|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Küsuf (Güneş – Ay Tutulması) |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: النداء
ب(الصلاة
الجامعة) في
الكسوف.
3. Ay Ve Güneş Tutulması Namazlarında الصلاة
الجامعة
Namaz toplayıcıdır!" Diye Nida Etmek
حدثنا
إسحق قال:
أخبرنا يحيى
بن صالح قال:
حدثنا معاوية
بن سلام بن
أبي سلام
الدمشقي قال:
حدثنا يحيى بن
أبي كثير قال:
أخبرني أبو
سلمة بن عبد
الرحمن بن عوف
الزهري، عن
عبد الله بن
عمرو رضي الله
عنهما قال: لما
كسفت الشمس
على رسول الله
صلى الله عليه
وسلم. نودي: إن
الصلاة جامعة.
[-1045-] Abdullah İbn Amr (r.a.)'dan nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem zamanında güneş tutulduğu vakit:
" الصلاة
جامعة
[Esselatu’l-camiah} Namaz toplayıcıdır,!" diye ilan edilmişti."
AÇIKLAMA:
İmam Buharî ile İmam Müslim'in Hz. Aîşe'den naklettiğine göre
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu şekilde ilan etmesi için bir müezzin
görevlendirmişti. İbn Dakîki’l-İyd şöyle demiştir: "Bu hadis söz konusu
ifadenin kullanılmasının müstehap olduğunu söyleyenlerin delilidir. Güneş ve
ay tutulması namazları için ezan okunmayacağı ve kamet getirilmeyeceği
konusunda görüş birliği bulunmaktadır."
باب: خطبة
الإمام في
الكسوف.
4. İmamın Güneş Tutulması Durumunda Hutbe Okuması
-وقالت
عائشة وأسماء:
خطب النبي صلى
الله عليه
وسلم.
Aişe ve Esma radiyailahu anhuma şöyle demişlerdir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hitap
etti."
حدثنا
يحيى بن بكير
قال: حدثني
الليث، عن
عقيل، عن ابن
شهاب (ح).وحدثني
أحمد بن صالح
قال: حدثنا
عنبسة قال: حدثنا
يونس، عن ابن
شهاب: حدثني
عروة، عن
عائشة زوج
النبي صلى
الله عليه
وسلم قالت: خسفت
الشمس في حياة
النبي صلى
الله عليه
وسلم، فخرج
إلى المسجد،
فصف الناس
وراءه، فكبر،
فاقترأ رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
قراءة طويلة،
ثم كبر فركع
ركوعا طويلا،
ثم قال: (سمع الله
لمن حمده).
فقام ولم
يسجد، وقرأ
قراءة طويلة،
هي أدنى من
القراءة
الأولى، ثم
كبر وركع
ركوعا طويلا،
وهو أدنى من
الركوع الأول،
ثم قال: (سمع
الله لمن
حمده، ربنا
ولك الحمد). ثم
سجد، ثم قال
في الركعة
الآخره مثل
ذلك، فاستكمل
أربع ركعات في
أربع سجدات،
وأنجلت الشمس قبل
أن ينصرف، ثم
قام فأثنى على
الله بما هو
أهله، ثم قال:
(هما من آيات
الله، لا يخسفان
لموت أحد ولا
لحياته، فإذا
رأيتموهما
فافزعوا إلى
الصلاة).وكان
يحدث كثير بن
عباس: أن عبد
الله بن عباس
رضي الله
عنهما: كان
يحدث يوم خسفت
الشمس بمثل حديث
عروة عن عائشة.فقلت
لعروة: إن
أخاك يوم خسفت
بالمدينة، لم
يزد على
ركعتين مثل
الصبح؟ قال:
أجل، لأنه أخطأ
السنة.
[-1046-] Mu'minlerin annesi Aişe (r.a.)'nın şöyle dediği nakledilmiştir:
"Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hayatta iken güneş tutulmuştu.
Bunun üzerine çıkıp mescide gitti ve ashab-ı kiram O'nun Sallallahu Aleyhi ve
Sellem arkasında saf tuttu. Resu-lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekbir
getirip namaza başladı ve uzun bir kiraattan sonra tekbir getirip rükuya gitti.
Rükuda da uzun bir süre bekledikten sonra (Semi'allahu limen hamideh) deyip kalktı.
