m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Edeb

 

"iddia Ediyorlar" Sözünü Kerih Görenler

 

26307. Ebu Mes’ud, Ebu Abdullah'a veya Ebu Abdullah, Ebu Mes’ud'a:

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "iddia ediyorlar" sözü hakkında ne dediğini duydun?" diye sorunca şöyle dedi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu duydum: "Kişinin en kötü bineği; ''İddia ediyorlar'' sözüdür. (Başkasından duyduğu şeyin doğru olup olmadığını bilmeden konuşmaktır) " 

 

Tahric: Ahmed (5/401; 4/119) rivayet etti

 

 

 

26308. Mansur, Abdullah (b. Mes'ud)'un; "Diyorlar ki / iddia ediyorlar" sözünü kerih gördüğünü nakleder.

 

26309. Şu'be ve Süfyan, Abdirabbih'den, Mücahid'in "iddia ediyorlar" sözünü mekruh gördüğünü naklettiler. Sonra Süfyan: "Kafirler iddia ettiler" (Teğabun Sur. 7) ayetini okudu.

 

26310. (Kadı) Şureyh der ki: "iddia ediyorlar sözü, yalanın yoldaşıdır."

 

26311. İbn Avn der ki: "iddia ediyorlar'' sözü, yalanın yoldaşıdır. Yalanın yoldaşı olma!"

 

26312. Yahya b. Hanı, babasının kendisine: "Evladım! Konuşurken, ''İddia ediyorlar ve sonra'' sözlerini bırak" dediğini nakleder.

 

Tahric: Mesaviu'I-Ahlak'ta (689) rivayet ettiler.

 

 

 

26313. Yahya b. Vessab, Şureyh'in kendisine: "iddia ediyorlar sözü, yalanın künyesidir" dediğini bildiriyor.

 

 

 

İddia Ediyorlar Sözüne Ruhsat Verenler

 

26314. Habıb der ki: Ebu Kılabe'ye (bir şeyle ilgili) soru sordum; " Öyle iddia ediyorlar" dedi.

 

26315. Kurra; Hasan(-ı Basri)'nin: "Vallahi (öyle) iddia ediyorlar" dediğini nakleder.

 

26316. Sabit bildiriyor: İbn Ömer'e: "Testideki şırayı içmek yasaklandı mı?" diye sordum; "Yasaklandığını iddia ettiler" dedi. Ben: "Sen, bunu Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duydun mu?" deyince; yine "Yasaklandığını ileri sürdüler" dedi. 

 

26317. Muğire, İbrahim(-i Nehai)'ye bir şey sorulduğunu, onun da "iddia ettiler" dediğini nakleder.

 

26318. İbn Avn der ki: Kasım'a, bineğin üzerinde vitir namazını kılan kişinin hükmünü sordum; "ibn Ömer'in vitir namazını yerde kıldığını iddia ettiler" dedi.

 

 

 

Kendisine: "Nasıl Sabahladın?" Denilen Kişi

 

26319. İbn Abbas bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Resulallah! Nasıl sabahladın?" diye sorulunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir cenazede bulunmayan ve bir hastayı ziyaret etmeyen kimselerden daha hayırlı olarak (sabahladım)" buyurdu.

 

26320. Cabir der ki: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Resulallah! Nasıl sabahladın?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Oruçlu olarak sabahlamayan ve bir hastayı ziyaret etmeyen kişiden daha hayırlı olarak (sabahladım)" buyurdu.

 

26321. Hayseme der ki: Hz. Aişe'ye: "Nasıl sabahladın?" diye sorunca, "(Allah'tan gelen) nimetler içindeyim" dedi.

 

26322. İbn Avn bildiriyor: Gölgeliğinde otururken, Amir(-i Şa’bi)'ye uğradım.

Ona: "Nasılsın?" diye sorunca, şöyle cevap verdi: "Şureyh'e: ''Nasılsın?'' diye sorulduğunda: ''(Allah'tan gelen) nimetler içindeyim'' der ve başparmağını gökyüzüne uzatırdı."

 

26323. Bekr naklediyor: Bir adam Ebu Temime'ye: "Nasılsınız?" diye sorunca, Ebu Temime: "iki nimet arasında; örtülmüş günah ve şu insanlardan hiçbirinin bilmediği övgü arasında. Vallahi! Ben o övgüye yetişmedim ve buna ulaşacak da değilim" dedi.

 

26324. Muğire bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye selam verildi: "Ve aleyküm" dedi. "Nasılsın?" diye sorulunca da: "Allah'tan olan nimet sayesinde iyiyim" dedi.

