|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Nafaka |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: نفقة
المعسر على
أهله.
13. ELİ DAR KİMSENİN AİLESİNİN NAFAKASINI KARŞILAMASI
حدثنا أحمد
بن يونس:
حدثنا
إبراهيم بن
سعد: حدثنا
ابن شهاب، عن
حميد بن عبد
الرحمن، عن
أبي هريرة رضي
الله عنه قال:
أتى
النبي صلى
الله عليه
وسلم رجل
فقال: هلكت،
قال: (ولم). قال:
وقعت على أهلي
في رمضان،
قال: (فأعتق
رقبة). قال: ليس
عندي، قال:
(فصم شهرين
متتابعين).
قال: لا
أستطيع، قال:
(فأطعم ستين
مسكينا). قال:
لا أجد، فأتى
النبي صلى
الله عليه
وسلم بعرق فيه
تمر، فقال: (أين
السائل). قال:
ها أنا ذا،
قال: (تصدق
بهذا). قال: على
أحوج منا يا
رسول الله،
فوالذي بعثك
بالحق، ما بين
لا بتيها أهل
بيت أحوج منا،
فضحك النبي
صلى الله عليه
وسلم حتى بدت
أنيابه، قال:
(فأنتم إذا).
[-5368-] Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan, dedi ki: "Bir adam Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelerek: Helak oldum, dedi. Allah
Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem: Neden, diye sordu. Adam: Ramazan ayında
(oruçlu iken) ailem (eşim) ile cima ettim, dedi. Allah Rasulü: O halde bir köle
azad et, diye buyurdu.
Adam: Bulamıyorum, dedi. Allah Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem:
O halde kesintisiz iki ay oruç tut, diye buyurdu. Adam: Gücüm yetmez, dedi.
Allah Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem: Öyleyse altmış yoksula yemek yedir,
diye buyurdu. Adam: Bulamıyorum dedi.
Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e içinde hurma bulunan
bir zembil getirildi. Allah Rasulü: Soru soran o kişi nerede, diye sordu. Adam:
İşte buradayım, deyince, Allah Rasulü: Bunu sadaka olarak dağıt, diye buyurdu.
Adam: Ey Allah'ın Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem, bizden daha
muhtaç kimselere mi? Seni hak ile gönderene yemin ederim ki bunun (Medine'nin)
iki kara taşlı ğı arasında bizden daha muhtaç hiç kimse yoktur, dedi.
Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dişleri görününceye
kadar güldü ve: O halde (sizin buna ihtiyacınız daha fazla olduğuna göre bunu)
kendinize ayır, diye buyurdu."
AÇIKLAMA:
"Eli dar kimsenin aile halkına nafakası." Bu hadise
dair yeterli açıklamalar daha önce Oruç bölümünden geçmiş bulunmaktadır. İbn
Battal dedi ki: Başlığın bu hadisten alınması şöyle açıklanır: Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem bu zata O hurmayı aile halkına yedirmesini mubah kılmıştır.
Ona: Bu senin keffaretinin yerine geçer de dememiştir. Çünkühurmanın varlığı
ile artık onun aile halkının nafakasını karşılaması farzı onun için farz-ı ayn
haline gelmiş oldu. Bu da onun için keffareti yerine getirmesinden daha
önceliklidir.
Evet, İbn Battal böyle demiştir. Bu açıklaması da bir çeşit
iddiadır. O halde delile ihtiyacı vardır. Göründüğü kadarıyla bu başlık,
erkeğin aile halkının nafakasına gösterdiği ihtimam cihetiyledir. Çünkü ona: Bu
malı .sadaka olarak dağıt, denilince, o: "Bizden daha fakirine mi"
diye karşılık vermiştir. Şayet ailesinin nafakasını karşılamaya ihtimam
göstermemiş olsaydı, hemen o hurmayı sadaka olarak dağıtırdı.
باب: {وعلى
الوارث مثل
ذلك} /البقرة: 233/
وهل على المرأة
منه شيء.
14. "MİRASÇIYA DÜŞEN DE BUNUN GİBİDİR."(Bakara, 233)
BUYRUGU
{وضرب
الله مثلا
رجلين أحدهما
أبكم - إلى
قوله - صراط
مستقيم}
/النحل: 76/.
