|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Fedailu’s-Sahabe |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
DEVAM: 5. Nebi S.A.V.'İN: "EĞER HALİL EDiNECEK OLSAYDıM ...
" SÖZÜ -Kİ BUNU EBU SAİD (AZ ÖNCE GEÇEN 3654. HADİSTE) SÖYLEMİŞTİR
حدثنا محمد
بن مقاتل:
أخبرنا عبد
الله: أخبرنا
موسى بن عقبة،
عن سالم بن
عبد الله، عن
عبد الله بن
عمر رضي الله
عنهما قال: قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم: (من جر
ثوبه خيلاء،
لم ينظر الله
إليه يوم
القيامة).
فقال أبو بكر:
إن أحد شقي
ثوبي يسترخي،
إلا أن أتعاهد
ذلك منه؟ فقال
رسول الله صلى
الله عليه وسلم:
(إنك لن تصنع
ذلك خيلاء).
قال موسى:
فقلت لسالم:
أذكر عبد
الله: من جر
إزاره؟ قال:
لم أسمعه ذكر إلا
ثوبه.
[-3665-] Abdullah b. Ömer r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem şöyle buyurdu: "Kim kibirlenerek elbisesini çekecek olursa kıyamet
gününde Allah ona bakmayacaktır. Ebu Bekir dedi ki: Gereken dikkati
göstermeyecek olursam elbisemin iki ucundan birisi gevşeyebiliyor. Bunun
üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Sen bu işi
büyüklenmek için yapmazsın diye buyurdu."
Musa dedi ki: Ben Salim'e: Abdullah: "Kim izarını
çekerse" diye mi zikretti, diye sordum. O: Ben onun ancak
"elbisesini" derken işitmişimdir, dedi.
Tekrar: 5783, 5784, 5791 ve 6062
حدثنا أبو
اليمان: حدثنا
شعيب، عن
الزهري قال:
أخبرني حميد
ابن عبد
الرحمن بن
عوف: أن أبا هريرة
قال:
سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول: (من
أنفق زوجين من
شيء من
الأشياء في
سبيل الله،
دعي من أبواب -
يعني: الجنة -
يا عبد الله
هذا خير، فمن
كان من أهل
الصلاة دعي من
باب الصلاة،
ومن كان من أهل
الجهاد دعي من
باب الجهاد،
ومن كان من
أهل الصدقة
دعي من باب
الصدقة، ومن كان
من أهل الصيام
دعي من باب
الصيام، وباب
الريان). فقال
أبو بكر: ما
على هذا الذي
يدعى من تلك
الأبواب من
ضرورة، وقال:
هل يدعى منها
كلها أحد يا
رسول الله؟
قال: (نعم،
وأرجو أن تكون
منهم يا أبا
بكر).
[-3666-] Ebu Hureyre dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Her kim Allah yolunda herhangi bir şeyden
iki avuç infak ederse cennetin kapılarından: Ey Allah'ın kulu bu (daha)
hayırlıdır diye davet edilir. Namaz ehlinden olan kimse namaz kapısından davet
olunur. Cihad ehlinden olan kimse cihad kapısından çağrılır. Sadaka ehlinden
olan kimse sadaka kapısından davet edilir. Oruç ehlinden olan kimse oruç
kapısından ve reyyan kapısından çağırılır: Ebu Bekir dedi ki: Bu kapılardan
(herhangi birisinden) davet edilen için herhangi bir sıkıntı olmaz. Devamla
dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, acaba bir kimse bütün bunlardan davet olunur mu?
Şöyle buyurdu: Evet, umarım -ey Ebu Bekirsen de onlardan olursun."
حدثنا
إسماعيل بن
عبد الله:
حدثنا سليمان
بن بلال، عن
هشام ابن
عروة، عن عروة
بن الزبير، عن
عائشة رضي
الله عنها،
زوج النبي صلى
الله عليه
وسلم:
أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم مات وأبو
بكر بالسنح -
قال إسماعيل:
يعني
بالعالية -
فقام عمر
يقول: والله
ما مات رسول
الله صلى الله
عليه وسلم،
قالت: وقال
عمر: والله ما
كان يقع في
نفسي إلا ذاك،
وليبعثنه الله،
فليقطعن أيدي
رجال وأرجلهم.
