|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Libas |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: ما يذكر
في الشيب.
66. SAÇ AĞARMASI HAKKINDA ZİKROLUNAN RİVAYETLER
حدثنا معلى
بن أسد: حدثنا
وهيب، عن
أيوب، عن محمد
بن سيرين قال:
سألت
أنسا: أخضب
النبي صلى
الله عليه
وسلم؟ قال: لم
يبلغ الشيب
إلا قليلاً.
[-5894-] Muhammed b. Sirin'den, dedi ki: "Ben Enes'e: Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem saçlarını kınaladımı, diye sordum. o: Çok az bir şey dışında
onun saçı sakalı ağarmamıştı ki, dedi."
حدثنا
سليمان بن
حرب: حدثنا
حمَّاد بن
زيد، عن ثابت
قال:
سئل
أنس عن خضاب
النبي صلى
الله عليه
وسلم فقال:
إنه لم يبلغ
ما يخضب، لو
شئت أن أعد
شمطاته في
لحيته.
[-5895-] Sabit'ten, dedi ki: "Enes'e Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'in saçını, sakalını kına (ve benzeri şeyler ile) boyamasına dair soru
soruldu da, o: Saçlarını kına (ve benzeri şeylerle) boyayacak kadar saçları
ağarmamıştı. Sakalında ağaran saç tanelerini saymak isteseydim
(sayabilirdim)" dedi.
حدثنا مالك
بن إسماعيل:
حدثنا
إسرائيل، عن
عثمان بن عبد
الله بن موهب
قال:
أرسلني
أهلي إلى أم
سلمة بقدح من
ماء - وقبض
إسرائيل ثلاث
أصابع - من
فضة، فيه شعر
من شعر النبي
صلى الله عليه
وسلم، وكان
إذا أصاب
الإنسان عين
أو شيء بعث
إليها مخضبه،
فاطلعت في
الجلجل،
فرأيت شعرات
حمراً.
[-5896-] İsrail'den, o Osman b. Abdullah b. Mevheb'den, dedi ki:
"Ailem beni Ümmü Seleme'ye içinde su bulunan büyükçe bir kase ile.
gönderdi. -Bu arada İsrail üç parmağını yumdu.- O kasenin içinde Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçlarından birkaç saç teli vardı. Bir kimseye
bir nazar ya da herhaNgi bir şey değdiği takdirde Ümmü Seleme'ye kendi kabını
gönderirdi. İşte ailem beni gönderdiğinde ben (Ümmü Seleme’nin yanında) o küçük
kabı gördüm, içinde birtakım kırmızı saçlar olduğunu da gördüm."
Tekrar 5897 ve 5898
حدثنا موسى
بن إسماعيل:
حدثنا سلام،
عن عثمان بن
عبد الله بن
موهب قال:
دخلت
على أم سلمة،
فأخرجت إلينا
شعرا من شعر
النبي صلى
الله عليه
وسلم مخضوباً.
[-5897-] Osman b. Abdullah b. Mevheb'den, dedi ki: "Ümmü Seleme’nin
yanına girdim, o da bize Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçından kına (ve
benzeri şeylerle) boyanmış birkaç saç telini çıkarıp gösterdi."
وقال لنا أبو
نعيم: حدثنا
نصير بن أبي
الأشعث، عن
ابن موهب: أن
أم سلمة أرته
شعر النبي صلى
الله عليه
وسلم أحمر.
[-5898-] ibn Mevheb'den rivayete göre "Ümmü Seleme kendisine Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kırmızı renkte saçını göstermiştir."
AÇIKLAMA:
"Ağaran saç hakkında", kına yakılır mı, yakılmaz mı
hususunda "zikrolunanlar."
"Ben Enes'e: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kına (ve bu
gibi şeyler ile) saçlarını boyadı mı diye sordum." Aynı şekilde bu
rivayette "onun saçı ancak çok az ağarmıştı" ibaresini ikinci
rivayette yer alan "saçlarını kına (ve benzeri şeylerle) boyayacak kadar
ağarmamıştı" sözü açıklamaktadır. Şöyle ki, adeten az miktardaki beyaz
saçlar sakaldan görünecek olursa çoğalmadıkça hemen onları kına (ve benzeri
şeylerle) boyama cihetine gidilmez. Bu hususta azlık ve çokluk örfe göre
değişir.
