|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Libas |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: نقش
الخاتم.
50.MÜHÜR YÜZÜĞÜN NAKŞI
حدثنا عبد
الأعلى: حدثنا
يزيد بن زريع:
حدثنا سعيد،
عن قتادة، عن
أنس بن مالك
رضي الله عنه:
أن
نبي الله صلى
الله عليه
وسلم أراد أن
يكتب إلى رهط،
أو أناس من
الأعاجم،
فقيل له: إنهم
لا يقبلون
كتاباً إلا
عليه خاتم،
فاتخذ النبي
صلى الله عليه
وسلم خاتماً
من فضة، نقشه:
محمد رسول
الله، فكأني
بوبيص، أو:
ببصيص الخاتم
في إصبع النبي
صلى الله عليه
وسلم، أو في
كفه.
[-5872-] Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre, "Allah'ın Nebii
Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Arap olmayanlardan bir topluluğa -yahut: bazı
insanlaramektup yazmak istedi. Ona: Onlar, üzerinde mühür bulunmayan bir
mektubu kabul etmezler denilince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, üzerindeki
nakış "Muhammedun Rasulullah'tam ibaret olan gümüşten bir mühür yüzük
edindi. Sanki ben o yüzüğün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in parmağında
-yahut elinde- ki parlaklığını görüyor gibiyim."
حدثني محمد
بن سلام:
أخبرنا عبد
الله بن نمير،
عن عبيد الله،
عن نافع، عن
ابن عمر رضي
الله عنهما
قال:
اتخذ
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم خاتماً
من ورق، وكان
في يده، ثم
كان بعد في يد
أبي بكر، ثم
كان بعد في يد
عمر، ثم كان
في يد عثمان،
حتى وقع بعد
في بئر أريس،
نقشه: محمد
رسول الله.
[-5873-] İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem gümüşten bir mühür yüzük edindi. Bu yüzük elinde idi. Daha sonra bu Ebu
Bekir'in elinde yerini aldı, ondan sonra da Ömer'in elinde yerini aldı. Bundan
sonra da Osman'ın elinde yerini aldı. Nihayet daha sonra Eris kuyusu na düştü.
Yüzüğün nakşı: "Muhammedun Rasulullah" idi."
باب: الخاتم
في الخنصر.
51. YÜZÜĞÜN SERÇE PARMAĞA TAKILMASI
حدثنا أبو
معمر: حدثنا
عبد الوارث:
حدثنا عبد العزيز
بن صهيب، عن
أنس رضي الله
عنه قال:
صنع
النبي صلى
الله عليه
وسلم خاتماً،
قال: (إنا
اتخذنا
خاتماً،
ونقشنا فيه نقشاً،
فلا ينقش عليه
أحد). قال: فإني
لأرى بريقه في
خنصره.
[-5874-] Enes r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir
yüzük yaptırdı ve şöyle buyurdu: Biz bir mühür yüzük edindik ve ona bir nakış
nakşet(tir)dik. Hiç kimse (yüzüğüne) o şekilde nakış yapmasın, buyurdu.
Enes dedi ki: Ben o yüzüğün serçe parmağındaki parlaklığını hala
görüyorum"
AÇIKLAMA:
"Mühür yüzüğün serçe parmağına", yani diğer parmaklara
değil de ona "takılması." Bununla Müslim'in, Ebu Davud'un ve
Tirmizi'nin, Ebu Burde b. Ebu Musa yoluyla Ali'den şöyle dediğine dair
naklettikleri rivayete işaret ediyor gibidir: "Rasulullah Sallallahu
Aleyhi ve Sellem bana yüzüğümü şu parmakta ve şu parmakta takmamı yasakladı."
Bununla orta ve şehadet parmaklarını kastediyordu.
"Kimse o şekilde nakış yapmasın." Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem'in, başkasına kendisinin nakşettiği şekilde yüzüğüne nakış
yaptırmasını yasaklayışı, o mühür yüzükte adının ve niteliğinin bulunması sebebi
iledir. Ayrıca o bunu onunla mühür bassın ve böylece ona ait ve onu başkasından
ayırt eden bir alamet olsun diye yaptırmıştır. Başkasının onun nakşettirdiğinin
bir benzerini nakşettirmesi caiz olsaydı, o takdirde bu maksat
gerçekleştirilemezdi.
باب: اتخاذ
الخاتم ليختم
به الشئ، أو
ليكتب به إلى
أهل الكتاب
وغيرهم.
