m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Tıb

 

İlaç Kullanma ve Tedavi Olmaya Ruhsat Verenler

 

23880. Hilal b. Yesaf anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde adamın biri yaralanınca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ona doktor getirin!" buyurdu. Ashab: ''Ya Resulallah! Doktorun ona bir faydası olur mu ki?" diye sorduklarında ise şöyle buyurdu: "Evet! Zira Yüce Allah gönderdiği her hastalığa karşılık o hastalığın şifasını da göndermiştir."

 

23881. Enes, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirdi: ''Yüce Allah, hastalığı yarattığı gibi devasını da yaratmıştır. Onun için (hastalandığınızda) tedavi olun."

 

23882. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Yüce Allah gönderdiği her hastalığa karşı şifasını da göndermiştir."

 

Tahric: Hadisi İbn Mace (3439) müelliften ve başkalarından, yazarın isnadının benzeriyle de Buhari (5678) ve Nesai (7555) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

23883. Usame b. Şerik der ki: Bedevilerin (hastalık hakkında) Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) soru sorduklarına şahit oldum. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ey Allah'ın kulları tedavi olun! Zira Yüce Allah, yaşlılık hariç, hangi hastalığı göndermişse şifasını da göndermiştir.''

 

Tahric: Müsned'inde (781) bu isnadla, müelliften de İbn Mace (3436), İbn Ebi Asım, elAhad ve'l-Mesani (1467, 2668) rivayet etmiş, Busayri de (1191) hadisi sahih bulmuştur. Yine Taberani (469) yazarın tarikiyle, yazarın isnadının benzeriyle İbn Hibban (6061, 6064) ve Hakim (4/400, hadisi sahih bulmuş, Zehebi de muvafakat etmiştir), Ziyad b. İlaka kanalıyla da Ahmed (4/278), Buhari, Edebu'/-Mufred (291), Ebu Davud (3851), Tirmizi (2038, hadis için "hasen sahih" demiştir) ve Nesai (7553, 7554) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

23884. Ebu Said el-Hudri bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah, sam dışında, hangi hastalığı göndermiş se (veya yaratmışsa) mutlaka onun devasını da göndermiştir (veya yaratmıştır). Ancak bu devayı kimileri bilir, kimileri de bilmez." Ashab: "Ya Resulallah! Sam ne?" diye sorduklarında, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ölüm" karşılığını verdi.

 

Tahric: el-Hakim, el-Mustedrek (4/401), Taberani, es-Sağır (92), el-Evsat (2555) ve Bezzar,

 

 

 

23885. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Yüce Allah hangi hastalığı göndermişse (veya yaratmışsa) mutlaka onun devasını da göndermiştir. Ancak bu devayı kimileri bilir, kimileri ise bilmez."

 

- - Ahmed (1/377, 413, 453) rivayet etmiştir.

 

 

 

23886. Zeyd b. Eslem der ki: Adamın birisi yaralandı ve yarası kan topladı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Enmar oğullarından olan iki adamı çağırdı ve: "Hanginiz tabipliği daha iyi bilir?" diye sordu. Onlar: "Ya Resulallah! Tabiblikten de hayır gelir mi ki?" diye sorduklarında, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Hastalığı gönderen devasını da göndermiştir" karşılığını verdi.

 

- - Malik (2/943: 12) rivayet etmiştir. Ancak bu rivayetinde Enmar oğullarından olan iki adamı çağıran kişinin hastanın bizzat kendisi olduğu geçer.

 

 

 

23887. Şebib der ki: Ebu Kılabe, " ... çare bulan yok mudur, denilir"[Kıyamet, 27] ayetini açıklarken: "Tabip yok mudur, anlamındadır'' dedi.

 

23888. Ka'b(ul-Ahbar) der ki: Yüce Allah şöyle buyurur: "Tedavi edip şifa veren benim!"

 

 

 

Tedavi Olmayı Mekruh Görenler ve Uygun Bulmayanlar

 

23889. Ebu Rimse anlatıyor: Genç bir çocukken babamla birlikte Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittik. Babam ona: "Ben tabiplik yapan bir adamım. Şu sırtındaki et parçasını bana göster" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona:

"Ne yapacaksın?" diye sorunca, babam: "Onu keseceğim" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Sen tabip değil, şefkat duyan birisin. Bunun tabibi onu buraya (sırtıma) koyandır" karşılığını verdi.

Başkaları bu hadisi "koyan" lafzı yerine "yaratan" lafzıyla nakletmişlerdir.

 

- - İmam Ahmed'in oğlu Abdullah, babasının Müsned'ine ilavesi olarak (2/226, 227) mÜelliften; İyad kanalıyla da Ebu Davud (4204), Tirmizi (2812, "hasen ğarıb"), Nesai (9356), Ahmed (2/226, 227), oğlu Abdullah (2/228, 277), İbn Hibban (5995) ve Hakim (2/425, 607, hadisi sahih bulmuş, Zehebi de muvafakat etmiştir) rivayet etmişlerdir. Arapça metinde geçen sil'a: Deri ile et arasında biten ve dokunulduğunda hareket eden beze anlamındadır.

 

 

 

23890. Hişam der ki: "Hasan(-ı Basri), ilaç olarak süt ve bal dışındaki hiçbir şeyi içmeyi hoş görmezdi."

 

23891. Hişam der ki: "Muhammed (b. Sirin), ilaç olarak, içeriğini bilmediği hiçbir macunu kullanmayı hoş görmez, böylesi bir ilaca ihtiyacı olduğu zaman da bunu kendisi yapardı."

 

23892. Ubeyd b. el-Hasan der ki: "ibn Malkil, içildiği zaman hastayı ölüme götürecek kötü ilaçların kullanımını mekruh görürdü."

 

23893. Ebu Hureyre der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) pis olan ilaçların kullanımını yasakladı."

 

- - Ahmed (2/4461 478) yazarın isnadının benzeriyle, Yunus kanalıyla da Ebu Davud (3866), Tirmizi (2045) ve Hakim (4/410, hadisi Buhari ile Müslim'in şartlarına göre sahih bulmuş, Zehebi de muvafakat etmiştir) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

23894. Abdulmelik b. Umeyr bildiriyor: Rabı' b. Huseym hastalandığı zaman kendisine: "Sana bir tabib çağıralım mı?" dediler. Rabı: "Bana biraz mühlet verin" dedi. Biraz düşündükten sonra: "Ad, Semud milletleri ile Ress'lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir ettik. Her birine misaller vermiştik ama, dinlemedikleri için hepsini kırdık geçirdik"[Furkan, 38,39] ayetlerini okudu. Onların dünyaya ne kadar bağlı olduklarını ve dünya nimetlerinin peşinden nasıl koştuklarını düşündü. Sonra da şöyle dedi: "içlerinde hasta da vardırı tabib de. Ancak hasta da, tabip de toptan helak olmuştur. Sakın bana da tabib çağırmayasınız!"

 

23895. Hişam der ki: "Muhammed (b. Sirin), (ilaç niyetine) çok keskin olan hurma suyunun içilmesinden hoşlanmaz ve kullanımına karşı çıkardı."

 

23896. Muaviye b. Kurra bildiriyor: Ebu'd-Derda hastalandığı zaman kendisine:

"Sana tabib getirelim mi?" diye sordular. Ancak o: "Zaten beni kendisi hasta düşürmüştür" karşılığını verdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Müshil ve Fitil