صحيح البخاري

Sahih-i Buhari

Enbiya

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

باب: قول الله تعالى: {وإلى ثمود أخاهم صالحا} /هود: 61/.

17. YÜCE ALLAH'IN: "SEMUD KAVMİNE DE KARDEŞLERİ SALİH'İ GÖNDERDİK." [A'raf,73, Hud,61} AYETİ

 

{كذب أصحاب الحجر} /الحجر: 80/: موضع ثمود. وأما {حرث حجر} /الأنعام: 138/: حرام، وكل ممنوع فهو حجر محجور، والحجر كل بناء بنيته، وما حجرت عليه من الأرض فهو حجر، ومنه سمي حطيم البيت حجرا، كأنه مشتق من محطوم، مثل قتيل من مقتول، ويقال للأنثى من الخيل الحجر، ويقال للعقل حجر وحجى، وأما حجر اليمامة فهو منزل.

Ve Yüce Allah'ın: "Hicr Ashabı da yalanladı." (Hicr, 80) buyruğu. Hicr, Semud kavminin yaşadığı yerdir.

 

"Harsun hicr" haram ekin demektir. Başkasına karşı men' olunan her şeye "hicr" denilir.

"Hicrun mahcur" tabiri de buradan gelmektedir.

 

Aslında "hicr" bina edilen her bir şeydir. Yerin taşla etrafının çevrilmesi neticesinde ortaya çıkan yere de "hicr" denilir.

 

Ka'be'deki Hatİm'e "hicr" denilmesi de buradan geliyor. Dişi atlara da ''hicr'' denilir.

 

حدثنا الحميدي: حدثنا سفيان: حدثنا هشام بن عروة، عن أبيه، عن عبد الله بن زمعة قال: سمعت النبي صلى الله عليه وسلم، وذكر الذي عقر الناقة، قال: (انتدب لها رجل ذو عز ومنعة في قومه كأبي زمعة).

 

[-3377-] Abdullah b. Zem'a dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i -(Salih kavminin) dişi devesinin kesilmesini sözkonusu ederken- şöyle buyurduğunu dinledim: O dişi deveyi kesmeye kavmi arasında güçlü ve kendisine zarar verilemeyen Ebu Zem'a'ya benzeyen birisi kalkıştı. "

 

Tekrar: 4942, 5204, 6042

 

 

حدثنا محمد بن مسكين أبو الحسن: حدثنا يحيى بن حسان بن حيان أبو زكرياء: حدثنا سليمان، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر رضي الله عنهما: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم، لما نزل الحجر في غزوة تبوك، أمرهم أن لا يشربوا من بئرها، ولا يستقوا منها، فقالوا قد عجنا منها واستقينا، فأمرهم أن يطرحوا ذلك العجين، ويهريقوا ذلك الماء.ويروى عن سبرة بن معبد وأبي الشموس: أن النبي صلى الله عليه وسلم أمر بإلقاء الطعام. وقال أبو ذر، عن النبي صلى الله عليه وسلم: (من اعتجن بمائه).

 

[-3378-] İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Tebuk gazvesinde Hicr denilen yerde konaklayınca onlara oranın kuyusundan su içmemelerini ve ordan su çekmemelerini emretti. Ona: Biz ordan aldığımız suyla hamur yoğurduk, su doldurduk denilince, kendilerine o hamuru atmalarını ve o suyu dökmelerini emretti."

 

Ebu'ş-Şumus'dan gelen rivayete göre de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yemeğin atılmasını emretti. Ebu Zer', Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den: "Onun suyuyla hamuru yoğuran ... " diye buyurduğunu rivayet etmiştir.

 

Tekrar: 3379

 

حدثنا إبراهيم بن المنذر: حدثنا أنس بن عياض، عن عبيد الله، عن نافع: أن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما أخبره: أن الناس نزلوا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم أرض ثمود، الحجر، فاستقوا من بئرها واعتجنوا به، فأمرهم رسول الله صلى الله عليه وسلم أن يهريقوا ما استقوا من بئرها، وأن يعلفوا الإبل العجين، وأمرهم أن يستقوا من البئر التي كانت تردها الناقة.تابعه أسامة، عن نافع.

