|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
İtk (köle azadı) |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: إذا
قال رجل
لعبده: هو
لله، ونوى
العتق، والإشهاد
في العتق.
7. KİŞİ KÖLESİNİN AZAT OLMASINI KASTEDEREK "BU ALLAH'A
AİTIİR" DEDİĞİNDE (HÜKÜM NEDİR?) VE AZAT ETMEDE ŞAHİT TUTMAK (GEREKİR Mİ?)
حدثنا
محمد بن عبد
الله بن نمير،
عن محمد بن بشر،
عن إسماعيل،
عن قيس، عن
أبي هريرة رضي
الله عنه: أنه
لما أقبل يريد
الإسلام،
ومعه غلامه،
ضل كل واحد
منهما من
صاحبه، فأقبل
بعد ذلك وأبو
هريرة جالس مع
النبي صلى
الله عليه
وسلم، فقال النبي
صلى الله عليه
وسلم: (يا أبا
هريرة، هذا
غلامك قد أتاك).
فقال: أما إني
أشهدك أنه حر،
قال: فهو حين
يقول:يا
ليلة من طولها
وعنائها - على
أنها من دارة
الكفر نجت.
[-2530-] Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: Ebu Hureyre, Müslüman olmak için
kölesi ile birlikte yola çıkmış, Medine'ye doğru gidiyordu. Yolda ikisi
birbirini kaybettiler. Sonra Ebu Hureyre Hz. Nebi'in huzurunda otururken kölesi
çıkageldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ebu Hureyre! İşte kölen'
Geldi" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Hureyre "Seni şahit tutuyorum, o
hürdür" dedi. Bu gün Ebu Hureyre'nin: Nasıl bir geceydi bu, ne kadar
uzundu! Verdiği yorgunluk ise cabası, Varsın olsun, bizleri Küfür yurdundan
kurtardı ya! beytini söylediği gün-
حدثنا
عبيد الله بن
سعيد: حدثنا
أبو أسامة:
حدثنا
إسماعيل، عن
قيس، عن أبي
هريرة رضي
الله عنه قال: لما
قدمت على
النبي صلى
الله عليه
وسلم، قلت في
الطريق:يا
ليلة من طولها
وعنائها - على
أنها من دارة
الكفر نجت.قال:
وأبق مني غلام
لي في الطريق،
قال: فلما قدمت
على النبي صلى
الله عليه
وسلم بايعته،
فبينا أنا
عنده إذ طلع
الغلام، فقال
لي رسول الله
صلى الله عليه
وسلم: (يا أبا
هريرة، هذا
غلامك) فقلت:
هو حر لوجه
الله،
فأعتقته. لم
يقل أبو كريب،
عن أبي أسامة:
حر.
[-2531-] Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi'in (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) huzuruna ilk gelişimde, yolda iken şu beyti söylemiştim:
Nasıl bir geceydi bu, ne kadar uzundu' Verdiği yorgunluk ise cabası, Varsın
olsun, bizleri Küfür yurdundan kurtardı ya!
Yolda kölem benden kaçmıştl. Hz. Nebi'in yanına geldim ve ona biat
ettim. Huzurunda bulunduğum sırada kölem çıkageldi. Allah Resulü Sallallahu
Aleyhi ve Sellem: "Ebu Hureyre! Bak, işte kölen!" buyurdu. Bunun
üzerine "O, Allah rızası için hürdür" diyerek onu azat ettim.
حدثنا
شهاب بن عباد:
حدثنا
إبراهيم بن
حميد، عن
إسماعيل، عن
قيس قال: لما
أقبل أبو
هريرة رضي
الله عنه،
ومعه غلامه،
وهو يطلب
الإسلام، فضل
أحدهما صاحبه:
بهذا، وقال:
أما إني أشهدك
أنه لله.
[-2532-] Kays'tan rivayet edilmiştir: Ebu Hureyre Müslüman olmak için
kölesi ile birlikte Medine'ye doğru gelirken birbirini kaybetmişlerdi. Bunun
üzerine Ebu Hureyre: "Seni şahit tutuyorum, o Allah'a aittir" dedi.
