|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
En’am Suresi 131 ve 132.ayetler |
Allah Halkı
Habersizken Kimseyi Helak Etmez:
131. Gerçek şu ki:
Halkı habersizken, Rabbin haksızlık ile ülkeleri helak edici değildir.
132. Herkesin yaptıkları
işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
Tefsiri:
Yüce Allah şöyle
buyuruyor: "Gerçek şu ki: Halkı habersizken, Rabbin haksızlık ile ülkeleri
helak edici değildir." Yani, hiç kimseyi kendisine davet ulaşmadan önce
yaptığı zulümden dolayı cezalandırmamak için, hem insanlara hem cinlere
Peygamberler göndererek ve Kitap indirerek mazeretlerini ortadan kaldırdık. Biz
Peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmedik. Nitekim Yüce Allah şöyle
buyurur: "Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin
onların yaptıklarından habersiz değildir." (Fatır, 24) Yine, ''Andolsun ki
biz, 'Allah'a kulluk edin ve Tağut'tan sakının' diye (emretmeleri için) her
ümmete bir Peygamber gönderdik" (Nahl, 36) buyurur. Bir ayette, "Biz,
bir Peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz" (İsra, 15)
buyurur.
Yine, "Her ne zaman
oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara, 'Size, (bu azap ile)
korkutucu bir Peygamber gelmemiş miydi?' diye sorarlar. Onlar şöyle cevap
verirler: 'Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir Peygamber gelmişti;
fakat biz (onu) yalan saymış ve Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa
büyük bir sapıklık içindesiniz!' demiştik" (Mülk, 8-9) buyurur. Bu
husustaki ayetler pek çoktur.
İmam Taberi der ki:
"Zulümle" ifadesi hakkında iki ihtimal vardır. Bir:
Bunun sebebi şudur ki
Rabbin kasaba halklarını şirk ve benzer sebeplerden dolayı onlar gafilken helak
etmez. Yani, Rabbin onlara Peygamber gönderip Allah'ın hüccetlerini kendilerine
iletmeden Allah'ın ahiretteki azabından uyarmadan onları acilen cezalandıracak
değildir. Allah (c.c) onları ansızın cezalandırmayacak ve onların, "Bize
bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" (Maide, 19) demelerine meydan
vermeyecektir. İkinci mana, "Halkı habersizken, Rabbin haksızlık ile
ülkeleri helak edici değildir" ile şu söylenmek istenmektedir: Rabbin
Peygamberler, mucizeler ve ibret verici şeylerle uyarmadan ve hatırlatmadan
onları helak ederek ve onlara zulmedecek değildir. Allah (c.c) kullarına zulmetmez.
İmam Taberi, daha sonra birinci görüşü desteklemiş ve tercih etmiştir ki
şüphesiz o daha kuvvetlidir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
"Herkesin
yaptıkları işlere göre dereceleri vardır." Yani, herkesin Allah'a itaat ve
isyan bakımından yaptığı amellere göre birbirinden farklı mertebe ve dereceleri
vardır. Allah (c.c) onu oraya ulaştıracak ve onun karşılığını iyiyse iyilikle,
kötüyse kötülükle verecektir.
Ben derim ki:
"Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır" ifadesiyle kafir
cinlerin ve insanların kastedilmiş olması da mümkündür. Yani, durumuna göre her
birinin Cehennemde bir mertebesi vardır. Bunun benzeri Allah'ın (c.c), ''Allah
da, 'Zaten herkes için bir kat daha fazla azap vardır, fakat siz bilmezsiniz'
diyecektir" (A'raf, 38) buyruğudur. Bir ayette de, "İnkar edip de
(insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları
bozgunculuklar sebebiyle, azap ları nı kat kat artıracağız" (Nahl, 88)
buyurulmuştur.
"Rabbin onların
yaptıklarından habersiz değildir.'' Yani: Ey Muhammed! Yapmış oldukları
amellerinin hepsi Rabbinin bilgisi dahilinde cereyan etmektedir. Allah (c.c),
tekrar diriltilip huzuruna vardıklarında ona göre cezalandırmak veya
mükafatlandırmak için bu amelleri kendi katında teker teker kaydetmektedir ve
yazdırmaktadır.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
134. Muhakkak size vaad edilen mutlaka gelecektir;
siz bunu önleyemezsiniz.