m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Savaştan Kaçma Hakkında

 

34374. Abdurrahman b. Ebi Leyla bildiriyor: Abdullah b. Ömer bana şöyle bildirdi: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderdiği müfrezelerden birinin içindeydim. Düşman saldırısı karşısında kaçmak için çabalayan insanlardan biri de bendim. Kaçtıktan sonra da birbirimize: "Savaştan kaçıp Yüce Allah'ın öfkesine maruz kaldıktan sonra ne yapalım!" demeye başlayınca, içimizden bazıları: "Medine'ye girelim ve kimselere görünmeden geceyi orada geçirelim" teklifini getirdiler.

Medine'ye girdikten sonra ise kendi kendimize: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) huzuruna çıkıp durumu anlatalım. Şayet tövbe etme durumumuz varsa orada kalır, yoksa da Medine'yi terk ederiz" dedik. Sabah namazından önce oturup Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Mescid'e) gelmesini bekledik. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çıkınca da yanına gittik ve: "Ya Resulallah! Bizler savaştan kaçan kimseleriz" dedik. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizlere döndü ve: "Aksine siz geri dönmek üzere kaçmıştınız" buyurdu. Bu sözü üzerine yaklaşıp ellerini öpmeye başladık. Ona: "Ya Resulallah! Şöyle şöyle yapmak istedik" dediğimizde,. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Müslümanların yardımcısı benim" buyurdu.

 

 

34375. İbn Sirin bildiriyor: Ebu Ubeyde es-Sekafı'nin öldürüldüğü Ömer'e ulaştığı zaman: "Şayet bırakıp yanıma gelseydi ona destek olurdum" dedi.

 

34376. Mücahid bildiriyor: Hz. Ömer: "Her bir müslümanın yardımcısı benim!" dedi.

 

34377. ibrahim bildiriyor: Azerbaycan'da (Müslüman) bir topluluğun ölene kadar dayandıkları haberi Hz. Ömer'e ulaştığı zaman: "Şayet bırakıp bana gelselerdi onlara destek verirdim" dedi.

 

34378. İbn Abbas der ki: "Savaşta üç kişiden kaçan kişi, savaştan kaçmış sayılmaz; ancak iki kişiden kaçan kişi savaştan kaçmış sayılır."

 

34379. Hz. Ali der ki: "Savaştan kaçmak, büyük günahlardandır."

 

34380. İbn Ömer der ki: "Savaştan kaçmak, büyük günahlardandır."

 

34381. Yezid b. Ebi Ziyad naklediyor: Ebu'I-BahterT savaştan kaçan birini görünce ona: "(ehennemin sıcaklığı, kılıcın sıcaklığından daha çetindir!" dedi.

 

34382. Ebu Osman bildiriyor: Ebu Ubeyd öldürülüp yanındakiler de hezimete uğratılınca Ömer: "Yardımcınız benim!" dedi.

 

34383. Av( Hasan(-ı Basri)'den naklediyor: "Böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka 0/ Allah'ın gazabına uğramış olur"[Enfal, 16] ayeti Bedir'de savaşanlar hakkında nazil olmuştur."

 

34384. Abdurrahman b. Ebi Leyla naklediyor: iki adam Kufe'ye yapılacak olan savaştan Meskin denen yerden kaçtılar ve Hz. Ömer'in yanına gittiler. Ömer onları kınadı ve: "Savaştan kaçtınız mı!" diyerek çok sert bir dille eleştirdi. Onları Basra üzerine yapılacak olan savaşa göndermek isteyince bu iki kişi: "Ey müminlerin emiri! Bizi Basra'ya gönderme! Bizi kendisinden kaçtığımız savaşa gönder ki tövbemiz onun vasıtasıyla kabul görsün" dediler.

 

 

*

Savaşa Çocukları da Almak, Buna Cevaz vermeyenler ve Böylesi Çocukların Hükmü

 

34385. Hişam, babasından (Urve'den) naklediyor: "Yaşça küçük görüldüğümüz için benimle Ebu Bekr b. Abdirrahman b. el-Haris, Cemel savaşından geri çevrildik,"

 

34386. Nafi', İbn Ömer'den naklediyor: "Henüz ondört yaşındayken Uhud savaşına katılacaklar arasında Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sunuldum; ancak beni küçük görüp geri çevirdi. Ancak Hendek savaşında onbeş yaşındayken sunulduğumda savaşa katılmama izin verdi." Nafi' der ki: "Halife iken Ömer b. Abdilazız'e bunu aktardığımda bana şöyle dedi: "Küçük ile büyük arasındaki yaş sınırı da budur." Sonra da valilerine şöyle bir ferman yazdı: "Onbeş yaşına girenlere diğer askerler gibi maaş verilsin. Bundan daha küçük olanları ise çoluk çocuktan sayın.''

 

34387. Atiyyetu'I-Kurazl der ki: "Kurayza savaşında Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sunulduk. O zaman (koltuk altı ile edeb yerindeki) kılları çıkanlar öldürülüyor, henüz çıkmayanlar ise bırakılıyordu. Benim de bu yerlerde henüz kıllarım çıkmadığı için öldürülmedim."

 

34388. Bera bildiriyor: "Bedir savaşı sırasında İbn Ömer'le birlikte Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sunulduk; ancak bizleri küçük gördü. Uhud savaşına ise katıldık.''

 

 

*

Atları Eşeğe Çektirmek

 

34389. Hz. Ali der ki: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beyaz bir katır hediye edildi. Ona: "Ya Resulullah! Şayet bunun gibisini elde etmek istersek bunu yapabiliriz" dediğimde, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nasıl?" diye sordu. Ben: "Atı eşeğe çektirir ve böylesi katırlar elde ederiz" dediğimde ise şöyle buyurdu: "Bunu ancak bilmeyenler yapar.''

 

34390. Amir(-i Şa'bi) bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beyaz bir katır hediye edildi. Dihyetu'l-Kelbi: "Ya Resulallah! Şayet bunun gibisini elde etmek istersek bunu yapabiliriz" dediğinde, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nasıl?" diye sordu. Dihye: "Atı eşeğe çektirir ve böylesi katırlar elde ederiz" dediğinde ise Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bunu ancak bilmeyenler yapar" karşılığını verdi.

 

34391. Yezid b. Habıb bildiriyor: Ömer b. Abdilazız bizlere bir mektup gönderdi ki okunduğunda içinde şöyle yazıyordu: "Her kim Arap atını eşeğe çektirirse maaşından on dinar kesin!"

 

34392. İbn Abbas der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) atın eşeğe çekilmesini yasakladı."

 

34393. Hz. Ali der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) atın eşeğe çekilmesini yasakladı."

 

34394. Ömer b. Huseyl, Şa’bi'den bildiriyor: Dihyetu'I-Kelbl: "Ya Resulallah! Atı eşeğe çektirelim mi? Bu şekilde binmek için kısraklar elde ederiz" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bunu ancak bilmeyenler yapar" karşılığını verdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Komutanın Allah'a isyan Konusunda Emir Vermesi ve "Bu Emre itaat Edilmez" Diyenler