|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Edeb |
Nifak Alametleri
26123. Abdullah b. Amr,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Şu dört şey kimde bulunursa tam bir münafık olur. Bunlardan biri
kendisinde bulunan kimse de, onu terk edinceye kadar bir münafıklık vasfım
taşır: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, anlaşma
yaptığı zaman vazgeçer ve düşmanlık yaptıgı zaman haktan ayrılır.''
26124. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Münafığı şu üç şeyle dene (onda bunlar varsa münafık
olduğunu bil) Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz ve
düşmanlık yaptığı zaman haktan ayrılır."
26125. Abdullah b. Amr
der ki: "Kimde şu üç şey bulunursa bu kişi münafıktır. Konuştuğunda yalan
söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz ve emanete ihanet eder." Daha
sonra Abdullah b. Amr şu ayeti okudu: "Onlardan kimi de, ''Eğer Allah
lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz
salihlerden olacağız!'' diye Allah'a and içti. Fakat Allah lütfundan onlara
(zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek
sözlerinden döndüler. Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve
yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar
onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu." (Tevbe Sur. 75-77)
26126. Mücahid,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: ''Kimde
şu üç şey bulunursa bu kişi münafıktır. Konuştuğunda yalan söyleyen, söz
verdiği zaman sözünde durmayan ve emanete ihanet eden.''
Tahric: Ahmed (2/ 357
"Münafığın alameti üçtür" lafzıyla), Buhari (33), Müslim (1/78:107),
Tirmizi (2631), Nesai (11752) ve EbÜ Ya'la (4084=4098) rivayet ettiler.
26127. Mücahid der ki:
''Kendisinde şu üç haslet bulunan; oruç tutsa da, namaz kılsa da, ben
müslümanım dese de münafıktır. Konuşunca yalan söylemek, emanete ihanet etmek
ve söz verdiğinde sözünde durmamak.''
26128. Muğire b. Şu'be,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: ''Kim,
yalan olduğunu bildiği halde benim adıma bir şey söylerse, bu kişi
yalancılardan biridir.''
Tahric: Ahmed (4/252,
255), Hennad, Zühd (382); Müslim, Sahih'in önsözünde (sh. 9), İbn Mace (41),
Tirmizi (2662 "hasen sahih") ve Taberani, M. el-Kebir (20/1021)
rivayet ettiler.
26129. Semure,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: ''Kim,
yalan olduğunu bildiği halde benim adıma bir şey söylerse, (hadis uydurursa) bu
kişi yalancılardan biridir."
Tahric: Müslim, Sahih'in
önsözunde (sh. 91, İbn Mace (39) ve İbn Hibban (29) rivayet ettiler.
26130. Hz. Ali,
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu hadisin aynısını rivayette
bulundu.
Tahric: İbn Mace, mukaddimesinde
(38).
Kişinin Her Duyduğunu
Söylemesinin Keraheti
26131. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak yeter."
Tahric: Ebu Davud (4953
mürsel), Müslim (1/ 10:5) ve Hakim, el-Müstedrek (1/ 112) rivayet ettiler.
26132. Hz. Ömer der ki:
"Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak yeterlidir."
26133. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak
yeterlidir."
Hilm (Ağırbaşlılık) ve
Bu Konuda Söylenenler
26134. Şureyh der ki:
"Hilm, tükenmeyen bir hazinedir."
26135. Şa’bi der ki:
"ilmi, ehlinin halim olması güzelleştirdi."
26136. Muaviye der ki:
"Hilim ancak deneyimler sonucu elde edilir (kişinin hilim sahibi olup
olmadığı sınamayla anlaşılır)."
26137. Tavus der ki:
"ilim, hilim gibi bir mahfaza içine ne güzel yakışır."
26138. Süleyman b. Musa
der ki: "Hiçbir şeyin bir araya getirilmesi, ilim ile hilmin bir araya
getirilmesi kadar güzelolmamıştır."
26139. Ahnef b. Kays der
ki: "Ben halim biri değilim; ama halim görünmeye çalışıyorum."
Birşeyi Sadece Onu
isteyene Anlatmak
26140. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Sergini sadece onu isteyenin yanında aç."
Tahric: Ahmed el-İlel
(360 müellifin isnadıyla).
26141. Mesruk der ki:
"Sergini sadece onu isteyenin yanında aç."
26142. Ebu Kılabe der
ki: "Kişiye bilmediği bir konuyla ilgili konuşma.
Bilmediği bir konuda
konuşman ona zarar verir, fayda vermez."
26143. Said b. Cübeyr
der ki: "Ben, sergimi, istemeyenin yanında açmam."
