İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

94.ayetler

 

Cihad'da Selam Verene Dokunmamak:

 

94. Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin. Çünkü Allah'ın katında çok ganimetler vardır. Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti; o halde iyi anlayıp dinleyin. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

 

Tefsiri:

 

[2194] İmam Ahmed, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Beni Süleym kabilesinden koyun gütmekte olan bir adam Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bir grup ashabının yanından geçerken onlara selam verdi. Onlarsa, "Bize sadece kendisini korumak için selam verdi" dediler ve üzerine saldırıp öldürdüler. Sonra da koyunlarını alıp Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e getirdiler. Bunun üzerine, "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin .... " ayeti nazil oldu. Bunu Tirmizi de Tefsir Kitabı'nda zikretmiş, sonra, "Bu hasen ve sahih hadistir. Bu konuda bir de Üsame b. Zeyd’den rivayet edilen bir hadis vardır" demiştir. Bunu Hakim de rivayet etmiş, sonra, "Buhari ve Müslim tahric etmemiş olsalar da senedi sahihtir" demiştir. Taberi de tefsirinde rivayet etmiştir. Tefsir dışındaki kitaplarının birinde sadete Abdurrahim'in rivayetiyle zikrettikten sonra şöyle demiştir: "Bu bize göre senedi sahih bir haberdir. Başkalarının görüşüne göre ise bazı illetlerinden dolayı zayıf sayılabilir. Onlardan bazıları şunlardır. Bir: Bu Semmak'tan sadece bu tarikle gelmiştir. İki: Hadisçiler İkrime'nin rivayetlerini problemli görürler. Üç: Ayetin kim hakkında indiği ihtilaflı bir husustur. Zira bazıları Muhallim b. Cessame, bazıları Üsame b. Zeyd, bazıları ise başka birisi hakkında indiğini söylemiştir. Ben derim ki: Söyledikleri birçok nedenden dolayı kabul edilir değildir ki o nedenlerden bazıları şunlardır. Bir:

Sabit'in İkrime'den rivayetlerini büyük imamlardan birçoğu alıp nakletmiştir. İki: İkrime, rivayetleri Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim'de zikredilen biridir. Üç: Bu İbn Abbas (r.a.)'tan birçok tarikten rivayet edilmiştir.

 

 

[2195] Nitekim İmam Buhari, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Adamın biri kendisine ait küçük bir sürüyü otlatırken Müslümanlar onun yanına geldiler. Adam onlara, "Selamün aleykum" diyerek selam verdi. Buna rağmen Müslümanlar onu öldürüp koyunlarına el koydular. İşte bu olay hakkında Allah Teala, "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mü'min değilsin' demeyin" ayetini indirdi. Bu ayette geçen dünya hayatının geçici menfaati ile kastedilen, küçük koyun sürüsüdür. İbn Abbas ayette geçen ve farklı şekillerde okunan "es-selem" ifadesini "es-selam" şeklinde okumuştur. Bunu Taberi ile İbn Ebi Hatim de Süfyan b. Uyeyne tarikiyle rivayet etmişlerdir.

 

 

[2196] Said b. Mansur, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Müslümanlar küçük bir koyun sürüsü güden birinin yanına vardıklarında adam, "Selamün aleyküm" dedi. Fakat Müslümanlar onu öldürüp koyun sürüsünü aldılar. Bunun üzerine, "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mü'min değilsin' demeyin" ayeti nazil oldu.

 

 

[2197] Bir rivayete göre Fezzar adında biri, babası onların ve kabilesinin Müslüman olmasını emretmesi üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e hicret etmek üzere yola çıkmıştı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in gönderdiği bir askeri birlik gecenin zifiri karanlığında ona rastladı. Kendisinin Müslüman olduğunu söylediyse de kabul etmeyerek onu öldürdüler. Babası der ki: Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gittim ve bana bin dinarla başka bir diyet verip gönderdi. Bunun üzerine, "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin" ayeti nazil oldu.

 

 

[2198] Muhallim b. Cessame olayına gelince; İmam Ahmed b. Hanbel'in Abdullah b. Ebi Hudud'dan rivayet ettiğine göre o şöyle anlatmıştır: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi İdam kabilesine göndermişti. Ben içlerinde Ebu Katade el-Haris b. Rib'i, Muhallim b. Cessame b. Kays'ın bulunduğu bir birlikle yola çıktım. İdam vadisine vardığımızda Amir b. Azbat el-Eşcai beraberindeki az miktarda eşya ve süt kabıyla genç bir deve üzerinde yanımızdan geçti. Yanımızdan geçerken bize selam verdi, fakat hiçbir karşılık vermedik. Muhallim b. Cessame ise onunla arasında olan bir meseleden dolayı saldırarak onu öldürdü, sonra devesiyle eşyasını aldı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına vardığımızda O'na (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu anlatınca hakkımızda, "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. ... Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır" ayeti nazil oldu. Bunu sadece İmam Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

 

 

