|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Meğazi |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
DEVAM: 65- EBU UBEYDE'NİN KUMANDANLIĞINDA KUREYŞLİLERE AİT BİR
KERVANIN YOLUNU KESEN GAZİLERİN SEYFU'L-BAHR GAZVESİ
حدثنا مسدد:
حدثنا يحيى،
عن ابن جريج
قال: أخبرني
عمرو: أنه سمع
جابرا رضي
الله عنه
يقول: غزونا
جيش الخبط،
وأمر أبو
عبيدة، فجعنا
جوعا شديدا،
فألقى لنا
البحر حوتا
ميتا لم نر
مثله، يقال له
العنبر،
فأكلنا منه
نصف شهر، فأخذ
أبو عبيدة
عظما من عظامه
فمر الراكب
تحته.
فأخبرني أبو
الزبير: أنه
سمع جابرا
يقول:
قال
أبو عبيدة:
كلوا، فلما
قدمنا
المدينة
ذكرنا ذلك
للنبي صلى
الله عليه
وسلم فقال:
(كلوا، رزقا
أخرجه الله،
أطعمونا إن
كان معكم).
فأتاه بعضهم
بعضو فأكله.
[-4362-] Amr'dan rivayete göre o Cabir r.a.'ı şöyle derken dinlemiştir:
"Biz el-Habat ordusu gazaya çıktık. Ebu Ubeyde bize kumandan tayin
edilmişti. Oldukça ileri derecede aç kaldık. Deniz anber denilen benzerini
görmediğimiz ölü bir balığı kıyıya attı. Onbeş gün boyunca ondan yedik. Ebu
Ubeyde kemiklerinden birisini aldı, bineği üzerinde suvari altından geçti.
Ebu'z-Zubeyr'in bana haber verdiğine göre o Ca.bir'i şöyle derken
dinlemiştir: Ebu Ubeyde: (Bu balığın etinden) yiyiniz, dedi. Medine'ye
geldikten sonra biz bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattık. O da:
Yiyiniz, o Allah'ın (denizden) çıkardığı bir rIZIktır. Eğer
beraberinizde (ondan kalmış) bir şeyler varsa bize de verin yiyelim, diye
buyurdu. Onlardan birisi ona bir parça getirdi, o da onu yedi."
AÇIKLAMA:
"Seyfu'l-Bahr" yani deniz kıyısı "gazvesi"
İkinci rivayette geçen: "Biz silkelenen ağaç yapraklarını yiyecek
kadar ileri derecede açlıkla karşılaştık" ifadesinde geçen el-Habat, Selem
diye bilinen ağacın yaprağına denir. Ebu'z-Zubeyr yoluyla gelen rivayette şöyle
denilmektedir:
"Sopalarımızla yaprak silkeliyor, sonra o yaprakları su ile
ıslattıktan sonra yiyorduk." Bu da silkelenen bu yaprakların kuru olduğunu
göstermektedir.
"Küçük bir dağı andıran bir balık gördük." Balık
(el-Hut), bütün balık türleri için bir cins isimdir. Bunun sadece büyükler
hakkında kullanılan özel bir isim olduğu da söylenmiştir. ez-Zarib de küçük dağ
demektir.
İbn Cureyc'in, Amr b. Dinar yoluyla zikrettiği başlığın
sonlarındaki rivayette şöyle denmektedir: "Deniz bize ölü bir balık
attı" şeklindedir. Bu da ölü balığın yenilmesinin caiz olduğuna delil
gösterilmiştir. İleride yüce Allah'ın izniyle Et'İme (yiyecekler) bölümünde
buna dair açıklamalar gelecektir.
Hadisten ayrıca açlığın baş göstermesi halinde ordu arasında
eşitlik sağlamanın meşru olduğu, yemeğin topluca yenilmesinin bereketlenmesine
sebep teşkil edeceği de anlaşılmaktadır.