|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Nikah |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: إذا زوج
ابنته وهي
كارهة
فنكاحهم
مردود.
42. ADAM, KIZ ÇOCUĞUNU İSTEMEDİĞİ HALDE EVLENDİRDİĞİ TAKDİRDE
NİKAHI REDDOLUNUR
حدثني
إسماعيل قال:
حدثني مالك،
عن عبد الرحمن
بن القاسم، عن
أبيه، عن عبد
الرحمن ومجمع
ابني يزيد بن
جارية، عن
خنساء بنت
خذام
الأنصارية:
أن
أباها زوجها
وهي ثيب فكرهت
ذلك، فأتت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فرد
نكاحه.
[-5138-] Ensardan Hidam'ın kızı Hansa'dan rivayete göre,
babası onu dul iken evlendirdi. Ancak o bunu kabul etmeyerek Rasulullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gitti. O da onun nikahını geri çevirdi
(feshetti).
Tekrar: 5139, 6945, 6969
حدثنا إسحاق:
أخبرنا يزيد،
أخبرنا يحيى،
أن القاسم بن
محمد حدثه: أن
عبد الرحمن بن
يزيد ومجمع بن
يزيد حدثاه:
أن رجلا يدعى
خذاما انكح
ابنة له، نحوه.
[-5139-] Abdurrahman İbn Yezid ile Mücemmi' İbn Yezid'den rivayete göre,
Hidam adındaki bir adam bir kızını nikahladı. .. diye hadisi buna yakın
zikrettiler.
AÇIKLAMA:
"Adam kızını istemediği halde evlendirecek olursa nikahı
reddolunur." Buhari, başlığı bu şekilde mutlak bir ifade ile kullanmıştır.
Bu haliyle hüküm bakireyi de, dulu da kapsamına alır. Fakat başlıktaki hadis
duloluşu açıkça ifade etmiş bulunmaktadır. Sanki o böylelikle -ileride açıklayacağımız
üzere- bu hadisin rivayet yollarından birisinde varid olan manaya işaret etmiş
gibidir. Evlendirilen kadının dulolması halinde rızası bulunmaksızın
evlendirilmiş ise, nikahının reddolunacağı hususunda icma' vardır. Ancak bu
hususta el-Hasen'den nakledilen, babanın -az önce geçtiği üzere hoşlanmasa
dahi- dul kızını mecbur etmesini caiz gördüğüne dair nakledilen rivayet
müstesnadır. Nehai'den gelen rivayete göre ise, eğer dul kızı baktığı ailesi
arasında ise caizdir, değilse reddolunur demiştir.
Fukaha rızası olmadığı halde akdin gerçekleşmesi halinde ihtilaf
etmişlerdir.
Hanefiler: Eğer kadın geçerli kabul ederse caiz olur,
demişlerdir. Malikilerden gelen rivayete göre ise, eğer aradan fazla zaman
geçmeden geçerli kabul ederse caizdir, değilse değildir, demişlerdir. Diğerleri
ise kayıtsız ve şartsız olarak böyle bir nikahı reddetmişlerdir.
باب: تزويج
اليتيمة. لقوله:
{وإن خفتم ألا
تقسطوا في
اليتامى
فانكحوا}
/النساء: 3/.
43. YÜCE ALLAH'IN: "YETİM KIZLARA ADALETLİ
DAVRANAMAYACAĞINIZDAN KORKARSANIZ
NİKAHLAYIN ."(Nisa, 3) BUYRUĞU DOLAYISIYLA YETİM KIZI
EVLENDİRMEK
وإذا قال
للولي: زوجني
فلانة فمكث
ساعة، أو قال:
ما معك ؟ فقال
معي كذا وكذا،
أولبثا، ثم
قال: زوجتكها،
فهو جائز. فيه
سهل عن النبي
صلى الله عليه
وسلم.
Ve veliye: Beni filan kadın ile evlendir dedikten sonra bir süre
beklese yahut; (Mehir olarak) neyin vardır diye sorunca, o da: Beraberimde şu
şu var dese ya da her ikisi de bir süre eğlendikten sonra (veli) onu seninle
evlendirdim, dese bu caizdir. Bu hususta Sehl'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den
diye rivayet ettiği hadis de delildir
حدثنا أبو
اليمان:
أخبرنا شعيب،
عن الزهري. وقال
الليث: حدثني
عقيل، عن ابن
شهاب: أخبرني
عروة بن
الزبير:
أنه
سأل عائشة رضي
الله عنها قال
لها: يا أمتاه:
{وأن خفتم أن
لا تقسطوا في
اليتامى - إلى -
ما ملكت
أيمانكم}.