 

26325. ismail b. Ebi Halid naklediyor: Bir kişi, Şa'bi'ye: "Nasıl sabahladın ey Ebu Amr!" diye sorunca; Şa’bi: "Nimet sayesinde iyiyim" dedi. Adam: "Kimden?" deyince ise: "Allah'tan" cevabını verdi.

 

26326. Muğire der ki: Hz. Ali'ye, hasta olduğu zaman: "Nasılsın?" dendiğinde, Hz. Ali: "Kötüyüm" der ve şu ayeti okurdu: "Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilik ile deneyeceğiz." (Enbiya Sur. 35)

 

26327. Eyyub bildiriyor: Medine'de ikrime ile karşılaşan bir adam gördüm; ikrime'ye: "Nasılsın?" diye sorunca; "Kötüyü m; ellerim çatlamış, ben de şöyle şöyle (hasta)yım" dedi. ikrime (böyle derken) şu ayeti tevil ediyordu: "Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilik ile deneyeceğiz; hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz." (Enbiya Sur. 35)

 

26328. Ata b. es-Saib bildiriyor: Ebu Abdirrahman es-Sülemi'ye: "Nasılsın?" diye sorulduğunda, "Allah'a hamdolsun iyiyim" derdi.

Ata şöyle dedi: Ebu'l-Bahteri'ye bunu anlattığım zaman üç defa: "Bu sözü nereden aldı?" diye sordu.

 

26329. İbn Avn der ki: Bir adam Muhammed (b. Sirin) ile karşılaştı ve:

"Nasılsın?" diye sordu. Muhammed: "Kötüyü m; acıkıyorum ve karnımı doyuramıyorum, susuyorum ve susuzluğumu gideremiyorum" dedi.

 

 

 

Ardından Yürünmesini Kerih Görenler

 

26330. İbrahim(-i Nehai) der ki: "(Sahabe) arkalarından yürünmesini hoş karşılamazlardı."

 

26331. Şuayb b. Abdillah b. Amr, babasından bildiriyor: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yaslanarak yediği görülmemiştir ve iki kişi de olsa kimse arkasından yürümezdi (yanında yürürlerdi)"

 

Tahric: Ahmed (2/165, 166, 167), Ebu Davud (3764), Nesai (2704), İbn Mace (244 müelliften) ve Beyhaki, el-Edeb (672) rivayet ettiler.

 

 

 

26332. Haris b. Suveyd, Ammar'ın bir adama şöyle dua ettiğini rivayet eder:

"Allahım! Eğer bu yalan söylüyorsa dünyayı onun önüne ser ve halkı peşinden yürüt."

 

 

 

Kişinin Evine Girdiğinde Söyleyeceği Söz

 

26333. Amr b. Ebi Kurra el-Kindı naklediyor: Selman ve babam gidip Selman'ın evine varınca, Selman eve girdi ve: "Esselamu aleyküm" deyip sonra Ebu Kurra'nın girmesine izin verdi.

 

26334. Abdulmelik, Ata'nın şöyle dediğini bildirir: "Ailenin yanına girdiğin zaman şöyle de: "Esselamü aleyküm" Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği..." (Nur Sur. 61)

 

26335. Ebu Malik el-Gifarı der ki: Evine girdiğin zaman: "Esselamü aleyküm" de!

 

26336. Ebu Halde der ki: "Ebu' I-Aliye ile beraber evine girdim. Eve girerken; kimse olmadığı halde selam verdi ve anlamadığım bir şey söyledi.''

 

26337. İbn Avn'ın bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirin), ''... ve sizden hen?z erginliğe ermemiş olanlar ... '' (Nur Sur. 58) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Ailemiz bize selam vermeyi öğretirdi. Birimiz, (ebeveyninin yanına) geldiği zaman: ''Esselamü aleyküm. Falan kişi girsin mi? (girebilir miyim)'' derdi.''

 

26338. Abdulkerım bildiriyor: Ömer b. Abdilaziz, eve girdiği zaman şöyle derdi: "Bismillah, Elhamdulillah ve La havle ve la kuvvete illa billah (Allah'ın adıyla, Allah'a hamdolsun. Güç ve hareket ancak ve ancak Allah'ın yardımıyla olur.) Allah'ın Peygamberine selam olsun. Allahım! Bana rahmet kapılarını aç, gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana katından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver. Katından bana bir rahmet bahşet. Muhakkak ki Sen çok bahşedensin. Allahım! Üstümden gelecek belalardan ve yerin ayaklarımın altından kaymasından, kovulmuş şeytanın sağımdan ve solumdan (zarar vermesinden) beni koru.''

