|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
En’am Suresi 145.ayetler |
Gerçekten Haram
Kılınan Yiyecekler:
145. De ki: Bana
vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya
da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka,
yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve
sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin
bağışlayan ve esirgeyendir.
Tefsiri:
Yüce Allah kulu ve
elçisi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e emrederek şöyle buyuruyor: Ey
Muhammed! Allah'a iftira atarak O'nun (c. c) kendilerine rızık olarak verdiği
şeyleri haram kılan kimselere "De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış
kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan
başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir
şey bulamıyorum." Kimine göre mana, "Sizin haram kıldıklarınız
arasında bunlar dışında hiçbir haram bulamıyorum." şeklindedir. Kimine
göre ise anlam şöyledir: "Hayvanlardan bunların dışında haram olan hiçbir
hayvan bulamıyorum." Bu durumda, daha sonra Maide suresinde zikredilecek
ayetlerle varit olan hadislerde ifade edilen haramlar bu ayetin mefhum-i
muhalifini (bunlar dışında hiçbir haramın olmadığı manası) kaldırmış olur.
Bazıları buna nesh adını veriyorlar. Müteahhirin ulemanın çoğu ise btınu nesh
diye isimlendirmezler. Çünkü bu, ("Her şeyde aslolan mübahlıktır"
kaidesi gereğince), esasen mübah olan bir şeyin mübahlığının ortadan
kaldırılması kabilindendir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Avfi, İbn Abbas
(r.a.)'tan şöyle nakleder: "......" dan kasıt "akan kan"
dır. İkrime bu ayet hakkında şöyle der: "Bu ayet olmasaydı Müslümanlar,
Yahudiler'in yaptığı gibi, damarlardaki kanı dahi araştırıp irdeleyeceklerdi.
Hammad, İmran b. Hudeyr'den şöyle nakleder: Ebu Midez'e kanı, kesimden dolayı
baştan bulaşan kanı, içinde kanın kırmızılığı görülen kabı sordum, "Allah
(c.c) sadece akan kanı haram kıldı. Kanın bulaştığı ette ise bir sakınca
yoktur." dedi. İmam Taberi, Kasım'dan şöyle nakleder: "Aişe (r.anha)
vahşi hayvanların etinde, kabın üstündeki kırmızılıkta ve kan bulaşığında bir
sakınca görmezdi ve bu ayeti okumuştu." Bu rivayet sahih ve gariptir.
[2989] Humeydi, Süfyan
kanalıyla Amr b. Dinar'dan şöyle nakleder: Cabir b. Abdullah (r.a.)'a,
"Bazıları Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in Hayber seferi
esnasında ehli merkeplerin etinden nehyettiğini söylüyorlar." diye sordum,
şu cevabı verdi: Bunu el-Hakem b. Amr el-Gıfari biz Basra' da iken söylüyordu.
Fakat bir ilim deryası olan İbn Abbas bunu kabul etmedi ve "De ki: Bana
vahyolunanda ... hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey
bulamıyorum." ayetini okudu. İmam
Buhari bunu aynı zamanda Ali b. el-Medini'nin Süfyan'dan nakliyle, yine bu
lafızla rivayet etmiştir. İmam Ebu Davud ise İbn Cüreyc'in Amr b. Dinar'dan
nakliyle rivayet etmiştir. Hakim de, gördüğün gibi Sahih-i Buhari' de olduğu
halde hadisi Müstedrek'inde (Buhari ve Müslim'de zikredilmeyen sahih hadisler,
kitabında) tahriç etmiştir.
[2990] İbn Merduyeh ve
Hakim -Müstedrek'inde- İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Cahiliye
dönemi insanları bazı şeyleri yiyor, bazı şeyleri ise pis diyerek yemiyorlardı.
