m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Kişinin Yanında Bırakılan Emaneti Çalıştırmasından Elde Edilen Kar Kimin Olur?

 

21811. ismail b. Uleyye bildiriyor: Benim de hazır bulunduğum bir ortamda adamın biri İbn Ebi Necih'e, yanında bırakılan emanetle ticaret yapan kişinin durumunu sordu. İbn Ebi Necih ise şu karşılığı verdi: "Ata bu konuda şöyle derdi: "Ticarette kullanılan bir emanette ortaya çıkan artış (kar) emanet (mal) sahibinin olur." Mücahid ise: "Böylesi bir artış, ne mal sahibinin, ne de yanında emanet bırakılan kişinin olur. Böylesi bir artış, miskinlere sadaka olarak dağıtılır" derdi.

 

21812. Hasan(-ı Basri) der ki: "Sahibinin izni olmadan yanında bırakılan emaneti yerinden oynatma! Kişi yanındaki emaneti kullanması durumunda ona gelecek zarardan sorumludur. Ancak kar ederse de bu kar onun olur."

 

21813. Ebu Ma'şer bildiriyor: Emanet mal konusunda ibrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Kişi yanında emanet olarak bırakılan mala dokunduğu veya bir yerde kullandığı sürece ona gelecek zarardan sorumlu tutulur. Bu malı bir yerde kullanır da kar ederse bu karı ne emanetçi, ne de mal sahibi alır. Bu kar sadaka olarak dağıtılır."

 

21814. Ebu Kılabe bildiriyor: Adamın biri İbn Ömer'e yetimlerin malları konusunu sorunca: "Yetimleri mallarıyla birlikte himayesinde tutan kişi, yetimler büyüyüp bu malı onlara teslim edene kadar mala gelecek zarardan sorumlu tutulur" dedi. Adam: "Peki, bu mallarda bir artış olmuşsa?" diye sorunca, İbn Ömer: "Bu fazlalıkla istediğini yapabilirsin; ancak yetimler büyüyüp malları onlara teslim edene kadar buna gelecek zarardan sorumlu olursun" dedi.

 

21815. İbn Avn bildiriyor: Vanında yetimlerin malı bulunan ve bu malı ticarette kullanan kişi konusunda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Vetimlerin izni dışında bu malı kullanması durumunda mala gelecek zarardan sorumlu tutulur. Bu kullanımdan gelecek kar da sadaka olarak dağıtılır."

 

 

 

Selem Akdi ile Birinden Mal Alan Kişinin Çıkan Mahsülün Türüne Göre Fiyat Belirlemesi

 

21816. Muhammed b. Zeyd bildiriyor: İbn Ömer'e: "Bazen kişi selem akdi ile birine bin dirhem veya benzeri bir meblağ verip: ''Şayet bana buğday verirsen şu kadardan, arpa verirsen şu kadardan alırım'' diyor. Bu konuda ne dersin?" diye sorduğumda şöyle dedi: "Alacağın her ürün cinsi için vereceğin fiyatı baştan söyle. Şayet ürün sahibi anlaşıldığı gibi ürünü getirirse akit geçerli olur. Ancak getiremezse o zaman ona verdiğin parayı geri alırsın."

 

21817. Eslem el-Minkarı bildiriyor: Kişinin selem akdi ile birine: "Şayet bana buğday verirsen şu kadardan, diğer hububatlardan verirsen şu kadardan alırım" demesini Said b. Cübeyr mekruh görmüştür.

 

21818. Yahya b. Ebi Zaide, babasından bildiriyor: İbn Ömer'e, kişinin selem akdi ile birinden, buğday veya arpadan satıcının kolayına geleni satın alması durumu sorulduğunda: "Böylesi bir akit geçerli değildir" dedi.

