|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Meğazi |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
DEVAM: 38. HAYBER GAZVESİ
وقال أبو
بردة، عن أبي
موسى:
قال
النبي صلى
الله عليه
وسلم: (إني
لأعرف أصوات
رفقة
الأشعريين
بالقرآن حين
يدخلون بالليل،
وأعرف
منازلهم من
أصواتهم
بالقرآن بالليل،
وإن كنت لم أر
منازلهم حين
نزلوا بالنهار،
ومنهم حكيم،
إذا لقي
الخيل، أو
قال: العدو،
قال لهم: إن
أصحابي
يأمرونكم أن
تنظروهم).
[-4232-] Ebu Musa dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle
buyurdu: Ben Eş'arıler topluluğunu geceleyin (evlerine) girdikleri vakit
(okudukları) Kur'an'dan tanırım. Geceleyin okudukları Kur'an seslerinden
onların kaldıkları yerleri bilirim. İsterse gündüzün onların konakladıkları
yerleri görmemiş olayım. Bunlardan birisi de Hakim'dir. O süvarilerle -ya da:
Düşmanla dedi- karşılaştığı vakit onlara: Arkadaşlarım sizlere kendilerini
beklemenizi emrediyor, derdi."
AÇIKLAMA:
"Bu Allah ve Resulü içindi." Hicretimizi onlar için
yapmıştık.
"İki hicretiniz (vardır)." Ebu Ya'la: "Siz iki
defa hicret ettiniz. Bir sefer Necaşi'ye (Habeşistan'a) hicret ettiniz. Bir sefer
de yanıma (gelmek üzere) hicret ettiniz" ibaresini eklemektedir.
Hadisin zahirinden onların diğer muhacirlerden daha faziletli
olduğu anlaşılıyor ise de onların kayıtsız ve şartsız olarak daha faziletli
olması gerekmez. Ancak bu bakımdan onların faziletleri vardır.
"Peyderpey" yani gruplar halinde.
"Onlara: Arkadaşlarım sizlere kendilerini beklemelerini
emrediyor, derdi."
Yani aşırı kahramanlığından ötürü o düşmandan kaçmaz, aksine
onlarla karşı karşıya gelir ve -mesela- gitmek istediklerinde: Yanınıza
gelinceye kadar süvarileri bekleyiniz, derdi. Böylelikle onların savaştaki
sebatlarını arttırmak istiyordu. Bu açıklama rivayetteki: "Ya da: Düşman
dedi" şeklindeki ikinci şıkka göredir.
Birinci şıkka göre -ki o da: "Atlılarla karşılaştığı vakit"
sözüdür- gelince, onun bu sözleriyle Müslümanların atlarını kastetmiş olması
ihtimali vardır. Böylelikle arkadaşlarının piyade olduklarına işaret edilmiş
olmaktadır. Kendisi ise atlılara hep birlikte düşmanların üzerine yürümek üzere
onları (piyade olanları) beklemelerini emrediyordu. Bu açıklama doğruya daha
yakındır.
İbnu't-Tin der ki: Onun sözleri: Arkadaşları Allah yolunda
savaşmayı seven ve başlarına gelen musibetlere aldırmayan kimselerdi, demektir.