|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Hadler |
Hırsız'a Verilecek
Ceza Ve Farklı Durumlardaki Hükümler
Hırsıza, Affedilmesi
için Aracı Olmak
28655. Ebu Cafer
(el-Bakır) bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Ey Usame! Sakın haddi (cezayı) hakeden birinin affedilmesi için aracı
olma!" buyurdu. Ravi der ki: "Usame birine aracı olduğu zaman Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun bu aracılığını kabul ederdi."
28656. Ka'b der ki:
"Had (şeri cezanın uygulanmaması) konusunda yapılan aracılık kabul
edilmez."
28657-8. Furafisa
el-Hanefı der ki: Zübeyr, Müslümanların (siyasi lidere) götürdükleri bir
hırsızla karşılaşınca, onlardan hırsızı affetmelerini istedi. Kendisine:
"Bir hırsızın affedilmesi için aracı mı oluyorsun?" dediklerinde,
Zübeyr: "Evet! Cezanın uygulanması için siyasi otoritenin huzuruna
çıkarılmadıkça aracı olurum. Ancak liderin huzuruna çıkarıldıktan sonra şayet
lider onu affedecek olursa Yüce Allah o lideri affetmesin!'' karşılığını verdi.
28659. Ebu Hazim
anlatıyor: Hz. Ali bir hırsızın affedilmesi için aracı olmak istedi. Kendisine:
"Bir hırsızın affedilmesi için aracı mı oluyorsun?" dediklerinde, Hz.
Ali: "Evet! Cezanın uygulanması için siyasi otoritenin huzuruna çıkarılmadıkça
aracı olurum. Ancak liderin huzuruna çıkarıldıktan sonra şayet lider onu
affedecek olursa Yüce Allah o lideri affetmesin!'' karşılığını verdi.
28660. Süleyman b. Ebi
Kebşe bildiriyor: Said b. Cübeyr ile Ata, Müslümanlarca götürülen bir hırsızla
karşılaştılar. Hırsızın affedilmesini istediklerinde, onlara: "Onun
affedilebileceğini mi düşünüyorsunuz?" denildi. Said ile Ata ise:
"Liderin (hakimin) huzuruna henüz çıkarılmamış ise evet!'' karşılığını
verdiler.
28661. İbn Ömer der ki:
"Yüce Allah'ın cezalarından bir cezanın, üzerinde uygulanmaması için
birine aracılık eden kişi, kullarına tasarrufunda Yüce Allah'a karşı çıkmış
olur."
- - Ahmed (2/70), Ebu
Davud (3592), Hakim (2/27) ve Beyhaki (6/82, 8/332) rivayet etmişlerdir.
28662. Hz. Aişe der ki:
Hz. peygamber'le (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir konuda (hırsızlık yapan bir
kadının affedilmesi için) konuşulunca: "Onun yerinde Muhammed'in kızı
Fatıma dahi olsa ona da haddi (şeri cezayı) uygulardım!" karşılığını
verdi.
- - Darimi (2302), Buhari
(3475, 3732, 6787, 6788), Müslim (3/1315:8 ve sonrası), Ebu Davud (4373),
Tirmizi (1430), Nesai (7384, 7385, 7389) ve İbn Mace (2547) rivayet
etmişlerdir.
28663. Aişe binti Mes'ud
b. el-Esved, babası Mes'ud'dan bildiriyor: O kadının, Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) evinden kadife parçasını çalması bize çok ağır geldi. Kadın
Kureyşli olduğu için de Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip bu
konuda onunla konuştuk ve: "Kadının yaptığına karşılık affedilmesi için
kırk ukiyye (altın veya gümüş) vermeye hazım" dedik. Ancak Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "(Cezasını çekip) temizlenmesi onun için
daha hayırlıdır" karşılığını verdi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) sözlerinden bu konuda yumuşamış olduğunu. gördüğümüzde Usame'ye gidip:
"Bu konuda Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) konuş" dedik.
Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Usame'nin bu şekilde aracı
olarak konulduğunu görünce konuşmak üzere kalktı ve şöyle buyurdu: "Allah'ın
kullarından biri olan şu kadının hakettiği Yüce Allah'ın hadlerinden birisi
konusunda neden bu kadar ısrar ediyorsunuz? Canım kudret elinde olana yemin
olsun ki şayet Resulullah'ın kızı Fatıma bu kadının düştüğü durumda olsaydı
bilin ki Muhammed onun da elini keserdi!"
- - İbn Mace (2548),
Taberani, M. el-Kebir (20/792, 793), Hakim (4/380) ve Beyhaki (8/281) rivayet
etmişlerdir.