AÇIKLAMA:
Bir kimse azat etmeyi kastederek kölesi hakkında "O Allah'a
aittir" derse o köleyi azat etmiş olur.
Mühelleb şöyle der: "Bir kimse azat etme düşüncesiyle kölesi
hakkında "O Allah'a aittir" dediği zaman kölesinin azat olacağı
konusunda alimler arasında görüş ayrılığı yoktur. Azat ettiğine şahit tutmak
ise azat edilen kölenin haklarındandır. Ancak şahit tutmasa da azat geçerli
olur."
Ben derim ki: Buhari bu konu başlığı ile şuna işaret etmektedir:
Hüşeym, Muğıre'den şöyle rivayet etmiştir: Birisi kölesine "Sen Allah'a
aitsin" demişti. İmam Şa'bı'ye, İbrahim en-Nahaı'ye ve diğer bazı
fakihlere bu sözün hükmü sorulduğunda, onlar da "Böyle bir durumda köle
hür olur" şeklinde bir hükme vardılar. Bu bilgiyi İbn Ebu Şeybe
nakletmektedir. Şu halde Buhari burada şunu kasdetmiş oluyor: "Hükmün
böyle olması, bu sözü söyleyen kişinin azat etmeyi kastetmesi demektir. Aksi
halde kişi, azat etmeyi kastetmeksizin "Sen Allah'a aitsin" demekle
kölesi az at olmaz."
باب: أم
الولد.
8. ÜMMÜ VELED'İN DURUMU
قال أبو
هريرة، عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم: (من
أشراط الساعة
أن تلد الأمة
ربها).
Ebu Hureyre şöyle der: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem
"Cariyenin efendisini doğurması kıyamet alametlerindendir"
buyurmuştur.
حدثنا
أبو اليمان:
أخبرنا شعيب،
عن الزهري قال:
حدثني عروة
ابن الزبير:
أن عائشة رضي
الله عنها
قالت: إن
عتبة بن أبي
وقاص، عهد إلى
أخيه سعد بن
أبي وقاص: أن
يقبض إليه ابن
وليدة زمعة،
قال: عتبة إنه
ابني، فلما
قدم رسول الله
صلى الله عليه
وسلم زمن
الفتح، أخذ
سعد ابن وليدة
زمعة، فأقبل
به إلى رسول
الله صلى الله
عليه وسلم،
وأقبل معه
بعبد بن زمعة،
فقال سعد: يا
رسول الله،
هذا ابن أخي،
عهد إلي أنه ابنه،
فقال عبد بن
زمعة: يا رسول
الله، هذا أخي،
ابن وليدة
زمعة، ولد على
فراشه، فنظر
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إلى ابن
وليدة زمعة،
فإذا هو أشبه
الناس به،
فقال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم: (هو لك يا
عبد بن زمعة).
من أجل أنه
ولد على فراش
أبيه، قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم: (احتجبي
منه يا سودة
بنت زمعة). مما
رأى من شبهه
بعتبة، وكانت
سودة زوج
النبي صلى
الله عليه
وسلم.
[-2533-] Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre: Utbe İbn Ebu Vakkas
kardeşi Sad İbn Ebi Vakkas'tan Zem'a'nın cariyesinin oğlunu alıp kendisine
getirmesini istemiş ve "o benim oğlumdur" diye iddiada bulunmuştu.
Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem fetih sırasında Mekke'ye gelince Sad,
Zem 'a'nın cariyesinin oğlunu alarak Allah Resulü'ne götürdü. SaId bu çocukla
Hz. Nebi'in yanına giderken yanında. Abd İbn Zem'a da vardı. Sad, "Ey
Allah'ın Resulü! Bu, benim kardeşimin oğludur. Bunun kendi oğlu olduğunu bana
söylemişti" dedi. Bunun üzerine Abd İbn Zem'a: "Ey Allah'ın Resulü!