Ve kadına bu görevden bir pay düşer mi? "Allah şu haldeki
iki adamı örnek verir: Bunlardan biri dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmez ...
Dosdoğru yol üzerinde bulunan kişi ile bir olur mu?"(Nahl, 76) buyruğu.
حدثنا موسى
بن إسماعيل:
حدثنا وهيب:
أخبرنا هشام عن
أبيه، عن زينب
بنت أبي سلمة،
عن أم سلمة:
قلت:
يا رسول الله،
هل لي من أجر
في بني أبي
سلمة أن أنفق
عليهم، ولست
بتاركتهم
هكذا وهكذا، وإنما
هم بني؟ قال:
(نعم، لك أجر
ما أنفقت عليهم).
[-5369-] Ümmü Seleme'den, dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, Ebu Seleme'nin
oğullarına nafakalarını karşılamak için harcamada bulunacak olursam benim için
bir ecir söz konusu olur mu? Hem ben onları şöyle ve şöyle bırakacak değilim.
Çünkü onlar benim çocuklarımdır, diye sordum.
Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve Sellem: Evet, onların nafakasını
karşılamak üzere yapacağın harcamalar dolayısıyla senin için bir ecir vardır,
diye buyurdu."
حدثنا محمد
بن يوسف:
حدثنا سفيان،
عن هشام بن عروة،
عن أبيه، عن
عائشة رضي
الله عنها:
قالت
هند: يا رسول
الله، إن أبا
سفيان رجل شحيح،
فهل علي جناح
أن أخذ ما
يكفيني وبني؟
قال: (خذي
بالمعروف).
[-5370-] Aişe radıyallahu anha'dan: "Hind: Ey Allah'ın Rasulü, gerçek
şu ki Ebu Süfyan çok eli sıkı birisidir. Dolayısıyla onun malından bana ve
çocuklarıma yetecek kadarını almamda benim için bir vebal olur mu, diye sordu.
Allah Rasulü: Maruf ile al, diye buyurdu."
AÇIKLAMA:
İbn Battal özetle der ki: Selef, yüce Allah'ın: "Mirasçıya
düşen de bunun gibidir.''(Bakara, 233) buyruğu ile neyin kastedildiği hususunda
ihtilaf etmişlerdir. İbn Abbas: Ona zarar verilmemesi gerekir demiştir.
eş-Şa'bi, Mücahid ve Cumhur da böyle demişlerdir. Onlar derler ki:
Mirasçılardan herhangi birisi üzerine bir yükümlülük yoktur ve bunlardan
hiçbirisinin kendilerine miras bırakan kişinin çocuğunun nafakasını sağlamak
yükümlülüğü yoktur.
Diğerleri ise şöyle demiştir: Şayet babası ölen çocuğun kendi
malı yoksa o çocuğun süt emme ücretini nasıl babası hayatta iken ödemesi
gerekiyor ise, babaya mirasçı olanların da onu ödemek yükümlülükleri vardır.
Diğer taraftan miras alan ile kimin kastedildiği hususunda da
ihtilaf etmişlerdir. el-Hasen ile en-Nehai: Miras alan bütün erkekler ve
kadınlardır, demişlerdir. Bu, Ahmed'in ve İshak'ın da görüşüdür. Ebu Hanife ve
arkadaşlarına göre ise: Bu sadece çocuğa mahrem olan yakın akrabadır.
Zeyd b. Sabit dedi ki: Eğer ölen, geriye bir anne ve bir amca
bırakmış ise bunların her birisinin alacağı miras kadar çocuğu emzirme
yükümlülükleri vardır. es-Sevri de böyle demiştir.
باب: قول
النبي صلى
الله عليه
وسلم: (من ترك
كلا أو ضياعا
فإلي)
15. NEBİ S.A.V.'İN: "AĞIR BORÇ YÜKÜ BIRAKAN YAHUT BAKIMA
MUHTAÇ ÇOLUK ÇOCUK BIRAKAN KİMSENİN İŞİ BANA AİTTİR" BUYRUĞU
حدثنا يحيى
بن بكير:
حدثنا الليث،
عن عقيل، عن
ابن شهاب، عن
أبي سلمة، عن
أبي هريرة رضي
الله عنه: أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم كان يؤتى
بالرجل
المتوفى عليه دين،
فيسأل: (هل ترك
لدينه فضلا؟).