Hırsızı ifşa Etmemek
28664. Zübeyd b. es-Salt
bildiriyor: Ebu Bekr es-Sıddik'in şöyle dediğini işittim: "içki içen
birini yakalasam Yüce Allah'ın, onun bu suçunu gizlemesini, hırsızlık yapan
birini yakalasam yine Yüce Allah'ın, onun bu suçunu gizlemesini isterdim."
28665. ikrime anlatıyor:
Muzdelife'de Ammar'ın bir çantası çalındI. Ammar hırsızın peşinden hemen
devesini harekete geçirdi. iz sürücülerini çağırdığında ise ona: "Bu
Habeşli birisidir!" dediler. izleri takip ettiklerinde hırsızı, bir
duvarın dibinde çantayı karıştırırken buldular. Ammar adamdan çantayı alıp
kendisini bıraktı. Ona hırsızı neden bıraktığı sorulunca da: "Ben onun bu
suçunu ifşa etmiyorum ki belki Yüce Allah da benim kusurlarımı gizleyip açığa
vurmal" dedi.
28666. ikrime
bildiriyor: İbn Abbas, Ammar ve Zübeyr, yakaladıkları hırsızı serbest
bıraktılar. İbn Abbas'a: "Onu serbest bırakmakla ne kötü yaptınız!"
dediğimde: "Annesiz kalasıca! Şayet onun yerinde sen olsaydın, serbest
bırakılmak hoşuna giderdi değil mi?" karşılığını verdi.
"Değeri On
Dirhemden Az Olan Şeyler için de Hırsızın Eli Kesilir" Diyenler
28667. İbn Ömer der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç dirhem değerindeki bir kalkan
için hırsızın elini kesmiştir.''
- - Ahmed (2/6,54,
64,80,82,143, 145), Darimi (2301), Buhari 6795, 6796, 6797, 6798), Müslim
(3/1314:6, 7 öncesi), İbn Mace (2584), Ebu Davud (4385, 4386), Tirmizi (1446)
ve Nesai (7394, 7397) rivayet etmişlerdir.
28668. Hz. Aişe,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"El kesme, ancak çeyrek dinar ve üstü değerde olan şeylerde olur.''
- - Ahmed (6/36, 163),
Darimi (2300), Buhari (6789, 6790), Müslim (3/1312:1 sonrası, 2), Tirmizi
(1445), İbn Mace (2585), Ebu Davud (4383,4384) ve Nesai (7403, 7408) rivayet
etmişlerdir.
28669. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beş dirhem
(gümüş) değerindeki bir hırsızlık alayında hırsızın elini kesti.''
- - Ebu Davud, Merasil
(243), Nesai (7428), Ebu Ya'la (5333, 5354) ve Beyhaki (8/261) rivayet
etmişlerdir. Bir sonraki hadise bakınız.
28670. Amir b. Sa'd,
babasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Kalkan değerindeki bir şey için hırsızın eli kesilir.''
- - Ahmed (1/169), İbn
Mace (2586), Ebu Ya'la (795,799), Tahavi (3/163) ve Beyhaki (8/259) rivayet
etmişlerdir.
28671. Cafer, babasından
naklediyor: "Hz. Ali, çeyrek dinar değerindeki demirden bir miğfer için
hırsızın elini kesti(rdi)."
28672. Amr b. Şuayb,
babasından, o da dedesinden naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "El kesme (asgari) kalkan değerinde
olan şeylerde olur."
- - Ahmed (2/180, 186,
203, 297), EbU Davud (1707, 1708, 1709, 4390), Nesai (7445, 7446, 7447), İbn
Mace (2596), İbnu'l-Carud (827), Darakutni (3/194, 236: 333, 114), Hakim
(4/381) ve Beyhaki (8/263) rivayet etmişlerdir.
28673. Müminlerin annesi
Hz. Aişe der ki: "El kesme, ancak çeyrek dinar ve üstü değerinde olan
şeylerde olur.''
- - Nesai
(7409,7410,7411,7413,7414,7418,7420,7422,7423, 7425), Tahavi (3/164, 165), İbn
Hibban (4462, 4465), Malik (2/832: 24), Taberani, M. el-Evsat (1931), Beyhaki
(8/262); başka kanallarla Buhari (6791), Müslim (3/1312: 3) ve Ahmed
(6/80,249,252) rivayet etmişlerdir.
28674. Humeyd
bildiriyor: Enes'e: "Malın değeri ne olursa hırsızın eli kesilir?"
diye sorulunca şöyle dedi: "Hz. Ebu Bekr, beş veya üç dirheme, sahip olsam
dahi sevinemeyeceğim değerde bir şey için hırsızın elini kesti(rdi)."