[2199] İmam Taberi de İbn Ömer (r.a.) 'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhallim b. Cessame'yi bir seriyyede göndermişti. Seriyye yolda Amir b. Azbat ile karşılaştı. Amir onlara İslam selamıyla selam verdi. Cahiliye döneminde bunların arasında kin ve düşmanlık vardı. Muhallim ona bir ok atarak öldürdü. Haberin Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ulaşması üzerine meseleyi Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile Uyeyne ve Akra konuşmaya başladılar. Akra, "Ya Rasulallah! Bugün konuldu, ertesi günü değiştirildi" dedi. Uyeyne de, "Hayır vallahi, benim kadınlarımın tattı ğı acıyı onun kadınları da tatmadıkça kabul etmem" dedi. O esnada Muhallim üzerinde iki cübbesiyle çıkageldi ve kendisi hakkında Allah'tan bağışlanma dilemesi için Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna oturdu. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Allah seni bağışlamasın" deyince Muhallim gözyaşları cübbelerinin üzerine dökülmekte iken kalkıp gitti ve yedi gün geçmeden vefat etti. Defnetmek istediklerinde yer onu dışarı attı. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek durumu haber verdiler. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Şüphesiz yer arkadaşınızdan daha kötülerini de kabul eder, fakat Allah (c.c) size nasihat etmeyi istedi" buyurdu. Sonra onu bir dağın yamacına koyup üzerini taşla örttüler. Bunun üzerine, "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin" ayeti nazil oldu. 

 

 

[2200] İmam Buhari de İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mikdad'a (r.a.) şöyle buyurdu:

"Mü 'min bir adam kafir bir toplulukta imanını gizliyorduysa ve imanını açığa vurunca sen onu öldürdüysen, aynı şekilde sen de daha evvel Mekke'de iken imanını gizliyordun!" Bu İmam Buhari'nin muallak senet ve kısa lafızlı rivayetidir. O bunu muttasıl senetle ve uzun haliyle de rivayet etmiştir.

 

 

[2201] Hafız Bezzar, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içlerinde Mikdad b. Esved'in bulunduğu askeri bir birlik gönderdi. Bunlar gönderildikleri yere vardıklarında halkın dağılıp gittiklerini, sadece çok miktarda malı olan bir adamın gitmeyip orada kaldığını gördüler. Adam, "Şehadet ederim ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" dedi. Fakat Mikdad üzerine saldırıp öldürdü. Arkadaşlarından biri "Allah'tan başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet eden bir adamı mı öldürdün? Vallahi bunu Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e söyleyeceğim" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına vardıklarında, "Ya Resulullah! Bir adam Allah'tan başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ettiği halde Mikdad onu öldürdü" dediler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Mikdad'ı bana çağırın" buyurdu. Gelince, "Ey Mikdad, 'La ilahe illallah' diyen bir adamı mı öldürdün? Yarın 'La ilahe illallah' ile ne yapacaksın?" buyurdu. Bunun üzerine Allah (c.c), "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mü'min değilsin' demeyin. Çünkü Allah'ın katında çok ganimetler vardır. Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti; o halde iyi anlayıp dinleyin" ayetini nazil etti. Ardından Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mikdad'a, "Mü'min bir adam kafir milletin arasında imanını gizliyormuş, açığa vurunca onu öldürdün. Oysa sen de daha önce Mekke'de imanını gizliyordun" buyurdu. 

 

''Allah'ın katında çok ganimetler vardır. " Yani, selam verdiği ve imanını izhar ettiği halde onu görmezden gelmeye, göstermelik ve takiyye için yaptığı ithamında bulunmaya iten sizdeki geçici dünyevi menfaatlere olan meyil ve arzunuzdu. Oysa Allah katında ondan daha hayırlısı vardır. Allah'ın katındaki helal ganimetler sizin için bu maldan daha hayırlıdır.

 

"Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti; o halde iyi anlayıp dinleyin. " Yani, siz de daha önce böyle, imanını milletinden gizleyen bu adam gibiydiniz. Ki bu biraz önce geçen Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den rivayet edilen merfıl hadiste ifade edilmişti. Yüce Allah başka bir ayetle de "Hani siz de bir zamanlar yeryüzünde az ve ezilen kimselerdiniz" (Enfal, 26) buyurmuştur. Bu, Süfyan-ı Sevri'nin rivayetine göre Said b. Cübeyr'in görüşüdür. Nitekim Süfyan-ı Sevri ondan şöyle nakleder: "Önceden siz de böyle iken ... ", yani, siz de müşrikler arasında yaşarken imanınızı onlardan gizliyordunuz. Bunu Abdurrezzak da başka bir tarikle Said b. Cübeyr'den şu lafızla rivayet etmiştir: "Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti." Yani, bu çobanın gizlediği gibi siz de imanınızı gizliyordunuz. İmam Taberi'nin tercihi de böyledir. İbn Ebi Hatim'in Said b. Cübeyr'den rivayetine göre ise o "Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti" ayetini şöyle tefsir etmiştir: Yani, siz daha önce mü'minlerden değil iken Allah size tevbe etmeyi nasip etti.

 

Bu adamdan ve ondan dolayı Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den gördüğü muameleden dolayı Üsame bir daha "La. ilahe illallah" diyen hiç kimseyi öldürmeyeceğine yemin etmiştir.

 

"İyi anlayıp dinleyin" cümlesi daha öncesindeki manayı pekiştirmektedir.

 

"Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır" hakkında da Said b. Cübeyr, "Bu bir tehdit ve gözdağıdır" demiştir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

95. Mü'minlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturanlarla malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik (cennet) vaad etmiştir; ama mücahitleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır.

96. Kendinden dereceler, bağışlama ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.