|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Tefsir / BELED SURESİ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
وقال مجاهد:
{وأنت حل بهذا
البلد} /2/: مكة،
ليس عليك ما
على الناس فيه
من الإثم.
{ووالد} آدم
{وما ولد} /3/.
{لبدا} /6/: كثيرا.
و{النجدين} /10/:
الخير والشر.
{مسغبة} /14/:
مجاعة. {متربة} /16/:
الساقط في
التراب، يقال:
{فلا اقتحم
العقبة} /11/: فلم
يقتحم العقبة في
الدنيا، ثم
فسر العقبة
فقال: {وما
أدراك ما العقبة.
فك رقبة. أو
إطعام في يوم
ذي مسغبة} /12 - 14/.
Mücahid şöyle demiştir: وأنت
حل بهذا البلد ve ente hillun bihaze'l-beled(Beled 2)
[ayetinde geçen beled lafzı ile] Mekke kastedilmiştir. [Bu ayetle Hz. Nebi'e şu
mesaj verilmiştir:] Burada başkalarına günah olan şeyler sana günah değildir. ووالد
ve valid (Beled 3) [ifadesindeki valid / baba ile] "Hz. Adem"
kastedilmiştir. Lubeda (Beled 6) "çok" نجدين necdeyn (Beled 10) "hayır ve şer " مسغبة
mesğabe (Beled 14) "açlık" متربة metrabe (Beled 16) "toprağa düşen" anlamına gelir. فلا
اقتحم العقبة Felaktehame'l-akabe(Beled 11) "dünyadaki engeli
aşamadı" anlamına gelir. Allah Teala daha sonra dünyadaki yokuşu şu
şekilde açıkladı: "Sarp yokuş, bilir misin nedir? Sarp yokuş; bir köleyi,
bir esiri hürriyetine kavuşturmaktır. Kıtlık zamanında yemek
yedirmektir."(Beled 12-14)
AÇIKLAMA :
Firyabi, İbn Ebi Nüceyh kanalıyla Mücahid'in şöyle söylediğini
senedi olarak nakletmiştir: "Bu belde de sen, yaptıklarından dolayı
sorumlu tutulmazsın. Burada diğer insanlara günah olan şeyler sana günah
değildir."
Hakim, Mansur kanalıyla Mücahid'den bu rivayeti nakletmiştir. Söz
konusu rivayette şu ziyade yer almaktadır: İbn Abbas da şöyle demiştir:
"Allah Teala bu beldede dilediğini yapmanı sana helal kıldı."
İbn Merduye, İkrime kanalıyla İbn Abbas'ın şöyle söylediğini
nakletmiştir:
"Bu beldede savaşmak sana helal kılındı." Buna göre
ayetin sıgası şimdiki zamanı göstermekle birlikte, manası gelecek zamana
aittir. Olayın gerçekleşmesi kesin olduğu için bu şekilde şimdiki zaman sıgası
ile gelecek zaman ifade edilmiştir. Çünkü bu sure Mekki bir suredir. Mekke'nin
fethi ise hicretten sekiz yıl sonra gerçekleşmiştir.
İmam Buhari bu surenin tefsirinde merfu bir hadise yer vermedi.
Ancak Bera'dan nakledilen şu hadis bu surenin tefsirine girmektedir: Bir bedevi
gelip;
- Ey Allah'ın elçisi! Beni cennete girdirecek bir ameli bana öğret!
dedi. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem de:
- 'Sözü kısa tutmak istemiş olsan bile, meseleyi olduğu gibi
ortaya koydun. Ya bir canı özgürlüğüne kavuşturur, ya da bir köleyi azad
edersin,' buyurdu. Adam:
- İkisi de aynı şey değil mi? diye sordu. Allah Resulü
Sallallahu Aleyhi ve Sellem:
- 'Hayır. "Bir canı özgürlüğe kavuşturmak / ıtk-i
neseme" bir köleyi tek başına azat ettiğin zaman olur. "Bir köleyi
azad etmek ise / fekkü rakabe" onun özgürlüğüne kavuşması için katkıda
bulunmanla olur'
Bu rivayeti Ahmed İbn Hanbel ile İbn Merduye tahriç etmiştir.
İbn Hıbban da bu rivayetin sahih olduğunu söylemiştir.