|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Meğazi |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
DEVAM: 31. ZATU'R-RİKA' GAZVESİ
حدثنا قتيبة
بن سعيد، عن
مالك، عن يزيد
بن رومان، عن
صالح بن خوات،
عمن شهد رسول
الله صلى الله
عليه وسلم يوم
ذات الرقاع
صلى صلاة
الخوف: أن
طائفة صفت معه
وطائفة وجاه
العدو، فصلى
بالتي معه
ركعة، ثم ثبت
قائما،
وأتموا
لأنفسهم ثم
انصرفوا،
فصفوا وجاه
العدو، وجاءت
الطائفة
الأخرى فصلى
بهم الركعة
التي بقيت من
صلاته ثم ثبت
جالسا، وأتموا
لأنفسهم، ثم
سلم بهم.
قال مالك:
وذلك أحسن ما
سمعت في صلاة
الخوف.
[-4129-] Salih b. Havvat, Zatu'r-Rika' günü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem ile birlikte korku namazına tanık olanlardan birisinden naklettiğine
göre; bir grup onunla birlikte saf bağlamış, bir diğer grup ise düşmana karşı
dizilmişti. Allah Resulü kendisi ile birlikte olanlarla bir rekat kıldıktan
sonra ayakta kalmaya devam etti, onlar da namazıarını kendi kendilerine
tamamladılar. Daha sonra yerlerinden ayrılıp düşmana karşı saf tuttular. Diğer
grup geldi. Allah Resulü onlarla birlikte kendi namazından geriye kalan re kati
kıldı. Sonra yerinde oturup kaldı. Onlar da namazlarını kendi kendilerine
tamamladıktan sonra onlarla birlikte selam verdi."
وقال معاذ:
حدثنا هشام،
عن أبي
الزبير، عن
جابر قال: كنا
مع النبي صلى
الله عليه
وسلم بنخل. فذكر
صلاة الخوف.
تابعه
الليث، عن
هشام، عن زيد
بن أسلم: أن
القاسم بن
محمد حدثه:
صلاة النبي
صلى الله عليه
وسلم في غزوة
بني أنمار.
[-4130-] Cabir'den: "Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte
Nahl denilen mevkide bulunuyorduk" diyerek korku namazını nakletti.
Malik dedi ki: Bu benim korku namazına dair işittiklerimin en
hasen olanıdır.
el-Kasım b. Muhammed'den de: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem Beni Enmar gazvesinde (korku) namaz(ı) kıldı" dediği rivayet
edilmektedir.
حدثنا مسدد:
حدثنا يحيى بن
سعيد القطان،
عن يحيى بن سعيد
الأنصاري، عن
القاسم بن
محمد، عن صالح
بن خوات، عن
سهل بن أبي
حثمة قال:
يقوم
الإمام
مستقبل
القبلة،
وطائفة منهم
معه، وطائفة
من قبل العدو،
وجوههم إلى
العدو، فيصلي
بالذين معه
ركعة، ثم
يقومون
فيركعون لأنفسهم
ركعة،
ويسجدون
سجدتين في
مكانهم، ثم يذهب
هؤلاء إلى مقام
أولئك، فيجيء
أولئك فيركع
بهم ركعة، فله
ثنتان، ثم
يركعون
ويسجدون
سجدتين.
حدثنا مسدد:
حدثنا يحيى،
عن شعبة، عن
عبد الرحمن بن
القاسم، عن
أبيه، عن صالح
بن خوات، عن سهل
بن أبي حثمة،
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم: مثله.
حدثني محمد
بن عبيد الله
قال: حدثني
ابن أبي حازم،
عن يحيى: سمع
قاسم: أخبرني
صالح بن خوات،
عن سهل: حدثه:
قوله.
[-4131-] Sehl b. Ebi Hasme dedi ki: "İmam kıbleye dönerek namaza
durur. Askerlerden bir grup da onunla birlikte dururken bir diğer grup yüzleri düşmanlara
dönük olarak düşmanın karşısında dururlar. Kendisiyle birlikte olanlarla bir
rekat kılar. Sonra onlar kalkıp kendi kendilerine ve bulundukları yerde bir
rekat kılıp, iki secde yaparlar. Daha sonra bunlar öbürlerinin yerine gider.
Öbürleri gelir (imam’ın arkasında dururlar.) O da onlarla bir rekat kılar.
Böylelikle o iki rekat kılmış olur. Daha sonra onlar (sonra gelenler) rüku
edip, iki defa secde yaparlar."
حدثنا أبو
اليمان:
أخبرنا شعيب،
عن الزهري قال:
أخبرني سالم:
أن ابن عمر
رضي الله
عنهما قال:
غزوت
مع رسول الله
صلى الله عليه
وسلم قبل نجد،
فوازينا
العدو،
فصاففنا لهم.
[-4132-] İbn Ömer r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem ile birlikte Necid'e doğru bir gazaya katıldım. Tam düşmana karşı
geldiğimizde onların önünde saf halinde durduk."
