|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Tefsir / SAFFAT SURESİ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
وقال مجاهد:
{ويقذفون
بالغيب من
مكان بعيد} /سبأ:
53/: من كل مكان.
{ويقذفون من
كل جانب} /8/:
يرمون. {واصب} /9/:
دائم. {لازب} /11/:
لازم.
{تأتوننا عن
اليمين} /28/: يعني
الحق، الكفار
تقوله
للشيطان. {غول}
/47/: وجع بطن.
{ينزفون} /47/: لا
تذهب عقولهم.
{قرين} /51/: شيطان.
{يهرعون} /70/:
كهيئة
الهرولة.
{يزفون} /94/: النسلان
في المشي.
{وبين الجنة
نسبا} /158/: قال
كفار قريش: الملائكة
بنات الله،
وأمهاتهم
بنات سروات الجن.
وقال الله
تعالى: {ولقد
علمت الجنة
إنهم لمحضرون}
/158/: ستحضر
للحساب.
Mücahid şöyle demiştir: ويقذفون
بالغيب من
مكان بعيد
ve yakzifune bi'l-ğaybi min mekanin baİd [ayetinde geçen meka’nın baıd ifadesi]
(Sebe' 53) "her taraftan" anlamına gelir. ويقذفون
من كل جانب ve yukzefune min kulli canib [ifadesinde geçen yukzerune
kelimesi] (Saffat 8) "atılırlar" demektir . واصب
vasib (Saffat 9) kelimesi "sürekli, kesintisiz, devamlı" manasını
ifade eder. تأتوننا
عن اليمين
te'tunena ani'l-yemin [ifadesinde geçen yemin kelimesi ile (Saffat 28) hak
kastediimiştir. Kafirler bu sözü şeytana söylerler. غول
ğavl (Saffat 47) "karın ağrısı" anlamına gelir. ........... Ve la hum
anha] yunzefun (Saffat 47) "akılları başlarından gitmez," demektir. قرين
Karin (Saffat 51) "şeytan" anlamına gelir. يهرعون
Yuhraun (Saffat 70) "hızlı hızlı koşuyorlardı," demektir. يزفون
Yeziffun (Saffat 94) "hızlı adımlarla yürüyorlar" manasına gelir. وبين الجنة
نسبا ve beyne'l-cinneti
nesebe (Saffat 158) [ayeti müşrikler hakkındadır.] Kureyşli kafirler meleklerin
Allah'ın kızları olduğunu, annelerinin de cinlerin ileri gelenlerinin kızları
olduğunu söylüyorlardı. Allah Teala da şöyle buyurmuştur: Andolsun, cinler de
kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilir/er.
وقال ابن
عباس: {لنحن
الصافون} /165/:
الملائكة.
{صراط الجحيم} /23/:
{سواء الجحيم} /55/:
ووسط الجحيم.
{لشوبا} /67/: يخلط
طعامهم،
ويساط
بالحميم.
{مدحورا}
/الأعراف: 18/:
مطرودا. {بيض
مكنون} /49/:
اللؤلؤ المكنون.
{وتركنا عليه
في الآخرين} /78،
108، 129/: يذكر بخير. {يستسخرون}
/14/: يسخرون.
{بعلا} /125/: ربا.
İbn Abbas şöyle demiştir: لنحن
الصافون
lenahnu's-saffun (Saffat 165) [ifadesi] meleklere aittir. صراط الجحيم Siratı'l-cahim (Saffat 23) ve سواء
الجحيم
sevai'l cahım (Saffat 55) "Cehennemin ortası" anlamına gelir. لشوبا
le şevben kelimesi onlann yemeklerinin karıştırıldığını, kaynar su ile
karıldığını ifade eder. مدحورا Medhura (A'raf 18) ,"kovulmuş," بيض مكنون beydun meknun (Saffat 49) "saklanmış inci" anlamına
gelir . تركنا
عليه في
الآخرين
terekna aleyhi fi'l-ahirin "hayırla
anılmayı" ifade eder. يستسخرون Yesteshirun (Saffat 14) [mezid fiil olmasına rağmen sülası
mücerred manası taşır ve] "alayederler" anlamına gelir. بعلا
Ba'la (Saffat 125) "rab," .......esbab (Sad 10) "sema"
demektir .