Başlıktaki ikinci rivayette yer alan "sakalındaki ağarmış
telleri saymak isteseydim." ifadeleri, ağarmış saçlar (anlamındaki şemtat)
aklığın görüldüğü saçlar demektir. Sanki beyaz bir saç yakınındaki siyah saç
teli. ile çizgili bir elbiseyi andırır gibi olur. "el-Eşmat" tabiri
ise siyah ve beyaz karışımı olana denilir.
"isteseydim" sözünde yer alan (şart edatı olan)
"lev"in cevabı hazfedilmiştir.
Onları sayabilirdim, takdirindedir. işte bu ifade, ağarmış saç
tellerinin azlığını anlatmak için kullanılmıştır.
"Ona kabını (leğen vesairesini) gönderirdi." Buradaki
kap (mihdab) kaplardan bir kaptır. Buna dair açıklama daha önce Taharet
bölümünde geçmiş bulunmaktadır. Maksat şudur: Hastalanan herhangi bir kimse
Ümmü Seleme'ye bir kap gönderirdi. O da yanında bulunan o saç tellerini o kaba
koyar, telleri o kapta yıkar, kabı sahiplerine geri gönderirdi. Kabın sahibi de
bununla şifa bulmak ümidiyle o suyu içer ya da onunla yıkanır, o saç tellerinin
bereketinden yararlanırdı.
"Kına (ve benzeri şeylerle) boyanmış."
el-İsmaili der ki: Bu hadiste kına yakanın Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem'in kendisi olduğu açıklanmış değildir. Aksine ona sarı rengin
de karışmış olduğu hoş kokunun karışması neticesi Nebiden sonra kırmızılaşmış
ve böylelikle bu sarı rengin onda daha belirgin bir hal almış olma ihtimali
vardır. el-İsmaili dedi ki: Eğer böyleyse mesele yok, aksi takdirde Enes'in
rivayet ettiği:
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kına ile boyamadı"
hadisi daha sahihtir. Evet el-İsmaili böyle demiştir. Onun bir ihtimalolarak
kabul ettiği açıklamanın anlamı Enes'e kadar mevsul bir rivayet olarak
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nitelikleri" başlığında daha
önceden geçmiş bulunmaktadır. Orada ise Nebi o saç tellerinin hoş kokulardan
kırmızıya çalan bir renk aldığını açıkça ifade etmiş bulunmaktadır.
Derim ki: Bedenden ayrılan saçların siyah rengi, aradan uzun bir
zaman geçtiği takdirde çoğunlukla kırmızıya dönüşür. Meyledip tercihe değer
kabul ettiği görüş ise, Taberi'nin bu hususta topladıklarına muhaliftir.
Kısacası Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in -Ümmü Seleme'nin hadisinin zahiri
ile az önce geçmiş bulunan İbn Ömer'in hadisinde belirtildiği üzere- saçlarını
kına ve bu gibi şeylerle boyadığını söyleyenler ,-ki bu rivayetler sarıya
boyadığını belirtmektedirler- kendilerinin müşahede ettikleri hali nakletmiş
bulunmaktadır. Bazı zamanlarda da o böyle idi.
Enes gibi böyle bir şeyin olmadığını söyleyenlerin sözleri de Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çoğunlukla ve daha çok görülen hali hakkında
yorumlanır.
Müslim, Ahmed, Tirmizi ve Nesai, Cabir b. Semura'dan şöyle
dediğini rivayet etmektedirler: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in
başında ve sakalında ancak ağarmış birkaç tane saç vardı. Saçlarını yağladığı
takdirde o yağ onları gizlerdi." O halde onun saçlarını boyadığını kabul
edenler, önce saçları arasındaki beyaz kılları görmüşler, sonra süründüğü yağ o
beyaz kılları gizleyince, saçlarını boyadığını zannetmişlerdir. Doğrusunu en
iyi bilen Allah'tır.