 

21819. Abdulmelik bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a, kişinin belirli miktarda ve belirli bir süre sonrası için birinden selem akdi ile bir şey satın alması, o süre gelip de ürünün teslim edilememesi halinde başka bir fiyat üzerinden başka bir mal üzerinde akdin devam ettirilmesi durumu sorulduğunda: "Böylesi bir akit geçerli değildir" dedi.

 

21820. Eş'as bildiriyor: Hasan(-ı Basri), birine bir miktar para verip: "Şayet bana buğday verirsen şu kadardan, arpa verirsen şu kadardan alırım" diyerek yapılan selem akdini mekruh görmüştür.

 

 

 

Giysi Üzerinden Yapılan Selem Akdi

 

21821. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Belirli bir sayı (ölçü) ve süre üzerinden olduktan sonra giyside selem akdinde bir sakınca yoktur."

 

21822. ibrahim b. Naşıt bildiriyor: Bükeyr b. Abdillah b. el-Eşecc'e giysiler konusunda yapılan selem akdini sorduğumda: "Kumaşı ve şekli belirlenmedikten sonra öylesi bir akit geçerli olmaz" dedi.

 

21823. Zekeriyya bildiriyor: Amir(-i Şa’bi)'ye yü nden yapılmış kumaşlar üzerinden yapılan selem akdi sorulunca: "Ben de öylesi akitlerle alışveriş yapardım" dedi.

 

21824. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Ölçüsü ve kumaşı belli giysiler üzerinden yapılan selem akdinde bir sakınca yoktur."

 

21825. Şerik bildiriyor: Cabir ile Ata: "Yün ve giysiler üzerinden yapılan selem akdinde bir sakınca yoktur" dediler.

 

21826. Yahya b. Said bildiriyor: Kasım (b. Muhammed)'e yü nden giysiler üzerinden yapılan selem akdinin hükmü sorulduğunda şöyle demiştir: "Belli bir ölçü ve süre üzerinden olduktan sonra bir sakıncası yoktur."

 

21827. ibrahim(-i Nehai) der ki: "ibn Mes’ud, canlı mallar (köle veya hayvan) haricinde, belirli bir süre üzerinden olduktan sonra selem akdiyle alınan hiçbir şeyde sakınca görmezdi."

 

21828. Kasım b. Muhammed bildiriyor: İbn Abbas'a, kişinin selem akdiyle aldığı giysi parçalarını henüz teslim almadan satıp satamayacağı sorulduğunda: "Satamaz" dedi.

 

 

 

Bedeli Ödemekte Acze Düşen Mukatebi Köleliğe Döndürenler

 

21829. Hz. Ali der ki: "Mukatebe yapan köle, ödemesi gereken bedelden iki taksiti ardarda ödeyemediği ve bir yıl geçmesine rağmen bedelini tamamlayamadığı zaman (anlaşma bozulur ve) normal köleliğe döner."

 

21830. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Şayet mukateb olan köle efendisine: ''Artık taksitlerimi ödeyemeyeceğim'' derse anlaşma biter ve normal köleliğe döner."

 

21831. Ata bildiriyor: "ibn Ömer bir kölesiyle bin dinara mukatebe yaptı. Köle dokuzyüz dinarı ödedi; ancak yüz dinarı ödeyemeyince İbn Ömer onu tekrar normal köle yaptı."

 

21832. Haris el-Ukli der ki: "Mukatebeli olan köle bir taksiti diğer taksit zamanı gelmesine rağmen ödeyememişse aciz düşmüş demektir."

 

21833. İbrahim bildiriyor: "(Kadı) Şureyh, bedelini ödemekte aciz düşen kölenin anlaşmasını feshedip normal köle kılar ve ona zaman tanımazdı."

 

21834. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kişi kölesiyle yüz ukiyyeye mukatebe yapsa ve köle doksan ukiyyeyi öde se ancak on ilkiyyeyi ödemekte acze düşse (anlaşma bozulur ve) normal köle olur."