28675. Enes bildiriyor:
"Hz. Ebu Bekr zamanında adamın biri, bir kalkan çalınca Ebu Bekr onun
elini kesti."
28676. Halid,
ikrime'nin: "Kalkan değerinde olan bir şeyi çaldığı zaman hırsızın eli
kesilir" dediğini nakleder. Ravi ekledi: Halid'e: "ikrime sana
kalkanın değerinden bahsetti mi?" diye sorduğumda: "Dört veya beş
(dirhem)" dedi.
28677. Ebu Hureyre ile
Ebu Said el-Hudri dediler ki: "Hırsızın eli, ancak dört dirhem ve üstü
değerinde olan şeyler için kesilebilir,"
28678. Amre der ki:
"Öğrendiğime göre Hz. Osman, değeri üç dirhem kadar bulunan turunç için el
kesmişti."
- - Malik (2/832: 23),
Abdurrezzak (18972), Şafii, Umm (6/147) ve Beyhaki (8/260, 262) ve rivayet
etmişlerdir.
28679. Abdullah b. Ebi
Bekr, Amre'den naklediyor: Hz. Aişe: "Çeyrek dinarda el kesilir"
dedi. Abdullah ekledi: Amre de: "Hz. Ömer bir turunç için bile el
kesti" dedi.
28680. Mekhul der ki:
"Kalkan değerinde olan bir şeyde hırsızın eli kesilir.''
28681. Hz. Ömer der ki:
"El (beş parmak), ancak beş dirhem değerinde olan şeylerde kesilir."
28682. Süleyman b. Yesar
der ki: "El, ancak beş dirhem değerinde olan şeylerde kesilir."
28683. Abdurrahman b.
el-Kasım, babasından naklediyor: "ibnü'z-Zübeyr bir çift ayakkabıda el
kesti."
28684. İbn Ömer der ki:
Bazıları Mekke yolunda kırbaç çalarlardı. Bunun üzerine Hz. Osman onlara:
"Bir daha çalarsanız elinizi keserim!" dedi.
28685. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Yüce Allah hırsıza lanet etsin! Zira bir miğfer çalar eli kesilir, bir ip
çalar eli kesilir.''
- - Ahmed (2/253),
Buhari (6783, 6799), Müslim (3/1314:7 ve sonrası), İbn Mace (2583), Nesai
(7358) ve Beyhaki (8/253) rivayet etmişlerdir.
28686. Ebu Bekr b.
Muhammed der ki: "Hz. Osman'a turunç çalan bir adam getirildi. Çaldığı
turunca çeyrek dinar (altın) değer biçilince hırsızın elini kesti."
''Değeri On Dirhemden Az
Olan Şeylerde El Kesilmez" Diyenler
28687. İbn Abbas der ki:
"Değeri bir kalkanın değerinden daha az olan şeylerde el kesilmez. Bir
kalkanın değeri de on dirhemdir."
28688. Amr b. Şuayb,
babasından, o da dedesinin şöyle dediğini nakleder: "Bir kalkanın değeri,
on dirhemdir."
28689. İbn Mes’ud der
ki: "Malın değeri (asgari) bir dinar veya on dirhem olursa ancak el
kesilebilir.
28690. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: "El kesmeyi gerektiren kalkanın değeri bir
dinardır."
28691. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Hırsızın elinin kesilebilmesi için çalınan malın asgari
bir kalkan değerinde olması gerekir. Ashabın zamanında bir kalkana da bir dinar
veya on dirhem değer biçilirdi."
28692. İbrahim(-i
Nehai), Abdullah (b. Mes’ud)'un şöyle dediğini nakleder:
"Hırsızın eli, ancak
bir kalkan veya zırh değerinde olan şeylerde kesilebilir." Ravi Hammad (b.
Ebi Süleyman) der ki: ibrahim'e: "Bunların değeri ne?" diye
sorduğumda: "Bir dinar (altın)" dedi.
28693. Urve bildiriyor:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında hırsızın eli bir
kalkan değerinde olan şeylerde kesilirdi. O zamanlarda da kalkanın iyi bir
değeri vardı. Diğer basit şeyler için ise el kesilmezdi."
- - Abdurrezzak (18959)
ve Beyhaki, es-Sünenü'l-Kubra (8/256) rivayet etmişlerdir. Mevsul olarak 28697.
hadiste gelecektir.
28694. Tavus der ki:
"Kalkan değerinde olan şeylerde el kesilir."