فجاء أبو بكر
فكشف عن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فقبله، قال:
بأبي أنت
وأمي، طبت حيا
ميتا، والذي
نفسي بيده لا
يذيقنك الله
الموتتين
أبدا، ثم خرج
فقال: أيها
الحالف على
رسلك، فلما
تكلم أبو بكر
جلس عمر، فحمد
الله أبو بكر
وأثنى عليه،
وقال: ألا من
كان يعبد
محمدا صلى
الله عليه
وسلم فإن
محمدا قد مات،
ومن كان يعبد
الله فإن الله
حي لا يموت.
وقال: {أنك ميت
وإنهم ميتون}.
وقال: {وما
محمد إلا رسول
قد خلت من
قبله الرسل
أفأن مات أو
قتل انقلبتم
على أعقابكم
ومن ينقلب على
عقبيه فلن يضر
الله شيئا
وسيجزي الله
الشاكرين}.
فنشج الناس
يبكون، قال:
واجتمعت
الأنصار إلى
سعد بن عبادة
في سقيفة بني
ساعدة،
فقالوا: منا
أمير ومنكم
أمير، فذهب
إليهم أبو بكر
وعمر بن
الخطاب وأبو
عبيدة بن
الجراح، فذهب
عمر يتكلم
فأسكته أبو
بكر، وكان عمر
يقول: والله
ما أردت بذلك
إلا أني قد
هيأت كلاما قد
أعجبني، خشيت
أن لا يبلغه
أبو بكر، ثم
تكلم أبو بكر
فتكلم أبلغ
الناس، فقال
في كلامه: نحن
الأمراء
وأنتم
الوزراء،
فقال حباب بن
المنذر: لا
والله لا
نفعل، منا
أمير، ومنكم أمير،
فقال أبو بكر:
لا، ولكنا
الأمراء،
وأنتم
الوزارء، هم
أوسط العرب
دارا،
وأعربهم
أحسابا،
فبايعوا عمر
أو أبا عبيدة
بن الجراح، فقال
عمر: بل
نبايعك أنت،
فأنت سيدنا،
وخيرنا،
وأحبنا إلى
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم، فأخذ
عمر بيده
فبايعه،
وبايعه
الناس، فقال
قائل: قتلتم
سعدا، فقال
عمر: قتله
الله.
وقال عبد
الله بن سالم،
عن الزبيدي: قال
عبد الرحمن بن
القاسم:
أخبرني
القاسم: أن عائشة
رضي الله عنها
قالت: شخص بصر
النبي صلى الله
عليه وسلم ثم
قال: (في
الرفيق
الأعلى). ثلاثا،
وقص الحديث.
قالت: فما
كانت من
خطبتهما من خطبة
إلا نفع الله
بها، لقد خوف
عمر الناس، وإن
فيهم لنفاقا،
فردهم الله
بذلك. ثم لقد
بصر أبو بكر
الناس الهدى
وعرفهم الحق
الذي عليهم،
وخرجوا به
يتلون: {وما
محمد إلا رسول
قد خلت من
قبله الرسل -
إلى -
الشاكرين}.
[-3667-] Nebi (s.a.v.)'in zevcesi Aişe r.anha'dan
rivayete göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde Ebu
Bekir, es-Sunh denilen yerde idi. -(Ravilerden) İsmail: el-Aliye'yi
kastetmektedir, demiştir.- Ömer ayağa kalkıp: Allah'a yemin ederim, Resulullah
ölmedi, demeye koyuldu.
Aişe dedi ki: Ve Ömer, Allah'a yemin ederim (o an için) içimde
başka bir kanaat doğmamıştı, dedi.
(Ömer sözlerine şöyle devam etmişti): Andolsun Allah onu
gönderecek ve o bir takım kimselerin ellerini ve ayaklarını kesecektir. Derken
Ebu Bekir geldi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in (yüzünün) üzerini
açtı, onu öptü ve: Anam babam sana feda olsun dedi. Hayatta iken de hoştun,
vefat etmiş halinle de hoşsun. Nefsim elinde olana yemin ederim ki, Allah ölümü
sana iki defa tattırmayacaktır.
Daha sonra dışarı çıktı ve: Ey yemin eden kişi yavaş ol, dedi. Ebu
Bekir konuşmaya başlayınca Ömer oturdu."