قالت عائشة:
يا ابن أختي،
هذه اليتيمة
تكون في حجر
وليها، فيرغب
في مالها
وجمالها،
يريد أن ينتقص
صداقها،
فنهوا عن نكاحهن
إلا أن يقسطوا
لهن إكمال
الصداق، وأمروا
بنكاح من
سواهن من
النساء، قالت
عائشة: استفتى
الناس رسول
الله صلى الله
عليه وسلم بعد
ذلك، فأنزل
الله:
{ويستفتونك في
النساء - إلى -
وترغبون أن تنكحوهن}
فأنزل الله عز
وجل لهم في
هذه الآية: أن
اليتيمة إذا
كانت ذات مال
وجمال رغبوا
في نكاحها
ونسبها
والصداق،
وإذا كانت
مرغوبا عنها
في قلة المال
والجمال،
تركوها
وأخذوا غيرها
من النساء،
قالت: فكما
يتركونها حين
يرغبون عنها،
فليس لهم أن
ينكحوها إذا
رغبوا فيها،
إلا أن يقسطوا
لها ويعطوها
حقها الأوفى
من الصداق.
[-5140-] Urve bin Zubeyr r.a.'den rivayete göre; "O, Aişe r.anha'ya
soru sorarak ona dedi ki: Anacığım, "Eğer yetim kızlara adaletli davranamayacağınızdan
korkarsanız ... yahut sahibi olduğunuz cariye(ler) ile
yetinmelisiniz."(Nisa, 3) buyruğu (ne demektir, diye sordum).
Aişe dedi ki: Kızkardeşimin oğlu! Bu ayet, velisinin himayesinde
bulunup, velisinin de güzelliğine, malına rağbet ettiği, fakat mehrini de eksik
vermek istediği yetim kız çocukları hakkındadır. Bunlarla mehirlerini eksiksiz
vermek suretiyle onlara karşı adalet yapmaları hali dışında, velayetleri
altındaki kızları nikahlamaları yasaklandı ve adaletli davranmayacakları takdirde
onların dışındaki kadınları nikahlamaları emrolundu.
Aişe dedi ki: Bundan sonra insanlar Rasulullah Sallallahu Aleyhi
ve Sellem'den fetva isteyince, yüce Allah da: "Kadınlar hakkında senden
fetva isterler. .. Kendilerini nikahlamayı istediğiniz öksüz kızlar ...
"(Nisa, 127) buyruğunu indirdi. Yüce Allah bu ayeti indirerek onlara
şunları söyledi: Eğer yetim kız, varlıklı ve güzelolup, onu nikahlamayı arzu
eder, nesebini beğenir ve mehrini (emsalinden) daha düşük vermek isterlerdi.
Şayet malı ve güzelliği az olduğu için onu beğenmeyecek olurlarsa o yetim kızı
bırakır, ondan başka bir kadın alırlardı.
Aişe dedi ki: Onunla evlenmek istemedikleri zaman onu bıraktıkları
gibi, onunla evlenmek istedikleri takdirde ona karşı adaletli davranarak, hak
ettiği mehrini eksiksiz vermedikçe onu nikahlayamazlar."
AÇIKLAMA:
"Yüce Allah'ın: "Eğer yetim kızlara adaletli
davranamayacağınızdankorkarsanız ... nikahlayın."(Nisa., 3) buyruğu
dolayısı ile yetim kızın evlendirilmesi."
Buhari bu başlık altında Aişe'nin sözü geçen ayetin tefsirine
dair hadisini zikretmektedir. Bu hadise dair açıklamalar daha önce Tefsir
bölümünde(4574.hadiste) geçmiş bulunmaktadır.
Hadiste babanın dışındaki velinin ister bakire, ister dulolsun, velayeti
altındaki kızı evlendireceğine delalet bulunmaktadır. Çünkü yetim kız, buluğdan
küçük ve babasız olan kız demektir. Böyle bir kızın evlendirilmesi izni,
mehrinin düşük verilmemesi şartına bağlıdır. Bu durumda böyle bir şartı kabul
etmeyenlerin de güçlü bir delil ortaya koymaları gerekir.
Bazı Şafii'ler: "Yetim kızın emri alınmadıkça nikahı
kıyılmaz" hadisini delil göstererek şöyle demişlerdir. Eğer: Küçük kızın
emri istenmez denilecek olursa biz de şöyle deriz: Bunda onu evlendirmenin
buluğa erip, emir verme ehliyetine sahip hale gelinceye kadar erteleneceğine
işaret vardır. Şayet: Buluğa erdikten sonra da yetim kalmaz, denilecek olursa
şöyle deriz: İfadenin takdiri şöyledir:
Yetim kız buluğa erip onun emri alınmadıkça nikahlanmaz.
