m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Çalıntı Malın Satın Alınmasını Kerih Görenler

 

22494. Hasan(-ı Basri) der ki: "çarşıya girdiğin zaman ihanet içermediğini veya çalıntı olmadığını bildiğin her şeyi satın alabilirsin."

 

22495. Mus'ab b. Muhammed, Medine ahalisinden bir adamdan, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: ''Kişi çalıntı olduğunu bildiği halde bir malı satın alırsa hırsızlığın utancına da, vebaline de ortak olur.''

 

Tahric: Metalibu'l-Aliye (1346) ve İthafu'l-Hiyere'de (3642) İbn Ömer'e dayandırılarak zikredilmiştir. Ayrıca Ebu Hureyre kanalıyla Hakim (2/35) ve Beyhaki Sünen (5/335), Şu'ab (5500, 5112) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22496-7. İbn Sirin bildiriyor: Abıde'ye: "Bir malı çalıntı olduğunu bildiğim halde satın alabilir miyim?" diye sorduğumda: "Alamazsın!" dedi. "Bir malın ihanet malı olduğunu bildiğim halde onu satın alabilir miyim?" diye sorduğumda: "Hayır! Alamazsın!" dedi. Ona: "Çalışılarak elde edilmiş şeyleri mi satın almalıyım?" diye sorduğumda ise: "Bundan başka bir şeyi alabilir misin ki?" dedi.

 

 

 

Simsarın Ücreti

 

22498. Süfyan bildiriyor: "Hammad (b. Ebi Süleyman) belirli bir ücret üzerinden bir anlaşma olmadıktan sonra simsara herhangi bir ücret verilmesini mekruh görürdü."

 

22499. İbn Tavus, babasından bildiriyor: İbn Abbas'a: Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Şehirli köylü adına satış yapmasın" buyruğu ne anlama gelmektedir?" diye sorduğumda: "Şehirli köylü adına simsarlık yapmasın anlamındadır" dedi.

 

22500. İbrahim(-i Nehai) ile İbn Sirin: "Peşin olan alışverişlerde simsara ücret vermenin bir sakıncası olmaz" dediler.

 

22501. Leys Ebu Abdilaziz bildiriyor: "Ata (b. Ebi Rabah)'a, simsara (satış sonrası) bahşiş verilmesini sorduğumda: "Bir sakıncası yok" dedi.

 

22502. Veki' der ki: "Süfyan(-ı Sevrı) simsarlığı mekruh görürdü."

 

 

 

Canlı Olan Şeylerde Şuf'a Hakkmın Olmayacağmı Söyleyenler

 

22503. Şu'be bildiriyor: Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a:

"Kölede şuf'a hakkı var mıdır?" diye sorduğumda: "Yoktur" dediler.

 

22504. İbn Ebi Müleyke bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) herşeyde şuf'a hakkının olduğuna hükmetti."

 

Tahric: Tirmizi (1371) rivayet etmiştir.

 

 

 

22505. Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: ''Canlı şeylerin satışında şuf'a hakkı yoktur."

 

22506. Hz. Osman der ki: ''Kuyuda ve aşı için kullanılan hurma ağaçlarında şuf'a hakkı olmaz. Sınırlar da her türlü şuf'anın önüne geçer."

 

Tahric: Ebu Ubeyd, Garibu'l-Hadis (3/417), Malik (2/717: 4) ve Abdurrezzak (14393, 14426) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22507. Eban b. Abdillah el-Beceli bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Giysi satışında şuf'a hakkı var mı?" diye sorduğumda: "Evet! Var!" dedi.

 

 

 

Bir Torbada iki Kişinin Hak iddia Etmesi

 

22508. Hasan b. Salih bildiriyor: iki kişinin bir torba üzerinde hak iddia edip, birinin: "Bir kısmı benim!", diğerinin de: "Hepsi benim!" demesi konusunda İbn Şubrume şöyle söylemiştir: "Torbanın içindekinin tümünün kendisinin olduğunu iddia eden kişiye torbanın yarısı verilir. Kalan yarısını da aralarında paylaşırlar." İbn Ebi Leyla ise: "Hepsinin kendisinin olduğunu iddia edene torbanın üçte ikisi, diğerine de üçtebiri verilir" dedi. Rabiatu'r-Re'y ise: "Torbadakiler aralarında yarı yarıya paylaştırılır" dedi.

 

22509. Muğire bildiriyor: Bir mal konusunda iki kişiden birinin malın yarısının kendisine ait olduğunu, diğerinin de üçte ikisinin kendisine ait olduğunu iddia etmesi konusunda Haris (el-U kıl) şöyle dedi: "Malın üçte ikisinin kendisine ait olduğunu söyleyen kişiye malın yarısı verilir. Çünkü yarısını talep eden kişinin diğer yarısında hakkı yok demektir. Malın yarısının kendisine ait olduğunu iddia eden kişiye de malın üçtebiri verilir. Çünkü malın üçte ikisini talep eden kişinin malın üçtebirinde hakkı yok demektir. Geriye de malın altıdabiri kalır ki bunda her ikisi de hak iddia ettikleri için aralarında yarıyarıya paylaştırılır."

 

 

 

Rehin Bir Malın Ancak Bir Kadı'nın Kararıyla Satabileceğini Söyleyenler

 

22510. İbn Sirin der ki: "Kişinin yanında bulunan rehin bir mal, ancak kadı kararıyla satılabilir."

 

22511. Halid bildiriyor: Muhammed b. Sirin beni kadı olan iyas b. Muaviye'nin yanına gönderdi ve bana: "Ona, yanımda rehin olarak eğrilmemiş yün bulunduğunu, bozulmasından korktuğumu ve satmam için bana izin vermesini söyle" dedi.

 

 

 

insanlara Bir Zararı Dokunmadıktan Sonra Mal Stokuna Ruhsat Verenler

 

22512. Yahya b. Said bildiriyor: "Said b. el-Müseyyeb, zeytinyağı stoku yapardı."

 

22513. Müslim el-Habbat der ki: "Said b. el-Müseyyeb'e tohum, meyve çekirdeği ve habat satın alırdım, o da bunların stokunu yapardı.''

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kadının Kocasının Malından Sadaka Vermesi