52. MÜHÜR YÜZÜĞÜN, KENDİSİYLE BİR ŞEY MÜHÜRLENSİN YAHUT KİTAP
EHLİNE VE BAŞKALARINA MEKTUP YAZILIRKEN ONUNLA MÜHÜRLENİLSİN DİYE EDİNİLMESİ
حدثنا آدم بن
أبي إياس:
حدثنا شعبة،
عن قتادة، عن
أنس بن مالك
رضي الله عنه
قال:
لما
أراد النبي
صلى الله عليه
وسلم أن يكتب
إلى الروم قيل
له: إنهم لن
يقرؤوا كتابك
إذا لم يكن
مختوماً،
فاتخذ خاتماً
من فضة،
ونقشه: محمد
رسول الله،
فكأنما أنظر
إلى بياضه في
يده.
[-5875-] Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem Bizanslılara mektup yazmak isteyince ona: Eğer yazdığın mektup mühürlü
olmazsa onlar senin mektubunu okumayacaklardır, denilmesi üzerine gümüşten bir
mühür yüzük edindi. Onun nakşı:
"Muhammedu'r-Rasulullah" idi. Onun
elinde o mührün beyazlığını hala görüyor gibiyim."
AÇIKLAMA:
Ahmed, Ebu Davud ve Nesai'nin, Ebu Reyhane'nin: "Resulullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir idari makam sahibi kimse dışında mühür yüzük
giymeyi nehyetti" dediğine dair rivayet ettikleri hadisi Tahavi de naklettikten
sonra şunları söylemektedir: Bazı kimseler idari bir makam sahibi kimse dışında
mühür yüzük giymenin mekruh olduğu kanaatindedir. Diğer bazıları ise onlara
muhalefet ederek bunu mubah kabul ederler. Bunların delillerinden birisi de
daha önce geçen Enes'in rivayet ettiği "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem
mühür yüzüğünü atın ca sair insanlar da yüzüklerini attılar" hadisidir. Bu
hadis şuna delildir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde idari makam
sahibi olmayan kimseler de yüzük kullanıyorlardı. Eğer: O neshedilmiştir
denilecek olursa, biz de: Yüzüktakmak hususunda neshedilen bölüm, altın yüzük
takmaktan ibarettir, deriz.
Derim ki: Ya da üzerinde daha önce açıklandığı üzere Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mühür yüzüğündeki nakış gibi nakış bulunan yüzük
takmaktır.
Bundan sonra Tahavi idari makam sahibi olmayıp, yüzük giyen
ashab ve tabiınden bir topluluğun isimlerini zikretmektedir.(Tahavi'den alıntı
burada bitti. )
Ancak Ebu Reyhane yolu ile nakledilen hadise dair herhangi bir
cevap vermemektedir. Görüldüğü kadarıyla idari makam sahibi olmayan kimselerin
mühür yüzük giyinmeleri evla olanın hilafınadır. Çünkü bu bir tür süslenmektir.
Erkeklere yakışan ise bunun aksidir. Bu durumda bunun caiz oluşuna delalet eden
deliller aynı zamanda bu husustaki nehyi, haramlık ifadesinden uzaklaştıran
deliller olur. Hadisin bazı rivayet yollarında süslenmeyi ve yüzük takınmayı
nehyeden lafızlar gelmiştir. Burada sultan (idari görevliden maksat en büyük
sultan (halife ve bu gibi) değil de bir şeyleri mühürlemesi gereken otorite
sahibi kimseler olur. Özellikle de hatem (denilen mühür yüzük) ile kastedilen,
kendisi ile mühür vurulan şeydir. Böyle bir görevi olmayan kimsenin bu durumda
yüzük giymesinin bir anlamı olmaz. Kendisi ile mühür vurulmayan hatemi (yüzüğü)
gümüşten olmakla birlikte zınet (süslenmek) için giyinen kimse ise nehyin
kapsamına girmez. İşte böyle bir yüzüğü takınan kimselerin hali buna göre
açıklanır.
باب: من جعل
فص الخاتم في
بطن كفه.
53. MÜHÜR YÜZÜĞÜN KAŞINI ELİNİN İÇ TARAFINA GETİREN KİMSE
حدثنا موسى
بن إسماعيل:
حدثنا
جويرية، عن
نافع: أن عبد
الله حدثه:
أن
النبي صلى
الله عليه
وسلم اصطنع
خاتماً من ذهب،
وجعل فصه في
بطن كفه إذا
لبسه، فاصطنع
الناس خواتيم
من ذهب، فرقي
المنبر، فحمد
الله وأثنى
عليه، فقال:
(إني كنت
اصطنعته،
وإني لا ألبسه).
فنبذه، فنبذ
الناس.
قال جويرية:
ولا أحسبه إلا
قال: في يده
اليمنى.