28695. Kasım der ki: Hz.
Ömer'e bir hırsız getirilince elinin kesilmesini emretti. Hz. Osman:
"Adamın çaldığı on dirhem etmez!" deyince, Hz. Ömer emredince çalınan
malın değerinin çıkarılmasını istedi. Malın değeri sekiz dirhem çıkınca,
hırsızın elini kesmedi.
- - Abdurrezzak,
Musannef(18953), Beyhaki, Sünen (8/260) ve İbn Hibban, Sikat (7/277) rivayet
etmişlerdir.
28696. Amr b. Şu ayb der
ki: Said b. el- Müseyyeb'in yanına girdim ve:
"Arkadaşlarından
Urve b. ez-Zübeyr, Muhammed b. Müslim ez-Zührive İbn Yesar, (el kesmeyi
gerektirecek) kalkanın değerinin beş dirhem olduğunu söylüyorlar" dedim.
Said de: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu konudaki
uygulamasında bir kalkanın değeri on dirhem (gümüş) olarak varsayılmıştır"
karşılığını verdi.
- - Abdurrezzak (18951)
rivayet etmiştir.
28697. Hz. Aişe der ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında basit ve değersiz
şeyler için el kesilmezdi."
- - Abdurrezzak (18959),
İshak b. Raheveyh (738, 739), Buhari: (6792, 6794), Müslim (3/1313:5 ve
sonrası), Nesai: (7427), Hakim (4/378) ve Beyhaki: (8/255, 256) rivayet
etmişlerdir.
Hırsızın, Çaldığı Eşyalarla
Birlikte Henüz Evden Çıkmadan Yakalanması
28698. Hz. Osman der ki:
"Hırsız çaldığı eşyalarla birlikte (soyduğu) evden çıkıp ayrılmadıkça el
kesme olmaz."
28699. İbn Ömer der ki:
"Çaldığı eşyalarla birlikte (soyduğu) evden çıkıp ayrılmadıkça hırsızın
eli kesilemez."
28700. Ömer b. Abdilazız
der ki: "Eşyalarla birlikte (soyduğu) evden çıkıp ayrılmadıkça hırsızın
eli kesilemez."
28701. Haris naklediyor:
"Hz. Ali'ye, eve girmek için duvarı delmiş, ancak henüz bir şeyalmamış bir
hırsız getirilince elini kesmedi."
28702. Asım naklediyor:
"Şa'bi'ye, çaldıklarını sarıp sarmalayan ancak henüz evden ayrılmadan
yakalanan hırsızın durumu sorulduğunda: "Eli kesilmez!" dedi.
28703. Şa’bi der ki:
"Çaldığı eşyaları evden dışarı çıkarmadıkça hırsızın eli kesilmez."
28704. İbn Cüreyc
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Eşyaları çalıp evin bir yerinde
toplayan, ancak evden çıkmadan yakalanan hırsız hakkında ne dersin?" diye
sorduğumda: "Evden çıkmadıkça elinin kesilemeyeceğini söylüyorlar"
dedi. Amr b. Dinar da der ki: "Böylesi bir durumda el kesmenin olacağını
düşünmüyorum,"
28705. Ebu Harb b.
Ebi'I-Esved naklediyor: Birilerinin evinin duvarını delen, ancak evin
muhafızları tarafından fark edilip yakalanan bir hırsızı Ebu'I-Esved'e
götürdüler. Ebu'I-Esved: "Adamda çalıntı bir şey buldunuz mu?" diye
sorunca, onlar: "Hayır!" karşılığını verdiler. Bunun üzerine
Ebu'I-Esved: "Zavallı bir şeyler çalmak istemiş, ancak siz ondan acele
davranıp yakalamışsınız!" dedi ve adama ceza olarak yirmi beş kamçı attı.
28706. Humeyd
naklediyor: Ömer b. Abdilazız hırsız konusunda şöyle bir yazı yazdı:
"Hırsız çaldığı eşyalarla evden dışarı çıkmadıkça elini kesmeyin! Belki de
evden çıkmadan kendine gelir de tövbe edebilir."
28707. Abdurrahman b.
el-Kasım bildiriyor: Hz. Aişe'ye, hırsızın, çaldığı eşyalarla evden çıkmadan
elinin kesilemeyeceğinin söylendiği ulaşınca: "Böylesi bir durumda kesmek
için sadece bıçak bulabilsem onunla bile hırsızın elini keserdim" dedi.
Kişinin Hem Hırsızlık
Yapması, Hem içki içmesi, Hem de Birini Öldürmesi
28708. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi zina eder, hırsızlık yapar, adam öldürür ve cezayı
gerektiren başka şeyleri de yaparsa öldürülür ve başka da bir şey
yapılmaz."