 

[-3379-] Abdullah b. Ömer r.a.'dan rivayete göre Müslümanlar, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Semud diyarı el-Hicr denilen yerde konakladılar. Kuyusundan su çektiler ve o su ile hamur yoğurdular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de kendilerine kuyularından çektikleri suları dökmelerini, hamuru da develerine yedirmelerini emretti. Kendilerine dişi devenin gidip su içtiği pınardan su almalarını emretti.

 

 

حدثني محمد: أخبرنا عبد الله، عن معمر، عن الزهري قال: أخبرني سالم بن عبد الله، عن أبيه رضي الله عنهم: أن النبي صلى الله عليه وسلم لما مر بالحجر قال: (لا تدخلوا مساكن الذين ظلموا إلا أن تكونوا باكين، أن يصيبكم ما أصابهم). ثم تقنع بردائه وهو على الرحل.

 

[-3380-] Salim b. Abdullah'ın babasından r.a. rivayet ettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hicr'den geçerken şöyle buyurdu: "Zulmedenlerin kaldıkları yerlere onlara isabet eden size isabet etmesin diye ancak ağlayanlar olarak giriniz." Daha sonra bineğin üzerinde olduğu halde elbisesi ile iyice örtündü.

 

 

حدثني عبد الله: حدثنا وهب: حدثنا أبي: سمعت يونس، عن الزهري، عن سالم: أن ابن عمر قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (لا تدخلوا مساكن الذين ظلموا أنفسهم إلا أن تكونوا باكين، أن يصيبكم مثل ما أصابهم).

 

[-3381-] İbn Ömer dedi ki:. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Onlara isabet edenin bir benzerinin size isabet etmemesi için kendilerine zulmedenlerin yurtlarına ancak ağlayanlar olarak giriniz."

 

 

AÇIKLAMA:

 

Nafi' yoluyla gelen hadisin sonlarındaki: "Onlara dişi devenin su içtiği pınardan su çekmelerini emir buyurdu" ifadesi ile ilgili olarak hocamız İmam el-Bulkini'ye: Bu kuyuların hangilerinin kime ait olduğu nereden biliniyordu, diye soruldu. O: Tevatür yoluyla, diye cevap verdi. Çünkü tevatürün olabilmesi için nakleden ravilerin müslüman olmaları şartı yoktur.

 

Ancak görüldüğü kadarıyla Nebi (s.a.v.) bunu vahiy yoluyla öğrenmiştir. Hocamızın açıklamaları ise, bu olaydan sonra gelecekler hakkında kabul edilerek yorumlanır.

 

Hadisten anlaşıldığına göre Semud kavminin su kaynaklarından su çekmek mekruhtur. Küfürleri dolayısıyla yüce Allah'ın azabı ile helak edilmiş bulunan kavimlere ait benzeri kuyular ve pınarlar da bu hükmün kapsamındadır.

 

Sözü geçen bu mekruh oluşun, tenzihi kerahet mi yoksa tahrimen mekruhluk mu ifade ettiği hususunda görüş ayrılığı vardır. Eğer tahrimen mekruh ise böyle bir sudan abdest almak sahih olur mu, olmaz mı? Bu hadis ile ilgili bahislerin önemli bir bölümü daha önceden Namaz bölümünün baş taraflarında yer alan "yerin dibine geçirilme ve azap mekanlarında namaz kılmak" başlığında geçmiş bulunmaktadır. (Bakınız: Namaz bölümü, 53. başlık, hadis no: 433)

 

"Zulmedenlerin meskenlerine girmeyiniz" ifadeleri arasına el-Kuşmiheni rivayetinde "kendilerine -nefislerine-" lafzı ilave edilmiştir. Bu hadis onlar dolayısıyla varid olmuş olsa dahi, Semud kavmi meskenlerini de, onlara benzer niteliklerde olan başka kavimlerin meskenlerini de kapsar.

 

 

SONRAKİ