[-5876-] Cuveyriye'den, onun Nafi'den rivayetine göre,
"Abdullah, Nafi'e şu hadisi nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem
altından bir yüzük yaptırdı ve o yüzüğü giydiği vakit kaşını elinin iç tarafına
getiriyordu. Sair insanlar da altından yüzükler yaptırdılar. Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem minbere çıkıp Allah'a hamdu senada bulunduktan sonra: Ben onu
yaptırmıştım. Artık ben onu giymeyeceğim deyip yüzüğü attı, insanlar da
(yüzüklerini) attılar."
Cuveyriye dedi ki: "Onun (Nafi'in), yüzüğü sağ eline
takmıştı" sözünden başka bir şey söylediğini zannetmiyorum.
AÇIKLAMA:
"Cuveyriye dedi ki: Ben (Nafi’in) sağ eline taktı, sözünden
başkasını söylediğini zannetmiyorum." İbn Ebi Hatim dedi ki: Ben Ebu
Zür'a'ya bu husustaki hadisler arasında var olan ihtilafı sordum. O bana: Ne bu
sabittir, ne de öteki. Fakat sağ eline taktığına dair rivayetler daha çoktur,
dedi.
Daha önce de Buhari'nin: "Abdullah b. Cafer'in rivayet
ettiği hadis bu hususta varid olmuş rivayetlerin en sahihidir" şeklindeki
sözleri de geçmiş bulunmaktadır. Bunda da yüzüğünü sağ eline taktığı açıkça
ifade edilmiş bulunmaktadır. Bu meselede Şafii alimleri arasında görüş ayrılığı
vardır. Daha sahih olan, sağ ele konulduğudur.
Derim ki: Ben gördüğüm kadarıyla bu, maksadın farklılığına göre
değişiklik arz eden bir durumdur. Eğer yüzük takınmaktan maksat, süslenmek ise
sağa takılması daha faziletlidir. Eğer onunla mühürlemek için ise sol ele
takmak daha uygundur. Çünkü yüzüğünü oraya emanet olarak bırakmış gibi olur.
Sağ eliyle de o yüzüğü oradan alır. Yüzüğü sol eline bırakması da böyledir. Ama
mutlak olarak yüzük takmanın sağ elde olması daha çok tercih edilir. Çünkü sol el
istincada kullanılır. Bu durumda yüzük sağ elde bulunuyor ise ona necasetin
bulaşması önlenmiş olur. İşaret ettiğim sağ elle almak sebebi ile de mühür
olarak kullanılan yüzüğün sol elde bulunması ağırlık kazanır.
Bir kesim ise her iki hususun da birbirine eşit olduğu kanaatine
meyletmiş ve böylelikle bu husustaki hadisler arasında görülen ihtilafı da
telif etmiş olmaktadırlar. Nitekim Ebu Davud da "sağ ve sol elde mühür
yüzük takmak" başlığı ile buna işaret etmiş bulunmaktadır.
باب: قول
النبي صلى
الله عليه
وسلم: لا ينقش
على نقش خاتمه.
54. NEBİ S.A.V.'İN: "KENDİ MÜHÜR YÜZÜĞÜNÜN NAKŞI GİBİ NAKIŞ
YAPILMASıN" BUYRUĞU
حدثنا
مسدَّد: حدثنا
حمَّاد، عن
عبد العزيز بن
صهيب، عن أنس
بن مالك رضي
الله عنه:
أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم اتخذ
خاتماً من
فضة، ونقش فيه:
محمد رسول
الله، وقال:
(إني اتخذت
خاتماً من
ورق، ونقشت
فيه: محمد
رسول الله،
فلا ينقش أحد
على نقشه).
[-5877-] Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre, "Rasulullah Sallallahu
Aleyhi ve Sellem gümüşten biryüzük edindi, üzerine: "Muhammedun
Rasulullah" diye nakşettirdi ve: Ben gümüşten bir mühür yüzük edinip ona:
Muhammedun Rasulullah'ı nakşettirdim. Hiç kimse onun nakşı gibi nakış
yaptırmasın, buyurdu."
AÇIKLAMA:
İbn Ebi Şeybe, el-Musannef adlı eserinde İbn Ömer'den onun mühür
yüzüğü üzerine Abdullah b. Ömer ibaresini nakşettirdiğini rivayet etmektedir.
Aynı şekilde Salim'den, o Abdullah b. Ömer'den, Abdullah b. Ömer'in, kendi
adını mühür yüzüğü üzerine nakşettirdiğini de rivayet etmiştir. el-Kasım b.
Muhammed de böyle ... İbn Battal dedi ki: Malik şöyle derdi: Halifelerin ve
kadıların mühür yüzüklerine' isimlerini nakşettirmeleri, onların şanındandır.