28709. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Kişi, biri ölüm olan iki cezayı hakettiği zaman öncelikli
olarak ölüm cezası uygulanır."
28710. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kişi, birden çok suç işleyip birden fazla cezayı hakettiği zaman,
hakettiği bütün cezalara çarptırılır."
28711. Hüseyn b. Hazım
der ki: "Ömer b. Abdilazız'in, bir hırsızın el ve ayakları kesildikten
sonra boynunu da vurduğuna şahit oldum."
28712. Hişam b. Urve,
Şifa ahalisinden bir adamdan naklediyor: "Osman b. Affan, bir haydutun el
ve ayaklarının kesilmesinden sonra boynunu vurdurdu."
28713. Ata (b. Ebi Rabah)
der ki: "Kişi hırsızlık yapar, içki içer ve birini öldürürse, el kesme ve
içki haddi uygulanmaz, sadece öldürülür."
28714. İbn Ebi Müleyke
der ki: "Böylesi bir durumda önce diğer cezalara çarptırılır, sonra da
öldürülür."
28715. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Böylesi bir durumda önce diğer cezalara çarptırılır, sonra da
öldürülür."
28716. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Şayet kişi, biri ölüm olan birkaç cezayı haketmişse, öldürülmesi
diğer cezaların da yerini tutar."
Hırsız, Elinin
Kesilmesinden Sonra Çaldığı Şeylerden Sorumlu Tutulur mu?
28717. Şeybanı
naklediyor: Eli kesilen hırsızın çaldığı eşyalar konusunda Şa’bi şöyle dedi:
"Yanında o mallardan bir şey bulunursa alınır, bir şey yoksa her hangi bir
şey vermesi gerekmez." Hammad (b. Ebi Süleyman) ise: "Çaldığı şeyleri
iade eder" dedi.
28718. Şa’bi ve İbn
Sirin derler ki: "Eli kesildikten sonra çaldığı şeylerden artık sorumlu
tutulmaz. Ancak çalınan şeylerin (parası değil de) bizatihi kendileri onda
bulunursa alınır."
28719. Şeybanı
naklediyor: Hırsız konusunda Şa’bi: "Çaldığı şeylerin bizzat kendileri
onda bulunursa bunlar alındıktan sonra eli kesilir. Ancak çaldığını harcamış
ise eli kesilir ve çaldığı şeylerden sorumlu tutulmaz" dedi.
28720. Muğire,
ibrahim'den; Eş'as da İbn Sirin'den benzerini nakleder.
28721. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Hırsızın eli kesildikten sonra artık çaldığı şeylerden
(maddeten) sorumlu tutulmaz. Ancak çaldığı şeylerin bizzat kendileri onda
bulunursa alınır."
28722. Amr naklediyor:
"Hasan(-ı Basri), hırsızın eli kesildikten sonra onu çaldığı şeylerin
iadesinden de sorumlu tutardı."
28723. Matar el-Verrak
bildiriyor: "Said b. Cübeyr'e, hırsızlıktan dolayı eli kesilen hırsızın,
çaldığı şeylerin iadesinden sorumlu tutulup tutulamayacağı sorulduğunda: "Karşılık
olarak elinin kesilmesi yeterlidir" dedi.
Firari Kölenin Hırsızlık
Yapması Durumunda Eli Kesilir mi?
28724. Zühri bildiriyor:
Ömer b. Abdilazız'in yanına girdiğimde bana firari olan kölenin hırsızlık
yapması durumunu sordu. Ben de: "Bu konuda bana herhangi bir bilgi
ulaşmadı" dedim. Ancak Medine'ye geldiğimde Salim b. Abdillah'la
karşılaştım. O da bana Abdullah b. Ömer'in kendisine ait olan ve hırsızlık
yapan firari kölenin elini kestiğini bildirdi.
28725. Nafi' naklediyor:
"Firari olan kölenin hırsızlık yapması konusunda İbn Ömer: "Eli
kesilir" dedi.
28726. Amir(-i Şa'bl)
der ki: "Böylesi bir durumda eli kesilir."
28727. Hasan b. Salih,
(ibrahim b. Amir'den) naklediyor: "Ömer b. Abdilazız kendisine bu konuyu
sorunca, ibrahim: "Eli kesilir" demiştir.
28728. Ömer b. Abdilazız
ile Kasım (b. Muhammed): "Firar eden köle, hırsızlık yaptığı zaman eli
kesilir" dediler.
