|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Tefsir / MUHAMMED SURESİ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
{أوزارها}
/4/: آثامها، حتى
لا يبقى مسلم.
{عرفها} /6/: بينها.
أوزارها Evzaraha (Muhammed 4)
"günahları" anlamına gelir. Bu
kelimenin geçtiği ayet herkes teslim oluncaya kadar savaşın devam edeceğini gösterir.
عرفها
Arrafeha (Muhammed 6) "onu açıkladı" demektir,
وقال مجاهد:
{مولى الذين
آمنوا} /11/: وليهم.
{عزم الأمر} /21/:
جد الأمر. {فلا
تهنوا} /35/: لا
تضعفوا.
Mücahid şöyle demiştir: مولى
الذين آمنوا Mevlellezıne amenu ifadesi "onların velisi" anlamına
gelir.(Muhammed 11) عزم
الأمر
Feiza azeme'l-emru "iş ciddileşince,"(Muhammed 21) فلا تهنوا fela tehinu "zayıflık göstermeyin" demektir.(Muhammed
35)
وقال ابن
عباس:
{أضغانهم} /29/:
حسدهم. {آسن} /15/:
متغير.
İbn Abbas şöyle demiştir: أضغانهم Adğanehum "kinleri,"(Muhammed 29) آسن asin "değişen"
anlamına gelir.
AÇIKLAMA:
Abdurrezzak, Ma'mer kanalıyla Katade'nin ........hatta
tedaa'l-harbü evzareha ayetini "şirk yok oluncaya kadar" şeklinde
açıklayıp "harb" kelimesinin Nebi s.a.v. ile savaşan kimseler hakkın
da olduğunu ifade etmiştir. İbnu't-Tin şöyle demiştir: "Sadece Buhari
tarafından evzar kelimesi günahlar şeklinde izah edilmiştir. Halbuki yaygın
görüşe göre, bu kelime ile silah kastedilmiştir. Bir görüşe göre de bu ifade
'Hz. İsa ininceye ka-' dar' anlamına gelir." İbnu't-Tin'in nefyettiği
başkaları tarafından söylenmiştir. İbn Karkul şöyle demiştir: Bu tefsir, başka
bir tefsire ihtiyaç duyar. Çünkü "harb"in günahı olmaz. Belki de
burada, Ferra'nın söylediği gibi, savaşanların günahları kastedilmiş, daha
sonra muzaf hazfedilip muzafun ileyh onun yerine geçirilmiştir. Burada
Nehhas'ın dile getirdiği şu yorum da söz konusu olabilir: "Savaş, günah
sahiplerini yok edip ortada hiçbir müşrik kalmayıncaya kadar ... " ..........Arrafeha ifadesinin "onu açıkladı"
şeklinde izahı Ebu Ubeyde'ye aittir.
O, bu konuda şöyle demiştir: Allah Teala cenneti onlara
açıklamış ve makamlarını göstermiştir.
باب: {وتقطعوا
أرحامكم} /22/.
1. "AKRABALIK BAĞLARINI KESMEYE"(Muhammed 22) AYETiNiN
TEFSİRİ
حدثنا خالد
بن مخلد: حدثنا
سليمان قال:
حدثني معاوية
بن أبي مزرد، عن
سعيد بن يسار،
عن أبي هريرة
رضي الله عنه،
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم قال:
(خلق
الله الخلق،
فلما فرغ منه
قامت الرحم،
فأخذت بحقو
الرحمن، فقال
له: مه، قالت:
هذا مقام العائذ
بك من
القطيعة، قال:
ألا ترضين أن
أصل من وصلك،
وأقطع من
قطعك؟ قالت:
بلى يا رب،
قال: فذاك). قال
أبو هريرة:
اقرؤوا إن
شئتم: {فهل
عسيتم إن
توليتم أن
تفسدوا في
الأرض
وتقطعوا
أرحامكم}.
[-4830-] Ebu Hureyre'den Hz. Nebi Sallallahu aleyhi ve Sellem'in şöyle
buyurduğU rivayet edilmiştir:
Allah Teala tüm mahlukatı yaratıp yaratmayı bitirince, rahim /
akrabalık bağı kalkıp Rahman'ın (azamet izarının) bir ucundan tuttu. Allah
Teala ona; "Ne istiyorsun?" diye sordu. O da şöyle cevap verdi:
"Benim bu şekildekalkmam, ilişkileri kesilen birinin kalkışıdır. Bunun
üzerine Allah Teala: "Seninle bağ kuranlar ile bağ kurmama; seninle
bağlarını koparanlarla bağlarımı koparmama razı olur musun?" buyurdu. O
da; "Elbette Ey Rabbim!" diye karşılık verdi. Allah Teala da;
"Bundan sonra böyle olacak ... " şeklinde hükmetti.
Ebu Hureyre şöyle demiştir: Dilerseniz "Geri dönerseniz,
yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye dönmüş olmaz
mısınız?" ayetini okuyun,
Tekrar: 4831, 4832, 5987, 7502.
حدثنا
إبراهيم بن
حمزة: حدثنا
حاتم، عن
معاوية قال:
حدثني عمي أبو
الحباب سعيد
بن يسار، عن أبي
هريرة بهذا،
ثم قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم:
(اقرؤوا إن
شئتم: {فهل
عسيتم}).
[-4831-] Ebu Hureyre'den aynı şekilde rivayet edilmiştir. .. Rivayetin
sonunda o şöyle demiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem
"Dilerseniz 'Geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık
bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız?' ayetini okuyun," buyurdu.
حدثنا بشر بن
محمد: أخبرنا
عبد الله:
أخبرنا معاوية
بن أبي المزرد
بهذا، قال
رسول الله صلى
الله عليه وسلم:
(واقرؤوا إن
شئتم: {فهل
عسيتم}).
[-4832-] Muaviye İbn Ebi'l-Müzerrad'dan bu rivayet nakledilmiştir ...
Rivayetin sonu şu şekildedir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem
"Dilerseniz 'Geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık
bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız?' ayetini okuyun," buyurdu.
AÇIKLAMA:
Rahim / akrabalık bağının kalkması hakikat anlamında olabilir.
Arazların Allah'ın izni ile bir varlığa bürünüp konuşması caizdir. Burada akrabalık
bağlarının önemine vurgu yapılmış, akrabalık bağlarına riayet edenlerin
fazileti ve akrabalık bağlarını koparanların günahı kastedilmiştir.
Ayette [Muhammed 22] geçen .........in tevelleytum ifadesi
hakkında farklı yorumlar vardır. Çoğunluğa göre bu lafız, yönetimi elinde
bulundurma anlamına gelen velayeti ifade eder. Bu ifadenin yüz çevirmek, geri
dönmek anlamına geldiği de söylenmiştir. Bu durumda ayetin anlamı şu şekilde
olur. Eğer hakkı kabule yanaşmazsanız, siz ifade edilenleri yaparsınız. Yaygın
olan, birinci görüştür.
İmam Taberi’nin Abdullah İbn Mugaffel’den naklettiği şu hadis de
bunu desteklemektedir: "................Fe hel aseytum in tevelleytum en
tüfsidu fi'l-ardi ayetinde kastedilenler Kureyş'in şu kısmıdır. Halbuki Allah
Teala onlardan, yönetime geldikleri takdirde yeryüzünde bozgunculuk yapmamak ve
akrabalık bağını kesmemek üzere söz almıştı."