Bu benim kardeşimdir. Zem'anın cariyesinin oğlu olup Zem'a'nın yatağında
doğmuştur" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Zem'anın cariyesinin oğluna baktı ve onun kime daha çok benzediğini gördü.
Fakat İslam'ın hükmü gereğince çocuk kimin yatağında doğduysa ona aittir. Bunun
üzerine Hz. Nebi: "Ey Abd İbn Zem'a' Bu çocuk babasının yatağında
doğmuştur ve dolayısıyla senin kardeşindir, onu alabilirsin" dedi. Allah
Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çocuğun Utbe'ye benzerliğini gördüğünden
dolayı hanımı Sevde r.a.'ya dönerek: "Ey Zem'a'nın kızı Sevde! sen bunun
yanında iken örtülü ol" buyurdu.
AÇIKLAMA:
Ümmü veled (çocuk annesi) olan kadının azat olduğuna hükmedilir
mi, hükmedilmez mi? Buhari bu konuda iki hadis kaydetmektedir. Ama ona göre
hükmün ne olduğunu gösteren hiçbir ifadesi yoktur. İmam Buhari'nin bu hususta
görüş belirtmemesi, herhalde bu konuda selef alimleri arasında güçlü bir
tartışma olmasından dolayıdır. Bununla birlikte halef (sonraki dönem) alimleri
ümmü veledin azat olmayacağı hükmünde karar kılmışlardır. O kadar ki (aykırı
görüşleriyle bilinen) İbn Hazm ve ona tabi olan Zahiri mezhebi fakihleri bile
ümmü veledin satılmasının caiz olmayacağı konusunda halef alimleri ile aynı
görüşü paylaşmıştır. Dolayısıyla bu hususta farklı görüş sahibi çok az kişi
kalmıştır.
Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği "cariyenin, efendisini
doğurması kıyamet alametlerindendir" hadisi "İman" bölümünde
geçmiş ve ayrıntılı olarak açıklanmıştı r.(bkz.50. hadis) Burada efendi, sahip
anlamındadır. Bu hadiste, ümmü veledin satışının caiz olduğunu veya olmadığını
gösteren bir ifade olmadığı da zikredilmiştir.
Nevevi şöyle der: Bu hadisi iki büyük İmam, delilolarak
kullanmış, ancak biri ümmü veledin satışının caiz olduğu; diğeri ise caiz
olmadığı sonucunu Çıkarmıştır. Caiz olduğu sonucunu çıkaran' İmam şöyle
demiştir: "Hadiste geçen "efendi" ifadesi, "sahip"
anlamındadır. Çünkü cariyenin efendisinden olan çocuğu cariyenin efendisi
yerindedir. Çünkü kişinin malı genellikle oğluna kalır." Caiz olmadığı
sonucunu çıkaran İmam ise şöyle demiştir: "Hiç kuşku yok ki Hz. Nebi ve
sahabe döneminde, cariye sahipleri içinde cariyesinden çocuğu olanlar
bulunuyordu. Bu hadis ise kıyametin kopuşunun yaklaştığını gösteren alametler
için söylenmiştir. Bundan anlaşılmaktadır ki kıyamet yaklaştığı zaman, kişinin
cariyesinden çocuk sahibi olmasının ötesinde bir şey gerçekleşecektir." Bu
sözden kastedilen şudur: Ahir zamanda bilgisizlik artacak ve ümmü veledler
satılacaktır. Sonra bu cariyeler elden ele dolaşacak ve annesi olduğunu
bilmeden onu oğlu satın alacaktır. Dolayısıyla bu hadiste, ümmü veledlerin
satışının haram olduğuna işaret vardır. Her iki tarafın da bu hadisi kendi
görüşüne delilolarak kullanışının zorlama bir yorum olduğu ortadadır. Doğrusunu
Allah bilir. Sonra Buhari, Hz. Aişe'nin, Zem'a'nın cariyesinin oğlu ile ilgili
olan rivayetini zikretmiştir. Bu hadisin açıklaması Feraiz (miras payları)
bölümünde gelecektir. (bkz.
6749. hadis)