|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Eşribe (İçme) |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: من رأى
أن لا يخلط
البُسْر
والتمر إذا كان
مسكراً، وأن
لا يجعل
إدامين في
إدام.
11. SARHOŞLUK VERİCİ OLMASI HALİNDE BUSR (DENİLEN HURMA KORUĞU)
İLE TEMR (DENİLEN HURMA) NEBİZİNİ KARIŞTIRMAMAYI VE İKİ KATlĞI BİR KATIK HALİNE
GETİRMEMEYİ UYGUN GÖRENLER
حدثنا مسلم:
حدثنا هشام:
حدثنا قتادة،
عن أنس رضي
الله عنه قال: إني
لأسقي أبا
طلحة وأبا
دجانة وسهيل
بن البيضاء،
خليط بُسْر
وتمر، إذ
حُرِّمت
الخمر، فقذفتها،
وأنا ساقيهم
وأصغرهم،
وإنا نعدُّها يومئذ
الخمر.وقال
عمرو بن الحارث:
حدثنا قتادة:
سمع أنساً.
[-5600-] Enes r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben, Ebu
Talha, Ebu Dücane ve Süheyl b. el-Beyda'ya busr (denilen hurma koruğu) şırası
ile temr (denilen hurma) nebizi karışımını içirmekte iken şarap haram
kılınıverdi. Ben onlara sakilik edip o içkiyi sunan kişi olmama rağmen ve yaşça
en küçükleri olduğum halde hemen onu atıverdim. O gün için biz onu (o içkiyi)
hamr (şarap) sayıyorduk."
حدثنا أبو
عاصم، عن ابن
جريج: أخبرني
عطاء: أنه سمع
جابراً رضي
الله عنه يقول:
نهى
النبي صلى
الله عليه
وسلم عن
الزبيب،
والتمر، والبُسْر،
والرُّطب.
[-5601-] (Ata b. Ebi Rebah) Cabir (r.a.)'ı şöyle derken dinlemiştir:
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kuru üzüm, hurma, busr (taze hurma
koruğu) ve rutab (denilen taze hurma) şırasını (içmeyi) yasakladı."
حدثنا مسلم:
حدثنا هشام:
أخبرنا يحيى
بن أبي كثير،
عن عبد الله
بن أبي قتادة،
عن أبيه قال: نهى
النبي صلى
الله عليه
وسلم أن يُجمع
بين التمر
والزَّهْوِ،
والتمر
والزبيب،
ولْيُنْبَذْ
كل واحد منهما
على حدة.
[-5602-] Abdullah b. Ebi Katade'den, o babasından şöyle dediğini rivayet
etmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hurma ile (zehv denilen)
olgunlaşmamış hurma, hurma ile kuru üzüm (şıralarının) biraraya getirilmesini
nehyetmiştir. Bunların her birinin şırası ayrı ayrı yapılmalıdır."
AÇIKLAMA:
"Sarhoşluk verici olduğu takdirde hurma koruğu ile hurmanın
(şırasının) karıştırılmaması görüşünde olanlar."
İbn Battal dedi ki: Buhari'nin "sarhoşluk verici olduğu
takdirde" tabirini kullanması bir yanlışlıktır. Çünkü burada iki şeyi
birbirine karıştırma yasağı, çok miktarda içilmeleri halinde sarhoşluk vermese
dahi genel bir yasaktır. Çünkü kişi fark etmesede bunların sarhoşluk verici
hale gelmeleri çok çabuk olur. O halde buradaki yasak, mevcut halleri ile iki
karışımın sarhoşluk verici oluşundan dolayı değil, sonuçta sarhoşluk verici
olabileceklerinden ötürüdür. Çünkü bunlar mevcut halleriyle sarhoşluk verici
iseler yasaklandıkları konusunda zaten görüş ayrılığı yoktur.
Tahavi "İhtilafu'l-Ulema" adlı eserinde el-leys'ten
şöyle dediğini nakletmektedir: Ben hurma nebızi (şırası, hoşafı) ile kuru üzüm
nebızinin birbirlerine karıştırıldıktan sonra hep birlikte içilmelerinde bir
sakınca görmüyorum. Çünkü yasak bunların nebızlerinin bir arada yapılması,
sonra da içilmesi ile ilgilidir. Zira bunların biri, diğerinin şiddetini
artırır.
"Bunların her biriayrı ayrı nebız yapılır." Müslim'de,
Ebu Said yoluyla gelen hadiste şöyle denilmektedir: "Sizden nebız içen bir
kimse onu ya tek başına kuru üzüm, yahut tek başına hurma, yahut tek başına
busr (hurma koruğu) nebızi olarak içsin."
İbn Ebi Şeybe, Ahmed ve Nesai de el-Harran! yolu ile İbn
Ömer'den, nehyin sebebini şöylece rivayet etmişlerdir: İbn Ömer dedi ki:
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna sarhoş birisi getirildi. Ona
celde vurdu. Sonra ona ne içtiğini sordu. Adam: Ben hurma ve kuru üzüm nebızini
içtim, dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Hayır, bunları birbirleriyle
karıştırmayınız. Çünkü bunların her birisi tek başına yeter, diye buyurdu."
Nevevi dedi ki: Mezhebimize mensup ilim adamları ve daha başka
alimlerin kanaatine göre karıştırmanın yasaklanış sebebi şudur:
İyice sertleşmeden önce karıştırmak sebebiyle sarhoşluk verme
özelliği çabucak ortaya çıkar. Böylelikle onu içen bir kimse bunun sarhoşluk
verecek sınıra -o sınıra ulaşmış olduğu halde- ulaşmamış olduğunu sanır.
Cumhurun görüşüne göre ise bu hususta nehyin anlamı tenzih(i
mekruhluk) ifade eder ve ancak belirtileri saklanılamayacak şekilde açıkça
ortaya çıkan sarhoşluk verici bir hale geldiği vakit yasak olur.
Bazı Maliki alimleri de buradaki yasak, haram kılmak içindir,
demişlerdir.
İbnu'l-Arabi de der ki: İçkinin sebep olduğu sarhoşluk
dolayısıyla haram kılındığı, ancak sarhoşluk vermeyen tatlı nebizin (şıra,
hoşafın) caiz oluşu da sabit bir hükümdür. Çeşitli kaplarda nebh yapmak yasağı
önce sabit olmuş, sonra da nesh edilmiştir. İki cinsi karıştırıp nebız yapmak
hususunda ise ilim adamlarının farklı görüşleri vardır. Ahmed, İshak ve
Şafiilerin çoğu alimleri sarhoşluk vermese dahi haram olduğu görüşündedirler.
Kufeliler ise helal olduğunu söylemişlerdir. Bizim ilim adamlarımız ise mekruh
oluşu üzerinde ittifak etmişlerdir, ama bu kerahetin tahrimı bir kerahet mi,
tenzihı bir kerahet mi olduğu hususunda görüş ayrılıkları vardır. Aynı şekilde
yasağın illetinin ne olduğu hususunda da görüş ayrılığı vardır. İllet, birinin
diğerinin şiddetini (sertliğini) artırmasıdır denildiği gibi, sarhoşluk verici
özellikleri çabucak ortaya çıkar, diye de açıklanmıştır.
Devamla dedi ki: Balın süt ile karıştırılmasının burada sözü
geçen farklı iki şeyin karıştırılması kabilinden olmadığı hususunda da görüş
ayrılığı yoktur. Çünkü sütün nebızi yapılmaz. Onun Şafiilerin çoğunluğundan
diye naklettiği görüşe dair Şafii'den ona uygun bir nas da bulunmuştur. Şafii
şöyle demektedir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in iki şeyi birbirine
karıştırmaya dair nehyi sabittir. O halde hiçbir şekilde caiz olamaz. Malik'ten
ise şöyle dediği nakledilmektedir: Ben şehrimizde (Medine'de) ilim ehlinin bu
görüşte olduğunu gördüm.
el-Hattabi de şöyle demektedir: Birbirine karıştırılmış iki
şeyin şırası sarhoşluk verici olmasa dahi haram olduğu görüşü bir topluluk
tarafından hadisin gereğince am el etmek üzere kabul edilmiştir. Bu aynı
zamanda Malik, Ahmed ve İshak'ın görüşü olup Şafii mezhebinin de kuvvetli
görüşüdür. Derler ki: Her kim iki karışımı birlikte içerse tek bir sebep
dolayısıyla günahkar olur. Eğer şiddetlendikten (sertleştikten) sonra içerse
iki bakımdan günahkar olur. el-leys ise yasağı her ikisinin birlikte nebız
yapılması haline ait özel bir hüküm olarak kabul etmiştir.---Nevevl'nin sözü
burada bitti.---
Kurtubi der ki: İki karışıma dair yasak (nehy), hükmünün haram
oluşu hususunda gayet açıktır ve bu, çeşitli bölge fukahasının cumhurunun da
kabul ettiği görüştür.