28729. Halid el-Hazza
naklediyor: Hasan(-ı Basri)'ye, "Firari olan olan kölenin hırsızlık
yapması durumunda eli kesilir mi?" diye sorulduğunda: "Evet!"
dedi.
Firariliği Döneminde
Yapması Halinde Elinin Kesilemeyeceğini Söyleyenler
28730. İbn Abbas der ki:
"Kölenin, firariliği döneminde hırsızlık yapması durumunda eli
kesilmez."
28731. Zühri bildiriyor:
Hz. Osman ve (vali) Mervan (b. el-Hakem): "(Kölenin, firariliği döneminde
hırsızlık yapması durumunda) eli kesilmez" derlerdi.
28732. Zühri naklediyor:
"Hz. Osman, Ömer b. Abdilazız ve Mervan, firari kölenin, hırsızlık yapması
halinde elini kesmezlerdi."
28733. Nafi' bildiriyor:
İbn Ömer, hırsızlık yapan bir kölesini Said b. el-As'a gönderdi ve: "Bu
köle hırsızlık yaptı! Elini kes! "dedi. Ancak Said: "Firar etmiş
kölenin (hırsızlık yapması durumunda) eli kesilmez" karşılığını verdi.
28734. Hz. Aişe der ki:
"Böylesi (firari iken hırsızlık yapmış) bir kölenin eli kesilmez."
Çocuğun Hırsızlık
Yapması veya Haddi (Şeri Cezayı) Gerektiren Bir Suçu işlemesi
28735-6. Abdullah (b.
Ubeyd b. Umeyr) bildiriyor: Hz. Osman'a hırsızlık yapan bir çocuk getirilince:
"Etek altına bir bakın, kılları çıkmış mı?" dedi.
28737. Muhammed b. Yahya
b. Habban bildiriyor: Bizden bir çocuk, şiirinde yalan yere bir kadının
kendisiyle beraber olduğunu söyledi. Çocuk Ömer'e dava edilince, Ömer çocuğu
inceledi ve kasık kıllarının henüz çıkmadığını gördü. Bunun üzerine ona:
"Şayet bunların çıkmış olduğunu görseydim, seni cezalandırır veya kırbaç
cezası uygulardım" dedi.
28738. Enes naklediyor:
"Hz. Ebu Bekr'e hırsızlık yapan bir çocuk getirildi.
Çocuğun ihtilam (ergen)
olup olmadığı belli olmayınca Ebu Bekr boyunu karışla ölçtü. Çocuğun boyunun
ergen çocuklardan bir parmak kadar kısa olduğunu görünce de elini
kesmedi."
28739. Hz. Ali der ki:
"çocuğun boyu, beş karışlık olunca artık hem lehine, hem de aleyhine kısas
yapılır."
28740. İbn Ebi Müleyke
der ki: "ibnu'z-Zübeyr'e, Ömer b. Ebi Rabia'ya ait olan ve hırsızlık yapan
bir köle getirildi. ibnu'z-Zübeyr genç görünen kölenin boyunu ölçtüğünde altı
karış çıktı. Bunun üzerine elini kesti."
28741. Katade
naklediyor: "Ömer b. Abdilazız ve Hasan(-ı Basri) henüz ihtilam olmamış
çocuğa had (ceza) uygulamazlardı."
28742. İbn Cüreyc
naklediyor: Hırsızlık yapan çocuk hakkında Ata (b. Ebi Rabah): "ihtilam
oluncaya kadar eli kesilmez" dedi. Amr b. Dinar da: "Böylesi bir
çocuğun elinin kesilmeyeceğini düşünüyorum" dedi.
28743. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Aklı baliğ (ihtilam) oluncaya kadar eli kesilmez."
28744. Süleyman b. Musa
der ki: "Ergenlik çağına girmeyene ne had, ne de kısas uygulanır."
28745. Süleyman b. Yesar
der ki: "Hz. Ömer'e, hırsızlık yapan bir çocuk getirildi.
Ömer karışla boyunun
ölçülmesini isteyince, çocuğun boyu altı karıştan bir parmak az çıktı. Bunun
üzerine Ömer onu serbest bıraktı. Bundan dolayıdır ki çocuğa "Numeyle
(Parmakçık)" adı konuldu.
Kız çocuğunun Haddi Gerektiren
Bir Suç işlemesi
28746. Kasım der ki:
"Abdullah (b. Mes’ud)'a hırsızlık yapan, ancak henüz adet görmemiş olan
bir kız çocuğu getirilince elini kesmedi."
