|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Zebaih ve Sayd |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: الأرنب.
32. TAVŞAN
حدثنا أبو
الوليد: حدثنا
شعبة، عن هشام
بن زيد، عن
أنس رضي الله
عنه قال : أنفجنا
أرنباً ونحن
بمرِّ
الظهران،
فسعى القوم
فَلَغبوا،
فأخذتها فجئت
بها إلى أبي
طلحة، فذبحها
فبعث
بوركيها، أو
قال: بفخذيها
إلى النبي صلى
الله عليه
وسلم فقبلها.
[-5535-] Enes r.a.'dan, dedi ki: "Bizler Merru'z-Zahran'da bulunuyor
iken bir tavşanın peşine takıldık. Arkadaşlarımız onun peşinden koştular. Fakat
ona yetişemediler. Ben o tavşanı yakalayıp onu Ebu Talha'ya getirdim. Ebu Talha
o tavşanı keserek uyluklarının üst tarafını -ya da butlarını dedi- Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gönderdi, o da onu kabul etti."
AÇIKLAMA:
"Merru'z-Zahran", Mekke'den bir merhale uzakta bir yer
adıdır. "Beraberimizde olanlar, peşinden koştular; fakat ona
yetişemediler." Yani yoruldular.
Hadisten Çıkan Sonuçlar
1- Tavşan yemek caizdir. Bu, -ashab-ı kiramdan Abdullah b.
Ömer'den, tabiinden İkrime'den, fukahadan Muhammed b. Ebi Leyla'dan mekruh
oluşuna dair gelen rivayet müstesna- bütün ilim adamlarının görüşüdür.
2- Avın peşinden gitmek ve onu takip için koşmak caizdir.
3- Av hayvanını yakalayan, onu yakalamakla ona malik olur.
Onunla beraber peşinden koşanlar ona ortak olmazlar.
4- Av hayvanı hediye verilebilir ve avcıdan bu hediye kabul
edilir. Az miktarda bir şeyi, değeri üstün olan bir kimseye -onun bu işe razı
olacağını halinden bildiği takdirde- hediye olarak verebilir.
5- Küçük çocuğun velisi, çocuğun mülkünde olan şeylerde maslahata
uygun olarak tasarrufta bulunabilir.