|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Eşribe (İçme) |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: النهي عن
التنفس في
الإناء.
25. BİR ŞEY İÇERKEN KAB'IN İÇERİSİNDE NEFES ALIP VERMENİN
YASAKLANMASI
حدثنا أبو
نُعَيم: حدثنا
شيبان، عن
يحيى، عن عبد
الله بن أبي
قتادة، عن
أبيه قال:
قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم: (إذا شرب
أحدكم فلا
يتنفس في
الإناء، وإذا
بال أحدكم فلا
يمسح ذكره
بيمينه، وإذا
تمسَّح أحدكم
فلا يتمسَّح
بيمينه).
[-5630-] Abdullah b. Ebi Katade'den rivayete göre o babasından şöyle
dediğini rivayet etmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle
buyurdu: Sizden herhangi bir kimse (bir kab'dan) su içerse kab'ın içerisinde
nefes alıp vermesin. Sizden. herhangi bir kimse küçük abdestini bozarsa sağ
eliyle zekerini silmesin. Sizden herhangi bir kimse (helada) silindiği zaman
sağ eliyle de silinmesin."
AÇIKLAMA:
"Su kabı içerisinde nefes alıp vermenin yasaklanması."
Bu başlık altında Ebu Katade yoluyla gelen hadisi zikretmiş bulunmaktadır ki bu
hadise dair açıklamalar daha önce Taharet bölümünde (154.hadiste) geçmiştir.
باب: الشرب
بنفسين أو
ثلاثة.
26. İKİ YAHUT ÜÇ NEFESLE İÇMEK
حدثنا أبو
عاصم وأبو
نعيم قالا:
حدثنا عزرة بن
ثابت قال:
أخبرني
ثُمامة بن عبد
الله قال:
كان
أنس يتنفس في
الإناء مرتين
أو ثلاثاً، وزعم
أن النبي صلى
الله عليه
وسلم كان
يتنفس ثلاثاً.
[-5631-] Sümame b. Abdullah'tan, dedi ki: "Enes su içtiği zaman kab(ın
dışın) da iki ya da üç defa nefes alırdı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in
de üç kere nefes aldığını söylemiştir."
AÇIKLAMA:
"İki ya da üç nefes ile içmek." Başlıkta zikrettiği
hadisin lafzında: "Nefes alırdı" denildiğihalde, kendisi bu şekilde
başlığı tespit etmiştir. Böylelikle bu başlık altında zikrettiği hadis ile
bundan bir önceki hadisi bir arada telif etmek istemiş gibidir. Çünkü bu iki
hadis zahirleri itibariyle birbiriyle tearuz (çatışma) halindedir. Birinci
hadis kapta nefes alıp vermeyi yasaklamak hususunda sarih iken, ikincisi nefes
alınıp verileceğini söz konusu etmektedir. Bu durumda bu hadisleri iki ayrı hal
ve durum için yorumlamak gerekir. Yasaklama hali kabın içerisinde nefes alıp
vermek ile ilgilidir, nefes alma hali de kabın dışında nefes alıp verme ile
ilgilidir.
İbn Mace'de Ebu Hureyre'den merfu olarak zikredilen hadiste
şöyle denilmektedir: "Herhangi biriniz bir şey içtiği vakit kabın
içerisinde nefes alıp vermesin. Tekrarlamak istediği takdirde kabı biraz
uzaklaştırsın, sonra isterse bir daha tekrar içsin."
el-Esrem der ki: Bu hususta rivayet farklılığı, cevaza ve üç
defa nefes alıp vermenin tercih edildiğine delildir. Kabın içerisinde nefes
alıp vermenin yasaklanışından maksat ise kabın içine girecek şekilde nefes alıp
vermemesidir. Yoksa dinlenmek amacıyla kabın dışında nefes almak değildir. Bu
hadis bir nefeste içmenin caiz oluşu hususunda Malik'in lehine delil
gösterilmiştir.
İbn Ebi Şeybe, Said b. el-Müseyyeb'in ve bir başka kesimin bunu
caiz gördüklerini rivayet etmektedir. Ömer b. Abdulaziz de şöyle demiştir:
Ancak kabın içerisinde nefes alıp vermek yasaklanmıştır. Nefes alıp vermeyen
bir kimse ise arzu ederse bir nefeste de içebilir.
Derim ki: Bu, güzel bir ayrımdır. Nitekim Hakim'in rivayet
ettiği Ebu Katade yoluyla gelen merfu hadiste tek bir nefesle içme emri de
varid olmuştur. İşte bu da sözü geçen bu farklı hallere göre yorumlanır.
el-Mühelleb dedi ki: İçerken nefes alıp vermenin yasaklanması,
yemeğe ve içilen şeye üflemenin yasaklanması gibidir. Yani bu bazen insanın
tükürüğünün bulaşması ve böylelikle içenin bundan tiksinip onu pisolarak
değerlendirmemesi içindir. Çünkü bu gibi hallerde tiksinmek, insanların çoğunun
tabiatlarında görülen bir haldir. Bunun yasak oluşu da başkası ile birlikte
yiyip içmesi hali ile ilgilidir. Kendisi tek başına iken yahut eşi ile ya da
yaptıklarından hiçbir şekilde tiksinmediğini bildiği kimselerle beraber iken
böyle davranmasında bir beis yoktur.
Derim ki: Ama daha uygun olan yasağın genelolarak bütün hallerde
olduğunu kabul etmektir. Çünkübütün bunlarla birlikte yine de bir artığın
kalmayacağından, kabın kirlenmeyeceğinden ya da benzeri bir halden emin
olunamaz.
İbnu'l-Arabı dedi ki: İlim adamlarımız şöyle demişlerdir: Bu
mekarim-i ahlaktandır. Fakat bir kimsenin kardeşine tiksineceği şeyi uzatması
da haramdır. Eğer kendi başına bunu yapıp sonra başkası yanına gelir, onu
uzatacak olursa, arkadaşına yaptığını söylemesi gerekir. Bildirmeyecek olursa
onu aldatmış olur. Aldatmak ise haramdır.