|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Rikak |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: ما يكره
من قيل وقال:
22. DEDİKODUNUN ÇİRKİN GÖRÜLMESİ
حدثنا علي بن
مسلم: حدثنا
هشيم: أخبرنا
غير واحد،
منهم مغيرة
وفلان ورجل
ثالث أيضاً،
عن الشعبي، عن
ورَّاد، كاتب
المغيرة بن
شعبة: أن معاوية
كتب إلى
المغيرة: أن
اكتب إلي
بحديث سمعته
من رسول الله
صلى الله عليه
وسلم، قال:
فكتب إليه
المغيرة:
إني
سمعته يقول
عند انصرافه
من الصلاة: (لا
إله إلا الله
وحده لا شريك
له، له الملك
وله الحمد،
وهو على كل شئ
قدير). ثلاث
مرات، قال:
وكان ينهى عن
قيل وقال،
وكثرة
السؤال،
وإضاعة المال،
ومنع وهات،
وعقوق
الأمهات،
ووأد البنات.
وعن هشيم:
أخبرنا عبد
الملك بن عمير
قال: سمعت ورَّاداً
يحدث هذا
الحديث، عن
المغيرة، عن النبي
صلى الله عليه
وسلم.
[-6473-] Muğire İbn Şu'be'nin nakline göre Muaviye İbn
Ebi Süfyan kendisine "Benim için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'den işitmiş olduğun bir hadis yaz" diye mektup yolladı. Bunun
üzerine Muğire de Muaviye'ye şunları yazdı: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'in namazdan çıkmasının akabinde üç kere şunları söylediğini işittim: 'La
ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu ve huve
ala kulli şey'in kadir == Bir olan Allah'tan
başka ilah yoktur. Onun ortağı yoktur. Mülk onundur. Hamd ona mahsusutur. O her
şeye kadirdir.' Ve yine Resulullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ''Kİyle ve kale yi (dedikodu), çok soru sormayı,
mal telef etmeyi, analara itaatsizlik etmeyi, kızları diri diri toprağa gömmeyi
yasakladı" diye yazdı.
AÇIKLAMA:
"Dedikodunun çirkin görülmesi." Bundan maksat Hz.
Nebi'in içinde fayda olmayan sözü yasaklamış olduğudur. Bazıları, söylenmek
istenenin insanların sözlerini nakletme ve bunu araştırmalarıdır kanaatini
benimsemiştir. Mesela bir kimsenin kendisinden nakledilmesinden hoşlanmadığı
halde "Filanca şöyle dedi", "Onun hakkında şöyle dendi"
denmesi buna örnektir. Bazıları ise hadiste getirilen yasaklık herhangi bir
olay hakkında alimlerden birçok görüş nakledip, sonra tercih ettirici bir sebep
olmaksızın bunlardan birine göre amel etmek veya ağır basan görüşü beyan etmek
maksadıyla araştırmada bulunmadan ve ihtiyatlı olmaksızın bunları mutlak olarak
söylemektir. Çok soru sorma yasaklığı, talepte ısrarı ve kişiyi ilgilendirmeyen
şeyi sormayı da kapsar.
Yasaklıktan maksat, "Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza
gitmeyecek olan şeyleri sormayın"(Maide 101) ayetinin hakkında indiği
meselelerdir denilmiştir. Bazılarına göre ise bu yasaklık, dini meselelerin
(ihtiyaç yokken) detayına girmeden ileri gitmeyi kapsar. İmam Malik'in şöyle
dediği nakledilir: Allah'a yemin olsun ki ben meseleleri füruuna ayırma tavrınızdan
korkuyorum. Buradan hareketle selef alimlerinden bir grup henüz meydana
gelmemiş olayların hükmünü sormayı -dinde zorlama, zor beğenen, zaruret yokken
zanna dayanarak hüküm verme gibi sakıncalar içerdiğinden- mekruh görmüşlerdir.
Bu konuların birçoğu Salat Bölümündeki hadis açıklanırken
geçmişti ve orada çok soru sorma yasaklığının mal konusunda olduğundan söz
edilmişti. Bazıları "Malı telef etme" ifadesine uygun düştüğü için bu
yaklaşımı tercih etmişlerdir.