|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Tefsir / İNSAN SURESİ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis
Sözlük
Biyografi
يقال معناه:
أتى على
الإنسان، وهل:
تكون جحدا،
وتكون خبرا،
وهذا من
الخبر، يقول:
كان شيئا، فلم
يكن مذكورا،
وذلك من حين
خلقه من طين
إلى أن ينفخ
فيه الروح.
{أمشاج} /2/:
الأخلاط، ماء
المرأة وماء
الرجل، الدم
والعلقة،
ويقال إذا
خلط: مشيج
كقولك: خليط،
وممشوج مثل:
مخلوط. ويقرأ:
{سلاسلا
وأغلالا} /4/: ولم
يجر بعضهم.
{مستطيرا} /7/:
ممتدا البلاء. والقمطرير:
الشديد، يقال:
يوم قمطرير
ويوم قماطر،
والعبوس
والقمطرير
والقماطر
والعصيب: أشد
ما يكون من
الأيام في
البلاء.
........Hel eta ale'l-insani (İnsan 1) ifadesinin, "insanın
üzerinden geçti" anlamına geldiği söylenmiştir. .....Hel soru edatı bazen
istifham-ı inkari, bazen de istifham-ı takriri olarak kullanılır. Burada
istifham-ı takriri anlamındadır. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "İnsan,
anılan bir şey değildi." Bu dönem, Allah Teala'nın insanı çamurdan
yaratmaya başlayıp ona ruh üflenmesine kadar geçen zamandan ibarettir. أمشاج
Emşac (İnsan 2) "katışık" anlamındadır. Kadının ve erkeğin suyu anlamına
gelir, 'erkeğin suyu kan ve alakadan ibarettir. Karıştırılan bir şey için خليط،
وممشوج
halit ve memşuc kelimeleri kullanıldığı gibi مشيج meşlc kelimesi de kullanılır. Bu kullanım مخلوط
mahlut'a da benzer. سلاسلا
وأغلالا
Selasile ve ağlala (İnsan 4) ayetini bazıları tenvinsiz okumuştur. مستطيرا
Mustetira (İnsan 7) "yayılmış" demektir. بلاء Bela ve قمطرير kamtarir(İnsan 10)
kelimeleri "zorluk" anlamına gelir. Mesela; zor gün için يوم قمطرير
ويوم قماطر yevmun kamtarir ve yevmun kumatır denir عبوس
Abus,(İnsan 10) قمطرير
والقماطر
والعصيب
kamtarir, kumatır ve asib (Hud 77) kelimeleri sıkıntılı geçen günlerin en
şiddetlisi için kullanılır.
وقال الحسن:
النضرة في
الوجه
والسرور في
القلب.
Hasan-ı Basri şöyle demiştir: نضرة Nudra yüzdeki, سرور surur kalpteki sevinci ifade eder.(İnsan 11)
وقال ابن
عباس:
{الأرائك} /13/:
السرر.
İbn Abbas şöyle demiştir: أرائك Eraik (İnsan 13)
"koltuklar" anlamına gelir.
وقال البراء:
{وذللت
قطوفها} /14/:
يقطفون كيف
شاؤوا.
Bera şöyle demiştir: وذللت
قطوفها Ve zullilet kutufuha (İnsan 14) ifadesi
hakkında şunlar söylenir: Cennetlikler diledikleri yerden meyve koparırlar.
وقال معمر:
{أسرهم} /28/: شدة
الخلق، وكل
شيء شددته من
قتب وغبيط فهو
مأسور.
Ma'mer şöyle demiştir: أسرهم Esrahum (İnsan 28) ifadesi ile yaratılışın
sağlam yapıldığı ifade edilmiştir. Devenin üzerine bağlanan semer, kadınların
içinde yolculuk ettiği mahfil vb. her türlü eşyaya "me 'sur" denir.
AÇiKLAMA:
Said İbn Mansur, Şerik ve Ebu İshak kanalıyla Bera'nın
...........Ve zullilet kutufuha tezlila ayeti hakkında şöyle söylediğini
senetli olarak nakletmiştir: "Cennet ehli, Cennet meyvelerinden ayakta,
oturarak, yatarak, kısacası diledikleri halde yerler." Said İbn Mansur
Mücahid'in de şöyle söylediğini nakletmiştir: "Cennet ehli kalkınca
meyveler yükselir, Cennet ehli oturunca meyveler alçalır." Yine Said İbn
Mansur Katade'nin de şöyle söylediğini nakletmiştir. "Cennet ehlinin eline
diken batmaz. Onların meyvelere ulaşamama durumu da söz konusu değildir."