseyyeb ve Süleyman b. Yesar: "Vadeli olarak altın karşılığında tahıl satan, vade geldiği zaman, altın karşılığı (alacaklı olduğu kişiden) hurma almasın" dediler.

 

21151. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "(Ölçek ile sattığın şey karşılığında, alacağını) ölçek ile (ölçülen başka şeylerden) alma."

 

21152. İbrahim b. Nafi' der ki: Tavus'a; birine vadeli olarak buğday satan kişi, vade zamanı geldiğinde dirhemler yerine buğdayalabilir mi?" diye sorduğumda:

"Hayır" cevabını verdi.

 

21153. İbn Abbas: "Dirhem yerine buğdayalmasında bir sakınca yoktur" demiştir.

 

21154. Hişam'ın bildirdiğine göre İbn Sirin, vadeli olarak buğdayı satıp sonra da vade zamanı gelince borçlunun parası olmaması durumunda: "Dilediğini alır" demiştir.

 

21155. Hammad da böyle bir durumda: "Dilediğini alır" demiştir.

 

21157. Eyyub'un bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirinı'e, vadeli olarak eşyayı satan kişi vade geldiği zaman eşya alabilir mi?" diye sorulunca: "Daha önceleri alacaklı borçluya gider ve alacağını alırdı" karşılığını verdi. "Tahıl satıp karşılığında tahıl mı alırdı?" diye sorulunca ise: "Bu konuda bir şey diyemem" cevabını verdi.

 

21158. Yahya b. Ebi Kesır'in bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız, tahıl alması sebebiyle olan borcu ödemek için: "Tahıl vererek ödenmez" demiştir.

 

 

 

Bir Arsa Satın Alıp inşaat Yapmak

 

21159. Şeybani'nin bildirdiğine göre Şa’bi, arsa satın alıp onu inşa ettikten sonra, şüf'a hakkı olanın gelip arsayı almak istemesi durumunda: "Evin inşa masrafını verip arsayı alır veya arsanın kıymetini alıp, arsayı binayı yapana bırakır" demiştir. Hammad ise: "Yeni inşa edilen kısmı söküp öyle alır" demiştir.

 

21160. İbn Uleyye bildiriyor: Bir adam arsa satın alıp ev inşa etti. Sonra bir kişi gelip arsanın kendi hakkı olduğunu ispat etti. Halid el-Hazza bu konuda: "Arsanın fiyatı ve binanın fiyatı belirlenir, bu kişi dilerse binanın değerini verip arsayı alır, isterse arsanın parasını verip binayı yapana teslim eder" şeklinde hüküm verdi.

 

21161. Veki'nin bildirdiğine göre Süfyan(-ı Sevrı): "Yaptığı binasını söker" demiştir.

 

 

 

Kadınla Evi Mehir Sayarak Evlenen Kişi Hakkında

 

21162. İbn ikrime'nin bildirdiğine göre Haris el-U kıl, kişinin, bir kadınla evi mehir sayarak evlenmesi ve şüf'a hakkı olanın da gelip evi istemesi durumunda:

"Kadına mehr-i misil verip evi alır" demiştir. İbn Şubrume ise: "Bence böyle değil, şüf'a hakkı olan, evin kıymetini verip öyle alır" dedi.

 

21163. Hasan(-ı Basri): "Mehirde şüf'a hakkı yoktur" demiştir.

 

21164. Şa’bi: "Mehir'de şüf'a hakkı yoktur" demiştir.

 

21165. Hasan b. Salih'in bildirdiğine göre İbn Ebi Leyla, kadınla mehir olarak ev verip evlenen kişi hakkında: "Şüf'a hakkı olan, evin kıymetini verip öyle alır" demiştir.

 

 

 

Borçlu Olduğu Kişinin Nerede Olduğunu Bilmemek

 

21166. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Borçlu olduğun kişinin ve varislerinin nerede olduğunu bilmiyorsanı alacağını onun adına sadaka olarak verirsin. Alacaklı geldiği zaman ise onu; tasadduku kabul etmek ve parasını almak arasında muhayyer bırakırsın."

 

21167. Abdullah b. Haneş'in bildirdiğine göre İbn Ömer, kişinin, borçlu olduğu adamın ölmesi veya nerede olduğunu bilmemesi durumunda, borcu, onun adına tasadduk etmesini emretti.

 

21168. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi, üzerinde borç olduğu halde alacaklı ölse varisinin de nerede olduğu bilinmezse o zaman bu borcu Allah yolunda versin. Şayet alacaklı Müslüman ise ve varisinin de nerede olduğu bilinmezse bu borcu o kişi adına sadak olarak versin."