AÇIKLAMA:
Firyabı İbn Ebı Nedh kanalıyla ..............ve yakzifune
bi'l-ğaybi min mekan ayeti hakkında Mücahid'in şöyle 'söylediğini nakletmiştir:
Bu ayet Mekkeli müşriklerin Hz. Nebi'e büyücü, kahin ve şair demelerini ifade
eder.
Yine Firyabı senediyle birlikte Mücahid'in şöyle söylediğini
nakletmiştir: .........Te'tunena ani'l-yemln. Kafirler bu sözü şeytana
söylerler." Ancak yukarıdaki ziyade bu rivayette yoktur. Bu da
göstermektedir ki, söz konusu ziyade musannifin bir açıklamasıdır.
Bu ziyade iki şekilde bize naklediimiştir: .......Yaini cinne
şeklinde ifadesini esas alanlar, kendisine söz söylenenlerin şeytanlar olduğunu
kastetmiştir. ......Yaini hakka açıklamasını esas alanlar ise, yemin / sağ
sözcüğünü tefsır etmeyi amaçlamışlardır. Buna göre ayetin anlamı şu şekilde
olur: Siz bize hak tarafından yaklaşıyordunuz ve hakkı bize yanlış
gösteriyordunuz. Katade'nin şu tefsiri de bunu desteklemektedir: İnsanlar
cinlere şöyle derler: Siz bize cennet tarafından yaklaşıp bizi cennetten
uzaklaştırdınız.
بعلا Ba'la "rab" anlamına gelir açıklaması sadece Nesef! rivayetinde
vardır.
İbn Ebi Hatim'in Ata İbnu's-Saib. ve İkrime kanalıyla naklettiği
rivayete göre, İbn Abbas bir ineği süren bir adam görmüş ve "Bu ineğin
sahibi / ba'li kim?" diye sormuş. Oradakiler ineğin sahibini çağırmışlar.
İbn Abbas ona; "Sen kimlerdensin?" diye sormuş. O da; "Yemen
halkındanım," diye cevap vermiş. Bunun üzerine İbn Abbas şöyle demiş: İşte
.........eted'une ba'la ayeti onların dilinde inmiştir. Ba'l, rab demektir
باب: {وإن
يونس لمن
المرسلين} /139/.
1. "DOĞRUSU YUNUS DA GÖNDERİLEN NEBİLERDENDİ,"(Saffat
139) AYETİNİN TEFSİRİ
حدثنا قتيبة
بن سعيد:
حدثنا جرير،
عن الأعمش، عن
أبي وائل، عن
عبد الله رضي
الله عنه قال:
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم:
(ما
ينبغي لأحد أن
يكون خيرا من
يونس بن متى).
[-4804-] Abdullah [İbn Mes'ud] radiyallahu anh, Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Hiçbir
kul’un Yunus bin Matta'dan daha hayırlı olması gerekmez."
حدثني
إبراهيم بن
المنذر: حدثنا
محمد بن فليح قال:
حدثني أبي، عن
هلال بن علي، من
بني عامر بن
لؤي، عن عطاء
بن يسار، عن
أبي هريرة رضي
الله عنه، عن
النبي صلى
الله عليه وسلم
قال:
(من
قال أنا خير
من يونس بن
متى فقد كذب)
[-4805-] Ebu Hureyre radiyallahu anh'dan Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Her kim 'Ben Yunus İbn
Matta'dan daha üstünüm,' derse yalan söylemiştir."
İmam Buhari bu başlık altında İbn Mes'ud'dan nakledilen hadis ile
Ebu Hureyre'den rivayet edilen hadisi verdi. Bunun açıklaması "Enbiya
Bölümü"nde geçmişti. (Hadis no: 3416 da)