 

Tahric: Abdurrezzak (14222), Ahmed (2/178, 184, 206, 209), Ebu Davud (3922, 3923), Tirmizi (1260), Nesai (5025, 5026, 5027), İbn Mace (2519), İbn Hibban (4321) ve Hakim (2/218) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

21835. Hakem (b. Uteybe) der ki: "Mukatebeli köle, ödemesini iki yıl geciktirmedikçe normal köleliğe düşmez."

 

 

 

Ölçüsü Bilinen Bir Malın Götürü Usulde Satılması

 

21836. Tavus der ki: "Malın ölçüsünü biliyorsan onu götürü usulüyle satma."

 

21837. Mu'temir b. Süleyman der ki: Adamın müşteriye: "Şu testide şu şu kadar men (yağ) koydum. Ama bilmiyorum belki eksilmiştir, belki bir kısmı çalınmıştır, belki testileri karıştırdım, belki de yanlış tartmışımdır. Ancak ben sana tartarak değil de götürü usulde satacağım" demesini babama sorduğumda şöyle karşılık verdi: "ibn Sirin böylesi bir satış şeklini mekruh görmüştür, Hasan(-ı Basri) ise böylesi bir satış şeklinde bir sakınca görmemiştir.''

 

21838. Muğire bildiriyor: Götürü usulde mal alan birinin, birine: "Sende bulunan buğdayların tümünü şu kadara, arpayı da şu kadara alırım" demesini ibrahim(-i Nehai)'ye sorduğumda böylesi bir alışverişi mekruh gördü."

 

21839. Fıtr bildiriyor: Şa'bi'ye, bazen bedeviler tahılla geliyor ve biz bu tahılları ölçüyle onlardan satın alıyoruz. Sonra onlara: "Bunları bize götürü usülde satın" diyoruz" dediğimde şöyle karşılık verdi: "Ölçüyle başladığınız satışı bitirmeden götürüyle satışı teklif etmeyin."

 

21840. İbn Cüreyc bildiriyor: "Ata (b. Ebi Rabah), kişinin ölçüsünü de bildiğini müşteriye söyledikten sonra bir malı götürü usulde satmasında bir sakınca görmezdi."

 

21841. Yahya b. Ebi Kesır bildiriyor: "Hasan, Mücahid, ikrime ve Ata (b. Ebi Rabah)'a, kişinin bir adamın evinde bulunan ve çoğunluğunun ölçüsü bilinen tahılı götürü usulde satın almasını sorduğumda hepsi de böylesi bir alışverişi mekruh gördüler."

 

21842. Nafi' bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabının da aramızda bulunduğu anlarda veseklerle malların getirilip bayram namazlarının kılındığı alana konulduğunu bilirim. Bunları getiren kişi: "Bu malları tarttım ve şu şu kadar çıktılar; ancak ben bunları tartı ile değil götürü usulde satacağım" derlerdi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı da bunda bir sakınca görmezlerdi.

 

21843. İbn Ömer der ki: "Dışarıdan gelen kervanlardan götürü usulde tahıl satın alırdık. Sonrasında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu aldığımız tahılları başka bir yere taşımadan veya yerini değiştirmeden başkasına satmamızı yasakladı."

 

Tahric: Müslim (3/1161: 34), Nair kanalıyla da Buhari (2166, 2167), Ebu Davud (3487, 3488), Nesai, S. es-Suğrd (4606, 4607) ve İbn Mace (2229) rivayet etmişlerdir. 21744. hadise bakınız.

 

 

 

Mukatebeli Kölenin Ardında Borç ve Mukatebe Bedelinin Bir Kısmını Bırakarak Ölmesi

 

21844. Şa’bi bildiriyor: Mukatebeli kölenin ardında borç ve mukatebe bedelinden ödenmemiş bir kısım bırakarak ölmesi hakkında (kadı) Şureyh şöyle dedi: "Ölen kölenin efendileri ilk önce ödeme zamanı gelmiş olan taksidi alır (sonra borçlarını ödemeye başlar)lar." Hammad ise: "Böylesi bir durumda kölenin efendileri hem ödeme zamanı gelen, hem de geriye kalan taksitleri alır (sonra borçlarını ödemeye başlar)lar" demiştir.