26144. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Malını sadece onu isteyenin yanında aç."
ismid (Antimon) Taşıyla
Sürmelenmek
26145. İbn Abbas,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Sürmelerinizin
en hayırlısı, ismid taşıdır. Gözün nurunu arttırır, saçı (kirpikleri)
kuvvetlendirir.''
26146. Cabir,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Yatacağınız zaman ismid taşıyla sürme çekin. Çünkü O, gözün nurunu
arttırır, saçı (kirpikleri) kuvvetlendirir."
Her Göze Kaç Defa Sürme
Çekilir ve Sürme Çekmeyi Tavsiye Edenler
26147. Hafsa der ki:
"Enes, her gözüne üç defa sürme çekerdi.''
26148. Asım bildiriyor:
"ibn Sirin her gözüne iki defa sürme çekerdi ve iki gözünün arasına da bir
defa sürme çekerdi."
26149. imran b. Ebi Enes
der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ismid ile sürme çekerdi.
Sağ gözüne mille üç defa, sol gözüne ise iki kez sürme çekerdi.
26150. İbn Abbas der ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem), her gözüne üç defa çektiği
bir sürmedanlığı vardı."
26151. İbn Avn, Nadr b.
Enes'in, sürme hakkında şöyle dediğini söyler: "Ben her gözü me üç defa
sürme çekerim. iki gözümün arasına da bir defa çekerim." Bunu Muhammed (b.
Sirin)'e söylediğimde: "Ben şuna (sağ) üç, şuna ise (sol) iki defa, iki
gözümün arasına da bir defa sürme çekerim" dedi.
26152. Ebu Hureyre der
ki: "Sürme çeken, bunu tek sayıda yapsın."
Tahric: Ahmed (2/371;
3/351; "Kim böyle yaparsa iyi yapmış olur. Yapmayan için ise bir sakınca
yoktur" ifadesiyle), Ebu Davud (36), İbn Mace (338; 3498), İbn Hibban
(1410), Hakim (4/137 "sahih" Zehebi de ona muvafakat etti) rivayet
ettiler. Ravilerden Husayn el-Himyer'i ve hocası Ebu Sa'd veya Ebu Said
el-Hibrani mechuldür.
Kişinin Bir Başkasının
Bineğini Tutması
26153. Sedır der ki: Ebu
Cafer'in yanındaydım. Bineğime binmek istediğimde, bineğimin üzengisini tuttu
ve: "Sakıncası olmayan bir şeyden sevap almamın sana ne zararı var"
dedi.
26154. Amir(-i Şa'bl)
der ki: Hz. Ömer, Zeyd b. Suhan'ı çağırıp, onu bineğine sizin valilerinizi
bindirdiğiniz gibi bindirdi; sonra halka dönüp: "Zeyd ve arkadaşlarına
böyle muamele edin" dedi.
26155. Mücahid der ki:
"Bineğimi, bazen İbn Abbas, veya İbn Ömer'in (binmem için) tuttuğu
olurdu.''
26156. Kays der ki:
"ibrahim'i çocukken gördüm; tek gözü kördü. Alkame'nin -zannedersem şöyle
dedi; Cuma günü- bineğini tutmuştu."
26157. Mehdi b. Meymun
bildiriyor: Abdullah b. Subayh el-Hanefı, bineğine binmek istediğinde, bir kişi
bineğini tutunca Abdullah şöyle dedi: "Duyduğuma göre, Mutarrif şöyle
derdi: "Bana ikramda bulunmak isteyen bir kardeşimin bu isteğine mani
olmam."
26158. Galib el-Kattan
bildiriyor: Birgün bir merkebe binmek istedim; Şa’bi gelerek bineğimi tuttu.
Bunu Hasan'a sorunca: "Kardeşinin ikramını kabul et" dedi.
Yıldız ilmini Öğrenme
Hakkında Söylenenler
26159. İbn Abbas,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kim yıldızlarla ilgili bir ilim iktibas etmişse sihirden bir şube iktibas
etmiş demektir. (Bu kişinin astrolojiyle ilgili meşguliyeti) arttıkça (sihir
ilmi de) artar.''
Tahric: Ebu Davud (3900)
ve İbn Mace (3726) müelliften rivayet etti. İrakı, Tahricu'l-İhya'da
26160. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Yıldızlardan ve Ay gözlemlerinden, yolun nasıl bulunacağını
öğrenmekte bir sakınca yoktur."
26161. İbn Abbas der ki:
"Yıldızlara ve ebced harflerine bakarak bakan toplumların (imandan) nasibi
yoktur."
Tahric: Abdurrezzak
(19805).
26162. Hz. Ömer der ki:
"Yıldızlardan, sadece karada ve denizde gece vakti yolunuzu bulacak
şeyleri öğrenin."
Hocanın Öğretmesi ve
Yanlış Okumaları Üzerine Onları Dövmesi
26163. Nafi, İbn Ömer'in
oğlunu, konuşma dil ve üslubuna uymadığı için dövdüğünü bildiriyor.