 

21169. Ebu Vail der ki: Abdullah (b. Mes’ud), yedi yüz dirheme bir cariye satın aldı. Cariyeyi aldığı kişi kaybolunca, bir yıl -veya bir yıla yakın- alacaklıyı aradı. Sonra mescide çıkıp, alacaklının parasını tasadduk ederek: "Allahım! Bunları onun adına veriyorum. Eğer adam gelecek olursa alacağı bana aittir ve dağıtılan paranın sevabını bana ver" dedikten sonra: "Bir şey bulunca veya kaybolunca böyle yapınız" dedi.

 

 

 

Kişinin Humustan Cariye Satın Alması

 

21170. Muhammed b. Zeyd der ki: Ganimet taksim edildikten sonra humusun içinden bir cariye satın aldım. Aldıktan sonra cariyenin yanında on beş dinar gördüm. Dinarları alıp Abdurrahman b. Halid b. el-Velid'e getirdiğimde: "Dinarlar senindir" dedi.

 

21171. Şeybanı bildiriyor: Şa’bi, kişinin ganimet olarak elde edilen kadın esirlerden birini satın alıp onda gümüş bulması durumu konusunda: "Bu gümüşü ganimet mallarına katar" dedi.

 

21172. Husayn bildiriyor: Adamın biri Kadisiyye savaşı sonrası ganimet mallarından olan bir cariye satın aldı. Cariye kendisinde bulunan takılarla birlikte adama gelince adam Sa'd b. Ebi Vakkas'a gelip durumu bildirdi. Sa'd adama: "Bu takıları ganimet malları arasına koy" dedi.

 

 

 

Kişinin Üzerinde Köle Azat Etme Borcu Olması

 

21173. Ebu Abdillah el-Cesrı (Aneze bölgesindeki Cesr) bildiriyor: Ma'kil b.

Yesar'a: "Bazen azat etmek için köle almak istiyoruz" dediğimde şöyle karşılık verdi: "Azat etmek üzere köle almak istediğin zaman eski efendilerine azat etme şartı ile alacağını söyleme. Bu şekilde azat etme yönünde bir akit yapmış olursun. Bir şey demeden al, sonrasında istersen azat eder, istersen de yanında bırakırsın."

 

21174. İbn Uleyye der ki: Bu hadisi Eyyub'e aktardığımda: "Bu durumda amel tam olmamış olur" dedi.

 

21175. Şeybani bildiriyor: Şa'bi, üzerinde köle azat etme borcu olan bir kişi azat etmek üzere köle satın alırken, onu satanların kendisine köleyi azat etme şartı koşmaları durumunu mekruh gördü ve: "Bu şartla birlikte alırsa borcunu tam olarak ifa etmemiş olur" dedi.

 

21176. Muğire ile İbn Ebi Halid'in bildirdiğine göre ibrahim(-i Nehai) ile Şa'bi, azat etme şartı ile onu almasını doğru bir davranış olarak görmezlerdi.

 

21177. Muğire'nin bildirdiğine göre ibrahim(-i Nehai), üzerinde köle azat etme borcu bulunan kişinin köle satın alması konusunda: "Alırken onu azat etme şartı ile almasın" demiştir.

 

21178. Nafi' bildiriyor: İbn Ömer'e, kişinin cariye satın alırken efendisinin onu azat etme şartı koşması durumu sorulunca: "Burada sevap, azat edilmesini şart koşan efendinindir" dedi.

 

 

 

Yükün Yarısına Ortak Olma

 

21179. Muğire'nin bildirdiğine göre ibrahim(-i Nehai), yükün yarısında ortak olan kişiler hakkında: "Yükü paylaşmadan önce hisselerini birbirlerine satmalarının bir sakıncası yoktur" demiştir.

 

21180. İbn Sirin der ki: İbn Avn'a, bir eşyada ortak olan iki kişinin eşya yı paylaşmadan hisselerini birbirlerine satması durumunu sorduğumda: "Bir sakıncası yoktur" dedi.

 

21181. İbn Abbas der ki: "Paylaşım yapılmadan sadece birbirlerine satabilirler."

 

21182. Eyyub'un bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirin), paylaşım yapılmadan bir ortağın, hissesini diğer ortağa satmasında bir sakınca görmezdi.

 

21183. Amr der ki: "Hasan(-ı Basri), paylaşım imkanı olduğu halde paylaşım yapılmadan böylesi bir satışı mekruh görürdü. Ancak paylaşımı olmayan bir eşya olması durumunda ise böylesi bir satışın sakıncası olmadığını düşünürdü,"

 

21184. Katade'nin bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, ortak olunan mal ölçülemez ve tartılamaz bir mal ise paylaşım yapılmadan ortakların birbirlerine hisselerini satmalarında bir sakınca görmezdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Haraç Vergisine Tabi Arazinin Satın Alınması