İbn Ebi Şeybe de Huzeyfe ve Ebu Ubeyde'den her birisinin mühür
yüzüklerinin nakşının "elhamdulillah" olduğunu, Ali’den ise
"Allahu’l-Melik: Mutlak malik olan, Allah'tır" ibaresini
nakşettirdiğini, İbrahim en-Nehai'nin: "Billahi"yi nakşettirdiğini,
Mesruk'tan: "Bismillahi" ibaresini nakşettirdiğini, Ebu Cafer
el-Bakır'dan "el-İzzetu lillah"ı, el-Hasen ve el-Huseyn'den: "Mühür
yüzük üzerinde Allah'ın zikrini ihtiva eden lafızları nakşettirmekte bir beis
olmadığını' belirttiklerini rivayet etmektedir.
Nevevi der ki: Bu, cumhUrun da görüşüdür. İbn Sirin ile bazı
ilim ehlinden ise bunu mekruh gördükleri nakledilmiş bulunmaktadır.
--Nevevi'den alıntı burada bitti.--
İbn Ebi Şeybe de sahih bir sened ile İbn Sirin'den kişinin kendi
mührü üzerinde "hasbiyallah: Allah bana yeter" ve buna benzer
ibareleri yazdırmasında bir sakınca görmediklerini rivayet etmiştir. İşte bu,
İbn Sirin'in bunu mekruh gördüğü görüşünün ondan sağlam olarak sabit olmadığını
göstermektedir. Bununla birlikte her ikisini şöylece telif etmek mümkündür:
Cünup ve ay hali olan kimselerin taşıyacaklarından korkulması ve mührün
bulunduğu el ile istinca yapma ihtimalinin bulunması halinde mekruhluk söz
konusudur. Böyle bir şeyden emin olunması halinde ise caizdir. Bu durumda
mekruhluk böyle bir yazı yazdırmaktan dolayı değil, bu zikir ifade eden yazının
bu gibi şeylere maruz kalması cihetinden söz konusu olur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
باب: هل يجعل
نقش الخاتم
ثلاثة أسطر.
55. MÜHÜR YÜZÜĞÜN NAKŞI ÜÇ SATIR HALİNDE YAZIL,IR MI?
حدثني محمد
بن عبد الله
الأنصاري قال:
حدثني أبي، عن
ثمامة، عن أنس:
أن
أبا بكر رضي
الله عنه لما
استخلف كتب
له، وكان نقش
الخاتم ثلاثة
أسطر: محمد
سطر، ورسول سطر،
والله سطر.
[-5878-] Enes'ten rivayete göre, "Ebu Bekir r.a., halife seçilince
kendisine bir mektup yazdı. Mühürün nakşı üç satır halinde idi:
"Muhammed" bir satır, "Rasul" bir satır ve
"Allah" bir satır idi"
قال أبو عبد
الله: وزادني
أحمد: حدثنا
الأنصاري قال:
حدثني أبي، عن
ثمامة، عن أنس
قال: كان خاتم
النبي صلى
الله عليه
وسلم في يده،
وفي يد أبي
بكر بعده، وفي
يد عمر بعد
أبي بكر، فلما
كان عثمان، جلس
على بئر أريس،
قال: فأخرج
الخاتم فجعل
يعبث به فسقط،
قال: فاختلفنا
ثلاثة أيام مع
عثمان، فننزح
البئر فلم
نجده.
[-5879-] Enes r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in
mühür yüzüğü kendi elinde idi. Ondan sonra Ebu Bekir'in elinde, Ebu Bekir'den
sonra Ömer'in elinde idi. Osman halifeliğe getirildikten sonra bir sefer Eris
kuyusunun başında oturdu.
(Enes) dedi ki: Osman mühür yüzüğü çıkartıp
onunla oynamaya koyuldu ve yüzük düştü. (Enes) dedi ki: Üç gün Osman ile
birlikte gittik ve kuyunun suyunu çektik. Ama yüzüğü bulamadık."
AÇIKLAMA:
"Ebu Bekir r.a. halife seçilince kendisine bir mektup
yazdı." Enes kendisine yazdığı mektubu söz konusu etmemektedir. Dahaönce
bu mektuba Zekat bölümünde işaret edilmiş ve ona zekatın miktarlarına dair
mektup yazdığı belirtilmiş idi.
"Üç gün Osman ile beraber gidip geldik. Kuyunun suyunu
çektik. Fakat yüzüğü bulamadık." Yani onunla beraber gidip geldik, kuyuya
inip çıktık.
Hadisten anlaşıldığına göre bereket ve uğurlarından yararlanmak
üzere salihlerin eserlerini kullanmak ve onların giydiklerini giyinmek
uygundur.