26164. Ömer b. Zeyd
bildiriyor: Hz. Ömer, Ebu Musa'ya şöyle yazdı: "Sünneti
(4/117) senedinin sahih
olduğunu söyledi. Ayrıca Ahmed (1/227,311), Abd b. Humeyd, el-Müntehab (714) ve
Taberani, M. el-Kebir (11/11278) rivayet ettiler. ve Arap dilini iyice
öğreniniz."
26165. Yahya b. Ebi
Kesır der ki: Hz. Süleyman b. Davud'un oğluna:
"Düşmanını
çatlatmak isteyen, sopasını oğlundan eksik etmesin" demiştir.
26166. Muhammed (b.
Sirin) der ki: Şöyle derlerdi: "çocuğu na ikram et ve terbiyesini güzel
yap."
26167. İbn Avn der ki:
Muhammed (b. Sirin)'e nahiv hakkında sorulunca şöyle dedi: "Aşırıya
gidilmezse, onda bir sakınca olmadığını bilmiyorum."
''Hayır, Allah'a Hamd
Olsun" Demeyi Kerih Görenler
26168. Ziyad b. Fayyad
bildiriyor: Amr b. Meymun: "Hayır, Allah'a hamdolsun" denmesini kerih
görürdü.
26169. Muğire der ki:
İbrahim(-i Nehai), kişinin: "Hayır, Allah'a hamdolsun" demesinden
hoşlanmayarak: "Evet, Allah'a hamdederiz" deyin" derdi.
26170. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Kişinin: "Hayır, Allah'a hamdolsun" denmesi mekruh görülür;
"Allah'a Hamdolsun ki hayır" denmesi istenirdi.
Kan Aldıran, Saçlarını
veya Tırnaklarını ya da Dişini Çektiren Kişinin Yapması istenen Şeyler
26171. Hişam, Muhammed
(b. Sirin)'in tırnaklarını kestiği zaman onları gömdüğünü nakleder.
26172. Muaviye b. Kurra
bildiriyor: Müslim b. Yesar'ın yanına girmek için izin isteyip oturup
(bekledim). Sonra bana izin verilip yanına girdiğimde şöyle dedi:
"Ben, vefat eden
çocuklarımdan birini defnederken yanıma girmek için izin istemiştin." İbn
Kurra ekledi: "Hanımlarından birisi düşük yapmıştı da öleni defnetmekle
meşguldü."
26173. Yezid b.
Abdilmelik naklediyor: "Muhammed b. Ali, kendisinden kan alan haccama,
çıkan kanı, yalaması için bir köpeğe vermesini söyledi."
26174. Beni Haşim'den
bir kişi; Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem), saçın, tırnağın ve kanın
gömülmesini emrettiğini rivayet eder.
26175. İbrahim b.
Muhacir; Mücahid'in, tırnaklarını kestiği zaman gömdüğünü veya birisine gömmesi
için emir verdiğini nakleder.
26176. Eflah, Kasım'ın,
(kesilen) saçlarını Mina'da gömdüğünü söyler.
26177. Mehdi bildiriyor:
Cuma günü ikindiden sonra Muhammed b. Sirin'in yanına girdik. Bir makas istedi
ve tırnaklarını keserek topladı. Mehdi ekledi:
"Hişam, onun ayrıca
tırnaklarının gömülmesi için emir verdiğini bildirdi."
Birinin Yanında izin
Almadan Oturmak
26178. Ebu Burde
bildiriyor: Medine Mescid'ine girdiğimde Abdullah b. Selam'ı gördüm. Selam verdim
ve yanına oturdum. Bana: "Veğenim! Biz kalkmak isterken sen yanımıza
oturdun" dedi.
26179. Eş'as, bir
adamdan naklediyor: Bir kişi, Hasan(-ı Basri)'nin yanına oturunca, Hasan:
"Biz kalkmak isterken sen yanımıza oturdun" dedi.
26180. Ebu Miclez der
ki: "Bir kişi seni kastederek yanında oturduğunda ondan izin almadan
kalkma."
26181. İbrahim(-i Nehai)
de buna benzer bir söz sarfetmiştir.
26182. Enes b. Malik der
ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına birisi
oturduğunda, o kişi kalkmadan Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
kalktığı olmamiştır."
26183. İbn Avn, Muhammed
(b. Sirin)'in, bir kişi birinin yanında oturduğunda, yanına oturulanın izin
almadan kalkmasında bir sakınca görmediğini bildiriyor.
26184. Musa b. Nafi
bildiriyor: Said b. Cübeyr'in yanında oturdum; kalkmak istediğinde:
"izniniz var mı? Çünkü siz benim yanımda oturdunuz" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |