|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 159 – 162.ayetler |
Hidayeti ve
Hakikatleri Gizlemek:
159. İndirdiğimiz açık
delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere,
hem Allah, hem de bütün la'net ediciler, la'net eder.
160. Ancak tevbe edip
durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların
tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeyi çokça kabul eden ve çokça merhamet
edenim.
161. İnkar etmiş ve
kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların
laneti onların üzerinedir.
162. Onlar ebediyen
la'net içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir, ne de onların yüzlerine
bakılır.
Tefsiri:
Bu, dosdoğru amaçları
gerçekleştirmesi ve kalplere faydalı bir rehber olması için peygamberlerin
getirdikleri hakikatleri, Allah (c.c) peygamberlerine indirdiği kitaplarında
açıkladıktan sonra gizleyenlere büyük bir tehdittir. Ebu Aliye: Bu ayet,
kitaplarında bulunan Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in vasıflarına dair
bilgileri gizleyen Ehl-i kitap hakkında nazil oldu, demiştir.
Allah (c. c) daha sonra,
onlara her şeyin lanet etmekte olduğunu bildirmektedir. Sudaki balık ve
havadaki kuş dahil her şeyalim için Allah'tan bağışlama diledikleri gibi,
alimlerin aksine hakikatleri gizlediklerinden dolayı bunlara da Allah (c.c) ve
lanet ediciler lanet eder.
[714] Nitekim, birbirini
kuvvetlendiren birçok tarikle gelen bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kime ilimden bir şey sorulur, o
da gizlerse kıyamet günü diline ateşten bir gem vurulur. " Nitekim sahih
senetle ulaşan bir esere göre Ebu Hureyre (r.a.) şöyle demiştir: Allah'ın
Kitabı'ndaki şu ayet olmasaydı kimseye bir tek hadis bile anlatmazdım.
"İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz
hidayet yolunu gizleyenlere; hem Allah, hem de bütün la'net ediciler, la'net
eder."
[715] İbn Ebi Hatim, Bera
b. Azib (r.a.)'dan şöyle nakleder: Biz bir cenazede Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ile birlikteydik. Buyurdu ki: "(Kabirde) kafirin alnının
ortasına öyle bir vurulur ki onun attığı çığlığı insanlar ve cinler dışında her
canlı duyar. Bunu duyan her hayvan da ona lanet eder. Allah'ın (c.c) " ...
onlara hem Allah, hem de bütün la'net ediciler, la'net eder. "
buyruğundaki işte budur. " Bunu İbn Mace de başka bir tarikle rivayet
etmiştir.
Ata Ebi Rebah,
"la'net ediciler" ifadesini "tüm hayvanlar, cinler ve
insanlar" diye tefsir etmiştir. Mücahid der ki: Yeryüzünde kuraklık baş
gösterince hayvanlar, "Bu, Ademoğullarının günahkarları yüzündendir. Allah
günahkar Ademoğullarına lanet etsin" derler. Ebu Aliye, Rebi' b. Enes ve
Katade de: Yani onlara Allah'ın melekleri ile mü'minler lanet ederler,
demişlerdir.
[716] Bir hadiste de
"Şüphesiz her şeyalim için istiğfar eder." buyurulmuştur.
Bu ayette Yüce Allah,
ilmi gizleyenlere Allah (c.c)'ın, meleklerin ve tüm insanların, ayrıca tüm
lanetçilerin lanet etmekte olduklarını haber veriyor. Konuşabilen veya
konuşamayan her varlık ya sözlü olarak veya lisan-ı halleriyle lanet ederler.
Veya kasıt sadece akıl sahibi varlıklardır. Bir ihtimale göre de bu lanet
kıyamet gününde olacaktır. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Daha sonra Allah (c.c)
tevbe edenleri bunlardan istisna ederek şöyle buyurmuştur: ''Ancak tevbe edip
durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. "
Yani; içinde bulundukları durumdan dönüp amellerini ve hallerini düzeltenler,
gizlemekte oldukları gerçekleri insanlara açıklayanlar başkadır. "Ben
onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeyi çokça kabul eden ve çokça
merhamet edenim." Bu ayette, bir küfür veya bid'ate çağıran kişi tevbe
ettiğinde Allah'ın (c.c) onun tevbesini kabul edeceğine delil vardır. Varit
olan habere göre, geçmişteki ümmetlerin böylesi durumda tevbeleri kabul
edilmezdİ. Fakat bu, tevbe ve rahmet peygamberinin şeriatında konulmuş bir
hükümdür.
Daha sonra Yüce Allah
küfrü seçen ve ölene kadar o hal üzere yaşayanların durumunu şöyle bildiriyor:
İnkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah’ın, meleklerin ve tüm
insanların laneti onların üzerinedir. Onlar ebediyen lanet içindedirler."
Kıyamet gününe kadar aralıksız devam eden bir lanet içindedirler. Sonra onlar
cehennem ateşine daimi yar olacaklardır ki ''onların artık ne" oradaki
"azapları hafifletilir", yani içinde bulundukları azap ve ızdırap
halinden hiçbir şey eksiltilmez "ne de onların yüzlerine bakılır."
Yani azapları bir an olsun durdurulmaz ve onda gevşeme olmaz. Bilakis azap
kesintisiz ve daimi olarak devam eder. Bundan Allah'a (c.c.) sığınırız.
Ebu Aliye ve Katade
derler ki: Kafir kıyamet günü durdurulur ve Allah (c.c) ona lanet eder. Sonra
melekler, daha sonra da tüm insanlar lanet ederler.
Bir Fasıl (Kafire Lanet
Etmek):
Kafirlere lanet etmenin
caiz olduğunda hiçbir ihtilaf yoktur. Nitekim Ömer b. Hattab (r.a.) ve sonraki
imamlar kunut dualarında ve başka dualarda kafirlere lanet ediyorlardı. Belli
bir kafire şansen lanet etmeye gelince; bazı alimler ona lanet edilemeyeceğini
söylemişlerdir. Çünkü biz onun son nefeste nasıl gideceğini bilmiyoruz.
Bazıları buna "İnkar etmiş ve kafir olarak olmüşlere gelince, işte
Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onların üzerinedir." ayetini
delil göstermişlerdir. Bazı alimler ise; belli bir kafire lanet etmek caizdir,
demişlerdir. Maliki mezhebi alimlerinden İbnu'l-Arabi bu görüşü tercih etmiş,
fakat buna zayıf bir hadisi delil getirmiştir.
[717] Başkaları bu
görüşe Sahih-i Buhari'deki defalarca sarhoş halde getirilen sahabi hadisini
delil getirmişlerdir. Zıra birisi ona "Allah ona lanet etsin. Ne de çok
getiriliyor" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Ona
lanet etme; zira o Allah (c.c) ve Resulü'nü seviyor" buyurmuştur. Lanetten
men edilmenin illeti Allah (c.c.) ve Rasulü'nü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sevmektir. Bu da, Allah (c.c.) ve Rasulü'nü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sevmeyene lanet edilebileceğini gösterir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
163. İlahınız bir
tek Allah'tır. Ondan başka İlah yoktur. O, Rahmandır, Rahimdir.