Fakat secdeye varmadı. Kıyamda ilk kıraati kadar olmasa da uzun bir süre Kur'an
okudu. Sonra tekbir getirip rükuya vardı. Rükuda yine uzun bir müddet bekledi;
fakat bu rüku birinci rüku kadar uzun değildi. Sonra (Semi'allahu limen
hamideh, Rabbena ve lekel hamd) dedi ve ardından secdeye gitti. Bir sonraki
rekatı da tıpkı birinci rekat gibi kıldı. Bu şekilde dört rekatı dört secde ile
tamamladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazı bitirmeden önce güneş
açılmıştı.
Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz bittikten sonra
kalktı ve Allah'ı layık olduğu şekilde övdükten sonra şöyle buyurdu: "Ay
ve güneş Allah'ın birer ayetidir. Bunlar ne bir kimse'nin ölümü ne de hayatı
yüzünden tutulurlar. Eğer ay ve güneşin tutulduğunu görürseniz derhal namaz kılmaya
koşun!"
Kesîr İbn Abbas, Abdullah İbn Abbas'ın güneş tutulmasıyla İlgili
olarak naklettiği rivayetin tıpkı Urve'nin Aişe (r.a.)'dan naklettiği rivayet
gibi olduğunu söylemiş ve bunu nakletmiştir. Kesîr İbn Abbas şöyle demiştir:
"Ben Urve'ye 'Kardeşin Medine'de güneş tutulduğu zaman kılınan namazın
tıpkı sabah namazı gibi iki rekat olduğunu söyledi ve bunun üzerine eklemede
bulunmadı' dediğimde şu cevabı verdi; 'Doğrudur ama sünnete uygun
davranmamış'!"
AÇIKLAMA:
Tutulma meydana geldiği zaman hutbe okunup okunmaması konusunda
görüş ayrılıkları bulunmaktadır. İmam Şafiî, İshak İbn Rahuye ve ehl-i hadisin
çoğu bu hutbenin müstehap olduğu görüşündedir. İbn Kudame bu konuyla İlgili
olarak Ahmed İbn Hanbel'den kendilerine herhangi bir bilgi ulaşmadığını
söylemiştir. Hanefîlerden el-Hidaye adlı kitabın müellifi şöyle demiştir:
"Güneş ve ay tutulması sırasında hutbe okumak yoktur. Zira bununla ilgili
olarak herhangi bir rivayet gelmemiştir." Ancak onun bu görüşüne bu konu
hakkında nakledilen pek çok hadis bulunduğu söylenerek karşı çıkılmıştır.
Maliki mezhebinde yaygın olarak bilinen görüşe göre - İmam Malik konu hakkında
hadis naklettiği halde - tutulma için hutbe okunmaz. Bazı bilginler bu
görüşlerini desteklemek için şöyle bir açıklama yapmışlardır: "Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem söz konusu namaz sonrasında sırf bu namaza ve
tutulmaya has olarak bir hutbe vermek amacında olmamıştır. Onun asıl maksadı
söz konusu günde ortaya atılan ve insanlar arasında yaygmlaşabilecek yanlış bir
inancı, güneşin birisinin ölümü dolayısıyla tutulduğu inancını bertaraf
etmektir." Fakat bu açıklama da kabul edilmemiş, konuyla ilgili
rivayetlerde hutbe sözünün açıkça ifade edildiği söylenmiştir. Ayrıca söz
konusu rivayetlerde Allah'a hamd ve sena etmek ve insanlara öğütlerde bulunmak
gibi hutbeye ait özelliklerin bulunduğu belirtilmiştir. Kısaca söylemek
gerekirse aslolan Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in uygulamalarına tabî
olmaktır. Herhangi bir olayın özellik arz ettiğini iddia edenlerin delil
getirmeleri gerekir.
Hadisten Çıkan
Sonuçlar
1. Resulullah'ın (s.a.v.) "derhal namaz kılmaya
koşun!" diye emir buyurması hiç ara vermeden ve aksatmadan emredilen
eylemin yerine getirilmesi ve korku anlarında Allah'a sığınmak gerektiğini
gösterir.