[-3668-] "Sonra Ebu Bekir Allah'a hamd-u sena edip dedi ki: Dikkat
edin, kim Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ibadet ediyor idiyse şüphesiz
Muhammed ölmüş bulunuyor. Kim de Allah'a ibadet ediyorsa muhakkak Allah haydır,
ölmez. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz sen de öleceksin, onlar
da öleceklerdir."[Zümer, 30] "Muhammed ancak bir resuldür. Ondan önce
resuller gelip geçmiştir. Şimdi eğer o ölür ya da öldürülürse siz ökçelerinizin
üzerine gerisin geri mi döneceksiniz.? Kim ökçelerinin üzerine gerisin geri
dönerse asla Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri
mükafatlandıracaktır."[Al-i İmran, 144]
Oradakilerin hepsi içlerini çeke çeke ağlamaya başladılar. Ensar
Ben-i Saide Sakifesinde Said b. Ubade'nin etrafında toplanarak: Bizden bir
emir, sizden bir emir (olsun) dediler. Yanlarına Ebu Bekir, Ömer b. el-Hattab
ve Ebu Ubeyde b. el-Cerrah gitti. Ömer konuşmak istediyse de Ebu Bekir onu
susturdu.
Ömer (sonraları) şöyle derdi: Allah'a yemin ederim konuşmak
isteyişimin tek sebebi uygun görüp beğendiğim bir konuşma tasarlamış olmamdı.
Ebu Bekir'in bunu ifade edemeyeceğinden korkmuştum. Daha sonra Ebu Bekir
konuşunca insanların en belağatlisi olarak konuştu. Sözleri arasında şunları da
söyledi: Bizler emirleriz, sizler de vezirlersiniz.
Hubab b. el-Munzir: Hayır, Allah'a yemin ederim böyle yapmayınız.
Bizden bir emir, sizden bir emir (olsun), dedi.
Ebu Bekir dedi ki: Hayır bizler emirleriz, sizler vezirlersiniz.
Çünkü onlar hane olarak Arapların en üstünleri, soy sop olarak Arapların
hususiyetlerini kendilerinde en çok toplayanlardır. Bu sebeple ya Ömer'e, ya da
Ebu Ubeyde'ye bey'at ediniz.
Bunun üzerine Ömer: Hayır, sana bey'at ederiz, sen bizim
efendimiz, bizim en hayırlımız, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de
aramızda en sevdiği kişisin. Ömer elini yakalayarak ona bey'at etti, arkasından
diğer insanlar da ona bey'at etti. Oradakilerden birisi: Sa'd b. Ubade'yi
öldürdünüz deyince, Ömer: Onu öldüren Allahltır ,dedi."
[-3669-] Aişe r.anha dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in
gözleri yukarı doğru baktı, sonra da -üç defa-: Fi’r-Refiki’l a’la (En yüce
dost) la beraber dedi ve (ravilerden el-Kasım b. Muhammed b. Ebi Bekr
es-Sıddik) hadisin geri kalan kısmını nakletti. (Aişe) dedi ki: O gün ikisinin
söyledikleri her bir sözü Allah mutlaka faydalı kıldı. Ömer aralarında
münafıklar da varken insanları korkuttu ve bununla Allah onları geri
çevirdi."
[-3670-] "Sonra andolsun Ebu Bekir insanlara hidayeti göstermiş,
onlara üzerlerindeki hakkın ne olduğunu öğretmişti. Böylelikle onlar onunla
birlikte çıktıklarında: "Muhammed ancak bir resuldür. Ondan önce resuller
geçip gitmiştir ... Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır."[Al-i İmran,
144] ayetini okuyarak çıktılar."
حدثنا محمد
بن كثير:
أخبرنا سفيان:
حدثنا جامع بن
أبي راشد:
حدثنا أبو
يعلى، عن محمد
ابن الحنفية
قال: قلت
لأبي: أي
الناس خير بعد
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم؟ قال:
أبو بكر، قلت:
ثم من؟ قال: ثم
عمر، وخشيت أن
يقول عثمان،
قلت: ثم أنت؟
قال: ما أنا
إلا رجل من
المسلمين.
[-3671-] Muhammed b. el-Hanefiyye dedi ki: "Ben babama sordum.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den sonra insanların hayırlısı kimdir?
