|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Tefsir / BAKARA SURESİ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: {قولوا
آمنا بالله
وما أنزل
إلينا} /136/.
11. "ALLAH'A VE BİZE İNDİRİLENE İMAN ETTİK" DEYiN
[Bakara 136] AYETİNiN TEFSİRİ
حدثنا محمد
بن بشار:
حدثنا عثمان
بن عمر: أخبرنا
علي بن
المبارك، عن
يحيى بن أبي
كثير، عن أبي
سلمة، عن أبي
هريرة رضي
الله عنه قال:
كان
أهل الكتاب
يقرؤون
التوراة
بالعبرانية،
ويفسرونها
بالعربية
لأهل
الإسلام،
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم: (لا
تصدقوا أهل الكتاب
ولا تكذبوهم،
وقولوا: {آمنا
بالله وما أنزل
إلينا} الآية).
[-4485-] Ebu Hureyre'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Ehl-i Kitab
Tevrat'ı İbranice okuyup, Müslümanlara Arapça olarak açıklıyorlardı. Bu durum
karşısında Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ehl-i
Kitab’ı ne tasdik edin, ne de yalanlayın! Ancak 'Biz Allaha ve bize indirilene
... '299 iman ettik deyin!"
Tekrar: 7262, 7542.
AÇIKLAMA:
"Ehl-i Kitab" Bu hadiste ehl-i kitap ile yahudiler
kastedilmiştir.
"Ehl-i Kitab’ı ne tasdik edin, ne de yalanlayın!"
Çünkü Ehl-i Kitab'ın Müslümanlara bildirdiği konular doğru da olabilir, yalan
da. Eğer doğru ise, Müslümanlar yalanladıkları takdirde hakkı yalanlamış
olurlar. Eğer yalan ise, tasdik ettikleri takdirde yalanı doğrulamış olurlar.
Her iki durumda da sıkıntıya düşerler.
Ehl-i Kitab’ın bizim dinimiz tarafından tam tersinin kabul
edildiği bir takım hususlarını yalanlamak bu yasağın kapsamına girmez. Aynı
şekilde bizim dinimiz tarafından onaylanan bir takım meselelerini doğrulamak da
bu yasağın kapsa' mına girmez. İmam Şafii bu konuya dikkat çekmiştir.
Bu hadisten problemli konulara dalmaktan çekinmek, bu hususlarda
zan ile kesin karara varmaktan kaçınmak sonucu çıkar. Bu yüzden selef-i
salihinden nakledilen bu tür haberler bu şekilde değerlendirilir.
باب: {سيقول
السفهاء من
الناس ما
ولاهم عن قبلتهم
التي كانوا
عليها قل لله
المشرق
والمغرب يهدي
من يشاء إلى
صراط مستقيم} /142/.
12. "İNSANLARDAN BİR KISIM KIT AKıLLıLAR: YÖNELMEKTE
OLDUKLARI KIBLELERİNDEN ONLARI ÇEVİREN NEDİR? DİYECEKLER. DE Kİ: DOĞU DA, BATI
DA ALLAH'INDIR. O DİLEDİĞİNİ DOĞRU YOLA İLETİR," [Bakara 142] AYETİNİN
TEFSİRİ
حدثنا أبو
نعيم: سمع
زهيرا، عن أبي
إسحاق، عن البراء
رضي الله عنه:
أن رسول الله
صلى الله عليه
وسلم صلى إلى
بيت المقدس
ستة عشر شهرا،
أو سبعة عشر
شهرا، وكان
يعجبه أن تكون
قبلته قبل
البيت، وأنه
صلى، أو
صلاها، صلاة
العصر وصلى معه
قوم، فخرج رجل
ممن كان صلى معه
فمر على أهل
المسجد وهم
راكعون، قال:
أشهد بالله،
لقد صليت مع
النبي صلى
الله عليه
وسلم قبل مكة،
فداروا كما هم
قبل البيت،
وكان الذي مات
على القبلة
قبل أن تحول
قبل البيت
رجال قتلوا،
لم ندر ما
نقول فيهم،
فأنزل الله:
{وما كان الله
ليضيع
إيمانكم إن
الله بالناس
لرؤوف رحيم}.
[-4486-] Bera İbn Azib'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem Beyt-i Makdis'e (Kudüs'e) doğru on altı ya da on
yedi ay namaz kıldı. Ancak kıblesinin Ka'be olması onun hoşuna giderdi. Bir defasında
ikindi namazını kıldı. Onunla birlikte bir cemaat de namaz kıldı. Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'le namaz kılan insanlardan biri Mescid-i Nebevi'den
dışarı çıkıp başka bir mescide gitti. O esnada mesciddeki cemaat rüku halinde
idi. Onlara 'Allah'a yemin ederim ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile
birlikte Mekke'ye doğru namaz kıldım,' dedi. Bunun üzerine cemaat Ka'be'ye
doğru döndü.
Kıblenin Ka'be'ye çevrilmesinden önce eski kıble üzerine ibadet
ederken vefat eden ve (Allah yolunda) öldürülen kimseler hakkında ne
diyeceğimizi bilemiyorduk. Bunun üzerine Allah Teala, 'Allah sizin imanınız!
asla zayi edecek değildir. Zira O, insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir,
'[Bakara, 143] ayetini indirdi."
AÇIKLAMA:
"İnsanlardan Bİr Kısım Kıt Akıllılar: Yönelmekte Oldukları
Kıblelerinden Onları Çeviren Nedir? Diyecekler ......es-Süfehaü kelimesi, kıt
akıllı anlamına gelen ... kelimesinin çoğuludur. Bu ayette "kıt
akıllılar" ifadesiyle kimlerin kastedildiği konusunda ihtilaf edilmiştir. Bu
konuda nakledilen hadisin ravisi Bera ile İbn Abbas ve Mücahid'e göre bu
ifadeyle Yahudiler kastedilmiştir. Taberı sahih senetlerle bu görüşü onlardan
nakletmiştir. Bu ifade ile kafirler [Mekke müşrikleri], münafıklar ve Yahudiler
kastedilmiştir. Şöyle ki; kıble değiştirilince kafirler: "Muhammed,
kıblemize döndü. Dinimize de dönecektir. Zira o, bizim hak üzere olduğumuzu
anladı," dediler. Münafıklar ise, "Eğer Muhammed daha önce hak üzere
ise, şu an yöneldiği kıble batıldır. Yok eğer şimdi hak üzere ise, daha önce yöneldiği
kıble batıldı," dediler. Yahudiler de, "Muhammed, Nebilerin kıblesine
muhalefet etti. Eğer gerçekten Nebi olsaydı, onlara muhalefet etmezdi,"
dediler. Bu şekilde kıt akıllıların iftiraları çoğalınca aralarında bu ayetin
de bulunduğu "Biz, bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır, ya da onu
unutturursak - ertelersek ... "[Bakara 106] ayetinden "Sakın onlardan
korkmayın! Yalnız Ben'den korkun!"[Bakara 150] ayetine kadarki Kur'an
ayetleri nazil oldu.
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Beyt-i Makdis'e (Kudüs'e)
doğru on altı ya da on yedi ay kadar namaz kıldı." Hadisin bu kısmının
açıklaması daha önce "Kitabu'l-ıman" bölümünde geçmişti.