2. Allah Teala'ya istiğfar edip O'ndan af dilemek, işlenen
günahların ve isyanların affedilmesine sebep olduğu gibi korkulan felaketlerin
başa gelmesini de önleyeceği umulur.
3. Günahlar hem bu dünyada hem de ahirette insanı sıkıntıya
sokacak felaketlerin temel sebebidir. Biz Cenab-ı Hakk'ın rahmetini, affını ve
mağfiretini dileriz.
Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in tutulma sırasında insanlara kılmalarını
emrettiği namaz kendisinin bizzat kılarak gösterdiği ve diğer namazlara göre
özellik arz eden tutulma namazıdır. Bu yüzden Resulullah'ın (s.a.v.) emrettiği
namazın bilinen namaz olduğunu söyleyenler yanılmıştır. Nebi'in (s.a.v.)
tutulma sırasında derhal namaza başlanmasını emretmesi bu namazın sıhhati için
cemaatin şart olmadığını gösterir. Çünkü namaza hemen başlamayıp cemaati
beklemek ya bu namazın tamamen kaçırılmasına ya da tutulmanın bazı dönemlerinde
namaz kılmamaya yol açabilir.
Urve'nin "Doğrudur ama sünnete uygun davranmamış!"
şeklindeki ifadesi tutulma namazlarının her bir rekatta iki defa rüku’yapılarak
kılınmasının sünnet olduğunu göstermektedir.
باب: هل يقول
كسفت الشمس أو
خسفت.-وقال
الله تعالى:
{وخسف القمر}
/القيامة: 8/.
5. Güneş Tutulmasını Anlatmak Üzere كسفت
الشمس
,
خسفت Kelimeleri Kullanılır
Mı?
حدثنا
سعيد بن عفير
قال: حدثنا
الليث: حدثني
عقيل، عن ابن
شهاب قال:
أخبرني عروة
بن الزبير: أن
عائشة زوج
النبي صلى
الله عليه
وسلم أخبرته: أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم صلى يوم
خسفت الشمس،
فقام فكبر،
فقرأ طويلة،
ثم ركع ركوعا
طويلا، ثم رفع
رأسه فقال:
(سمع الله لمن
حمده). وقام كما
هو، ثم قرأ
قراءة طويلة،
وهي أدنى من
القراءة
الأولى، ثم
ركع ركوعا
طويلا، وهي
أدنى من الركعة
الأولى، ثم
سجد سجودا طويلا،
ثم فعل في
الركعة
الآخره مثل
ذلك، ثم سلم
وقد تجلت
الشمس، فخطب
الناس، فقال
في كسوف الشمس
والقمر: (هما
آيتان من آيات
الله، لا
يخسفان لموت
أحد ولا
لحياته، فإذا
رأيتموهما
فافزعوا إلى
الصلاة).
[-1047-] Urve İbnü'z-Zübeyr, Aişe (r.anha)'nın şöyle dediğini nakletmiştir:
"Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş tutulduğu (hüsuf) gün
kalktı ve tekbir getirip namaz'a durduktan sonra uzun bir süre Kur'an okudu.
Ardından rükuya gidip rükuda da uzun bir müddet bekledi. Daha sonra başını
kaldırıp (Semi'allahu limen hamideh) dedi ve daha önceki gibi yine kıyama
kalktı. Bu kıyamda bir önceki kıraati kadar olmasa da yine uzunca bir süre
Kur'an okudu. Sonra rükuya gitti ve rükuda birinci rekattaki kadar olmasa da
uzun bir süre bekledi. Ardından secdeye gitti ve secdede uzun bir müddet
bekledi. Bir sonraki on rekatı da tıpkı birinci rekat gibi kıldı. Selam
verdiğinde güneş açılmıştı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazın
ardından cemaate hitap ederek güneş ve ay tutulması (küsuf) hakkında şunları
söyledi: "Ay ve güneş Allah'ın birer ayetidir. Bunlar ne bir kimsenin
ölümü ne de hayatı yüzünden tutulurlar. Eğer ay ve güneşin tutulduğunu
görürseniz derhal namaz kılmaya koşun!"
AÇIKLAMA:
Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in tutulma namazında secdede çok
uzun beklemesi, tutulma namazında secdeleri uzun tutmanın sünnet olmadığını
söyleyenlerin yanıldığını gösterir.