 

21845. Said b. el-Müseyyeb der ki: Kadı olsa dahi bu konuda Şureyh hata etmiştir. Zira Zeyd b. Sabit bu konuda şöyle derdi: "Böylesi bir durumda kölenin efendisi önce kölenin borçlarını ödemeye çalışır.

 

21846. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Mukateb köle borç bırakıp öldüğünde, kölenin efendisi ödeme zamanı gelmiş olan taksiti alırken aynı zamanda köleden alacaklı olanların haklarını öder. Eğer kölenin ödemesi gereken taksitin henüz zamanı gelmemişse, kölenin malından önce alacaklıların hakları verilir. Alacaklılar haklarını aldıktan sonra kölenin malından bir şeyartarsa kölenin efendisi mukatebe bedelinin ödenmemiş miktarını bu maldan alır. Bu bedel alındıktan sonra yine bir şeyartarsa kölenin varislerine kalır."

 

21847. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Böylesi bir durumda mukateb kölenin efendisi ödeme zamanı gelmiş olan taksiti alırken aynı zamanda köleden alacaklı olanların haklarını öder."

 

21848. Hasan(-ı Basri) der ki: "Böylesi bir durumda önce kölenin borçları ödenir."

 

21849. (Kadı) Şureyh der ki: "Böylesi bir durumda önce kölenin borçları ödenir."

 

Tahric: Hadisi Abdan kanalıyla Beyhaki (10/333) rivayet etmiştir. 

 

 

 

21850. Eş'as bildiriyor: Bu konuda Şa'bi ile Hakem şöyle dediler: "Şayet ölen köleden geriye borç ve mukatebe bedelinden ödenmemiş bir kısım kalmışsa, öden me zamanı gelmiş mukatebe taksiti ile köleden alacaklı olanların hakları hesaplanır ve her iki tarafa alacağı oranınca kölenin malından ödeme yapılır."

 

21851. Veki' bildiriyor: Hasan b. Salih, Süfyan ve İbn Ebi Leyla şöyle derdi:

"Şayet borç bırakıp ölmüşse ve mukatebeden geriye kalan meblağın ödenme zamanı da gelmişse, kölenin malından mukatebe bedelinden geri kalan tüm meblağı, köleden alacaklı olanların da haklarını vermek suretiyle alır."

 

21852. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Kadı olsa dahi bu konuda (kadı) Şureyh hata etmiştir. Zira Zeyd b. Sabit bu konuda şöyle derdi: "Böylesi bir kölenin önce borçları ödenir."

 

 

 

Bir Davada iki Tarafın Kanıtlarının Eşit Olması

 

21853. Hişam b. Urve der ki: Babam bana bildiriyor: "Fehm kabilesinden bir grup bir maden konusunda Süleym oğullarından bir grupla Mervan'ın huzurunda davalaştılar. Mervan da davayı görüp hüküm vermesi için ibnu'z-Zübeyr'e emir verdi. Tarafların şahitleri eşit olunca da ibnu'z-Zübeyr aralarında kura çekti. Şahitler eşit olduğu için de madeni, kurada çıkan gruba verdi."

 

21854. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Bir mal üzerindeki davada tarafların kanıtları eşit olduğunda mal kimin elindeyse onun olur."

 

21855. İbn Ebi Zi'b bildiriyor: Bir davada iki tarafın şahitleri farklı şeyler söylemesi, ancak dürüstlükleri ile sayılarının eşit olması konusunda Zühri şöyle demiştir: "Bu durumda iddia sahiplerinden yemin etmeleri istenir."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Satılık Malları Henüz Pazara Gelmeden Yolda Karşılamak