حدثنا مسدد:
حدثنا يزيد بن
زريع: حدثنا
معمر، عن
الزهري، عن
سالم بن عبد
الله بن عمر،
عن أبيه:
أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم صلى
بإحدى الطائفتين،
والطائفة
الأخرى
مواجهة
العدو، ثم
انصرفوا،
فقاموا في
مقام أصحابهم
أولئك، فجاء
أولئك، فصلى
بهم ركعة ثم
سلم عليهم، ثم
قام هؤلاء
فقضوا
ركعتهم، وقام
هؤلاء فقضوا
ركعتهم.
[-4133-] Salim b. Abdullah b. Ömer, babasından rivayetle "Resulullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki kesimden birisine namaz kıldırırken diğer kesim
düşmana karşı durmuştu. Daha sonra arkasında namaz kılanlar gidip diğer
arkadaşlarının yerinde durdular. Öbürleri gelince onlara da bir rekat kıldırdı,
sonra onlar arkasında iken selam verdi. Onlar ayağa kalkıp geri kalan
rekatlerini kaza ettiler (kıldılar). Öbürleri de kalkıp diğer rekatlerinin
kazasını yaptılar."
AÇIKLAMA:
"Nebi (s.a.v.) ile birlikte Nahl denilen mevkide idik
deyip, korku namazını nakletti." Buhari bu hadisi muhtasar ve muallak
olarak zikretmiş bulunmaktadır. Çünkü onun bundan maksadı Cabir yoluyla gelen
rivayetlerin ittfakla korku namazının kılındığı gazvenin Zatu'r-Rika’ gazvesi
olduğunu belirtmektir. Ancak böyle bir iddia su götürür. Zira Hişam'ın
Ebu'z-Zübeyr yoluyla gelen bu rivayeti bir başka hadisin bir başka gazvede
(korku namazının kılındığını) göstermektedir. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bu
hadisin Tayalisi ve başka kaynaklardaki rivayetlerinde "müşrikler şöyle
demişlerdi: Onları bırakın. Onların kendi öz çocuklarından daha çok sevdikleri
bir namazları vardır. (Cabir) dedi ki: Bunun üzerine Cibril inip ona (durumu)
haber verdi. O da ashabına ikindi namazını kıldırdı ve onları iki saf halinde
dizdi" diyerek korku namazının nasıl kılınacağını nakletti. Bu olay ise
Usfan gazvesinde cereyan etmiştir. Bu hadisi de Müslim rivayet etmiş
bulunmaktadır.
"Bu benim korku namazına dair
duyduklarım ın en hasenidir." Bu ifade Malik’in korku namazının nasıl
kılınacağına dair değişik şekiller ihtiva eden rivayetler duymuş olmasını
gerektirmektedir. Durum da böyledir. Nebi (s.a.v.)'den korku namazının nasıl
kılınacağına dair çeşitli şekilleri ihtiva eden rivayetler gelmiş
bulunmaktadır.
Bazı ilim adamları bu farklı şekilleri durumların farklılığı ile
açıklamışlardır.
Diğerleri ise bu hususta genişliğin bulunduğu ve herhangi bir
şekli alıp ona göre kılmakta muhayyer olduğu şeklinde açıklamışlardır. Bundan
önce "korku namazı" bahsinde bu hususa işaret edilmiş bulunmaktadır.
Şafii, Ahmed ve Davud da bu keyfiyeti tercih hususunda İmam Malik'e muvafakat
etmişlerdir. Çünkü bu keyfiyete dair rivayete çokça muhalif rivayet
bulunmamaktadır. Ayrıca savaş hali için de daha ihtiyatlı bir şekildir. Bununla
birlikte İbn Ömer hadisinde zikredilen keyfiyeti de caiz kabul etmektedirler.
İbn Ömer yoluyla gelen hadiste sözü edilen keyfiyetin neshedildiğine dair bir
görüş Şafii'den nakledilmiş ise de böyle bir kanaati belirttiği sabit olarak
ondan gelmemiştir. Malikilerin ifadelerinin zahirinden anlaşıldığına göre İbn
Ömer'in rivayet ettiği hadiste sözkonusu edilen keyfiyet caiz kabul
edilmemiştir.
"İbn Ömer r.a. dedi ki: Resulullah s.a.v. ile birlikte
Necid taraflarına yaptığı bir gazada bulundum. Düşman ile karşı karşıya
geldik." Onlarla savaştık demektir.
حدثنا أبو
اليمان: حدثنا
شعيب، عن
الزهري قال:
حدثني سنان
وأبو سلمة: أن
جابرا أخبر:
أنه غزا مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قبل نجد.
[-4134-] Sinan ve Ebu Seleme'den rivayete göre Cabir: "Kendisinin
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Necid taraflarına doğru bir
gazaya katılmış olduğunu ... " haber vermiştir.