فإن حدث أنه ترك
وفاء صلى،
وإلا، قال
للمسلمين:
(صلوا على صاحبكم).
فلما فتح الله
عليه الفتوح،
قال: (أنا أولى
بالمؤمنين من
أنفسهم، فمن
توفي من المؤمنين
فترك دينا
فعلي قضاؤه،
ومن ترك مالا
فلورثته).
[-5371-] Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan rivayete göre: "Önceleri
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna borç bırakıp vefat etmiş
adam getirilir, o da: Bu kimse, borcunun ödenebilmesi için fazla bir mal
bıraktı mı, diye sorardı. Eğer onun borcunun ödeneceği bir mal bıraktığı
söylenirse namazını kıldırırdı. Değilse Müslümanlara: Arkadaşınızın namazını
kılınız, derdi.
Allah ona fetihler nasip edince şöyle buyurdu: Ben mu'minlere
kendi öz canlarından daha yakınım. Bu sebeple mu'minlerden kim vefat edip de
geriye bir borç bırakırsa onu ödemeyi üzerime alıyorum. Kim de bir mal
bırakırsa o da mirasçılarınındır. ‘’
باب: المراضع
من المواليات
وغيرهن.
16. CARİYELERDEN VE DİĞER KADINLARDAN SÜT EMZiRENLER
حدثنا يحيى
بن كثير:
حدثنا الليث،
عن عقيل، عن
ابن شهاب:
أخبرني عروة:
أن زينب بنت
أبي سلمة
أخبرته:
أن أم حبيبه
زوج النبي صلى
الله عليه
وسلم قالت:
قلت: يارسول
الله، انكح
أختي ابنة أبي
سفيان، قال:
(وتحبين ذلك).
فقلت: نعم،
لست لك
بمخلية، وأحب
من مشاركني في
الخير أختي،
فقال: (إن ذلك لا
يحل لي). فقلت:
يارسول الله،
فوالله إنا
نتحدث أنك تريد
أن تنكح درة
بنت أبي سلمة؟
قال: (ابنة أم
سلمة). فقلت:
نعم، فقال:
(فوالله لو لم
تكن ربيبتي في
حجري ما حلت
لي، إنها ابنة
أخي من
الرضاعة، أرضعتني
وأبا سلمة
ثويبة، فلا
تعرضن علي بناتكن
ولا أخواتكن).
وقال شعيب،
عن الزهري:
قال عروة:
ثويبة أعتقها
أبو لهب.
[-5372-] Ebu Seleme'nin kızı Zeyneb'den rivayete göre
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Ümmü Habibe dedi ki: Ben, ey
Allah'ın Rasulü, kız kardeşim Ebu Süfyan'ın kızını nikahla, dedim. O: Bunu
severek arzu eder misin, diye sordu. Ben: Evet, zaten seninle ben tek başıma
değilim ki (Senden başka zevcesi bulunmayan biri değilim ki). Hayırda bana
ortak olmasını en çok sevdiğim kişi de kız kardeşimdir.
Allah Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem: Bu bana helal olmaz,
diye buyurdu. Ben: Ey Allah'ın Rasulü Allah'a yemin olsun ki biz kendi aramızda
senin Ebu Seleme’nin kızı Durre’yi nikahlamak istediğini konuşuyoruz.
Allah Rasulü: Ümmü Seleme’nin kızı (Durre'yi) mi diyorsun, diye
sordu, ben evet deyince, şöyle buyurdu: Allah’a yemin olsun ki eğer o benim
himayemde, benim üvey kızım olmamış olsaydı bile yine bana helal olmazdı Çünkü
o benim süt kardeşimin kızıdır. Suveybe hatun beni ve Ebu Selemeıyi beraber
emzirmişti. o halde sakın bana ne kızlarınızı, ne de kız kardeşlerinizi
evlenmek için teklif etmeyiniz. '
Hadise dair yeterli açıklamalar daha önceden nikah bölümünden
geçmiş bulunmaktadır.