Böylelikle deliller bir arada telif edilmiş olur.
باب: إذا قال
الخاطب للولي:
زوجني فلانة،
فقال: قد
زوجتك بكذا
وكذا جاز
النكاح، وإن
لم يقل للزوج:
أرضيت أم قبلت.
44- EVLENME TALEBİNDE BULUNAN KİMSE VELİ OLANA: BENİ FİLAN HANIM
İLE EVLENDİR DİYECEK OLURSA, VELİ DE: SENİ ŞU VE ŞU MEHİR İLE EVLENDİRDİM
DERSE, NİKAH, KOCAYA: "RAZI OLDUN MU YA DA KABUL ETTİN Mİ" DEMESE
DAHİ CAİZ OLUR
حدثنا أبو
النعمان:
حدثنا حماد بن
يزيد، عن أبي
حازم، عن سهل
بن سعد رضي
الله عنه:
أن
امرأة أتت
النبي صلى
الله عليه
وسلم فعرضت عليه
نفسها، فقال:
(ما لي اليوم
من النساء من
حاجة). فقال
رجل: يا رسول
الله
زوجنيها، قال:
(ما عندك). قال:
ما عندي شيء،
قال: (أعطها
ولو خاتم من
حديد). قال: ما
عندي شيء،
قال: (فما عندك
من القرآن).
قال: كذا
وكذا، قال:
(فقد ملكتكها
بما معك من
القرآن).
[-5141-] Sehl r.a.'dan rivayete göre "Bir kadın Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Ona kendisini (kendisiyle evlenmeyi) arz
etti. Allah Rasulü: Bugün için kadınlara bir ihtiyacım yok, dedi. Bir adam: Ey
Allah'ın Rasulü, onu benimle evlendir deyince, neyin var diye sordu. Adam:
Hiçbir şeyim yok deyince, Allah Rasulü: Ona demirden bir yüzük dahi olsa bir
şey ver, diye buyurdu. Adam: Hiçbir şeyim yok deyince, Allah Rasulü: Kur'an'dan
ezberinde ne var, diye sordu. Adam: Şu şu dedi. Allah Rasulü: Ezberindebulunan
Kur'an('ı ona öğretmen) karşılığında onu sana mülk verdim, diye buyurdu."
AÇIKLAMA:
"Evlenmeye talip olan kişi veliye: Filan hanım ile beni
evlendir dese, o da: Şu şu karşılığında seni evlendirdim diyecek olursa, kocaya:
Razı oldun mu ya da kabul ettin mi demese dahi nikah caiz olur." Bu
başlık, şu meseleye cevap olmak üzere açılmıştır: İltimas (evlendirme talebinde
bulunmak), kabul yerine geçer mi ve böylelikle icabdan önce kabulün yapılması
gibi olur mu? Kabulün icabdan önce oluşuna örnek bir kimsenin: Ben filan ile şu
mehir karşılığında evlendim deyip, velinin de: Ben de bu mehir ile onu seninle
evlendirdim demesi gibidir. Böyle bir durumda acaba kabulün tekrar edilmesi de
kaçınılmaz mı olur?
Musannıf (Buhari) kendisini hibe eden kadın ile ilgili kıssadan
şunu istinbat etmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: "Ezberindeki
Kur'an(ı ona öğretmen) karşılığında onu seninle evlendirdim" demesinden
sonra adamın: Kabul ettim, dediği nakledilmemiştir.
Fakat el-Mühelleb buna itiraz ederek şöyle demektedir:
Konuşmanın bu kıssadaki akışı, ayrıca evlenme talebinde bulunanın kabulünü
gerektirmemiştir. Çünkü zaten bundan önce geçen konuşmalar, istek ve bu hususta
karşılıklı diyalog buna gerek bırakmamıştır. Bu şekilde evlenmek isteği olan bu
adamın durumunda ki bir kimsenin daha önce evlenme istediğine dair bilgi
dolayısıyla ayrıca kabul ettiğini açıkça ifade etmesine ihtiyaç yoktur. Razı
oluşuna dair karinelerin bulunmadığı başka kimselerden durumu farklıdır.
el-Mühelleb'in bu itirazının ifade ettiği nihai anlam da şudur:
O, Buhari'nin istidlalinin doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, bunu bazı
talipler için özel olarak kabul etmekte, diğer bazıları için bunun sözkonusu
olamayacağını belirtmektedir.