O: Ebu Bekir'dir dedi. Sonra kimdir, diye sordum, sonra Ömer'dir dedi. Daha
sonra Osman'dır diyeceğinden korktuğum için: Sonra sen misin deyince: Ben ancak
Müslümanlardan bir adamım, dedi."
حدثنا قتيبة
بن سعيد، عن
مالك، عن عبد
الرحمن بن
القاسم، عن
أبيه، عن
عائشة رضي
الله عنها أنها
قالت:
خرجنا
مع رسول الله
صلى الله عليه
وسلم في بعض
أسفاره، حتى إذا
كنا
بالبيداء، أو
بذات الجيش،
انقطع عقد لي،
فأقام رسول
الله صلى الله
عليه وسلم على
التماسه،
وأقام الناس
معه، وليسوا
على ماء، وليس
معهم ماء،
فأتى الناس
أبا بكر،
فقالوا: ألا
ترى ما صنعت
عائشة، أقامت
برسول الله
صلى الله عليه
وسلم وبالناس
معه، وليسوا
على ماء، وليس
معهم ماء؟
فجاء أبو بكر
ورسول الله صلى
الله عليه
وسلم واضع
رأسه على فخذي
قد نام، فقال:
حبست رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
والناس،
وليسوا على
ماء، وليس
معهم ماء،
قالت: فعاتبني،
وقال ما شاء
الله أن يقول،
وجعل يطعنني بيده
في خاصرتي،
فلا يمنعني من
التحرك إلا
مكان رسول
الله صلى الله
عليه وسلم على
فخذي، فنام
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حتى أصبح
على غير ماء،
فأنزل الله
آية التيمم
فتيمموا،
فقال أسيد بن
الحضير: ما هي
بأول بركتكم يا
آل أبي بكر،
فقالت: عائشة:
فبعثنا
البعير الذي
كنت عليه،
فوجدنا العقد
تحته.
[-3672-] Aişe r.a. dedi ki: "Seferlerinden birisinde Resulullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte çıktık. Nihayet biz Beyda'da ya da
ordugahta iken bir gerdanlığım koptu. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu
Aleyhi ve Sellem onu aramak üzere kaldı, onunla birlikte bulunanlar da kaldı.
Bir suyun yanı başında da değillerdi. Beraberlerinde su da yoktu. Orduda
bulunanlar Ebu Bekir'e gelerek: Aişe'nin yaptığını görmez misin, dediler.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i de onunla beraber diğer insanları da
alıkoydu. Üstelik su kenarında da değiller, beraberlerinde su da yok. Ebu Bekir
geldi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de başını uyluğumun üzerine
koymuş uyumuştu.
Resulullahı da, diğer insanları da alıkoydun dedi. Üstelik suyun
başında olmadıkları gibi beraberlerinde su da yok. Aişe dedi ki: (Babam) bana
sitem etti ve Allah'ın söylemesini dilediği şeyleri söyleyip durdu. Eliyle
böğrümden dürtmeye koyuldu. Hareket etmekten beni alıkoyan tek sebep de
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in başını uyluğumun üzerine koymuş
olması idi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanlar susuz olarak sabahı
edinceye kadar uykusuna devam etti. Yüce Allah da teyemmüm ayetini:
"...teyemmüm ediniz."[Nisa, 4] diye buyurarak indirdi.
Useyd b. el-Hudayr dedi ki: Ey Ebu Bekir hanedanı, bu sizin ilk
bereketiniz değildir. Aişe dedi ki: Yolculukta üzerine bindiğim çökmüş deveyi
kaldırınca gerdanlığı onun altında bulduk."
حدثنا آدم بن
أبي إياس:
حدثنا شعبة،
عن الأعمش
قال: سمعت
ذكوان يحدث،
عن أبي سعيد
الخدري رضي الله
عنه قال: قال
النبي صلى
الله عليه
وسلم: (لا
تسبوا أصحابي،
فلو أن أحدكم
أنفق مثل أحد
ذهبا، ما بلغ
مد أحدهم ولا
نصيفه).
تابعه جرير،
وعبد الله بن
داود، وأبو
معاوية،
ومحاضر، عن
الأعمش.
[-3673-] Ebu Said el-Hudri r.a. dedi ki: "Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ashabıma sövmeyiniz. Sizden herhangi
bir kimse Uhud dağı kadar altın infak edecek olsa dahi onlardan herhangi
birisinin bir mud veya onun yarısı kadar (infak)ına ulaşmaz."