|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Nikah |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: هل
للمرأة أن تهب
نفسها لأحد.
29. KADIN KENDİSİNİ HERHANGİ BİR KİMSEYE HİBE EDEBİLİR Mİ?
دثنا محمد بن
سلام: حدثنا
ابن فضيل:
حدثنا هشام،
عن أبيه قال: كانت
خولة بنت حكيم
من اللائي
وهبن أنفسهن
للنبي صلى
الله عليه
وسلم، فقالت
عائشة: أما
تستحي المرأة
أن تهب نفسها
للرجل، فلما
نزلت: {ترجئ من
تشاء منهن}.
قلت: يا رسول
الله، ما أرى
ربك إلا يسارع
في هواك. رواه
أبو سعيد
المؤدب،
ومحمد بن بشر،
وعبدة، عن
هشام، عن
أبيه، عن
عائشة، يزيد
بعضهم على بعض.
[-5113-] Hişam'dan, o, babasından dedi ki: "Hakim kızı Havle kendisini
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hibe eden kadınlardandI. Aişe bunun
üzerine şöyle demişti: Bir kadın kendisini bir erkeğe hibe etmekten utanmaz mı?
Yüce Allah'ın: "Hanımlarından kimi dilersen geri bırakabilir, kimi
dilersen yanına alabilirsin."(Ahzab, 51) buyruğu nazil olunca, Aişe: Ya
Rasulullah, gördüğüm kadarıyla Rabbin hep senin arzunu gerçekleştirmekte acele
ediyor, dedi."
Diğer tahric: Hadisi
Buhari (4788), Müslim 1464 (49, 50), İbn Mace (2000), nesai, (5287, 8878 ile
11350.)Ahmed, Müsned (25026), Tahavi, Şerh Müşkili'l-Asar (6063, 6064, 6065)
İbn Hibban (6367) rivayet etti.
AÇIKLAMA:
"Kadın kendisini kimseye hibe edebilir
mi?" Bu sebeple de erkeğin onu nikahlaması helal olur mu, demektedir. Bu,
iki şekilde olur: Birincisi mehir sözkonusu edilmeksizin mücerred hibe etmek,
ikincisi ise hibe lafzıyla akdi yapmaktır. Birinci şekilde cumhur nikahın batıl
olacağı kanaatindedir. Hanefiler ve Evzai bunu caiz kabul ederler. Fakat mehr-i
mis il icap eder, demişlerdir. el-Evzai de şöyle demektedir: Eğer hibe lafzı
ile evlenir ve mehir vermemek şartını koşarsa nikah sahih olmaz.
Cumhurun delili yüce Allah'ın: "Diğer mu'minler bir yana,
yalnız sana has olmak üzere helal kıldık. "(Ahzab, 50) buyruğudur. Onlar
bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in özellikleri arasında saymışlardır ve
onun hibe lafzı ile ister muaccel (peşin), ister müeccel (veresiye) mehir
sözkonusu olmaksızın evlenebileceğini söylemişlerdir.
Bunun caiz olduğunu kabul edenler de buna şöyle cevap
vermişlerdir: Ayetten kasıt, hibe edenin ona has olduğunu anlatmaktır. Mutlak
olarak hibe kastedilmemiştir.
İkinci şekil ile ilgili olarak ŞafİİLer ve bir grubun kanaatine
göre nikah, ancak nikah ya da tezvic (evlendirme) lafzı ile sahih olur. Çünkü
Kur'an ve hadiste varid olan iki açık lafız bunlardır. Çoğunluğun görüşüne göre
ise nikah kinaye lafızlarla da sahihtir. Tahavı bu görüşte olanların lehine
talakın da kinaye lafızlar ile sözkonusu olacağına, kıyası delil göstermiştir.
Çünkü talak, kastın da bulunmasıyla birlikte hem sarih lafızlarıyla, hem de
kinaye lafızlarıyla caizdir.
"Gördüğüm kadarıyla Rabbin hep senin arzunu
gerçekleştirmekte acele ediyor." Muhammed İbn Bişr yoluyla gelen
rivayette: "Ben, Rabbinin hiç şüphesiz senin arzun doğrultusunda çabuk
davrandığını görüyorum." Seni razı etmek hususunda, demektir.
Kurtubi der ki: Bu ifadeler nazlanmanın ve kıskançlığın açığa
vurdurduğu sözlerdir. Bu onun (İfk hadisinde) söylediği: "Ben ikinize hamdetmiyorum.
Allah'tan başkasına hamdetmiyorum" sözleri kabilindendir. Yoksa arzu
(heva) lafzının Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e izafe edilmesi, zahir anlamı
üzere kabul edilemez. Çünkü o hevasından konuşmadığı gibi, hevasına göre de
hareket etmez. Eğer seni hoşnut etmek, razı etmek için demiş olsaydı, daha
yakışırdı. Fakat kıskançlık dolayısıyla bu gibi ifadeleri kullanması
bağışlanır.