Nihayet Allah (c.c) Peygamberini gönderdi, kitabını indirdi, helallerini helal,
haramlarını haram olarak açıkladı. Artık Allah'ın haram dedikleri haram, helal
dedikleri helaldir. Hakkında bir şey söylemedikleri ise muaf hususlardır. İbn
Abbas (r.a.) sonra şu ayeti sonuna kadar okudu: "De ki: Bana vahyolunanda
... hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey bulamıyorum
" Bu İbn Merduyeh'in rivayetindeki
ifadedir. Bunu Ebu Davud da tek başına Muhammed b. Davud b. Subeyh'in Ebu
Nuaym'dan ... nakliyle rivayet etmiştir. Hakim de: Buhari ve Müslim tahric
etmemiş olsalar da bu, senedi sahih bir hadistir, demiştir.
[2991] İmam Ahmed b.
Hanbel İkrime kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Zemea kızı
Sevde'nin bir koyunu öldü. "Ya Rasulallah! Filan koyun öldü." dedi.
Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Misk torbasını alsaydınız
ya" buyurdu. Sevde (r.anha): Ölmüş bir koyunun ödünü mü alalım? diye
sordu. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: ''Allah (c.c) "De
ki: Bana vahyolunanda ... hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir
şey bulamıyorum." buyuruyor. Siz onu tabaklayıp faydalandığınızda yemiş
olmuyorsunuz," buyurdu. Bunun üzerine onu alıp tabakladı. Sonra onu
kendisine kırba edindi ve yırtılana kadar kullandı. Bunu İmam Buhari ile Nesai de Şa'bı'nin
İkrime'den, onun İbn Abbas (r.a.)'tan, onun da Zemea kızı Sevde'den nakliyle,
bu veya benzer bir lafızla rivayet etmişlerdir.
[2992] Said b. Mansur,
İsa b. Nümeyle el-fezari'den, babasının şöyle anlattığını rivayet etmiştir: İbn
Ömer (r.a.)'ın yanındaydım. Bir adam kirpi yemeyi sordu. İbn Ömer (r.a.) da
"De ki: Bana vahyolunanda ... hayvandan başka, yiyecek kimseye haram
kılınmış bir şey bulamıyorum" ayetini okudu. Bunun üzerine yanındaki bir
ihtiyar şöyle dedi. Ebu Hureyre (r.a.)'ı işittim, şöyle anlattı: Bu Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında zikredildi de O (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) "O pislerden bir pistir. " buyurdu. Bunun üzerine
İbn Ömer (r.a.): Eğer Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öyle demişse
öyledir, dedi. Bunu Ebu Davud da Ebu
Sevr'in Said b. Mansur'dan nakliyle rivayet etmiştir.
"Başksına zarar
vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa"
Yani, kim Allah'ın (c.c) bu ayet-i kerimede haram kıldığı şeylerden birini
yemek zorunda kalırsa ve bunu yaparken de başkat larının hakkına geçmez veya
haddi aşmazsa "bilsin ki Rabbin bağışlayan ve
esirgeyendir." Ona
merhamet eder ve bağışlar. Benzer ayetin tefsiri Bakara suresinde yeteri kadar
detayla geçmişti.
Bu ayet-i kerimede Yüce
Allah kendi fasit fikirleriyle Bahira, Saibe, Vasile, Ham ve benzeri şeylerin
haram olduğuna dair uydurma şeyler söyleyen Müşriklere cevap vermek istemiştir.
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e, Müşriklere, Allah'ın kendisine
vahyettiği haramlar arasında bunları bulamadığını, sadece ayette bildirilen
leş, akıtılmış kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanları
haram kıldığını bildirmesini emretmiştir. Diğerlerinin ise değinmediği affolunmuş
şeylerden olduğunu bildirmesini, "Öyle iken siz nasılolur da haram
olduğunu iddia edebilirsiniz? Allah haram kılmadığı halde siz nasıl haram
kılarsınız?" demesini emretmektedir. Buna göre ayette daha sonra bazı
şeylerin haram kılınamayacağına dair bir şey söylenmemektedir. Nitekim
alimlerin meşhur görüşüne göre daha sonra ehli eşekler, yırtıcı hayvanlar ve
pençeli tüm kuşlar hakkında nehiy gelmiştir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |