|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
İlim |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب:
متى يصح سماع
الصغير.
18. Küçük Çocuğun Hadis Dinlemesi Ne Zaman Sahih Olur?
حدثنا
إسماعيل بن
أبي أويس قال:
حدثني مالك، عن
ابن شهاب، عن
عبيد الله بن
عبد الله بن
عتبة، عن عبد
الله بن عباس
قال:
أقبلت
راكبا على
حمار أتان،
وأنا يؤمئذ قد
ناهزت
الاحتلام،
ورسول الله
صلى الله عليه
وسلم يصلي
بمنى إلى غير
جدار، فمررت
بين يدي بعض الصف،
وأرسلت
الأتان ترتع،
فدخلت في
الصف، فلم
ينكر ذلك علي.
[-76-] Abdullah İbn Abbas şöyle demiştir:
"İhtilama (buluğ çağına) yaklaştığım bir dönemde, Nebi (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) Mina'da bir duvara doğru yönelmediği halde (yani önüne sütre
almaksızın) namaz kıldırırken dişi bir eşek üzerinde gelerek safın bir
bölümünün önünden geçtim. Eşeği otlaması için salarak saf’a girdim. Benim bu
davranışım yadırganmadı".
Tekrar: 493, 861, 1857, 4412.
AÇIKLAMA:
Bu konudan amaç, hadis dinlemek için ergenlik çağına ulaşmış
olmanın şart olmadığını göstermektir.
"Bir duvara doğru yönelmediği halde" ifadesi sütre
edinmeksizin demektir. Bunu Şafiî söylemiştir. Sözün öncesi de bunu
göstermektedir. Çünkü İbn Abbas, bu hadisi, namaz kılanın önünden geçmenin onun
namazını bozmadığına delil olarak zikretmiştir. Bezzâr'ın rivayeti de bunu
desteklemektedir. Bu rivayetin lafzı "Nebi s.a.v. önünde sütre olmadığı
halde farz namaz kılıyordu" şeklindedir. "Benim bu yaptığım
yadırganmadı": Denildiğine göre bu, güçlü maslahatı, hafif mefsedete
tercih etmenin caiz olduğunu gösterir. Çünkü namaz kılanın önünden geçmek hafif maslahattır,
namaza katılmak ise güçlü bir maslahattır. "İnsanlar namaz kılmakla meşgul
oldukları için onun hareketini yadırga-mamışlardır" denilemez. Çünkü İbn
Abbas, yadırgamanın hiçbir şekilde olmadığını belirtmiştir, bu namaz sonrasını
da kapsar. Yine yadırgama işaretle de yapılabilir.
Yine bu hadis, konu başlığında da yer aldığı gibi, hadis
dinlemek için tam ehliyetin şart olmadığını, hadisi rivayet etmek İçin ise
bunun şart olduğunu gösterir. Köle, fasık ve kafir de bu konuda çocuk gibidir.
İbn Abbas'ın Nebi s.a.v.'in fiil ve takririni aktarması, Nebi
s.a.v.'in sözü yerine geçmiştir. Çünkü edanın (rivayet etmenin) şartları
açısından bu üçü arasında fark yoktur.