İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

125.ayetler

 

Allah'ın Kalbi İslam'a Açması:

 

125. Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini dar ve sıkı yapar. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar", yani, İslam'ı ona kolaylaştırır, ona istekli ve gayretli yapar. Bu hayır alametidir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: "Allah kimin gönlünü İslam'a açmışsa o, Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Allah'ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapkınlık içindedirler." (Zümer, 22) Yine, "Hem bilin ki içinizde Allah'ın elçisi vardır. Şayet o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize sindirmiştir. Küfrü, fıskı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar bunlardır" (Hucurat, 7) buyurur.

 

İbn Abbas (r.a.) Allah'ın (c.c), "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar" buyruğu hakkında şöyle demiştir: "Kalbini tevhid ve ona iman için genişletir." Ebu Malik ve daha başkaları da böyle demişlerdir. Bu açıktır.

 

 

[2976] Abdurrezzak'ın Ebu Cafer'den rivayetine göre, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, "Mü'minlerin en akıllısı kimdir?" diye sordular. "Ölümü en çok hatırına getiren ve ölüm sonrası için en çok hazırlanan kişidir" buyurdu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellemi'e, "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar" ayetiyle ilgili, "Ya Rasulallah! Kalbini nasıl açar?" diye soruldu. "Kalbine atılan bir nurla birlikte kalbi açılır ve genişler" buyurdu. "Peki, bunun bir alameti var mıdır?" dediler. "Ebediyet yurduna yönelmek, aldanma yurdundan uzaklaşmak ve ölümle karşılaşmadan önce onun için hazırlanmaktır" buyurdu.

 

 

[2977] İmam Taberi de yine Ebu Cafer el-Medaini’den benzer bir rivayette bulunmuştur.

 

 

[2978] İbn Ebi Hatim, Ebu Cafer'den şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar" buyruğu hakkında, "İman kalbe girdiğinde kalp ona açılır ve göğüs genişler" buyurdu. "Yel Rasulallah! Bunun bir alameti var mıdır?" dediler. "Evet. Ebediyet yurduna yönelmek, aldanma yurdundan uzaklaşmak ve ölmeden evvel ölüm için hazırlık yapmaktır" buyurdu.

 

 

[2979] İbn Ebi Hatim, Abdullah b. Misver’den şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar" ayetini okudu. Sahabiler, "Ya Rasulallah! Bu kalbin açılması nedir?" dediler. "Kaibe atılan bir nurdur" buyurdu. "Ya Rasulallah! Bunun bilinen bir alameti var mıdır?" dediler. "Evet" buyurdu. "O nedir?" dediler. "Ebediyet yurduna yönelmek, aldanma yurdundan uzaklaşmak ve ölümden önce ölüm için hazırlanmaktır" buyurdu.

 

 

[2980] İmam Taberi, İbn Mes'ud (r.a.)'tan şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Kaibe nur girdiğinde açılır ve genişler" buyurdu. "Bunun bir alameti var mıdır?" dediler. "Ebediyet yurduna yönelmek, aldanma yurdundan uzaklaşmak ve ölümle karşılaşmadan ölüm için hazırlanmaktır" buyurdu.

 

 

[2981] İmam Taberi bunu başka bir vecihle İbn Mes' ud (r.a.) 'tan muttasıl ve merfU olarak şöyle rivayet etmiştir. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar" ayetini okudu. "Ya Rasulallah! Kalbi nasıl açılır?" dediler. "Kaibe nur girer ve kalp açılır" buyurdu. "Ya Rasulallah! Bunun bir alameti var mıdır?" dediler. "Ebediyet yurduna yönelmek, aldanma yurdundan uzaklaşmak ve ölümden önce ölüm için hazırlanmaktır" buyurdu.   Bunlar hadisin mürsel ve muttasıl tarikleridir ve birbirlerini desteklemektedirler. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

"Kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini dar ve sıkıntılı yapar" buyruğundaki "....." kelimesini bazıları "....., bazıları ise "....." okumuşlardır. Bunlar iki lehçedir ve benzeri ..... (kolay, basit) ve "....." dir. "...." kelimesini de bazıları "....." okumuştur. Süddi'ye göre manası "günahkar halde"dir. Bunun diğer' kıraat olan "....." (sıkıntı, darlık) manasında olduğu da söylenmiştir ki o hiçbir hidayetten hiçbir şey alamaya; cak kadar dar olan, imandan fayda verecek hiçbir şey ulaşmayan ve hiçbir şey sirayet etmeyen kimsedir.

 

Nitekim Hz. Ömer (r.a.) Müdlec adındaki çöl kabilesinden bir adama "Harace nedir?" diye sordu. Bedevi, "O hiçbir çobanın, vahşi hayvanın ve başka hiçbir şeyin ulaşamadığı ağaçtır" dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.), "İşte münafık da böyledir. Onun kalbine hiçbir hayır ulaşamaz" dedi. Avfi, İbn Abbas (r.a.) şöyle nakleder: "Allah İslam'ı ona dar yapar. Oysa İslam geniştir. Zira Allah (c.c), "Din hususunda size hiçbir sıkıntı yapmadı!" (Hac, 78) buyurmuştur. Mücahid ve Süddi, "Kalbini dar ve sıkı yapar" ifadesini "şüpheli yapar" diye tefsir etmişlerdir. Ata' el-Horasani, "Onu hiçbir hayra geçit bulunmayan bir kalp yapar" demiştir. Abdullah b. Mübarek, İbn Cüreyc'den şöyle nakleder: "La ilahe illallah"ı ona dar yapar ve "La ilahe illallah" o kalbe giremez. Onun verdiği ıstıraptan sanki göğe çıkıyor gibi olur. Said b. Cübeyr, "Hayır onun göğsünde güçlükle yer bulur" demiştir. Süddi de, "Göğe çıkıyormuş gibi" buyruğu hakkında, "Bu onun göğsünün darlığından dolayıdır" demiştir. Ata' el-Horasani, "Göğe çıkıyormuş gibi" ifadesi hakkında, "Bu kimsenin durumu göğe çıkamayan kimsenin durumu gibidir" demiştir. İkrime, İbn Abbas (r.a.)'tan "Göğe çıkıyormuş gibi" ifadesi hakkında şöyle nakleder: Ademoğlunun göğe ulaşmaya gücü yetmediği gibi, Allah sokmadıkça bu kimsenin kalbine de tevhid ve iman giremez. Evzai, "Göğe çıkıyormuş gibi" ifadesi hakkında "Allah'ın kalbini daralttığı kimsenin Müslüman olmaya nasıl gücü yeter?" demiştir.

İmam Taberi der ki: Bu, Allah'ın (c. c) imanın girmesine izin vermeyen kafir kalbinin aşırı darlığına dair verdiği bir misaldir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: O kimsenin imanı kabullenememesi ve imanın oraya ulaşmasını engellemek için daralması, göğe yükSelememesi ve ondan aciz kalması gibidir. Çünkü, onun buna gücü yetmez.

 

Yüce Allah devamla şöyle buyuruyor: "Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir." Yani, Allah (c. c) saptırmak istediği kimsenin göğsünü dar ve sıkı yaptığı gibi, aynı zamanda hem ona hem Allah'a ve Rasulü'ne iman etmeyi reddeden emsallerine şeytanı musallat eder. Bunlar onu saptırır ve Allah'ın yolundan engellerler. İbn Ebi Hatim, İbn Abbas (r.a.)'tan, "Ayetteki Rics şeytan demektir." Mücahid, "Rics, hiçbir hayır ve iyilik bulunmayan her şeydir" demiştir. Abdurrahman b. Zeyd de Rics'i azap ile tefsir etmiştir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

126. Bu (din), Rabbinin dosdoğru yoludur. Biz, öğüt alacak bir kavim için ayetleri ayrıntılı olarak açıkladık.

127. Rableri katında onlara esenlik yurdu (Cennet) vardır. Ve yapmakta oldukları (güzel) işler sebebiyle Allah onların dostudur.