28747. Ebu Ma'şer
bildiriyor: Kendisiyle evlenilip gerdeğe de girilen, sonrasında hırsızlık yapan
kız çocuğu hakkında İbrahim(-i Nehai): "Adet görene kadar bu kız çocuğu na
had uygulanmaz" dedi.
28748. Hakem (b. Uteybe)
der ki: "Adet görene kadar kız çocuğu na had uygulanmaz."
28749. Zühri der ki:
"Kendisi veya yaşıtları henüz adet görmeyen kız çocuğu na had
uygulanmaz,"
28750. Dahhak der ki:
"Kendisi veya yaşıtları henüz adet görmeyen kız çocuğu na had
uygulanmaz."
28751. Yahya b. Said
naklediyor: Ebu Bekr b. Amr b. Hazm'a, henüz adet görmeyen ancak bir çocuğu
tutup öldüren ve üzerindeki eşyaları alan bir kız çocuğu getirildi. Ebu Bekr,
kız çocuğunun büyükler gibi tuzak kurup çocuğu öldürdüğünü görünce emretti; o
da öldürüldü.
Çocuğa Haddi Geçerli
Kılan Durumlar
28752, Mekhul der ki:
"Çocuk onbeşine girdiği zaman artık şahitliği geçerli olur ve gerektiğinde
kendisine had (ceza) uygulanır,"
Kişinin Defalarca
Hırsızlık Yapması, Zina Etmesi ve içki içmesi Durumunda Verilecek Ceza
28753. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi birkaç tane hırsızlık yaptığında ceza olarak bir eli kesilir.
Bir çok defa içki içip bir çok defa zina iftirasında bulunduğu zaman da içki
için bir, iftira için de bir defa had uygulanır."
28754. Amr naklediyor:
Bir kadınla birkaç kez veya birkaç kadınla zina yapmış birinin yakalanması
durumunda Hasan(-ı Basri): "Bütün bunlar için bir zina haddi uygulanır.
Birkaç hırsızlık yapmış biri yakalandığında da aynı şekilde bir hırsızlık haddi
uygulanır" dedi.
28755. Eş'as naklediyor:
İbn Sirin şöyle derdi (veya şöyle denilirdi): "Kişi bir çok şeyi çalıp da
biri için eli kesilirse bu ceza, diğer hırsızlıklarının da cezasının yerine
geçer."
28756. Hammad (b. Ebi
Süleyman) der ki: "Kişi birden çok hırsızlık yapmışsa ve ancak bir süre
sonra yakalanmışsa ceza olarak sadece bir eli kesilir."
28757. İbn Sirin der ki:
"Kişi birden çok hırsızlık yapıp da bunlar için bir eli kesilmişse, ikinci
bir hırsızlık yapmadıktan sonra (diğer hırsızlıkları için) diğer eli
kesilmez."
28758. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Kişi iki hırsızlık yaptıktan sonra ancak yakalanabilmişse
iki hırsızlığı için de tek bir had uygulanır. Zina konusunda da aynı şey
geçerlidir."
28759. İbn Cüreyc
bildiriyor: Hırsızlık yapıp yakalanan, ancak daha önce de bir çok hırsızlık
yaptığına şahitlik edilen veya cezası sırasında kendisi bunu itiraf eden kişi
hakkında İbn Şihab (ez-Zühri): "Sadece bir eli kesilir" dedi. Yine
birçok defa zina ettiğine şahitlik edilen veya bunu kendisi itiraf eden kişi
hakkında da: "Bir tek zina haddi uygulanır" dedi.
Kölenin Celde (Kırbaç)
Cezası Gerektiren Bir Suçu itirafı Durumunda Bu itirafına İtibar Edilir mi?
28760. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kendisine had (şeri ceza) uygulamayı gerektirecek suçlarda
kölenin itirafı geçerlidir; ancak ölümünü gerektirecek durumlarda yapacağı
itiraf geçerli sayılmaz."
28761. Ebu ishak
naklediyor: "Kölenin biri Şureyh'in huzurunda hırsızlık yaptığını itiraf
edince, Şureyh onun elini kesmedi."
28762. Şa’bi der ki:
"Hırsızlık yaptığını itiraf eden kölenin eli kesilmez."
28763. Süleyman b. Musa
der ki: "Olaya yönelik ortada bir delilolmadıktan sonra kölenin bu
konudaki itirafı geçerli değildir."
28764. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Böylesi bir durumda kölenin itirafı geçerli
değildir."
28765. Ebu'd-Duha ve
Şa’bi: "Delilolmadan sadece kendi itirafına dayanarak köleye had (şeri
ceza) uygulanmaz" dediler.