 

26339. Ebu Ubeyde der ki: "Abdullah (b. Mes’ud) evine girdiği zaman önce kısık sesle kendi kendine konuşur, sonra da sesini yükseltirdi.''

 

 

 

Yahudi ve Hıristiyana Dua Edilmesi

 

26340. Katade bildiriyor: Bir Yahudi, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir deveyi sağdı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Allahım! Bunu güzelleştiru diye dua edince adamın saçları siyahlaştı.

 

Tahric: Ebu Davud, Merasil (492); Abdurrezzak, Musannefte (19462)

 

 

 

26341. İbrahim(-i Nehai) der ki: Yahudiye: ''Allah sana hidayet versin" demende bir sakınca yoktur.

 

26342. İbrahim naklediyor: Bir Yahudi, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: ''Benim için Allah'a dua et" deyince; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah malını ve çocuklarını çoğaltsın, bedenine sıhhat versin ve ömrünü uzatsın" dedi.

 

26343. Said b. Cübeyr der ki: Eğer Firavun bana: "Allah seni mübarek kılsın (razı olsun)" dese, ben de: ''Seni de" derdim.

 

 

 

izin Alıp Selam Vermeyen Kişi

 

26344. Ebu'z-Zübeyr der ki: Cabir'e, yanıma gelmek için izin isteyip selam vermeyen kişiyle ilgili sordum ve: "Ona izin vereyim mi?'' dedim. Cabir: "insanlar böyle yaparken ona izin vermekten hoşlanmıyorum" dedi.

 

26345, Ebu Hureyre der ki: "Selam vererek sizden izin istenmedikçe (evinize girilmesine) izin vermeyiniz."

 

26346. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Çağrılman senin iznindir. Selam ver sonra gir."

 

26347. İbn Bureyde bildiriyor: Bir kişi, kapıda durmakta olan sahabeden birisinin yanına girmek için üç defa: "Girebilir miyim?" diye izin istedi. Sahabi ona bakıyor, ama izin vermiyordu, Sonra adam: "Esselamü aleyküm; girebilir miyim?" deyince; sahabi: "Gir" deyip şöyle devam etti: "Geceye kadar durup: ''Girebilir miyim?'' deseydin; selamla başlamadıktan sonra sana izin vermezdim.''

 

26348. Salih el-Kudadı der ki: Ailem beni bir hediyeyle Said b. Cübeyr'e gönderdi. Kapıya varınca abdest almakta olduğunu gördüm ve: "Girebilir miyim?" dedim. Bunu üç defa söylememe rağmen sustu. Sonra: "''Esselamü aleyküm'' de!" dedi. Girdiğimde ise: "Senin sünneti bilmediğini farkettim ve öğrettim" dedi.

 

26349. Cabir der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına girmek için izin istedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim o?" deyince, ben: "Benim" cevabını verdim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben, ben!" diye(rek adını söylemediğinden dolayı hoşnutsuzluğunu ifade etti).

 

Tahric: Ahmed (3/298,320,363), Darimi (2630), Müslim (3/ 1697 (39, 38), Buhari (6250), Ebu Davud (5145), Tirmizi (2711), Nesai (10160) ve İbn Mace (3709 müellifin tarikiyle) rivayet ettiler.

 

 

 

"Selametle Gir!" Denilen Kişi

 

26350. Ebu Miclez der ki: İbn Ömer, bir eve girmek için izin isteyip:

"Selametle gir!" denildiği zaman; geri döner ve: "Selametle mi, yoksa selametsiz mi gireceğimi bilemem" derdi.

 

26351. Ebu'I-Cerrah, Hicazlı bir kişiden naklediyor: Hanımım bana: "Kendisine benimle ilgili bazı şeyler sormam için bana Ebu Hureyre'yi getir" dedi. Ebu Hureyre'nin yanına gittim ve (çağırdım) benimle geldi. (Evimin) kapısına geldiğimizde: "Evine gir!" dedi. Girdim ve: "Bu Ebu Hureyre'dir; geldi" dedim. Ebu Hureyre: "Esselamü aleyküm; girebilir miyim?" dedi. Biz: "Selametle gir" dedik. Ebu Hureyre sözünü tekrar ederek: "Esselamü aleyküm; girebilir miyim?" dedi. Biz yine: "Selametle gir" deyince, Ebu Hureyre: "''Gir!'' deyiniz" deyip: "Esselamü aleyküm; girebilir miyim?" dedi. Biz: "Gir!" deyince girdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kimsenin Olmadığı Eve Giren Hakkında