28766. Hasan(-ı Basri)
derdi ki: "Kölenin hatayla veya kasıtlı olarak birinin ölümüne sebep
olması yönündeki itirafı (ceza için) geçerli değildir."
28767. Ebu Malik
el-Eşcai der ki: Hürmüz'ün ailesi ile kabilesinin bana bildirdiğine göre
Hürmüz, Hz. Ali'ye gelip: "Ben haddi gerekiren bir suç işledim" dedi.
Hz. Ali ona: "Yüce Allah'a tövbe et ve bunu ifşa etme!" karşılığını
verince, Hürmüz: "Ey müminlerin emiri! (Cezamı ver ve) beni, bu günahtan
temizle!" dedi. Bunun üzerine Hz. Ali: "Ey Kanber! Kalk ve bunu ceza
olarak kamçıla! Ancak kamçıları kendisi saysın ve kesmeni istediği zaman da
vurmayı kes!" emrini verdi. Hürmüz ise bir köleydi.
Hırsızlık Yaparken
Yakalanan Kölenin Eli Kesilir mi, Kesilmez mi?
28768. Yusuf b. Mahik
naklediyor: Mekkeli birilerine ait bir köle Safvan b.
Umeyye'nin abasını
çaldı. Köle, Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) getirilince, Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Elini kesin!" emrini verdi.
Safvan: "Ya Resulallah! Benim bir abam yüzünden elini mi keseceksin?"
deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Onu bana getirmeden
bunu düşünseydin ya!" karşılığını verdi.
- - Malik, Muvatta
(2/834: 28), Muhammed b. el-Hasan eş-Şeyban! Asar (685), İbn Mace (2595),
Tahavi, Şerh Müşkilu'l-Asar (2384), İbn Abdilber, Temhid (11/216), Ahmed
(3/401, 6/465, 466), Taberani (8/7338,7341), Ebu Davud (4394), Nesai (7369),
İbnu'l-Carild (828), Darakutni (3/204, 205: 362, 366) ve Hakim (4/380) rivayet
etmişlerdir.
28769. Abdulmelik b. Ebi
Süleyman naklediyor: Hırsızlık yapan köle hakkında Ata (b. Ebi Rabah):
"Eli kesilir" dedi.
28770. Abdullah b. Amir
bildiriyor: "Hz. Ebu Bekr, hırsızlık yapan kölenin elini kesti."
Dürüst Olmayan Dört Kişinin,
Birinin Zina Ettiğine Dair Şehadetleri
28771. ismail
naklediyor: Birinin zina ettiğine dair şahitlik eden dört kişiden birinin
adalet sahibi (dürüst) olmaması durumunda Şa’bi: "Dört kişi oldukları için
(yalan şahitlik ettikleri yönünde) onlara herhangi bir ceza verilmez"
dedi.
28772. Şa'bi der ki:
"Dört kişi birinin zina ettiğine dair şahitlik etseler ve sonradan dürüst
olmadıkları görülse onlara ceza (kırbaç) uygulamam."
28773. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Dört kişi birinin zina ettiğine dair şahitlik etseler ve bunların
dürüst olmadıkları görülse, aleyhinde şahitlik ettikleri adama had uygulanmaz.
Bu dört kişiden hiçbirine de (şahitliklerinden dolayı) ceza (celde)
uygulanmaz."
Hırsızlığını itiraf Eden
Kişi, Kaç İtiraftan Sonra Ceza Görür?
28774. Kasım b.
Abdirrahman, babasından naklediyor: Hz. Ali'nin yanında oturuyorken adamın biri
geldi ve: "Ey müminlerin emiri! Ben hırsızlık yaptım" dedi. Ancak Hz.
Ali onu tersledi. Adam bir daha gelip: "Ben hırsızlık yaptım" deyince
Hz. Ali: "Kendi aleyhinde iki defa şahitlik yaptın!" dedi ve
emrederek adamın eli kesildi. Adamın kesilen elinin boynuna asılı olduğunu
gördüm.
28775. Subey' Ebu Salim
der ki: Hz. Hasan b. Ali'nin yanına hırsızlığını itiraf eden bir adamın
getirilişine şahit oldum. Hasan adama (hayır, çalmadım, demesini temenni ettiği
için): "Sakın onu zorla almış olmayasın" dedi. Ancak adam çaldığını
iki veya üç defa ikrar etti. Bunun üzerine Hasan emredince adamın eli kesildi.
28776. İbn Cüreyc
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Kişinin bir şeyi çaldığını bir defa
itiraf etmesi hakkında ne dersin?" diye sorduğumda: "Bu,
cezalandırılması için yeterlidir" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |